|
Merhaba
sevgili arkadaşlar, sizlerin isteği doğrultusunda şimdi Şizofren Aşka
Mektup'u okuyoruz... Okudukça görüşlerinizi aşağıdaki bölüme yazarak bizlerle
paylaşabilirsiniz.
CEZMİ
ERSÖZ'den mektuplarla bir aşk hikayesi
Gendaş Kültür, Ekim ayında Cezmi Ersöz'ün yeni kitabı Şizofren
Aşka Mektup'u yayımladı. Şizofren Aşka Mektup yazarın ondördüncü
eseri. Yazarlık hayatına gazetecilikle başlayan Ersöz'ün bugüne kadar
ki eserlerinin arasında röportaj, yazı, şiir, öykü ve deneme kitapları
yer alıyor. Şizofren Aşka Mektup adlı eseri yazarın diğer kitaplarından
ayıran en önemli özelliği kitabın başından sonuna bir aşk hikayesinin
(birbirlerine yazdıkları mektuplarla) kadın ve adamın diliyle anlatılmış
olması.
Ersöz kitabında mektuplar aracılığıyla çizdiği karakterleri son derece
net belirlerken, adanışla başlayan bir aşkın yavaş yavaş bir şizofreniye
dönüşümünü görüyoruz. Bir mektupla başlar her şey... Ve mektuplar aşıkların
samimiyetle konuşabildikleri tek mekan olur. Kadın hayatını bu aşka adarken,
yalnızdır; adamın hayatında başka kadınların olduğunu anladığında ne yapacağını
bilemez... Sığınılacak limanlar vardır, birini seçer, tehlikeli bir liman...
O günden sonra kadın büyük bir parçalanışın içine girer...
"Bir şizofrendim artık... Yalanlar söylüyordum, hem sana hem de ona...
kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı
elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa
uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkum, ezilmiş, kapılarda
bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen
o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum.
Sanki biri olmazsa diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve
birbirinin varlığına tahammül edemeyen bir iki benlikle yalnız kaldığımda
çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır rupumu öldürüyordum. Artık yalnız kalmak
dayanılmaz olmuştu benim için. Seni göremediğim zamanlar ona gidiyor,
onu göremediğim zamanlar sana sığınıyordum. İçimdeki bu birine aykırı
iki kadın beni durmadan diplere çekiyordu..."
"Gelibolu" için tıklayınız...
"Mahrem" için tıklayınız...
|