Sanki bir
hücereye kapatılmış bu gönlüm; karanlık ve soğukta kalmış. Görmüyor
ve duymuyor kimseyi… İsyan etsem kim duyar? Bir gün...bir kuş gelir
o bilinen küçük pencereye. Kararmış yüreğim birden çarpmaya başlar.
Gözlerine ışıltı... içine biraz kıpırtı gelir. Beklenti ve özlemler
başlar sıralanmaya... "Acaba...", "Acaba" dersin içinden. "Girer mi
ki içeri?Üşümüş müdür o da benim gibi?.." Hiç hareket edemezsin... Bilirsin
onun korkup kaçma ihtimalini oradan… Yıllar sonra gelen bu güzel şey...
O an... Senin için her şey demektir. Donakalır; nefes alamazsın adeta!
Derken...yakınlardan sesler duymaya başlayınca -ki o sesler çoğu zaman
sana yaşamı hatırlatır- sevinirsin duyduğuna o sesleri fakat o an içinden
"Allah kahretsin!"dersin. "Sırası mı şimdi gürültünün? Ya görür ve duyarsa
şimdi! Bir uçarsa oradan bir daha dönmez ki geri!" Yalvarırcasına dualar
edersin içinden " Ne olur uçma... Biraz daha kal orada…"
Necmi ÖZTABAK