Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj

Memmet Ünver

Mehmet Ünver Kimdir: 1956 yılında İstanbul'un en güzel semti Kuzguncuk'ta doğdu ve çok renkli bir çocukluk yaşadı. Üsküdar-Kısıklı tramvaylarının çalıştığı, kömürlü vapurların her iskeleye uğradığı, Boğaziçi'nin her yerinden denize girilebildiği günlere yetişebildi. Bu nedenle kendini çok şanslı sayıyor. Halen Kuzguncuk'ta yaşıyor ve koli basiline inat buradaki yıkık arsalardan denize girmekte ısrar ediyor.

TOL: Bir Kuzgun Yaz'ı kaleme alma fikri nasıl doğdu? Çevrenizden ne gibi tepkiler aldınız?

Mehmet Ünver: Ben yazmaya altı yaşındayken başladım. Bundan önce başka kitaplarım da oldu ancak, yayınevleriyle olan bazı sorunlar nedeniyle bir türlü basılamadı. Geçtiğimiz Eylül ayında emekli oldum ve bu kitabı yazmaya başladım. Bilgisayar sektöründe çalışıyordum ama kendimi bildim bileli yazmaya karşı ilgim vardı. Hatırlıyorum, 7-8 yaşlarındayken Kuyulu Ev diye bir öykü yazmıştım. Kitapta bahsettiğim evimizin bir kuyusu vardı. Onunla ilgiliydi. O öyküyü bitirip bitirmediğimi hatırlamıyorum ama o zamanlarda da yazmaya merakım vardı.

Bu benim basılan ilk kitabım ve çok ilgi gördü. Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet gazetesinde bir röportajım çıktı ve olaylar benim için daha da ilginç olmaya başladı. Kısa sürede bir hayli okura ulaşmayı başardım. Artık emeklilik günlerimi yaşayacağım ve bu gelişmeler beni çok mutlu ediyor. Hayatıma ayrı bir heyecan katıyor.

TOL: Romanın karakterleri ve konusu gerçek hayattan mı alındı? Yani geçen olayları siz yaşadınız mı?

Mehmet Ünver: Romanda anlatılan karakterlerin tamamı gerçektir. Karakterler yaşamış, olaylar yaşanmıştır. Romanda adı geçen Yahudi kız 'Araksi'nin halen Amerika'da olduğunu biliyorum. Bunun dışında tüm karakterler Kuzguncuk civarında 'Boğaz Çocuğu' olarak yaşamaya devam ediyorlar. En son Kerzik'in Ümraniye'de olduğunu duymuştum.

Kahramanların hepsi 45-50'li yaşlarda olmalarına rağmen yine yaramazlıklarını sürdürüyorlar. Örneğin 'Çüklü Çavuş Ayşe" hala kabadayı ve hayli delişmen birisidir. İsmini vermek istemiyorum ama mahallemizin Lolita'sı şimdilerde sanat dünyasının ünlü şahsiyetlerinden birisidir.

TOL: Romanın kahramanları kitabı okudular mı? Neler söylediler? Kızanlar oldu mu?

Mehmet Ünver: Evet çok ilginç karşıladılar. Mesela Çüklü Çavuş Ayşe'nin eşi çok şaşırdı. Evlendiği kişinin, hanımının bu yönlerini hiç bilmiyormuş. Eşinin çocukluğuyla karşılaştı romanda. Tahmin edeceğiniz üzere 'Daltonlar' kitabı okumadılar. Hepsi hayattalar ve kitabı okuduktan sonra nasıl bir tepki vereceklerini ben de çok merak ediyorum. Diğer röportajlarım da da "kızdırdığınız insanlar oldu mu?" şeklinde sorular geldi. Ama ben henüz böyle biriyle karşılaşmadım. Kitapla ilgili de olumsuz eleştiriler almadım. Herkes eline sağlık, bir solukta okuduk, bir güldük, bir ağladık diyor. Açıkçası ben iyi veya kötü her türlü eleştiriye açığım. Bekliyorum...

TOL: Anlatıcı olan ikiz kardeş siz misiniz? Gerçekten bir ikiziniz var mı?

Mehmet Ünver: Evet benim ve bir ikizim var. Dışarıdan bakışta çocuklar çok masum gözükür. Ama genelde çocuklar göründüklerinden daha kurnazdırlar. Çok sevimli görünmelerine aldanmamak gerekir bazen.

TOL: İkizinizin diyaloglarda konuşturulmadığını görüyoruz. Bunun sebebi nedir?

Mehmet Ünver: Bunun özel bir sebebi yok aslında. İkimiz birmişiz gibi oldu biraz. Romanda, kitap okuyan, akıllı-uslu çocuklar olarak görülüyoruz biz ama, bazen 'Daltonlar'ı biz azdırır ve kenara çekilip onların dayak yemesini zevkle seyrederdik. İkizim sanırım bunun devamında daha çok konuşacak.

TOL: Yani ikinci kitabı yazacaksınız...?

Mehmet Ünver: Evet bu yönde oldukça çok istek geldi. "Daha sonra ne oldu?" sorusuyla çok karşılaşıyorum. Mesela Araksi'nin oğlu Amerika senatosunda önemli bir göreve gelmiş. Diğer kahramanlarımızın da başından çeşitli olaylar geçti. Tabi ikizler olarak bizim maceralarımız da bitmedi. Dayımın kaçıp giden eşi Sühendam Hanım'ın zengin bir bey ile evlendiğini duydum. Bu ve benzeri olaylar ikinci kitapta anlatılacak. Her zaman korktuğumuz ablamız bir köyde öğretmen olunca, ikizim ve ben onun yanında kaldık bir süre. Kaderin cilvesi, köyden gelen insanların Kuzguncuk'ta neler yaptığını anlatırken, onların yaşadığı yere gittik. Köyde de başımızdan çok ilginç olaylar geçti...

TOL: Kitapta sık sık bahsi geçen balon projenizle ilgili ne gibi gelişmeler oldu?

Mehmet Ünver: Evet biz bu projemiz için helyum gazı aradık sürekli. Çok ilginçtir aklı başında insanlardan bizim balon projemizi ciddiye alanlar oldu. Mühendis bir bey vardı ve gelip bizimle ciddi ciddi tartışırdı. Bir gün helyum gazının nasıl bulunacağını bir dergide okuduk. Çeliğin üzerine asit dökülürse helyum gazı açığa çıkar yazıyordu. Gidip kezzap ve çelik bulduk, evde yine ortalığı darmadağın ettik.

TOL: Diyaloglarda sokak ağzı diyebileceğimiz bir dil kullanmışsınız, bunda özel bir amcınız var mıydı?

Mehmet Ünver: İçtenlik ve gerçekliğe katkısı olması açısından böyle oldu. Ama özellikle böyle bir dil kullanacağım diye kendimi zorlamadım. Bu naif dili kullanışım kendiliğinden oldu. İçimden geldiği gibi yazdım.

TOL: Çocukluğunuzda Anadolu'dan İstanbul'a yapılan göçlerden çok rahatsız olduğunuz göze çarpıyor...

Mehmet Ünver: Evet Anadolu'dan İstanbul'a göçenler alınmasınlar ama bizim yaşadığımız İstanbul çok farklıydı. Tertemizdi İstanbul, tramvaylar vardı ve insanlar evlerinden mayolarıyla çıkıp denize giderlerdi. 60'ların ortalarında göç dalgası aniden başladı ve değişik insanlar sokaklarda belirmeye başladı. Onları ayıplamıyorum tabi görmemişlerdi, bilmiyorlardı. Ama bizim alıştığımız yaşantıyı sürdürmemize engel oluyorlardı. Kavgalar olmaya başladı. Kavgalar olmasa, gözle taciz etmeler yaşanıyordu. Zamanla gayrimüslimlerden başlayarak, Kuzguncuk'un yerli ahalisi kendi bölgelerini terk ettiler. Çok az bir kısmı direndi bu olaylara. Bunlardan biri ben ve annem... Biz halen Kuzguncuk'ta yaşıyoruz...

TOL: Halen Kuzguncuk'tasınız, şimdi durum nasıl ...?

Mehmet Ünver: O zamanlar gelen insanlar bir süre sonra bize uyum sağladılar. Bu konuda daha şanslıydık diğer göç alan yerlere göre. Şimdi mayolularla, uzun donlu insanlar birlikte, rahatsızlık vermeden suya giriyor. Güzel bir sentez oluştu diye düşünüyorum. Belki de artık biz alıştık ve garipsemiyoruz...

TOL: Vakit ayırdığınız ve keyifli sohbetiniz için teşekkür ederiz...

Mehmet Ünver: Benim için de keyifliydi, ben teşekkür ederim...

"Evin her tarafına kurutulmuş patlıcanlar, biberler asan Kerzik'in anası, bu sefer de güzelim bahçemizin Boğaz'a bakan en manzaralı yerine tarhana sermiş ve oraya geçmemizi yasaklamıştı. Nereden çıkmıştı bu insanlar böyle? Bunların yerine Daltonlar'a bile razıydık. Hiç değilse onlardan birisini yalnız yakaladığımızda kardeşimle bir olup dövüyor, dövemesek de onlara dayak atmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan cici annelerine bire bin katarak şikayet edip dövdürüyorduk. Ama ne Kerzik'in şalvarlı anasına ne bahçelerde uzun donlarla dolaşıp her yere tüküren babasına ne de sıkıştığında eve gitmeye üşenip bulduğu her ağacın altına s.çan Kerzik'e yapacak bir şeyimiz kalmıştı artık. Bu arada çarşı Pazar bütün muhidimiz de bunlara benzeyen kasketli, fistanlı insanlarla dolmuştu. İşte pırıl pırıl bir yaz sabahı 'ne yapacağız' diye kara kara düşünürken, çare kendiliğinden geliverdi. Yine çardakta oturmuş Balonda Beş Hafta kitabını okuyorduk. Kerzik'in korkusundan bizim bahçeye gelemeyen Çüklü Çavuş Ayşe, aşağıdan seslendi:..."(Kitaptan)

Yazarla İletişim: mehmetunver@okuyanus.com.tr
Yayınevi: www.okuyanus.com.tr

Röportaj ve Fotoğraflar: Turgay Uludağ
Mekan: Beyoğlu - Yeni Mephisto

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.