|
Arzu
Kaprol
(Tasarımcı)
Henüz
28 yaşında gencecik bir yetenek. Oldukça cici bir insan. Ayağının tozuyla
İstanbul'a geldiği ilk günlerde kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajdan
çok büyük keyif aldığımı söylemeliyim. Önünü gören, azimli bir tasarımcı
Arzu Kaprol, bu haftaki konuğumuz...
Bir modacı olarak değişen trendleri tasarımlarınızda yansıtır mısınız?
Trendler aslında havada olan bir şeydir. Zamanın ruhudur ve modacılar
onu ilk uygulayandır. Tasarımlardan trendler yaratılır. Örneğin Yaz 2001
sezonunu tanıtıyorsak, küçük bir azınlık, piramidin en tepesi gibi düşünün,
orda designerların koleksiyonu yer alır. Piramidin bir altı tarafından,
daha büyük ve ucuz firmalar yani bunu uygular. Ondan bir sonraki sezonda
pazara düşer. Dolayısıyla Hazır giyim sektörü tasarımcılardan bir sezon
geri gider. Modacı tabir ettiğimiz aslında tasarımcılar, aslında ilk temayı
ortaya çıkaranlardır. Bu demek olabiliyor ki, benzer zamanlarda herkes
havadan kokuyu alabilir.
Damak
zevkiniz nasıldır? Evde mutfağa girer yemek yapar mısınız?
Yemek yapmayı çok seviyorum. Belki de az yapabildiğim içindir.
Örneğin tatil zamanları üç gün beş gün fırsat bulabildiğimde yemek yapmayı
inanılmaz özlüyorum ve abartıyorum da bazen, 8 çeşit mesela. Mutlaka birkaç
çeşit sebze yemeği evde vardır. Pilav eksik olmaz. Fakat bir yandan da
kendim deneyerek yaratırım bazı şeyleri. Ben zaten dostlarım arkadaşlarım
gelsin, hepbirlikte yiyelim, bayılırım zaten. Bir de çok enterasan bir
şey zaten, insanın yemek yiyerek hayatına devam etmesi. Birinin hazırlayıp,
herkese yedirmesi bence çok önemli bir şey. Yeteneğin ötesinde çok da
samimi bir şey.
En sevdiğiniz yemek?
Dün akşam Çikolata filmini seyrettim. Bu yüzden çikolata ile ilgili her
şey diyebilirim.
En son okuduğunuz kitap?
Şu
anda okuyorum; Kleopatra. Ama yeni bitirdiğim kitap; Geceyarısı Çocukları
Salman Rüşdi
En son seyrettiğiniz film?
Çikolata.
En son hangi restaurantta yemek yediniz?
Mezzaluna.
Hediye alıp vermeyi sever misiniz?
En son kime ve kimden ne hediye aldınız? Hediyeyi çok seviyorum. En son
eşime bir t-sihirt aldım. Ben ise bir arkadaşımdan kolye aldım.
Son zamanlarda sizi en çok etkileyen olay ne oldu?
Yaşadığımız ekonomik kriz.
Kozmetikle aranız nasıl?
İyi.
Bakımımı ben kendim uygularım. Daha doğal şeylerden hoşlanıyorum. Bir
takım bitki özleriyle bakımlar uyguluyorum. Cildim çok kötüydü. Ne
paralar verdim bu uğurda. Pariste bir doktor bana, oksijenli su verdi...evet
evet oksijenli su. Sonrası için de hafif bir nemlendirici belki. O kadar,
onu da daha yeni yeni uygulamaya başladım. Son derece basit değil mi?
Sizce güzellik deyince aklınıza hangi kıstaslar geliyor?
Bence güzellik bir bütündür. Bu bir mekan da olsa, bir kişi de
olsa A'dan Z' ye tüm detayları etkiler bazı şeyleri.
Tasarımlarınızı sergileyen tüm mankenleri tanıma şansınız olmayabilir,
muhakkaki bazı kıstaslar vardır...sizce bu kıstaslar neler?
Mutlaka kendi karakterinin biraz arka planda kalmasını istiyorum. Daha
kimliksiz mankenlerden hoşlanıyorum. Bir Deniz Akkaya'dan bile bahsediyor
olsak, Ebru Şallı hiç farketmez, onu diğer mankenlerle aynı görmekten
hoşlanıyorum. Yani kendi kimliğinde değil, benim kıyafetimin kimliğinde
görmeyi istiyorum. Hatta benim defilelerimden sonra birçok insan bana
der ki; "Ya, kimdi Deniz Akkaya farkedemedik."Hepsine aynı makyajı, aynı
saçı uyguluyorum. Çünkü bence benim kıyafetlerimin bir bütün ruhu var.
Yoksa, onların bireysel hareket etmeleri değil önemli olan. Bir bütünlüğü
oluşturmalrı ve bütünlüğü oluştururken de aynı ruhta birer askı olabilmeleri...
Alışverişlerinizi
nerelerden yaparsınız?
Öncelikle
tercih ettiğiniz markalar var mı? Hemen her yerden alışveriş yapabilirim.
İnanın bu konuda herhangi bir kısıtlamam yoktur. En çok galiba ayakkabı
alışverişinden hoşlanıyorum. Kıyafet alışverişimi daha zor yapıyorum çünkü
zor beğeniyorum. Bir de galiba kendi yaptıklarıma daha çok önem veriyorum.
İnsanların kıyefetlerinizi alabilecekleri yerler var mı?
Yan taraf butik. Şimdilik oradan yapabiliyorum. Onun haricinde İstanbul'da
bir iki butikle görüşüyorum. Bir de Paris'te var.
En büyük hayaliniz nedir?
Ben bebekliğimden beri, değil çocukluğum, insan ne zaman kendini bilmeye
başlar, 5 yaş. Ne zaman eğitimle ilgili kararlar almaya başlar diyelim
18 yaş, 5'ten 18'e bir tek günbile başka hiçbir şey düşünmedim. Her zaman
bu işi bu şekilde yapmayı hayal ettim. Yapıp yapamayacağımı bilmiyordum
ama, hayalim hep buydu. Kendi adıma bir şeyler yapabilmek ve önemli bir
tasarımcı olabilmek. Şimdi, bu yaptığımla ilgili açıkçası huzur duyuyorum.
Önemli bir hayalimin en azından önemli bir kısmını gerçekleştirdiğimi
düşünüyorum. Bundan sonraki hayalim tabii ki bir dünya markası olmayı
çok arzu ediyorum ama, en azından kendimle ilgili çok öncelerden beri
hayalimde olan bir konuyu hayata geçirebilmek şu an için daha çok huzur
duyduğum bir konu.
Siz de en çok iz bırakan defile hangisi oldu?
Kasım ayında yaptığım son defile.
Yurt içi
ya da yurt dışı, tasarımlarınız beğendiğiniz ünlü modacılar var mı?
Hem ülkemizde hem yurtdışında çok yetenekli kişilerin olduğuna inanıyorum.
Dünya modasında belik yüz, ülkemizde de on kişş var mıdır bilemiyorum.
Bence geneç ve yeni yeteneklere destek olmak çok önemli. Çünkü zorlukları
birebir biz yaşadık, onlara destek olmak da elimizde. Ama şu da varki
gençlerin de biraz özverili davranıp özellikle ilk işleriyse, önce işi
kavramak gibi şeylere eğilmeleri ve bunu üzerinde durmaları gerekiyor.
Röportajımız
için çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir sohbet oldu...
Rica ederim zevkti. Yine görüşmek üzere..
Röportaj:İlknur
Kaya
Mekan: Arzu Kaprol/ Home Office-Teşvikiye.
|