|
Sevgili
Altıncı Boyut Takipçileri her hafta yayınlanan hikâyelerin devamını en
ilginç şekilde devam ettirmeniz gerekiyor. Bir takipçimiz, Pınar Köksal
bunu başardı:
KORİDORDA
SÜZÜLEN ETEKLER
Anneciğim,
Kaç yıl oldu seni görmeyeli ve kaç ay oldu mektubuma cevap vermeyeli.
Ne yapıyorsun uzaklarda? Hayal etmekten, gözyaşı dökmekten kendimi alamıyorum
yıllardır. Değiştin mi annem? Yaşlandın mı? Hala uzun mu saçların; ayna
önünde tarıyor musun şarkılar söyleyerek? Buradayken, evin içinde telaşla
dolaşırdın. Koridorda süzülürdü eteklerin. Hep uzun etekler giyerdin;
uzun etek giymeyi severdin. Dans ederken de savururdun; rüzgâr da savururdu
sen bahçede dolaşırken. Misafirlerin olurdu; arkadaşların. Odamdan çıkmaz
sıkılırdım. Akşamları uğrarmışsın yanıma görmezdim; uyuyakalırdım. Neden
bırakıp gittin beni annem? Babam mutlu olmadığını söyledi. Ben mi üzdüm
seni? Hiç yaramazlık yapmazdım ki. Beni sevmeni istedim yalnızca ama içimden.
Yanlış mıydı? Bu yüzden mi gittin? Bahçe şimdi sensiz; koridorda uçuşmuyor
eteklerin. Senin o güzel kokunu da duyamıyorum artık. Bir zamanlar hayal
eder; koklardım seni doya doya. Babam kıyafetlerini bir bavula doldururken
birini aşırmıştım içinden. Biliyor musun? Bugün onu doğumgünümde giydim.
16 oldum artık; büyüdüm.
Fulya Öztürk
DEVAMI:
Büyüdüm anneciğim. Ama halâ seni düşünüyorum. Gitmeni düşünüyorum. Niye
beni bırakıp gittin anneciğim? Yıllar senin o sıcaklığına hasret geçti.
Burada olsaydın da sana sarılsaydım. Uzansaydım. Beni kollarınına alsaydın.
O sıcak ve güvenilir yegâne yerde hiçbirşey düşünmezdim o zaman. Güvende
olurdum. Büyüyorum şimdi ve korkuyorum. Ne olacak diye. Hayat bana çok
büyük görünüyor. Beni yutacak gibi. Sen bana güven verirdin. Anlatırdın
ne yapmam gerektiğini. Korkmamam gerektiğini. Belki birgün gelir anlatırsın
bana. Yoksa hiç gelmeyecek misin? Ne kadar zormuş yıllardır görmediğim
anneme duygularımı yazmak…
Pınar
Köksal
Yazımı
göndermek istiyorum
Diğer
Altıncı Boyut Hikayeleri...
|