|
Deniz Seki
“Sponsor olacak kozmetik
firması arıyorum”
Deniz Seki yeni albümüyle tekrar aramızda. Söz ve bestelerinde ağırlığını
koymasına bakılırsa, geleceğe sağlam bir şekilde yatırım yapıyor. Sohbetimizde
modadan, kozmetiğe, güzellikten son albümüne her konuya değindik.
Bu albümde özellikle bunu çok net bir şekilde görebiliyoruz ki, söz
ve bestelerin birçoğu size ait, bu durum bu albüme nasıl yansıdı?
Belki
her röportajımda aynı cümleleri sarfediyorum ama, bu benim kariyer albümüm.
Kariyer yapmak için belki çok fazla yıllara, albümlere ihtiyacımız var
ama, Şeffaf albümümüzde her şey daha olgun, daha oturmuş bir Deniz Seki
portresi var ki, tam anlamıyla şarkı yazarlığım ön plana çıkmış durumda.
İlk defa bir albümde prodüktör olarak yer aldım. 10 şarkının 8’inin bestesi
benim, 10’unun sözü benim. Bütün bir albümün her şeyiyle çok detaylı ilgilendim.
Çok çalıştım, gerçekten çok çalıştım. Ama ciddi anlamda başarılı olduğuma
dair geri dönüşler aldıkça, geleceğe doğru motive olduğumu hissediyorum.
Yapmak istediğimizi insanlara o kadar iyi anlatabilmişim ki...biliyorsunuz
dünyada ekonomik olumsuzluklardan etkilenen ilk sektör eğlence sektörü
oluyor. Hakikaten o kadar kemiklekmiş bir kitlem varmış ki, beni ve yaptığım
çalışmalara sahip çıkan, bu beni daha da hırslandırıyor.
İnatçı mısınız?
Müzikteki samimiyet çok önemli. İkili ilişkiler de bu böyledir. Tanıdığınız
bir insan için zaten hiç bir şey söyleyemem ama, tanımadığınız bir insanla
kurduğunuz o 3-4 dakikalık, şarkıyla paylaştığınız dialog, dünyanın en
büyük konforu. Müzikte sahtekarlık o kadar sürede bile öylesine net bir
şekilde ortaya çıkıyor ki, dinleyici bunu çok net çözebiliyor ama. Bu
yüzden en dikkat ettiğim şeylerden biri de bu. Bu yüzden insanlar zaten
bunu anlıyor.
İlk albümden beri zaten tarz olarak değişmeyen bir çizginiz olduğunu
gözlemliyorum. Bu dinleyicilerin de farkettiği bir şey olsa gerek...peki,
klip sıralaması nasıl olacak?
Eğer benim önerilerimi dinleyecek olursanız, Yakamoz, Sakinim ve Gidelim
Buralardan derim...
Ne kadar doğru. İlginçtir ben albüm sıralaması yaparken ki çok önemlidir,
A1 A2 ve A3 parçaları. Ben de senin gibi düşünüyordum ve bu parçaları
klip parçaları olarak ön plana çıkarmayı istedim ama bunu bir türlü insanlara
açıklayamadım. İlk klipte biz çok bocaladık. İnsanların fikirlerine çok
saygılıyım, bütün herkesle konuştum, görüştüm ve Yakamoz ile mi çıkmalıyım
acaba, Sakinim ile mi yoksa Unutursun ile mi derken, ilk düşündüğün bu
noktada çok önemlidir. Dedim ki, Unutursun ile çıkacağım ve ikinci klip
de Yakamoz’a gelecek dedim. Belirttiğin bu parçalara ilgi o kadar fazla
ki, evet haklısın bu parçalara klip gelmeli ama Yakamoz’a yakın zamanda
kesin geliyor: ))Sakinim de arkasından gelecek.
Geçmişte kozmetikle ilgili olarak da kısa süreli de olsa çalıştınız
ve güzellik denilince de Türkiye’de aklıma gelen ender isimlerden birisiniz.
Bu müziğe atılan bir adım mıydı?
Hayatım boyunca o kadar planlı programlı yaşadım ki, şu anlamda; başlangıç
olarak açtığım kapılar, bu işe başlamak adına açtığımkapılardı. Bir takım
engeller hep vardı hayatımda; rahmetli babam akademik kariyer yapmamı
istiyordu. Ailem müzikle ilgilenmeme karşıydı. Aslında belli bir dönem
ailemi rahatlatma çabalarıyla geçti. Onları rahatlatmak adına, yine bu
işin altyapısını oluşturacak işler yaptım hep. Kozmetiğe, güzelliğe çok
meraklı olduğum için, güzellik eğitimi aldım. Görsellik işimizde çok önemli
olduğu için, kendimi bu anlamda eğittim. Ayrıldım, TRT İstanbul Televizyonu’nda
çalıştım, diksiyonumu geliştirdim, kameralara ısındım. Haber spikerliğine
soyunmuştum ki, birçok sınava girdim, kazandım. Yeteneklerim doğrultusunda
çok iyi yerlere doğru gidiyordum ki bir de baktım aslında müziğin içine
çoktan girmişim. Reklam filmleri ve derken vokalistlik sonrasında POP-SHOW
yarışması birinciliği sene 1995 idi. Sonrasında 1. albüm 1997’de. İkincisi
1999’da ve son albümüm bu yıl çıktı.
Geriye dönüp baktığımda hayranı olduğum sanatçıların altyapılarına baktığımda
şunu farkettim, hepsi bir yarışma sonrası bir yerlere gelmişler, kendini
ispatlama fırsatı bulmuşlardı. Ben de öyle yapmalıyım dedim, yarışmaya
girerken. Ki, artık günümüzde şarkı yarışmaları yok, zamanında katıldığım
o yarışma en ciddi yarışmalardan biriydi. Bir çok özel isimler kazandırdı
piyasaya. Birinci olmam da hayallerime beni daha da yaklaştırdı.
Yarışmada size ödül kazandıran şarkının sözleri de size ait sanırım.
İlk çalışma idi öyle değil mi?
Evet
sözler bana aitti. İlginç bir hikayesi vardır bu yarışmanın. O dönemlerde
yarışmaya gireceğim. Beste var elimizde şarkıcı Emre Altuğ’un abisi Davulcu
Ahmet Altuğ’un bir bestesi. Şarkıyı benim seslendirmemi istiyor ama, bizim
paramız yok. Tamam, şiir falan yazarım ama, şarkı sözü formatı bambaşka
bir şey...
Bir de ciddi bir yarışma...
Evet yani. Bir de karşımdaki insanın da şansı bana bağlı. Çok ciddi bir
yarışma. Ne yapacağız bilemiyoruz, 3-4 gün gibi bir zamanımız var. O zaman
ailemle yaşıyordum, şimdi yalnız yaşıyorum. Genelde çok başarılı şarkılar
hep alkollü ortamlarda çıkar ya. Benim de içkiyle aram yok. Bir gün hiç
unutmuyorum, annemden gizli Viski aldım odaya kapattım kendimi. Alkol
komasına girecek şekilde bitirmeye çalıştım ama değil şarkı sözü yazmak,
adımı hatırlamayacak duruma geldim. Çok uğraştım ama, sabah uyandığımda
pat diye şarkının sözleri çıktı. Gündüz yazdığım ilk parçadır, hala da
konserlerimde bu parça benden istenir ve bende seslendiririm. Çok keyifli
anılar bunlar.
Peki, birçok sanatçıya vokal yaptınız, bu başarılı isimlerin arkasında
birçok deneyimi beraber yaşamak mı daha keyifli, yoksa günahıyla sevabıyla
doğru bildiğin yolda tek başına ilerlemek mi?
Kesinlikle doğru bildiğim yolda tek başıma ilerlemek. Tabii ki örnek aldığım,
takdir ettiğim, severek dinlediğim birçok sanatçı oldu ama, kimse beni
çok fazla ilgilendirmedi, şöyle; ben kendimi aştığım sürece varolabilirdim
bunu biliyordum. Başkalarıyla yarıştığım zaman bu çok çirkin bir rekabete
dönüşürdü ve bu girişimlerin çok fazla başarıya ulaşmadığını biliyordum.
Çünkü benim seçtiğim yol çok meşakkatli ve çok zor bir yol. Tüm zorlukların
altından kalkabileceğimi de biliyorum. Çünkü o kadar büyük bir aşk var
ki içimde. Her şeyden önce ben çok zor elde ettim bu işi, çok insanlarla
boğuştum. Birçok insan karşıma çıktı, ailemle bile karşı karşıya geldiğim
zamanlar oldu. Bu yüzden benim dışımda hiç kimsenin bulunduğum konuma
zarar verecek herhangi bir şey yapmasına asla müsaade etmem. Kendimle
yarışmaktan başka haytta hiçbir mücadelem yok. Tabii ki sonunda dünyaya
açılmalıyım.
Hedefleriniz neler?
Çok ileriki yıllarda müzik okulu açmayı hedefliyorum. Hiçbir torpil gözetmeksizin,
çok yetenekli insanların bu okulda okumalarını istiyorum. Bu hedefim için
de yıllara ve paraya ihtiyacım var.
Güzelliğinizin müziğinize katkısı olduğuna inanıyor musunuz?
Tabii ki inanıyorum. Sahneden güzel şarkı söyleyebilmek elbetteki çok
önemli bir artıdır ama, bu bir ışıltıdır. Sahnede olan kişiler özellikle
dış görünüşüne bakımına dikkat etmek zorundalar. Bu bir karizmadır, sahneyi
doldurmaktır. Hiç bir zaman güzelliğimi kullanarak bir yerlere gelmedim,
zaten bütün mücadelem de bu idi. Bu avantajımı kullanarak bir yerlere
gelmek isteseydim, emin olun farklı bir yerde olurdum. Fakat ne tuhaftır
ki, bu ülkede güzel kadınolmak zor iş. Çok fazla polemiklere hedef oluyorsunuz.
Güzelliğini kullandığınızı düşünen insanlar arkanızdan birtakım kulisler
çeviriyorlar. Kibarlığın ölçüsünde belli bir yere kadar susuyorsun ama
bir yerden sonra artık yeter diyorsun. Ben henüz bir patlama noktasına
gelmedim, bu tür şeylerle de karşılaşmadım ama evet bu piyasada böyle
bir şey söz konusu. Güzel kadın aptaldır mantığı hakim, Allah ona sadece
kaş göz, boy pos vermiş çünkü. Tamam güzel olup zeki ve tehlikeli olanları
da mevcuttur bunu kabul ediyorum. Kadınların tehlikeli yaratıklar olduğunu
her fırsatta dile getiriyorum. Duygusal, gönlü geniştirler ama tehlikelidirler.
O yüzden kadınlara çok fazla aptal muamelesi yapılmamalıdır. Ki, bana
böyle bir şey yapılmadı, ama, hep öyle bakılır ya, bu yüzden öyle söylüyorum.
devamı...
|