Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/kitap/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/kitap/prepend.php on line 17
TurkiyeOnline.com - Kitap
 
KATEGORİLER        SERVİSLER    
 
 

Türkiye onLine - Kitap

Gündem

Baskıdan yeni çıkanlar
En son yayınlanan kitaplar...

Satış listeleri
Hangi kitaplar çok satıyor?

Mantar pano
Hem haberleşin; hem tavsiyeler verin!

Okuma grubu
Her ay bir kitap

Özel dosya
Edebiyattan...

Altıncı boyut hikayeleri
Devamını siz getirin...

Sokak kedisinden öyküler
Kaan Erkam

Büyüteç
Kitap / inceleme

Röportaj

Şairin dediği

Raflardan
Kitabevlerinde dolaşıyoruz

Editör'den

Sizin eserleriniz
Sizin eserleriniz

Raflardan
Kitabevlerinde dolaşıyoruz

Bir Edebiyatçı bir dünya

 
   Altıncı boyut hikayeleri

Bavul Cinayeti

Saat yedi buçuk. Yalnız bir-iki uçak var Ankara Esenboğa Havalimanı'nın pistinde, içeride camdan dışarı bakan insanlar... Yolcularını bekliyor olmalılar. "Lufthasan" şirketine bağlı boing 747 tipi uçak da pistte yerini almış, arabalı merdivenden inen yolcular... Yakından bakarsanız gözlerinde derin bir endişenin ifadesi var, sırayla bagaj bölümüne gidiyorlar, yarım saatlik beklemeden sonra bavullarını bulabilenler şanslı, yakınları yanlarında öpüşe koklaşa evlerine gidiyorlar. Bavullarını bulamayanların kimisi sinirli, kimisi yorgunluktan bitkin düşmüş, kızamıyor bile.

Lütfullah, o gün her zamankinden daha sinirli. Arkadaşları ona "asabi Lütfullah" diyor. Uçakta ikramlardan memnun kalmamış zaten, bir de üstüne bavullarını bulamayınca "Lufthasan" şirketinin bürosunda alıyor soluğu :
"Kardeşim bakar mısınız?"
"Bi saniye beyefendi !"
"Bir... Tamam bir saniye doldu."
"Nasıl?"
"Nerde bizim bavullarımız kardeşim, taa Almanya'dan geliyorum, bir sürü bagajım vardı, sakın kayboldu demeyin !"
"Beyefendi, gördüğünüz gibi telefonla konuşuyorum, şöyle buyurun oturun, birazdan sizinle ilgileneceğim!"
"Bana bak ! Başlatma şimdi telefonuna haa, kardeşim bavullarımız ortada yok diyorum size !"
"................."
"Ya sana diyorum alooo !"
"................."
"Allah'ım sen bana sabır ver, hangi lavuğun lan bu şirket hemen onu gösterin bana"
"Ağzınızı toplayın beyefendi, bu şirket bana ait !"
"Ne? Sana mı ait ?"
"Evet, ne var bunda !"
"Kendi şirketinin sekreterliğini mi yapıyorsun sen?"
"Evet, ne olmuş, ben şirketimin hem patronuyum, hem sekreteri."
"Uçakları da sen kullanmıyorsundur umarım !"
"Yok, o kadar da değil. Bir sürü pilotum, hostum, hostesim var benim, sigortalı, maaşlı eleman yani."
"İsmin neydi senin birader?"
"Hasan, Hasan Eğilmez!"
"Ya ben de bu şirketin isminde bi tuhaflık var diyorum, evet şimdi anlaşıldı, seni taklitçi seni..."
"Ne gibi bir tuhaflık varmış, ne demek istiyorsunuz ?"
"Lufthasan ne yaa ! Benim bildiğim 'Lufthansa' olacak o."
"Evet öyle bir havacılık şirketi daha var, bizim merkez şube Almanya'da olduğundan 'Hasan Havayolları' koyamadık şirketin adını, Almanya'daki şubeye bizim kayınço bakıyor, bileti de ordan almışsınızdır."
"Benim bilet aldığım yer sizin merkez şubeniz mi ? Yoksa o esmer, bıyıklı adamda sizin kayınçonuz mu oluyor?"
"Evet, benim kayınçodur o, adı Mehmet."
"Demek bir aile şirketi, bu kadar az eleman çalıştırdığınıza göre, daha yeni olmalı."
"Eh, yeni sayılır, iki yıl oldu daha."
"Kaç uçağınız var peki?"
"İki. Birisi Berlin-Ankara, Ankara-Berlin seferini yapar, diğeri Berlin-Antalya, Antalya-Berlin seferini yapar."
"Ne? Sadece iki uçağınız mı var yani?"
"Evet ne olmuş? Ne var bunda?"
"Neden bu kadar cimri olduğunuzu şimdi daha iyi anladım!"
"Beyefendi benim yaptığım cimrilik değil tasarruftur, parayı sokakta bulmadım ben!"
"Özel şirketler arttıkça, insanlar işsiz kalıyor, neden? sizin gibi sermayeciler yüzünden, şimdi siz burda bütün işlere koşucam diye bir yerlerinizi yırtıyorsunuz, halbuki şimdi sizin yerinizde çalışması gereken bir hanım kızımız evde miskin miskin oturmuş, koca bekliyor, adalet mi bu sizce?"
"Ne alakası var beyefendi, ben belki çok fazla eleman çalıştırmıyorum ama, kusursuz bir hizmet veriyorum."
"Hıh, verdiğiniz hizmet de ortada yani, siz sadece insanları taşıma hizmeti veriyorsunuz galiba, bagajlarımızı kucağımıza mı almamız gerekiyordu?"
"Nasıl, bagaj hizmetimiz de var beyefendi !"
Bu, küstahça sarf edilen lafın ardından, bizim asabi Lütfullah' ın tepesi iyice atar:
"Yaa ! Öyle mi? Peki benim bavullarım nerde koca göbekli, kel kafalı lavuk !"
"Beyefendi, sizi ağzınızı toplamanız için uyarmıştım sanırım, yolcularımla tartışmam, hele hakaretleşmeye varan tartışmalara hiç girmem, sorunu şimdi çözeriz buyurun aşağı!"
"Nereye gidiyoruz ki?"
"Bizim bagaj bölümüne bakacağız, eminim bavullarınız orada kalmıştır."
"Peki hadi bakalım !"
Hasan, (şu 'Lufthasan' şirketinin sahibi olan lavuk) koca göbeğinden dolayı normalden bir metre aşağıda duran pantolonunun cebinden bir tomar anahtar çıkarır, üstünde koca koca harflerle 'Lufhasan- Bagaj' yazan kapıyı açar, bakarlar ki içerisi neredeyse bomboş, şimdi bizim asabi Lütfullah'ın tepesi iki kat atar:
"Hani ulan benim bavullarım? Sakın Berlin'de kalmış deme, boğarım seni !"
"Şu köşedekiler sizin olmasın ?"
"Bakiyim, hayır bunlar benim değil !"

 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2004
TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.