Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/kitap/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/kitap/prepend.php on line 17
TurkiyeOnline.com - Kitap
 
KATEGORİLER        SERVİSLER    
 
 

Türkiye onLine - Kitap

Gündem

Baskıdan yeni çıkanlar
En son yayınlanan kitaplar...

Satış listeleri
Hangi kitaplar çok satıyor?

Mantar pano
Hem haberleşin; hem tavsiyeler verin!

Okuma grubu
Her ay bir kitap

Özel dosya
Edebiyattan...

Altıncı boyut hikayeleri
Devamını siz getirin...

Sokak kedisinden öyküler
Kaan Erkam

Büyüteç
Kitap / inceleme

Röportaj

Şairin dediği

Raflardan
Kitabevlerinde dolaşıyoruz

Editör'den

Sizin eserleriniz
Sizin eserleriniz

Raflardan
Kitabevlerinde dolaşıyoruz

Bir Edebiyatçı bir dünya

 
   Baskıdan yeni çıkanlar

Deprem hakkında, tarzı farklı olan "Haarp" adlı kitabın tanıtımını Editörden bölümümüzde okuyabilirsiniz...

Yüzyılın Depremi
Mehmet Sılay

Birey Yayıncılık / Güncel Kitaplar Dizisi

Deprem... Onu yaşayanlar bilir. Ölüm ile yüzleşildiği andır deprem anı. Depreme ister tabiat olayı, ister bir ilahi mesaj deyiniz; o mesaj yüklü açık bir uyarıdır bizlere. Deprem önümüzü görmemizi, kendimize gelmemizi, bir put gibi taptığımız ve uğruna nice yanlışlıklar yaptığımız, kalpler kırdığımız dünyaya karşı daha mesafeli olmamızı öğütledi. Deprem sosyal ilişkilerimizde kardeşliğin, dayanışmanın önemini öğretti. Enkaz altında kalanların birer parçamız olduğunu hatırlattı. Deprem devlet denilen gücün kara günlerde aciz kalabileceği ve her insanın sivill toplum örgütlerinin varlığına katkıda bulunması gerektiğini de öğretti bizlere.

17 Ağustos 1999' da yaşanan Marmara Depremiyle birlikte hepimizin her an tehlikede olduğu ve hiçbir garantisinin olmadığı gerçeği zihinlerimizde derin izler bıraktı ise ne mutlu bizlere. O panik ve keşmekeşliği, herşeyin yerinden sökülüp üstümüze geldiği, beyinlerin sarsıldığı, karanlığın o zifiri anındaki çığlıklar hiç unutulur mu?

Bu kitap, bir gönül adamı doktorun depremle ilgili hislerini, yaşadıklarını ve deprem bölgesinde insanlara yaptığı konuşmaların, izlenimlerin genel bir değerlendirmesini içeriyor. Depremle ilgili yazılan yazıların da tarihe bir kayıt düşeceğine inanıyoruz.

İstanbul'da 1894 Depremi
Fatma Ürekli
İletişim Yayınevi / İstanbul Dizisi

Yer İstanbul. Tarih 10 Temmuz 1894. Saat 12:24. Önce yerin altından ürkütücü sesler yükselmeye başladı. Ardından şehir, şiddetli sarsıntıyla adeta bir beşik gibi sallandı. Aradan henüz birkaç dakika geçmişti ki, doğa asıl darbesini vurdu... Toprak lodos yemiş bir deniz gibi önce yükseldi, ardından açıldı. Toplam on yedi-on sekiz saniye süren deprem, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzelim şehri ve çevresini harabeye çevirmeye yetmişti. Bu kitapta 1489 depreminden başlayarak şehre hasar veren tüm depremler, tarihin tozlu sayfalarında yapılan titiz bir çalışmayla gün ışığına çıkarılırken, kitaba adını veren ve İstanbul'u yerle bir eden "1894 Depremi" çalışmanın odak noktasını oluşturuyor. Depremin İstanbul'u nasıl 'vurduğu', yakın çevredeki il ve ilçelerin bu afetten nasıl etkilendiği ve hasar tepsit çalışmaları, H. Kiepert'in ünlü haritası esas alınarak anlatılıyor. Bu büyük felaketin ardından başlatılan kurtarma çalışmaları, Osmanlı Devleti'nin yardım için kurduğu komisyon ve gerçekleştirdiği faaliyetler, yabancı ülkelerin yaptığı yardımlar ayrıntılarıyla aktarılıyor. "Bir felaketin öyküsü" olarak da okunabilecek bu kitap, 105 yıl önce yaşanan "büyük afet"le bugün yaşadıklarımız arasındaki ilginç benzerliklerin ortaya çıkarmasıyla insanı hem sarsıyor hem de şaşırtıyor.

Depremde Mucizevi Kurtuluşlar
Depremzedelerin Anıları
Osman Özsoy

Alfa Basım Yayım Dağıtım

Bu çalışmada, son aylarda yaşadığımız deprem felaketlerinin yazılı bir fotoğrafını bulacaksınız.

Altı bölümden oluşan bu çalışmanın Birinci Bölümünde, yaşadığımız deprem olaylarının birey, toplum, devlet ve devletlerarası ilişkilerimiz üzerindeki etkisiyle ilgili geniş bir değerlendirme yer almaktadır.

İkinci Bölümde; herbirimizin hayatını derinden etkileyebilecek ibretli sahnelerin yer aldığı ve tamamen birinci elde dinlenerek kaydedilmiş ilginç kurtuluş anılarına yer verilemektedir.

Üçüncü Bölümde; 17 Ağustos depreminde kavurucu sıcağa ve susuzluğa karşı: 12 Kasım depreminde ise bir yandan soğuğa, öbür yandan sobaların devrilmesiyle ortaya çıkan aleve ve dumana karşı enkaz altında yaşam mücadelesi veren insanlarımızın birbirinden ilginç kurtuluş anılarına yer verilmektedir.

Felaketle ilgili haberleri kamuoyuna ulaştırmak üzere gittikleri deprem bölgelerinde, enkaz başlarında kendi arkadaşlarının cesetleriyle karşılaşan, enkaz altındaki yavrusunu veya yakınını kurtarabilmek için tırnaklarıyla betonları eşelemeye çalışna annelerin sergiledikleri yürek parçalatan manzara karşısında, "biz de insanız" diyerek kamerasını bir tarafa fırlatan ve gözyaşları içinde yardıma koşan gazetecilerin hikayesini de Dördüncü Bölümde bulabileceksiniz...

İşte sizlere, uzmanların deyimiyle son yüzyılın en büyük felaketi olarak kabul edilen depremden insan manzaraları...

17 Ağustos'un Ardından Deprem, Devlet ve Toplum
Depremden Kalanlar
Yalçın Kaya

Otopsi Yayınları / Güncel Kitaplar Dizisi

Bu kitap, bir yapı uzmanının her biri 4-5 sayfa uzunluğunda küçük deprem anekdotlarından oluşuyor. Kimi gülümsetici, kimi üzücü; fakat hepsi düşündürücü, küçük anekdotlar... Kitapta yer alan "Deprem ve Sex" ya da "Deprem Gecesi Bir Tecavüz Olayı" vb. gibi yazılar, deprem sırasında yaşanmış, güldürürken ağlatan, ağlatırken güldüren traji-komik durumları öykülüyor: "Deprem Çadırında İrtica Bildirisi" vb. gibi yazılarsa depremin bir siyasi sömürü aracı olarak nasıl kullanıldığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yalçın Kaya, bu kitabında, yalnızca 17 Austos Depremi ve sonrakileri değil, Kobe Depremi'nden Mexico ve Lizbon Depremlerine dek gelmiş geçmiş en yıkıcı depremleri işliyor. Depremin açığa çıkardığı siyasal ve sosyal çarpıklıkları akıcı bir üslupla çarpıcı biçimde gözler önüne seren yazar, Toplumsal belleğin unutmaya başladığı 17 Ağustos'u yazılarıyla unutulmaz kılıyor.

Kitap arşivi için tıklayınız...
Bu yazıyı başkasına göndermek istiyorum!
   
Adınız ve Soyadınız:
Yazıyı göndermek istediğiniz kişinin e-mail adresi:
İletmek istediğiniz düşünceleriniz:
 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2004
TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.