|
TOL:
Üzerinde çalıştığınız yeni bir kitap var mı? Buradan okuyucularınıza bir
müjde verebilecek miyiz?
Cezmi Ersöz: Şizofren aşka mektup yeni çıktı, iki ay oldu. Çok
büyük bir ilgi gördü. 13. baskısı matbaada şu anda, bu benim için büyük
bir mutluluk. Bunun dışında yeni bir şey yok. Leman yazılarına vaktimi
ayırıyorum. Anadolu'nun en uç köşelerine bile imza günlerine gidiyorum.
Şiirlerim epeyce arttı, onları toparlamayı düşünüyorum. Yazın üç dört
ay kapanarak neye öncelik tanıyacağıma karar vereceğim. Leman yazılarımı
toparlama ihtimalim de var. Başka şeyler de olabilir. Ben duygularıyla
karar veren bir insanım. Duygularımla karar vereceğim. Çok programlı bir
kişi olmadığımdan duygularım beni nereye sürüklerse, o an neye karar verirsem
onu yaparım. Yazma sürecim oldukça sıkıntılı geçer benim, ama yazıp bitirdikten
sonra aldığım mutluluk tareif edilemez.
TOL:
Şizofren aşka mektup'tan bahsedersek...
Cezmi Ersöz: Tek cümleyle "çok sancılı bir aşk ilişkisi" diyebiliriz.
Belki ender yaşanan şeylerdir ama yine de birçok kişinin kendisini bulacağı
bir kitap. İnsanların yaşarken farketmediği sancıları, gel-gitleri, soru
işaretlerini savrulmaları içinde taşıyan, bir kadın ve bir erkeğin ilişkisinin
uzun bir öyküsüdür. Bu kitapta hayatımdan çok izler vardır. Yer yer birebir
örtüşür, yer yer uzaklaşır ama belkide bütün ömrümün birikimini sancılarını
aktardığım bir kitaptır diyebilirim. Ve tahmin ediyorum insanlar kendilerini
bulacak kitapta. Çağın sorunları var burada: Yabancılaşma, sanal ilişkiler,
korkular, parçalanmışlıklar var. Ve artık ilişkilerimizi bir şizofren
gibi yaşıyoruz. Çoğu kez gerçeklerden koparak yaşıyoruz. Çoğu zaman ilişkilerimizi
ve hayatı kontrol edemiyoruz. Dışardan çok müdahale oluyor. Kadın ve erkek
ilişkilerinde ihanetleri de yaşıyorlar. Bunları itiraf ediyorlar. Ve bunlar
ilişkiyi daha da acımasız hale getiriyor. Sonunu söylemeyeyim ama gerçekten
sahici şeyler var. Yüzleşmeler var, yaşadığımız halde ayrıntılarını fark
edemediğimiz olaylar var. Duygularımız yirmidört saat bombardıman altında
olduğundan yüzleşmelerimiz sahici olamıyor. Bu kitapta yüzleşmekten kaçtığımız,
ayırdına varamadığımız olaylar, korkularımız, yalnızlıklarımız, savunuşlarımız
var.
TOL: En çok hangi yazar-şairi okumaktan keyif alıyorsunuz?
Cezmi
Ersöz: Ben bir okuma kurduyum. Ne bulursam okurum. Tarih, şiir, felsefe,
psikoloji, roman, politika, geniş bir okuma yelpazem var. Ama edebiyat
ve felsefe benim için çok daha önemli. Yabancı yazarlardan Dostoyevski,
Çehov, Gogol -özellikle rus yazarlar- beni çok etkiler. Felsefede Frankfurt
ekolü beni çok etkiler. Kafka'da benim için çok önemlidir. Nietzsche'nin
kitapları, başucu kitaplarımdır. Özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt. Türk
edebiyatından Sait Faik başta olmak üzere, Oğuz Atay, Ahmet Hamdi Tanpınar,
II.Yeni Şairleri, Edip Cansever, Cemal Süreyya, Bilge Karasu. Kısaca bireyi
incelemiş, yanlızlığı incelemiş yazarları daha çok seviyorum. Biraz da
bu yüzden küçük yaşlardan beri psikolojiye özel bir ilgim var. Diyebilirim
ki bu alanda okumadığım kitap kalmadı. Kendimi tanımak için çıktım yola,
kendimi çözmek istedim. Ama oralarda başka insanlarla da karşılaştım,
tüm insanları gördüm. Başkalarının da bana benzediğini gördüm.
Yabancı dilde basılmış kitabınız var mı? Ya da böyle bir girişimde
bulundunuz mu?
Cezmi Ersöz: Birkaç teklif geldi ancak henüz kesin bir şey yok. Tüm
kitaplarımın yabancı dile çevrilmesini istiyorum. İngilizce, Kürtçe, Fransızca
olarak yayınlanabilirler. Yayınevi bulamıyoruz. Kürtçe basmıyorlar. Haritanın
yırtılan yeri adlı kitabı kürtçeye çevrildi ama yayınlatamıyoruz.
TOL:
Bildiğiniz gibi 2002 Nazım Yılı olarak kutlanıyor. Siz Nazım Hikmet hakkında
neler söylemek istersiniz?
Cezmi Ersöz: Nazım Hikmet benim için çok önemlidir, dünya görüşümü
değiştiren bir şairdir. Benim kapılarımı pencerelerimi açmış, algılarımı
zenginleştirmiştir. Nazım Hikmet okuyanı değiştirir, O'nu okuduktan sonra
artık başka birisi olursunuz. Şiiriyle, dünya görüşüyle, verdiği mücadeleyle,
cesareti ve azmi ile bir fenomendir. Nazım Hikmet'ten çok beslenmişimdir,
onun aracılığıyla halkımı tanımışımdır. Sevgiyi, insan haklarını öğrenmişimdir.
Şiirlerinde ülkedeki haksızlıkları, vatan sevgisini görmüşümdür. Nazım
evrensel bir şairdir, güçlü bir sesi vardır. Ancak son dönemlerde mücadeleci
yönü değil de, aşkları gündeme getirilmektedir. Aşkları bilinmeyen yanları
tabiiki konuşulmalı ama bununla kalmamalı.Bu haksızlıktır. Nazım onyedi
yıl hapiste yatmıştır. Bir mücadelesi bir kavgası vardır. Bunların hiçbiri
unutulmamalıdır.
TOL:
Otobiyografinizi yazma fikri hangi aşamada?
Cezmi Ersöz: Evet şu an bu gündemde. Bir eleştirmen benim hem eserlerimi
hem de yaşamımı yazacak. Tarih ve isim vermiyorum. O kişi benim tüm eserlerimi
kapsayan bir araştırma yazısı yazacak. Eserlerim ve hayatım örtüştüğü
için ikisinin aynı çatı altında ele alınması gerekiyor. Uzun bir sürece
yayılabilir.
TOL: Bugüne kadar size ve eserlerinize yönelik ne gibi eleştiriler oldu?
Cezmi Ersöz: Bu konularda sayısız eleştiri aldım. Beni çok karamsar
bulanlar oldu. Çözüm üretmediğimi söylediler. Oysa yazar her zaman çözüm
üretmek zorunda değildir. Yazar bazen de sorunları ortaya koyar ve çözümü
okurun kendisine bırakır. Çok kırılgan olduğunu söyleyenler oldu. Daha
da muhalif olmamı isteyenler oldu. Yazılarımda üslubumu sertleştirmem
gerektiğini söyleyenler oldu. Malesef brtakım şablonlar var ve sizi, istemeseniz
bile bunlardan birinin içine sokmaya çalışıyorlar. Beni sokmak istedikleri
kategorilere ben girmedim ve bunlar artık eskide kaldı. Her platformda
mücadelemi verdim, en zor zamanlarda konuşmayı sürdürdüm. Benim meselem,
derdimi daha iyi nasıl anlatabileceğimdi. Ve bu minval üzerine çalıştım,
kendimle yarıştım.
TOL:
Vakit ayırdığınız ve içten cevaplarınız için teşekkür ederiz...
Cezmi Ersöz: Çok keyif aldığım bir sohbet oldu, ben teşekkür ederim.
Cezmi Ersöz'ün web sitesi: www.cezmiersoz.net
Röportaj
ve Fotoğraflar: Turgay Uludağ
Mekan: Beyoğlu
|