Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj

Deniz Seki

“Sponsor olacak kozmetik firması arıyorum”

Deniz Seki yeni albümüyle tekrar aramızda. Söz ve bestelerinde ağırlığını koymasına bakılırsa, geleceğe sağlam bir şekilde yatırım yapıyor. Sohbetimizde modadan, kozmetiğe, güzellikten son albümüne her konuya değindik.

Bu albümde özellikle bunu çok net bir şekilde görebiliyoruz ki, söz ve bestelerin birçoğu size ait, bu durum bu albüme nasıl yansıdı?

Belki her röportajımda aynı cümleleri sarfediyorum ama, bu benim kariyer albümüm. Kariyer yapmak için belki çok fazla yıllara, albümlere ihtiyacımız var ama, Şeffaf albümümüzde her şey daha olgun, daha oturmuş bir Deniz Seki portresi var ki, tam anlamıyla şarkı yazarlığım ön plana çıkmış durumda. İlk defa bir albümde prodüktör olarak yer aldım. 10 şarkının 8’inin bestesi benim, 10’unun sözü benim. Bütün bir albümün her şeyiyle çok detaylı ilgilendim. Çok çalıştım, gerçekten çok çalıştım. Ama ciddi anlamda başarılı olduğuma dair geri dönüşler aldıkça, geleceğe doğru motive olduğumu hissediyorum. Yapmak istediğimizi insanlara o kadar iyi anlatabilmişim ki...biliyorsunuz dünyada ekonomik olumsuzluklardan etkilenen ilk sektör eğlence sektörü oluyor. Hakikaten o kadar kemiklekmiş bir kitlem varmış ki, beni ve yaptığım çalışmalara sahip çıkan, bu beni daha da hırslandırıyor.

İnatçı mısınız?

Müzikteki samimiyet çok önemli. İkili ilişkiler de bu böyledir. Tanıdığınız bir insan için zaten hiç bir şey söyleyemem ama, tanımadığınız bir insanla kurduğunuz o 3-4 dakikalık, şarkıyla paylaştığınız dialog, dünyanın en büyük konforu. Müzikte sahtekarlık o kadar sürede bile öylesine net bir şekilde ortaya çıkıyor ki, dinleyici bunu çok net çözebiliyor ama. Bu yüzden en dikkat ettiğim şeylerden biri de bu. Bu yüzden insanlar zaten bunu anlıyor.

İlk albümden beri zaten tarz olarak değişmeyen bir çizginiz olduğunu gözlemliyorum. Bu dinleyicilerin de farkettiği bir şey olsa gerek...peki, klip sıralaması nasıl olacak?
Eğer benim önerilerimi dinleyecek olursanız, Yakamoz, Sakinim ve Gidelim Buralardan derim...


Ne kadar doğru. İlginçtir ben albüm sıralaması yaparken ki çok önemlidir, A1 A2 ve A3 parçaları. Ben de senin gibi düşünüyordum ve bu parçaları klip parçaları olarak ön plana çıkarmayı istedim ama bunu bir türlü insanlara açıklayamadım. İlk klipte biz çok bocaladık. İnsanların fikirlerine çok saygılıyım, bütün herkesle konuştum, görüştüm ve Yakamoz ile mi çıkmalıyım acaba, Sakinim ile mi yoksa Unutursun ile mi derken, ilk düşündüğün bu noktada çok önemlidir. Dedim ki, Unutursun ile çıkacağım ve ikinci klip de Yakamoz’a gelecek dedim. Belirttiğin bu parçalara ilgi o kadar fazla ki, evet haklısın bu parçalara klip gelmeli ama Yakamoz’a yakın zamanda kesin geliyor: ))Sakinim de arkasından gelecek.

Geçmişte kozmetikle ilgili olarak da kısa süreli de olsa çalıştınız ve güzellik denilince de Türkiye’de aklıma gelen ender isimlerden birisiniz. Bu müziğe atılan bir adım mıydı?

Hayatım boyunca o kadar planlı programlı yaşadım ki, şu anlamda; başlangıç olarak açtığım kapılar, bu işe başlamak adına açtığımkapılardı. Bir takım engeller hep vardı hayatımda; rahmetli babam akademik kariyer yapmamı istiyordu. Ailem müzikle ilgilenmeme karşıydı. Aslında belli bir dönem ailemi rahatlatma çabalarıyla geçti. Onları rahatlatmak adına, yine bu işin altyapısını oluşturacak işler yaptım hep. Kozmetiğe, güzelliğe çok meraklı olduğum için, güzellik eğitimi aldım. Görsellik işimizde çok önemli olduğu için, kendimi bu anlamda eğittim. Ayrıldım, TRT İstanbul Televizyonu’nda çalıştım, diksiyonumu geliştirdim, kameralara ısındım. Haber spikerliğine soyunmuştum ki, birçok sınava girdim, kazandım. Yeteneklerim doğrultusunda çok iyi yerlere doğru gidiyordum ki bir de baktım aslında müziğin içine çoktan girmişim. Reklam filmleri ve derken vokalistlik sonrasında POP-SHOW yarışması birinciliği sene 1995 idi. Sonrasında 1. albüm 1997’de. İkincisi 1999’da ve son albümüm bu yıl çıktı.
Geriye dönüp baktığımda hayranı olduğum sanatçıların altyapılarına baktığımda şunu farkettim, hepsi bir yarışma sonrası bir yerlere gelmişler, kendini ispatlama fırsatı bulmuşlardı. Ben de öyle yapmalıyım dedim, yarışmaya girerken. Ki, artık günümüzde şarkı yarışmaları yok, zamanında katıldığım o yarışma en ciddi yarışmalardan biriydi. Bir çok özel isimler kazandırdı piyasaya. Birinci olmam da hayallerime beni daha da yaklaştırdı.

Yarışmada size ödül kazandıran şarkının sözleri de size ait sanırım. İlk çalışma idi öyle değil mi?

Evet sözler bana aitti. İlginç bir hikayesi vardır bu yarışmanın. O dönemlerde yarışmaya gireceğim. Beste var elimizde şarkıcı Emre Altuğ’un abisi Davulcu Ahmet Altuğ’un bir bestesi. Şarkıyı benim seslendirmemi istiyor ama, bizim paramız yok. Tamam, şiir falan yazarım ama, şarkı sözü formatı bambaşka bir şey...

Bir de ciddi bir yarışma...

Evet yani. Bir de karşımdaki insanın da şansı bana bağlı. Çok ciddi bir yarışma. Ne yapacağız bilemiyoruz, 3-4 gün gibi bir zamanımız var. O zaman ailemle yaşıyordum, şimdi yalnız yaşıyorum. Genelde çok başarılı şarkılar hep alkollü ortamlarda çıkar ya. Benim de içkiyle aram yok. Bir gün hiç unutmuyorum, annemden gizli Viski aldım odaya kapattım kendimi. Alkol komasına girecek şekilde bitirmeye çalıştım ama değil şarkı sözü yazmak, adımı hatırlamayacak duruma geldim. Çok uğraştım ama, sabah uyandığımda pat diye şarkının sözleri çıktı. Gündüz yazdığım ilk parçadır, hala da konserlerimde bu parça benden istenir ve bende seslendiririm. Çok keyifli anılar bunlar.

Peki, birçok sanatçıya vokal yaptınız, bu başarılı isimlerin arkasında birçok deneyimi beraber yaşamak mı daha keyifli, yoksa günahıyla sevabıyla doğru bildiğin yolda tek başına ilerlemek mi?

Kesinlikle doğru bildiğim yolda tek başıma ilerlemek. Tabii ki örnek aldığım, takdir ettiğim, severek dinlediğim birçok sanatçı oldu ama, kimse beni çok fazla ilgilendirmedi, şöyle; ben kendimi aştığım sürece varolabilirdim bunu biliyordum. Başkalarıyla yarıştığım zaman bu çok çirkin bir rekabete dönüşürdü ve bu girişimlerin çok fazla başarıya ulaşmadığını biliyordum. Çünkü benim seçtiğim yol çok meşakkatli ve çok zor bir yol. Tüm zorlukların altından kalkabileceğimi de biliyorum. Çünkü o kadar büyük bir aşk var ki içimde. Her şeyden önce ben çok zor elde ettim bu işi, çok insanlarla boğuştum. Birçok insan karşıma çıktı, ailemle bile karşı karşıya geldiğim zamanlar oldu. Bu yüzden benim dışımda hiç kimsenin bulunduğum konuma zarar verecek herhangi bir şey yapmasına asla müsaade etmem. Kendimle yarışmaktan başka haytta hiçbir mücadelem yok. Tabii ki sonunda dünyaya açılmalıyım.

Hedefleriniz neler?

Çok ileriki yıllarda müzik okulu açmayı hedefliyorum. Hiçbir torpil gözetmeksizin, çok yetenekli insanların bu okulda okumalarını istiyorum. Bu hedefim için de yıllara ve paraya ihtiyacım var.

Güzelliğinizin müziğinize katkısı olduğuna inanıyor musunuz?

Tabii ki inanıyorum. Sahneden güzel şarkı söyleyebilmek elbetteki çok önemli bir artıdır ama, bu bir ışıltıdır. Sahnede olan kişiler özellikle dış görünüşüne bakımına dikkat etmek zorundalar. Bu bir karizmadır, sahneyi doldurmaktır. Hiç bir zaman güzelliğimi kullanarak bir yerlere gelmedim, zaten bütün mücadelem de bu idi. Bu avantajımı kullanarak bir yerlere gelmek isteseydim, emin olun farklı bir yerde olurdum. Fakat ne tuhaftır ki, bu ülkede güzel kadınolmak zor iş. Çok fazla polemiklere hedef oluyorsunuz. Güzelliğini kullandığınızı düşünen insanlar arkanızdan birtakım kulisler çeviriyorlar. Kibarlığın ölçüsünde belli bir yere kadar susuyorsun ama bir yerden sonra artık yeter diyorsun. Ben henüz bir patlama noktasına gelmedim, bu tür şeylerle de karşılaşmadım ama evet bu piyasada böyle bir şey söz konusu. Güzel kadın aptaldır mantığı hakim, Allah ona sadece kaş göz, boy pos vermiş çünkü. Tamam güzel olup zeki ve tehlikeli olanları da mevcuttur bunu kabul ediyorum. Kadınların tehlikeli yaratıklar olduğunu her fırsatta dile getiriyorum. Duygusal, gönlü geniştirler ama tehlikelidirler. O yüzden kadınlara çok fazla aptal muamelesi yapılmamalıdır. Ki, bana böyle bir şey yapılmadı, ama, hep öyle bakılır ya, bu yüzden öyle söylüyorum.

devamı...

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.