|
Ayşe Düzkan
Feministlerin
ünlü yayın organı "Pazartesi Dergisi"nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ayşe
Düzkan ile keyifli bir röportaj yaptık. Mekanımız, Beyoğlu'ndaki Dergi
Genel Merkezinin alt katındaki sıcacık ortamıyla Pazartesi Kahvesi'ydi.
Unutmadan söyleyelim; Pazartesi Kahvesi'nde çok uygun fiyatlara güzel
ev yemekleri yiyebilir, çayınızı, kahvenizi yudumlarken dergiyi okuyabilirsiniz...
"Diğer kadın dergilerinden önemli bir farkımız var, onlar kadınlara yaşadıkları
gerçekleri değil, hayaller sunuyorlar..."
Öncelikle Ayşe Düzkan'ı kısaca tanıyabilir miyiz?
İnsan
kendini nasıl tanıtır bilemiyorum; 41 yaşındayım, 14 yaşında bir kızım
var. 1987 yılında feminist adında bir dergi çıkarmıştık, amatör bir
dergiydi ama ses getirmişti. Ondan sonra ara ara bazı yayınlarda yazdım,
"Pazartesi" çıktığından beri bu dergide çalışıyorum.
Pazartesi dergisinin amacı ve yayın politikası nedir?
Dergimiz feminist bir kadın dergisi. Kadınların yaşadığı sorunları
yansıtmak ve bu sorunların sebepleri üzerinde durmaya çalışıyoruz.
Bir kadın politikası oluşturmaya çalışıyoruz. Diğer kadın örgütlerinin
yaptıkları faaliyetleri yansıtıyoruz. Türkiye'de kadınların şiddete ve
tacize maruz kaldığını herkes biliyor. Biz bunları dile getiriyoruz. Her
alanda eşitlik ilkesini savunarak kadınlarımızın bilinçlenmesi için çalışıyoruz.
Tabii sadece Türkiye değil, dünyadan da olaylar aktarıyoruz. Dergimiz
Kadın Kültür ve İletişim Vakfı'nın yayını olarak çıkıyor. Mali
desteği ise yurt dışından, Almanya'da bulunan Henrichböll Vakfı'ndan alıyoruz.
Dergimizin tirajı ortalama 2 bin civarında.
Hedef kitleniz ve genel özelliklerinden bahseder misiniz?
Hedef kitlemiz, siyasetle ilgilenen, kadınların ezildiğinin farkında
olan ve tabii okuma alışkanlığı olan kadınlar. Ama erkeklerin de dergiyi
okuduğunu biliyoruz. Okuma alışkanlığı şu açıdan önemli: Türkiye'de
dergi okuyan, böyle bir işe zaman ve para ayıran sınırlı bir kesim var.
Diğer kadın dergilerinden önemli bir farkımız var, onlar kadınlara
yaşadıkları gerçekleri değil, hayaller sunuyorlar. Bazen hayalle uğraşmak
gerçeği görmekten daha kolay olabiliyor.
Feminist bir dergisiniz? Bunun kamoyuna malolması size olumlu ya da olumsuz
nasıl yansıdı?
Biz zaten uzun zamandır feminizmle uğraşıyorduk. Dolayısıyla kişisel
bir sıkıntı olmadı. Feminizmin ilk çıktığı yıllara göre kamuoyunda
daha çok benimsendiğini, kabul gördüğünü görebiliyoruz. İnsanlardaki
önyargılar eskiye oranla azalma gösteriyor. Kadınlar'ın yasalarla da desteklendiğini
görmek güzel bir şey. Ama kadınların bunun farkında olmasını sağlamak,
destekçileri olmak da bizim misyonumuz.
Sizin yayınınızı engellemeye çalışan kişi ya da kurumlar oldu mu?
Eskiden, Ayıp Köşe diye bir bölümümüz vardı, kadınların cinsel fantezilerini
yayınlıyorduk. Bundan dolayı çok dava açıldı, bir sayımız toplatıldı.
Aslında yazılar çok açık saçık değildi, ama kadınların kaleminden çıkmış
olması tepki yarattı. Bir de geçtiğimiz aylarda Burdur Cezaevi'nde kadınlara
yapılan tecavüzü yazmıştık, hakkımızda dava açıldı, beraat ettik.
Yayın
haricinde diğer etkinlikleriniz var mı?
İstanbul'da çeşitli konularda toplantılar düzenliyoruz. Yine kadınlarla
ilgili konular tabii. Bazen davetler olduğunda konuşmacı olarak Anodolu'ya
gittiğimiz de oluyor.
İnternet sektörünün hızlı yükselişini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yönde
çalışmalarınız var mı? Yoksa gelecekte bu tür çalışmalar yapmayı düşünüyor
musunuz?
İnternet'in yükselişini farketmemek mümkün değil. Olumlu bir gelişme
olarak değerlendiriyorum tabi.. Biz de dergimize bir İnternet sitesi hazırlıyoruz.
Önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek.
Türkiye ve dünyada en başarılı bulduğunuz siteler hangileridir? En
sık ziyaret ettiğiniz portal'ları sayar mısınız?
En başarılı bulduğum diyecek kadar çok site görmedim. Şahsen; haber veren,
siyasi makalelerin çıktığı ve özellikle kadınlarla ilgili verilerin olduğu
portalları ziyaret ediyorum. Zaman zaman herkesin bildiği arama motorlarını
kullanıyorum.
Bir siteyi sık ziyaret etmeniz için ne gibi özellikler ararsınız?
Başka yerde ulaşamayacağım doğru, çarpıcı bilgi ve haberlere yer veren
site favorim olur. Çünkü benim ilgi alanım bunlardır. İnternet'i sadece
eğlence aracı olarak görenlerden değilim.
e-mail
adresiniz var mı?
Kendi özel e-mail adresim bir tane var. Bir de dergiye ait e-mail adresi
var. Ama insanların ortalama 2-3 adresi olduğunu duyuyoruz.
İnternet'te
en çok ilginizi çeken nedir?
Çok popüler olmasına rağmen hiç chat yapmıyorum. Açıkçası benim ilgimi
çekmiyor. Daha çok, haber ve forumlara yöneliyorum.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey ya da bizim aracılığımızla iletmek
istediğiniz mesajlar var mı?
Kullanıcılara dergimizi bir defa denemelerini öneririz. İlgilerini çekebilir.
Bu güzel söyleşi için teşekkürler Ayşe Hanım...
Rica ederim, benim için zevkti, ben teşekkür ederim...
Pazartesi Dergisi ile bağlantı kurabileceğiniz iletişim kanalları:
Telefon; (0212) 2920747
e-mail; pazartesidergi@superonline.com
Röportaj
ve Fotoğraflar: Turgay Uludağ
Mekan: Pazartesi Kahvesi / Beyoğlu
|