|
Unutulan dava, unutulmayan acılar...
2001'in
ikinci yarısı ile birlikte unutulmuş olan bir dava üzerini örten
11 Eylül tozlarından arındırılarak yeniden gündemimize oturdu: Miloseviç'in
duruşması.
1989 yılında Yugoslavya'nın devlet başkanlığı görevine gelen
Slobodan Miloseviç, 6 yıl sürecek olan ve ayrılıkçı Bosna-Hersek,
Hırvatistan, Kosova ve Sancak bölgelerinde etnik temizlik ve kıyım
yoluyla "Büyük Sırbistan" hayalinin gerçekleşmesi için çalışmakla
suçlanıyor.
Geçtiğimiz ilkbahar tutuklanarak Birleşmiş Milletler Uluslararası
Savaş Suçları Mahkemesi'ne teslim edilmişti. 12 Şubat'ta toplanan
savaş suçları mahkemesi de 1945'te Nazi savaş suçlarına bakan Nürnberg
mahkemesinden bu yana Avrupa'da bir ilk ve ilk defa bir liderin
bu suçla yargılanması ile de dünyada bir ilk. Dünyada ilk kez
bir devlet başkanı toplu katliam ve etnik temizlik yapmakla suçlanıyor.
Ancak bu açıdan uzmanlar savcıların önlerindeki en önemli sorunun
Bosna, Kosova ve Hırvatistan'daki işlenen insanlık suçlarının aynı
kimse, Miloseviç tarafından "Büyük Sırbistan"ı gerçekleştirmek için
başlatıldığını ispatlamak zorundalar.
LaHey
Adalet Divanını destekleyenler, öncelikli olarak dünyada cezasız
kalmamış suçları işleyenlere karşı doğal ve yaptırım gücü yüksek
bir mekanizma sayesinde ileride işlenebilecek suçlara karşı caydırıcı
olmak ve liderlerin temsil ettiği toplumlar için kollektif suç ve
ceza yerine bireysel ve kesin cezalandırma yapılabilmesinin ilerideki
toplumlar arası husumetleri gidereceği görüşündeler.
Miloseviç bir ilk; ancak gerek görgü tanıkları, gerekse uzmanlar
Balkanlardaki tek suçlunun Miloseviç olmadığına, adaletin pençesinden
şimdilik de olsa kurtulmayı başarmış birçok kimse bulunduğu konusunda
hemfikirler. Mahkemenin eline geçmiş olan belgeler sayesinde
arşivlerde çürümesi engellenecek ve karşılıklı olarak evrakları
karşılaştırma imkanı sayesinde yeni gerçeklerin de su yüzüne çıkartılması
da ümit ediliyor.
Yargı süreci en az iki yıl sürmesi beklenen bu dava da Bosna Sırpları
arasında önemli şekilde etki yaratmış durumda. Etnik kıyım ve
silah zoru ile yarısını ele geçirebildikleri Bosna'da saygınlık
kazanıp izole olmamak için savaş dönemindeki liderlerinin yerine
yenilerini seçmeleri gerektiğini ve uluslararası inisiyatiflerle
işbirliği içinde olmanın gereğini anladıkları yorumu yapılmakta.
Örneğin, geçen yıl Sırbistan'da medya Kosovalı Arnavut oldukları
belirlenen kurbanların toplu mezarlarının bulunmasının ardından
başlattıkları kampanya ile Miloseviç'i aşağı indirip önce evinde
göz hapsine aldırmış; daha sonra da hapse göndermek için yeterli
kamuoyu bilinci oluşturmuşlardı.
Sırpların yanı sıra Hırvat ve Boşnaklardan da Savaş Suçları Mahkemesi'ne
çıkartılan zanlılar bulunmakta. Ancak Sırbistan'ın aksine Hırvatistan'da
bu insanları suçlu değil kahraman olarak gören ezici bir çoğunluğun
bulunduğu da bildirilmekte. Yavaş yavaş Hırvat halkının, yine de
bilinçlendiği ve geçtiğimiz aylarda ölen Hırvat Devlet Başkanı General
Franjo Tudjman'ın aşırı sağcı partisinin seçimlerde yenilgiye uğramasının
bunun bir göstergesi olduğu ifade ediliyor.
18 Şubat'taki ikinci celsede ise Miloseviç hala mahkemeyi tanımayacağını
ve hukuki temsil istemediğini yineleyerek, bunu Sırplara yapılmış
bir NATO komplosu olarak gördüğünü açıkladı. Silahsız sivilleri
katlettirmekten, savaş esirlerine Cenevre Konvansiyonunu uygulamamaktan
dolayı yargılanan Miloseviç, suçlamaları hala reddediyor. Ama
Adalet Divanının Başkanı olan İsviçreli Yargıç Carla Del Ponte,
savaş suçları iddialarını tek bir davada birleştirerek, Bosna, Hırvatistan
ve Kosova ile ilgili suçlamaları aynı oturumlarda ele almayı başarabildi.
Sonuç olarak bunun daha bir başlangıç olduğunu belirten hukukçular
insanlık için önemli ama henüz küçük bir adım atıldığı konusunda
hemfikirler.
Burak
Ceylan
Warning: mysql_connect() [function.mysql-connect]: Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: YES) in /home/toladmin/public_html/haber/config.php on line 6
Could not connect to database |