|
Kenan
Doğulu
"Ex
Aşkım" albümü sonrasında ikinci evim dediği ofisinde hoş bir sohbet...
Yeni bir albüm yeni bir start...bu albümle birlikte beklentilerine ulaşabildiğine
ve isteklerini gerçekleştirebildiğine inanıyor musun?
Her
şeyden önce bu albümün senin ifadenle-ki çok hoşuma gitti- yeni bir start
yeni bir heyecan olması içimi acayip kıpır kıpır yapıyor, heyecanlandırıyor.
Diğerlerinde de böyle oldu ama, nedense bu sefer daha bir fena halde,
çünkü geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntı, felaketle,
hüzünler, bu albüme yansıdı diye düşünüyorum. Duyarsız bir aşk şarkıcısı
değil de toplumun sorunlarına ortak olan bir şarkıcı görünümündeydim bu
albümde. Hep kendime sakladığım fikirlerimi bu albümle birlikte su yüzüne
çıkardım. İnsanların kışa girerken rehavetlerinden silkelenecekleri parçalar
olduğu gibi, onları yoğun bir duygusallığa itecek parçalar da var. Onun
için bu albümün yeri ve zamanı çok uygun diye düşünüyorum. Üstelik bu
albümün, benden önce albüm çıkaran diğer arkadaşların üzerine, dinlenme
oranını da artıracağını düşünüyorum, zaten insanlarda da güzel bir
albümü arar bir tavır seziyorum.
Yeni bir albüm ile yeni bir tarzın, imaj değişikliklerinin aynı anda
hareket etmesine inanıyor musunuz?
Aslında
çok mantıklı geliyor insana. Yeni bir ürün ile beraber, yeni alıcıları
da yakalamanız gerekiyor. Bugüne kadar sizinle birlikte yürüyenlerin haricinde,
bugünden sonra sizinle yürüyenlere de ihtiyacınız var. Bugünden itibaren
birinin sizi sevmesi için, bugün gibi davranmanız lazım. Bugün gibi davranabilmeniz
için de kılığınız, kıyafetinizle bugünü yansıtmanız lazım. Bunun yanında
tavırlar ve kelimeler de önemli tabii ki. Örneğin Ex Aşkım lafı, Osmanlılar'dan
gelme bir laf değil. Özellikle yapılmış bir şey değil ama, özellikle
yapılması gereken de bir şey aslında.
Çok canlı bir döneme rastladın, bu sende birtakım endişeleri beraberinde
getirmedi mi?
Endişeler yerini rahatlığa bıraktı. Kendi açımdan hem bana faydası olsun,
hem de arkadaşlarım neler yapmış onu görebilmek için tüm albümlerden almaya
çalıştım. Zaten albüm çıktıktan bir yirmi gün sonra falan albümün genel
çizgisi belli oluyor. O yeni albümler arasında çok sevdiğim şarkılar da
oldu, hiç sevmediğim şarkılar da oldu. Ama başından beri, ay onu mu alsam,
ay bunu mu alsam gibi bir endişem hiç olmadı. Türkiye'nin de böyle bir
ikilem duyduğunu hiç sanmıyorum, çünkü sevdiği sanatçının albümünü gerçekten
yakından takip eden, gerçekten o albümü bekliyor. Gerekirse harçlığından
tasarruf ediyor, gerekirse parasını ayırıyor, ama yine de alıyor. Ben,
beni gerçekten bu çocuk iki senedir ne yapmış diye merak eden tüm insanlara
son çalışmamı sundum, çok satar mı satmaz mı bu endişeyi taşımadan sundum,
çünkü ben üretken bir insanım, ürettiğimi sunmak zorundayım zamanında.
Aksi taktirde hem üretim duruyor, hem üretilmiş olanlar eskiyor. Birikmeye
başlıyor, birikeni tüketmedikçe kendinizden ödün vermeye başlıyorsunuz.
Onun için ben ürettim, şimdi tüketimini görmek istiyorum.
Klip sıralamasında nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsun?
Aslında
albümdeki şarkı sıralaması çok güzel. Geçenlerde hatta öyle bir şey düşündük,
acaba albüm sıralamasıyla mı gidelim diye. Bu sefer "Elveda Meyhaneci"
nin çok uzakta kaldığını gördük. Bu şarkıyı albümün A yüzündeki bir parçanın
yerine koyarak yine o sırayla gitmeyi düşünüyoruz.
Biz Tutamıyorum zamanı ve Pamuk'u çok sevdik, öneri...
Pamuk çok güzel bir parça. Tutamıyorum zamanı da inanılmaz bir ilgi gördü.
Benim kendi çevremdeki arkadaşlarım da bu parçayı çok seviyor ve onlar
da klip parçası olarak görmeyi istiyorlar. Bakalım...
Kendi kulvarında beğendiğin isimler var mı?
Mutlaka
beğendiğim, takdir ettiğim isimler var ama, öyle sabahtan akşama kadar
dinlediğim isimler yok gibi. Mesela Tarkan'ın albümündeki bazı parçaları
beğeniyorum ama, albüm olarak Mirkelam'ın albümünü beğeniyorum. Ama gördüm
artık eskisi gibi değil, şimdi çok daha fazla emek sarfediliyor. Albüm
gibi albüm yapmaya geri dönüldü. Benim mesela ilk albümümü hatırlıyorum
da hakikaten albüm gibi albümdü.
Tipik bir Kenan Doğulu tarzı var parçalarında...güzel söylemlerle dolu
bir tarz, Küçücüğüm, Pamuk kalbim, Gelinim gibi..bunları oluştururken
nasıl bir süreçten geçiyorsun?
Bir kere çok fazla yoğunlaşıyorum. Elimde sürekli gitar dolaşmıyorum
ama, yoğunlaştığım zaman da yapıyorum. Bazen 2,5 ay ağlamıyorum. Bunu
bir doktora falan sormak istiyorum, aslında çok kötü bir şey olabilir.
Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyordum, "bir gün büyük bir sorun olur,
görürsün" dedi. Bu yoğunlaşmalarda söylemler zaten o kadar hızlı geliyor
ki, çevremdekiler bile buna inanamıyor. Zaten en özel şarkılar da en kısa
zamanda bitenler...çünkü üstünde fazla düşünmeye başladığında samimiyetini
kaybetmeye başlıyor.
Mutfakla aran nasıl?
Bir
şeyler yapmayı çok seviyorum ama çok kalem şeyi yapamıyorum Salata
ve makarna soslarına bayılıyorum. Bir de hiç bir zaman benim istediğim
kadar acıyı hiç bir yerde bulamıyorum.
Moda ile
aran nasıl? Hangi markaları tercih ediyorsun?
Yolunu, renklerini, kesimini sevdiğim markalar elbetteki var. Ama dolabımda
en çok rastlayabileceğiniz markalar, Gucci, Prada, Thery Mugler ve Costume
National diye bir marka var ama Türkiye'de henüz meşhur olmayan bir marka
bu. Türkiye'den ise Zara'yı beğeniyorum. Tween'den gidip gidip alırım.
Berna Erman İnci, bir bayan benim gömleklerimi hazırlıyor, çok yetenekli
bir bayan. Kendi sevdiğim, hoşuma giden ve rahat ettiğim şeyleri giymeyi
seviyorum.
Aynaya baktığında kendini beğeniyor musun?
Aynaya
baktığımda kendimi beğeniyorum da, tabii her günüme uymuyor bu. Genelde
hiç beğenmiyorum kendimi. Çok süslendiğimde de sevmiyorum. Aslında en
beğendiğim halim en hızlı halim, demin de dediğim gibi. Dün çok güzeldim,
bugün hiç beğenmiyorum mesela. Sakallı sakallı geldim. Biraz da insanın
enerjisiyle, birikimle alakalı bir şey bu...
Gardırobunda olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Spor ayakkabılar. Gömlekler...
Alışverişle aran nasıl? Neler almayı seversin?
Dönem dönem çok iyi. Çünkü o da farklı bir psikoloji gerektiriyor. Her
yeni bir şey aldığımda değişik bir heyecan kazanırım. Yepyeni bir şey
giydiğimde kendimi çok şık hissederim. Onun için zaman zaman kendimi çok
iyi hissetmek için alışveriş yaparım.Eve sığmayacak kadar çok eşyam ve
ayakkabım var, onları ne yapacağımı şaşırıyorum. Etrafımdaki insanlarla
paylaşmaya başladım artık. Bir de eskiyen şeylerin atılmaması gibi bir
trip var bende. Çünkü benimle yaşayan objelerin bile bir tecrübesi olduğuna
inanıyorum. Enteresan bir duygu bağımlılığım var ve çok zor atıyorum eşyalarımı.
Uyguladığın
özel bir rejim programı var mı? Formunu nasıl koruyorsun?
Korumak
için aslında sanıldığı kadar çok uğraşmıyorum. Kendi bünyemi çok iyi tanıyorum.
Bacağı ağrıdığında nasıl bir masaj yapması gerektiğini öğreniyor, başı
ağrıdığında hangi ilacı alması gerektiğini biliyor gibi...ben de artık
ne zaman zayıflamam gerekirse o zaman uyguladığım bir şey var onu uyguluyorum.
Light ekmek, meyve yiyorum, su içiyorum. Bunu dünyanın her yerinde yapabiliyorum.
Onun için artık kilo endişem falan kalmadı. Çok sıkı spor yapıyor ama
hemen de bırakıyorum, Pazartesi rejimleri gibi o
çok kötü oluyor.
Aklında yapmak istediğin başka bir proje var mı?
Bengü'nün 2. albüm çalışmalarına başladık. Onun dışında hiç kimsenin bilmediği
iki aarkadaşın daha albüm çalışmalarına başlayacağız. MFÖ'nün organizasyonları...bir
kış turnesi hedefliyorum, Üniversitelerin konser salonlarında olması gerekli.
Gençlerle kaynaşabileceğim, yeni yepyeni organizasyonları kovalıyorum.
Hayattaki en büyük korkun nedir?
Aklımdan
bir anda beş altı tane şey geçiyor ama...son günlerde olan bir şey, intihar
etmekten korkuyorum. O kadar güzel fikirler çıkıyor ki ortaya intihar
etmekten korkuyorum.
İnternetle aran nasıl?
Maillerimi maalesef çok sıkı kontrol edemiyorum. Çünkü disiplinli bir
hayatım yok o anlamda. Türkiye bir de bu anlamda bu tarz şeylere pek hazırlıklı
değil. Amerika öyle değildi. Bakkaldan bile 2 yumurta istesem 1 dakika
sonra kapında oluyordu. Ama
çok seviyorum. Özellikle yurt dışında yaşarken çok iyi oluyor. Oradaki
rahat, huzur ve hızı gördükten sonra burada aynı şeylere rastlayamıyorum,
beklemeyi sevmiyorum. Fikre çok inanıyor, saygı duyuyorum. Dünyanın tüm
önemli beyinlerinin internetle ilgili projeler üzerinde çalıştığını biliyorum.
Ve gerçekleştirilen her çalışmanın da yepyeni buluşlar olduğunu görüyorum.
Röportajımız için sana çok çok teşekkür ediyoruz Kenan, albümün bol
bol satsın inşallah
İyi dileklerin için teşekkürler, tüm Türkiyeonline kullanıcılarına sevgiler.
Röportaj:İlknur
Kaya
Mekan: Doğulu Prodüksiyon
|