Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj

Nil Gün

Radyo ve televizyon programları, yazıları ve kitaplarıyla yakından tanıdığınız Nil Gün uzun yıllar yurtdışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye döndü ve bakın neler neler yaptı...

TOL: Nil Gün nasıl bir insandır? Aynaya baktığınızda nasıl bir kişi görüyorsunuz?

Hayatın çok kısa olduğunu bilen, bu yüzden çok fazla bir şeyi kafasına takmayan birisiyim. Dolu dolu yaşıyorum, hayatta amaçlarım ve ideallerim var.

İnsanlar varoluş nedenlerini bilmiyorlar. Dünyada yaşayan tüm insanların hayata vereceği armağanlar var. İnsanlar bunu fark edemiyorlar. Kendimi en şanslı bulduğum konu da budur; erken yaşlarımda görevimin ne olduğunu buldum.

Mutluluk hedef olmamalıdır hayatta. Çünkü mutluluk varılacak bir yer değil, gidilecek yoldur. İnsanın isteklerinin sınırı yoktur. Bu yüzden sahip olduklarımızdan haz duymak önemlidir.

TOL: Yazın hayatınıza başlama hikayenizi öğrenebilir miyiz?

Nil Gün: Ben yazı yazmayı çok seven birisi değilim aslında. İnsanlarla iletişim kurmayı, konuşmayı daha çok seviyorum. Bir konu atılsın ortaya saatlerce onunla ilgili tartışabilirim. Yazmak bir disiplin işi ve yalnızlığı gerektiriyor. Hızlı düşünüyoruz ama yavaş yazıyoruz. Yazmak, insanlara ulaştırmak istediklerimiz için de vazgeçilmez bir yöntem. Bu yüzden konuşmayı daha çok sevsem de görüldüğü gibi kitap da yazıyorum.

İlk yazımın hikayesini anlatayım ben size; Türkiye'ye yeni geldiğim dönemler, bir restorana gitmiştim. Orada beni çok öfkelendirmişlerdi. Garsonlar tarafından kötü muamele grödüm, mutfağın yanına arka tarafta bir masaya oturttular beni. Servislerini iyi yapmadılar. Sonradan anladım ki; kadın olarak tek başıma gittiğim için böyle davranılmıştı bana. Oysa restoran oldukça ünlü ve kaliteli bir yerdi, epey bir isim yapmıştı. Ben gördüğüm davranışlar karşısında çok sinirlendim ve gece uyuyamadım. Kalktım restoranı eleştiren bir yazı yazdım. Bütün öfkemi döktüm. O dönemlerde Hıncal Uluç'un Erkekçe dergisinde çalışmaya başlamıştım. Yaşadığım şeyleri göstermek için mektubu, editörümüz Ali Kocatepe'ye getirdim. Okudu ve bunu hemen basalım dedi. Akıcı, esprili ve doğal olarak kaleme aldığım bu yazıda kafamdaki hiçbirşeyi de sansürlemedim.

Erkekçe dergisinde röportajlar yaptım, mekan tanıtımları yaptım, inceleme yazıları, kitap tanıtımları yaptım, psikoloji ve cinsellik üzerine yazılar yazdım.

Tol: Evet cinsellik ve yazılarınız başlıbaşına bir röportaj konusu zaten. Biraz bu konudan bahsedelim... Size gelen ve Kuraldışı ve Ötesi adlı kitabınızın arka kısmında yayımladığınız ilginç mektuplar var...


Ben o yazıları yazdığımda 89-90'lı yıllardı ve şimdi dönüp baltığımda bunların gerçekliğinden hiçbir şey kaybetmediğini görüyorum. Dediğiniz gibi Kuraldışı ve Ötesi adlı kitabımda; "Şeriata inanan kadınla dekolte giyinerek cinselliğini teşhir eden kadın arasında fark yoktur. Çünkü ikisi de kendisini cinsel obje olarak algılar: biri iyice kapanarak, diğeri iyice açılarak..." yazmıştım. Bu hala geçerli...

Yine o dönemde süreli yayınlarda yazdığım yazılara da değişik tepkiler aldım. Daha çok olumlu mesajlar geliyordu ama ben adaletli davranmak için ve sadece iyileri yayımlamış imajı yaratmak istemediğimden eşit sayıda koydum kitaba. Bu mektuplarda hakaretler, sövgüler ve övgüler geldi bana. Ama onlar daha gerilerde kaldı artık.

Benim yazılarımdan önce Türkiye'de ne eşcinselliğin bir sapıklık ya da tercih değil, yönelim olduğuna dair yazılar yazılıyordu ne de ensest ilişkilerden bahsediliyordu. Bu insanlar hiçbir şekilde kendilerini savunamıyordu ve hep saklanıyordu. Bu tür olayların dile getirilmesi büyük cesaret istiyordu. Ama işin ilginç tarafı Türkiye'de bu tür ilişkilere diğer toplumlardan daha sık rastlanıyor olması... Bir toplum nekadar kapalıysa o kadar ensest ilişki, eşcinsel ilişki vardır. Dünya eşcinselliğin bir hastalık olmadığını kabul edeli çok zaman oldu... Bunlar doğuştan ve doğadan gelen şeylerdir. Türkiye'de bırakın insanları, eşeklerin bile namusu tehlike altındadır; bunları duyuyoruz, okuyoruz... Bu bizim toplumumuz ve yaşanan şeyleri dile getirmek bu kadar zor olmamalı...

Tol: Uzun yıllar yurt dışında bulundunuz? Hangi yazarları ya da ne tür kitapları okumayı tercih ettiniz?

Nil Gün: Ben ne bulursa okuyan insanlardan değilim, hayat kısa ve yaşanacak çok şey var. Zaman vermeye değecek kitapları seçmişimdir herzaman. Ağırlıklı olarak araştırma ve inceleme türü kitaplar okuyorum. Psikoloji ve bireyin gelişimi uzmanlık alanım. Bu konuda kendimi çok iyi yetiştirdim. Sürekli güncel gelişmeleri takip etmek, her sene yeni eğitimlere katılmak, iyi eğitimci olmak açısından çok önemli. Maslow, Krishnamurti, David Bohn, Jung, Karl Pribram, Gurdijeff ve Nikola Tesla sevdiğim bilim ve felsefe insanları.

TOL: Eğitim Çalışmaları'nızdan bahsedersek? Neler yapılıyor ve ne amaçlanıyor?

Nil Gün:
Bireysel Gelişim çalışmalarını ben yurtdışında yapıyordum. Daha sonra bu çalışmalarımı Türkiye'de devam ettirmeyi düşündüm. Çünkü, bizim insanımızın da buna çok ihityacı var ve ben bir nebze olsun katkıda bulunarak üzerime düşeni yapmak istedim. İnsanlar gittikçe "gelişmek1 kavramının da bir temel ihtiyaç olduğunun farkına varıyor. Güz dönemi eğitim çalışmalarımız da Eylül'de başladı. Çabucak da doluyor.

TOL: İdealist bir yaklaşımla Türkiye'ye döndünüz yani...

Nil Gün:
Evet tamamen böyle, ama ilk geldiğimde "attan düşmüşe dönmek" diye bir tabir vardır ya, öyle oldum. Bireysel gelişim kavramıyla ilgilenen yoktu. Bu konuda yazılar yazdım ve yayınevlerini dolaştım ama kitaplarımı bastıracak kimse bulamadım. Bireysel gelişim ne demektir bilen yoktu. İnsanların gelişiminin kendiliğinden olacağına inanılıyordu, eğitim çalışmalarının buna yapacağı katkı pek ciddiye alınmıyordu. Burada da çok güzel şeyler yapıyoruz. Gruplara ve kişiye özel bireysel gelişim çalışmalarına burada devam ediyorum. Eğitimlerimiz duygusal ve zihinsel egzersizlere dayalı. Katılımcılar pasif bir dinleyici değil. Uyguladıkları egzersizler onların farkındalıklarını artırıyor. Amacımız ise çok açık; kişiyi yüksek özgüvenli, kendi potansiyelini açığa çıkarabilen, yaşamında karşılaşabileceği sorunların üstesinden gelebilecek güçte ve hem kendisiyle, hem başklarıyla sağlıklı iletişim kurabilen gelişkin bir birey haline getirmek, daha doğrusu katalizör olmak.

Son kitabınız NLP Zihninizi kullanma kılavuzu hakkında bilgi alabilir miyiz. NLP nedir?

Nil Gün: NLP ( Neuro Linguistic Programming sözcüklerinin baş harfleri) Türkçeye Duyu-Dil Programlaması olarak çevrilebilir. NLP büyülü bir yöntemdir; insanın içindeki potansiyeli, yetenekleri ve gücü kullanabilme yöntemi. Kitapta bu büyülü yöntemin nasıl uygulanacağını anlatıyorum. Kitabın alt başlaığında olduğu gibi gerçekten bir Zihin Kullanma Kılavuzu.

TOL: Sevenleriniz şu an sizi nerelerde okuyabilir, izleyebilir yada dinleyebilir?

Nil Gün:
Kitaplarım dışında web sitemizde her hafta bir yazım yayınlanıyor. Ayrıca Çarşamba akşamları 11:30'da TRT Radyosu'na "Günün Ötesi" adıyla sabit konuk olduğum bir program yapıyorum. Dinlemek için meditasyon kasetlerimin yanı sıra, motivasyon kasetleri dizisi hazırlıyorum. Hazırlanmış olanlar Eylül ayı içinde piyasaya çıkacak. Hepimizin zaman zaman harekete geçmek için motivasyona ihtiyacı var. Bu kasetleri harekete geçirici ve canlandırıcı şekilde hazırladım. İnsanlar kasetleri evde iş yaparken, arabada trafikle boğuşurken, başka işler yaparken, önemli iş toplantılarına katılmadan ya da sabah ilk kalktıklarında dinlerlerse günleri kesinlikle verimli geçecektir. Bu ay piyasaya çıkacak olanlar "Yaşamı Ertelemeyin", " Reddedilme Korkunuzu Aşın", "Olumlu Düşüncenin Gücü" başlıklı kasetler. Sene sonuna kadar 12 adet değişik başlıklı kaset hazırlanmış olacak. NLP kitabını okuyanlar ve egzersizleri yapmak isteyenler için ayrıca NLP kasetleri serisi de hazır. Bildiğim kadarıyla motivasyon kasetleri Türkiye'de bir ilk. Hangi kasetlerin çıktığını bilmek isteyenler www.kuraldisi.com sitesine girip öğrenebilir. Bu kasetlerin kimbilir kimlere yararlı olacağını düşünmek bana heyecan veriyor.

TOL: Hiç bilinmeyen ve anlatmadığınız bir yönünüz, ilgi alanınız var mı?

Nil Gün:
Yaptığım işle pek ilişkili değil gibi gözükse de kuantum fiziği ve antropolojiye ilgi duyuyorum. Eğer farklı bir iş düşünseydim bu harhelde antropolojik araştırma yapmak olurdu.

TOL: Buradan sevenleriniz ve sevmeyenlerinize mesajlarınız var mı?

Nil Gün:
Toplumların gelişimi bireylerin gelişiminden geçer. Gelişmiş toplumlara baktığımızda kitap okuma oranının yüksek olduğunu görüyoruz. Dünya ortalamasında kitap endüstrisi, sinema, video ve müzik endüstrisinden önce geliyor. Hatta yıllık seksen milyardolarlık hacmiyle diğer üçünün toplamından bile fazla. Ülkemizde ise maalesef kitap okunmuyor. Okumanın bireysel gelişime çok büyük katkısı vardır. Daha, daha, daha fazla okuyalım. Kitap satın almak, bilgi satın almaktır.

TOL: Vakit ayırdığınız ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz...

Nil Gün:
Sevgiyle hoşça olun.

Röportaj ve Fotoğraflar:
Turgay Uludağ

Mekan: Kuraldışı Yayınları / Erenköy

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.