KATEGORİLER        SERVİSLER    
 
  ANA SAYFA
  TÜRKİYE
  DÜNYA
  EKONOMİ
  SPOR
  SAĞLIK
  YAŞAM
  ÖZEL DOSYA
 
 özel dosya

Balkanlar kaynayan kazan

Son günlerde Balkanlar yeniden hareketli günler geçirmeye başladı. Kosova'da çıkan çatışmaların NATO'nun müdahalesiyle çözülmesinin ardından bölgede bir süre devam eden geçici sessizlik dönemi de sona erdi ve bu kez hem Sırbistan'ın güneyinde hem de Makedonya'nın kuzey ve batısında eski bildik görüntüleri yeniden izlemeye başladık: çatışmaların yaşandığı kasaba ve köyler, bavullarını toplayıp diğer kentlerdeki, ülkelerdeki yakınlarının yanına giden mülteciler gibi. Bölgeden her gün gelen haberleri daha iyi anlamak için çatışmalara yol açan gerilla gruplarını ve bölgedeki faaliyetlerini mercek altına aldık.

Halen bölgede faaliyet gösteren iki gerilla grubu bulunuyor. Bunlardan ilki "Presevo, Medvedja ve Bujanovac Kurtuluş Ordusu (PMBKO)". Örgütün adı Sırbistan'ın güneyinde önemli oranda etnik Arnavut nüfusa sahip üç kasabadan geliyor. İlk olarak geçen yılın başında harekete geçen örgütün yüzlerce militanı var. Bazı tahminlere göre bu rakam 2 bine kadar çıkıyor.

Makedonya'nın kuzeybatısında eyleme geçen diğer örgüt ise Ulusal Kurtuluş Ordusu (UÇK) adını taşıyor. Bu örgüt sadece bir kaç aydır eylemde olmasına ve sadece 200 savaşçıya sahip olmasına rağmen 1990'lı yıllardan bu yana Makedonya'da faaliyette bulunan etnik Arnavut militanların mirasçısı olması açısından önem taşıyor.

  Etnik Arnavutların asıl amacı bağımsızlık

Her iki grubun amaçları arasında bir çok ortak nokta bulunuyor. İki grup da bölgedeki etnik Arnavutları yerel güvenlik güçlerinin sert tavrından koruma iddiası taşıyor. Ama projelerinin tamamı bundan ibaret değil. Etnik Arnavut eylem gruplarının nihai hedefi PMBKO'nun açıkça ifade ettiği gibi Sırbistan'ın güneyinde ve Makedonya'nın kuzey ve batısındaki etnik Arnavutların yaşadığı bölgelerin Kosova'ya bağlanması.

Gerçi şu anda Kosova BM'nin liderliğindeki bir birim tarafından yönetiliyor, ancak bölgedeki bütün etnik Arnavutlar arasında Kosova'nın bir gün bağımsız olarak Yugoslavya'dan ayrılacağı inancı egemen. Böylece militanların yaptığı şey değişik bölgelerdeki etnik Arnavutları biraraya getirerek eski Yugoslavya'nın dağılmasıyla ayrılmış bulunan Arnavut topraklarını yeniden bir bütün haline getirmek oluyor.

  Örgütlerin dayanışma alanları

Özellikle PMBKO geçtiğimiz yıl boyunca örgütlülüğünü görece artırdı. Örgüt, küçük, kompakt bir bölgede faaliyet göstermesinin yanısıra en azından şimdiye kadar cezalandırılma korkusu yaşamadan bölgede devriye gezen birimlere sahip. Bunun nedeni, faaliyet alanlarının Kosova-Sırbistan sınırındaki beş kilometrelik güvenlik alanından meydana gelmesi. Kosova'ya NATO müdahalesinin ardından varılan anlaşmaya göre bu bölgeye Yugoslav ordusu ve Sırp güvenlik güçleri müdahale edemiyor.

UÇK ise kendinden önce gelen kimi grupların izinde gitse de PMBKO kadar örgütlenememiş daha yeni bir kuruluş. Ayrıca Sırbistan'daki Presevo Vadisi'nde yaşayan 70 bin etnik Arnavut daha fazla birbirine yaslanan ve bu sayede PMBKO'yu daha çok güçlendiren bir özelliğe sahip. Makedonya'daki 500 bin kişilik etnik Arnavut nüfus ise çok daha az dayanışma duygusu içine girmiş durumda. Bununla birlikte her iki gruba yerel etnik Arnavutlar tarafından verilen kesin desteği tam olarak tahmin etmek oldukça güç. Etnik ve cemaatsel dayanışma insanları güçlendiren önemli bir unsur, ancak bölgedeki bir çok kişi yeniden şiddet dolu günlere geri dönmek istemiyor.

  Kosova'dan da destek görüyorlar

Her iki örgüt de şimdi dağıtılmış bulunan Kosova Kurtuluş Ordusu'ndan güçlü destek görüyorlar. Örgütlenme modelleri de bu örgütten esinlenerek hazırlanmış durumda. Hatta Makedonya'daki etnik Arnavut örgüt, Arnavutça aynı ismi (UÇK) dahi taşıyor. Örgütlerdeki militanların çoğu daha önce Kosova Kurtuluş Ordusu'nda yetişmiş, ve örgütlere ulaşan malzemenin büyük bölümü sınır öte tarafında yaşayan kosovalı Arnavutlardan geliyor.


  Şimdilik ciddi tehdit oluşturmuyorlar

Şu anda bu örgütler bölge için ciddi bir tehdit oluşturmaktan ziyade zararlı eylemlerde bulunan gruplar niteliğini taşıyor. Ancak küçük ve kırılgan bir ülke olan Makedonya'da kamuoyu aynı yönde düşünmüyor. Çoğunluğu Slav Makedon olan ülkede bir kaç kuşak sonra etnik Arnavut nüfusun kendilerinden fazla sayıya ulaşması endişesi yaşanıyor. Bir diğer kaygı da Presevo vadisi ve kuzey Makedonya'da örgütlenen silahlı grupların Ortadoğu ve Türkiye'den Avrupa'ya ulaşan karayoluna yönelik taciz eylemlerine girişmeleri ihtimali. Ancak uzman görüşlerine göre eğer güvenlik güçleri üç yıl önce Sırpların yaptığı gibi topyekûn saldırıya geçmezse Makedonya'daki etnik Arnavutların yarattığı çatışmanın artması mümkün görünmüyor.

  NATO'nun müdahalesi

Bölgede güvenliği sağlayan NATO'nun, etnik Arnavutların başkaldırmaya başlamalarının yarattığı sorunları farketmesi uzun zaman aldı. Altı aydan uzun süre olup bitene seyirci kalan NATO, nihayet bölgede barış gücü olarak görev yapan K-FOR askerlerinin rolü üzerine yeniden düşünmeye başladı. NATO'nun olaylara ilk tepkisi yalnızca K-FOR'un görev alanında harekete geçmek, yani Kosova'nın içinde müdahale gücünü kullanmak şeklinde oldu.

Örneğin sınıra giden yollardan bazılarını kullanılamaz hale getirmek, kontrolleri yoğunlaştırarak sınırdan karşıya silah ve gerilla sızmasını önlemeye çalışmak gibi önlemler üzerinde duruldu. Bu hafta Makedonya'da çatışmaların artması üzerine K-FOR da yeni inisiyatifler geliştirmek durumunda kaldı. Etnik Arnavut militanlarla kısmen çatışmaya giren K-FOR, askerlerinin bir bölümünü de son çatışmaların yoğunlaştığı Makedonya sınırına gönderdi.

K-FOR, bundan sonra da sınırdaki güvenlik bölgesine yönelik NATO'nun yeni düzenlemelerini uygulamaya koymakla görevli. Bu yeni düzenlemeler sayesinde Yugoslav güçleri güvenlik bölgesinde sınırdan sızmaya çalışan etnik Arnavutları engellemeye yönelik önlem alabilecek. Ancak bu önlemler de etnik Arnavutların düşmanlığını çekmek açısından risk taşıyor. Ancak olaylara müdahale etmeyerek çatışmanın artışını izlemekle yetinmek, daha fazla riskli bir durum.





Warning: mysql_connect() [function.mysql-connect]: Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: YES) in /home/toladmin/public_html/haber/config.php on line 6
Could not connect to database