|
Deprem
hakkında, tarzı farklı olan "Haarp" adlı kitabın tanıtımını Editörden
bölümümüzde okuyabilirsiniz...
Yüzyılın
Depremi
Mehmet Sılay
Birey Yayıncılık / Güncel Kitaplar Dizisi
Deprem...
Onu yaşayanlar bilir. Ölüm ile yüzleşildiği andır deprem anı. Depreme
ister tabiat olayı, ister bir ilahi mesaj deyiniz; o mesaj yüklü açık
bir uyarıdır bizlere. Deprem önümüzü görmemizi, kendimize gelmemizi, bir
put gibi taptığımız ve uğruna nice yanlışlıklar yaptığımız, kalpler kırdığımız
dünyaya karşı daha mesafeli olmamızı öğütledi. Deprem sosyal ilişkilerimizde
kardeşliğin, dayanışmanın önemini öğretti. Enkaz altında kalanların birer
parçamız olduğunu hatırlattı. Deprem devlet denilen gücün kara günlerde
aciz kalabileceği ve her insanın sivill toplum örgütlerinin varlığına
katkıda bulunması gerektiğini de öğretti bizlere.
17 Ağustos 1999' da yaşanan Marmara Depremiyle birlikte hepimizin her
an tehlikede olduğu ve hiçbir garantisinin olmadığı gerçeği zihinlerimizde
derin izler bıraktı ise ne mutlu bizlere. O panik ve keşmekeşliği, herşeyin
yerinden sökülüp üstümüze geldiği, beyinlerin sarsıldığı, karanlığın o
zifiri anındaki çığlıklar hiç unutulur mu?
Bu kitap, bir gönül adamı doktorun depremle ilgili hislerini, yaşadıklarını
ve deprem bölgesinde insanlara yaptığı konuşmaların, izlenimlerin genel
bir değerlendirmesini içeriyor. Depremle ilgili yazılan yazıların da tarihe
bir kayıt düşeceğine inanıyoruz.
İstanbul'da
1894 Depremi
Fatma Ürekli
İletişim Yayınevi / İstanbul Dizisi
Yer
İstanbul. Tarih 10 Temmuz 1894. Saat 12:24. Önce yerin altından ürkütücü
sesler yükselmeye başladı. Ardından şehir, şiddetli sarsıntıyla adeta
bir beşik gibi sallandı. Aradan henüz birkaç dakika geçmişti ki, doğa
asıl darbesini vurdu... Toprak lodos yemiş bir deniz gibi önce yükseldi,
ardından açıldı. Toplam on yedi-on sekiz saniye süren deprem, yüzyıllar
boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzelim şehri ve çevresini
harabeye çevirmeye yetmişti. Bu kitapta 1489 depreminden başlayarak şehre
hasar veren tüm depremler, tarihin tozlu sayfalarında yapılan titiz bir
çalışmayla gün ışığına çıkarılırken, kitaba adını veren ve İstanbul'u
yerle bir eden "1894 Depremi" çalışmanın odak noktasını oluşturuyor. Depremin
İstanbul'u nasıl 'vurduğu', yakın çevredeki il ve ilçelerin bu afetten
nasıl etkilendiği ve hasar tepsit çalışmaları, H. Kiepert'in ünlü haritası
esas alınarak anlatılıyor. Bu büyük felaketin ardından başlatılan kurtarma
çalışmaları, Osmanlı Devleti'nin yardım için kurduğu komisyon ve gerçekleştirdiği
faaliyetler, yabancı ülkelerin yaptığı yardımlar ayrıntılarıyla aktarılıyor.
"Bir felaketin öyküsü" olarak da okunabilecek bu kitap, 105 yıl önce yaşanan
"büyük afet"le bugün yaşadıklarımız arasındaki ilginç benzerliklerin ortaya
çıkarmasıyla insanı hem sarsıyor hem de şaşırtıyor.
Depremde
Mucizevi Kurtuluşlar
Depremzedelerin Anıları
Osman Özsoy
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Bu
çalışmada, son aylarda yaşadığımız deprem felaketlerinin yazılı bir fotoğrafını
bulacaksınız.
Altı bölümden oluşan bu çalışmanın Birinci Bölümünde, yaşadığımız deprem
olaylarının birey, toplum, devlet ve devletlerarası ilişkilerimiz üzerindeki
etkisiyle ilgili geniş bir değerlendirme yer almaktadır.
İkinci Bölümde; herbirimizin hayatını derinden etkileyebilecek ibretli
sahnelerin yer aldığı ve tamamen birinci elde dinlenerek kaydedilmiş ilginç
kurtuluş anılarına yer verilemektedir.
Üçüncü Bölümde; 17 Ağustos depreminde kavurucu sıcağa ve susuzluğa karşı:
12 Kasım depreminde ise bir yandan soğuğa, öbür yandan sobaların devrilmesiyle
ortaya çıkan aleve ve dumana karşı enkaz altında yaşam mücadelesi veren
insanlarımızın birbirinden ilginç kurtuluş anılarına yer verilmektedir.
Felaketle
ilgili haberleri kamuoyuna ulaştırmak üzere gittikleri deprem bölgelerinde,
enkaz başlarında kendi arkadaşlarının cesetleriyle karşılaşan, enkaz altındaki
yavrusunu veya yakınını kurtarabilmek için tırnaklarıyla betonları eşelemeye
çalışna annelerin sergiledikleri yürek parçalatan manzara karşısında,
"biz de insanız" diyerek kamerasını bir tarafa fırlatan ve gözyaşları
içinde yardıma koşan gazetecilerin hikayesini de Dördüncü Bölümde bulabileceksiniz...
İşte sizlere, uzmanların deyimiyle son yüzyılın en büyük felaketi olarak
kabul edilen depremden insan manzaraları...
17
Ağustos'un Ardından Deprem, Devlet ve Toplum
Depremden Kalanlar
Yalçın Kaya
Otopsi Yayınları / Güncel Kitaplar Dizisi
Bu
kitap, bir yapı uzmanının her biri 4-5 sayfa uzunluğunda küçük deprem
anekdotlarından oluşuyor. Kimi gülümsetici, kimi üzücü; fakat hepsi düşündürücü,
küçük anekdotlar... Kitapta yer alan "Deprem ve Sex" ya da "Deprem Gecesi
Bir Tecavüz Olayı" vb. gibi yazılar, deprem sırasında yaşanmış, güldürürken
ağlatan, ağlatırken güldüren traji-komik durumları öykülüyor: "Deprem
Çadırında İrtica Bildirisi" vb. gibi yazılarsa depremin bir siyasi sömürü
aracı olarak nasıl kullanıldığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Yalçın Kaya, bu kitabında, yalnızca 17 Austos Depremi ve sonrakileri değil,
Kobe Depremi'nden Mexico ve Lizbon Depremlerine dek gelmiş geçmiş en yıkıcı
depremleri işliyor. Depremin açığa çıkardığı siyasal ve sosyal çarpıklıkları
akıcı bir üslupla çarpıcı biçimde gözler önüne seren yazar, Toplumsal
belleğin unutmaya başladığı 17 Ağustos'u yazılarıyla unutulmaz kılıyor.
|