Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

MEHMET ÖZDİLEK

Olması gerektiği gibi biri olmuş; yatırımlarını iyi bir kariyer için yapan; gelirini iyi amaçlar için harcayan zeki ve adil bir insan. Kendi de, düşündükleri de hep "insan". Seviyor ve seviliyor; hepimiz bu dünyada başka ne isteyebiliriz? O, bundan kıvanç duyuyor fakat asla şımarmıyor. Mehmet Özdilek'le keyifli bir röportaj gerçekleştirdik...

Hayata nasıl atıldınız? Doğduğunuz yeri anlatır mısınız?

Samsun doğumluyum.17 yaşında ayrıldım. İl dışındaki maçlar esnasında gidip kalma ihtimalim olmuyordu. Birinci ligdeydik. Dayılarım, anneannemler orada. Ziyaret için gidiyorum Samsun'a, ailem burada artık... Her şehrin kendine göre güzellikleri var; oraların da ayrı bir anlamı var benim için. Kendine özgü yöresel yemekleri var. Yemeklere karşı ağız tadım her zaman iyi olmuştur. Dünyanın çoğu yerini dolaştım pek problem yaşamadım...

"Mesleğimle mutluluk ve gurur duyuyorum."

Kariyerinizi nasıl görüyorsunuz?

Çok kısa zamanda büyük bir yükseliş olarak görüyorum. Amatör başladığım yıl 18 yaşındaydım. Kahramanmaraş'a gittim; dört yıl oynadım; toplamda beş buçuk - altı yıl sonra BJK'ne geldim. Zaman olarak kısa, başarı olarak güzel. Herhangi bir kulübün altyapısında eğitim almadım. İşime ve futbola olan sevgim bunu başarmamı sağladı. Kahramanmaraş'ı Birinci Lig'e çıkardık; gol kralı oldum. Yaptığınız işle bu camianın içinde varolabiliyorsunuz. Allah'tan bu tercihi yaptım. Mesleğimle mutluluk ve gurur duyuyorum.

"Piontek zamanında kara kaşım kara gözüm için seçilmedim ve çok çalıştım."

Elimdeki verilerde Kahramanmaraş Spor'da 1986-1987 yıllarında 29 golle gol kralı olduğunuz; A Milli Takımı'nda 31 gol attığınız; 1991 yılında "Yılın Futbolcusu" seçildiğiniz; Türkiye Birinci Ligi'nde toplamda 135 golünüzün bulunduğu kayıtlı...

Hedef meselesi. Amaçlarım BJK'nde kalıcı olmaktı. sonraki hedefim milli takım seviyesine yükselmekti. Bunları her Türk futbolcusu ister. Şanslı addediyorum kendimi. Piontek zamanında kara kaşım kara gözüm için seçilmedim ve çok çalıştım.

Çıktığınız ilk milli maç hangisiydi?

İrlanda maçıydı; İzmir'de... 0-0 bitmişti sanıyorum. İlk milli takım kadrosundayken büyük heyecan duymuştum. O onura layık görülüp kadroya dahil ediliyorsunuz. Hayatımda önemli bir işaret gibi görüyorum. Mutluluğu taşımak da güzel...

"Gordon Milne...başarı grafiğimi yukarı çekmekte büyük katkısı olmuştur."

Teknik direktörlerinizden kimle daha rahat çalıştınız?

Ömer Makaracı, Ekrem Yılmaz, Mehmet Babalık, Abdullah Turgut, Yücel İldiz, Enver Ürekli, Piontek, Fatih Terim, Mustafa Denizli, Tınaz Tırpan, Erol Tok, Milne, Daum, Rasim Kara, Toshack, Fieldkamp, Briegel, Scala. Hepsinden birşeyler öğrendim. Kişilik yapıları farklı. Gordon Milne hepsinden daha fazla anlam ifade ediyor. Altı buçuk yıl çalıştım; başarı grafiğimi yukarı çekmekte büyük katkısı olmuştur. Her insanın artısı, eksisi var. İyi olanların Türk futboluna iyi şeyler öğrettiğine inanıyorum. Dil, lisan, duygular, iletişim, Türk hocayla daha iyi. Kalite önemli, Türk olsun yabancı olsun...

"New Castle United ve Manchester United'la bir buçuk ay çalışma imkanım oldu."

İngiltere Birmingham'da yabancı dil ve teknik direktörlük eğitimi almışsınız. Bu, mesleği direktör olarak sürdüreceğiniz anlamına mı geliyor?

2001'deki jübilemden sonra Birmingham'a gittim. Yedi ay Cambridge ve New Castle'da kalıp insanlarla diyalog kurmaya başladıktan sonra işle ilgili çalışmalara başladım. Gordon Milne yol gösterdi. New Castle United ve Manchester United'la bir buçuk ay çalışma imkanım oldu. Japonya'da Dünya Kupası'nı izleyip İngiltere'ye döndüm; İngiliz Federasyonu Kursu'na katıldım. Dönem sonunda sertifikayla Türkiye'ye geldim. Hepsi birer tecrübe diye düşünüyorum. Teknik adam olma hedefiyle futboldan ayrıldım. Zaman içinde göreceğiz... Gelecek sezon hayata geçirmek istiyorum.

Yine BJK'nde fakat bu kez teknik adam olmayı düşünür müsünüz?

Beşiktaş benim için erken - şu an için.

"Jübile, kararımı verdikten sonra üç aylık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Çok iyi bir ekip çalışmasıydı."

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı için jübileniz ve sonrasında çalışmalarınız oldu. Derneğin amacını sizden dinlesek...

Eğitim Gönüllüleri'nin amacı 7-16 yaş çocuklarının okul sonrası eğitimine destek vermek... İngilizcesi, sosyal yönden iletişimi zayıfolan öğrencilere gönüllüler eğitim veriyor. Türkiye'nin geleceği için büyük adım... Kendim ve ülkem adına mutluyum. Jübile, kararımı verdikten sonra üç aylık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Çok iyi bir ekip çalışmasıydı. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nı kurucularının güvenilir, vakfın Avrupa'da denetleniyor oluşu sebebiyle seçtim. İnsanların duygusallığı ve güzelliği yaşadığı geceyi organize ettik. Vakfın amaçlarını ve değerlerini, Mehmet'in kendi kişiliğini , karakterini ortaya koyması, Fatih Terim'in takımını getirmesi...Unutulamayacak güzel bir jübile... Dünyada tek olduğunu düşünüyorum. Vakfın mütevellit üyesiyim. Maddi manevi vakıf iletişimlerim devam ediyor.

"Aynı zamanda lisanslı olarak voleybol, hentbol, basketbol oyuncusuyum."

"Şifo" lakabınızı size uygun gören kimdi? Spor olarak yalnızca futbolla mı ilgilisiniz?

Kahramanmaraş halkı tarafından verildiğini biliyorum; antrenmanlarda tribünlerdeki seyircilerden duyardım. Yalnızca futbolla ilgilenmedim. Aynı zamanda lisanslı olarak voleybol, hentbol, basketbol oyuncusuyum. Spora karşı çok büyük bir meziyetim olduğunu düşünüyorum. Fakat seçtiğiniz branş önemli. Tenis, yüzmeye yeteneklerim var. Futbol ise yaşam biçimi, kenara bırakmak mantıksız, halen oynuyorum tabii ki.

"Topluma malolmuş insanların bazı yerlerde görünmesi gerektiğini düşünüyorum."

Sokak çocuklarını konu alan bir filmde oynadınız. "Sır Çocukları"ndaki rolünüzden bahseder misiniz?

Filmin geliri sokak çocuklarına bırakılıyordu. Bu sebeple bana getirilen teklifin en iyisini yapmak zorundaydım. Topluma malolmuş insanların bazı yerlerde görünmesi gerektiğini düşünüyorum. Filmde küçük bir arkadaşın hayalini canlandırdım. Türkiye'nin acı ama gerçek halinin sinemaya yansımasıydı film. Çok ufak bir rol de olsa projenin amamcını bilmek hoşuma gidiyor. Arkadaşlarımdan da olumlu eleştriler aldım. Her insan yaptığı işin en iyisini yapmak zorunda. Ne kadar başarılıyım değerini izleyenler verecek...

"Beşiktaş'ın başına gelmek en büyük hedefim" demişsiniz bir açıklamanızda...

Beşiktaş benim hayat biçimim. Zaman içinde bu görevi hayal etmek hoş bir duygu. İnsanlar boş hayaller kurmamalı. Arzu ettiğim, hedefini koyduğum tüm işleri yaptım. En önemli gösterge zaman. Fırsatı insanlar kendi yaratır. Zorluklarla mücadele etmeyi seven, alışık olan bir insanım. Tabii ki kimse kimseye "gel, ol" diyemez. Zaman içinde çizeceği çizgiyle başarılarla kendini gösterir. İnsan 8-10 hedefi teker teker değerlendirmeli. Kalıcı olmak, milli takıma seçilmek, takım kaptanı olmak, zirvedeyken futbolu bırakmak... 2001'de hepsini başarmış buldum. Yeni bir hayat başlıyor. Hem tecrübe hem de zamana ihityacım var.

Şu anda yeni ofisinizdeyiz. Çevrede bir çok döküman, video kasetler ve futbol oyuncularının saha aktivitesi çizilmiş beyaz bir tahta görüyorum...

Türkiye ligini takip edemediğim dönem de dahil futbolcu ve kulüpleri yakından tanıma amaçlı, haftalık maç programlarını kasetlerle yakından takip ettiğim, arşiv ve bilgi birikimi yaptığım bir mekan burası. "Teknik direktörlük hayatımda nasıl bir katkı sağlarım?" düşüncesiyle yerleştim...

Türkiye'de futbol ne düzeyde?

Türk futbolunun ne düzeyde olduğu Dünya Kupası'nın sonucuyla gözler önüne serildi. Şahsen oynadığım dönemleri, Türk futbolunun başarılı-başarısız dönemlerini, milli maçları, kulüp maçlarını, mağlubiyetleri dahi şerefli mağlubiyetler olarak adlediyorum. Başarı grafiğinin yükselmesi beklentiyi de yukarı çıkardı. Türk futbolu ve dünya futbolu zirve ortağı... Türk futbolundaki kulüplerin, milli takımın da beklentisi çok daha farklı. Geçici değil kalıcı olması önemli.

Kulüpler en çok hangi ülkelerden futbolcu transfer ediyor?

Brezilya, o taraflara meyil var şimdi. Yugoslavya, Almanya ve İngiltere fırtınası vardı. Önemli olan takımına adapte olabilecek, kısa vadede çok fazla sorun yaşamadan verim alınabilecek insanlar.

"Sosyal yaşantım oldu fakat yaptığım seviyeli ve düzeyli bir şekilde aksettirmek oldu."

Yeni futbolcu kuşağın hayatlarının magazinel olarak sürekli gündemde olması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Futbol çok büyük kitlelere mücadele eden bir spor. Doğal olarak özel hayatları merak ediliyor. Bence yaptıkları işler kadar, saha içi performansları kadar saha dışı hareketlerine de dikkat etmelidirler. Oynadığım dönemde de yaşantıma büyük talep vardı. Sosyal yaşantım oldu fakat yaptığım seviyeli ve düzeyli bir şekilde aksettirmek oldu. İşime saygılı bir biçimde hayatımı sürdürdüm. Yaşam biçimleri, verecekleri mesajlar izleniyor ve irdeleniyor. Artısı, eksisiyle değerini Türk toplumu verecektir.

"Türkiye'de ekonomik koşulların zorluğu, futbolcuların standart üzeri gelir elde etmeleri birbiriyle çakışıyor."

Kulüplerin altyapısında, gençler takımlarında şişme olduğunu gözlemliyorum. Aileler de artık çocuklarının futbolcu olmasını istiyor. Bu durumu değerlendirir misiniz?

Oynadığım dönemlerde futbolun popüler olması, büyük paralarla oynanması, sektör haline gelen futbolda doktor, asker, öğretmen olmasını isteyen ailelerin baskılarını da değiştirdi. Yetenek yoksa başarılı olmasına imkân yok. Türkiye'de ekonomik koşulların zorluğu, futbolcuların standart üzeri gelir elde etmeleri birbiriyle çakışıyor.

Futbola gönül veren çocuklar ne yapmalıdır?

Çocukların sevgisinin yanında yetenekli olması gerekiyor. Güç ve fizik olaarak katabilirsiniz ama... Dış göz gerekiyor. Kendi kendini izleyerek, denetleyerek başarılı olamaları mümkün. Bu her işte böyle.

Boş zamanlarında neler yapar Mehmet Özdilek?

Boş zamanlarımda ofisteyim. Ailem ve arkadaşlarımla da vakit geçirmeyi seviyorum. Oynadığım dönemde onlarla olamadım; bunu yaşamaya zaman ayırıyorum. Yine spor yapıyorum. Yoğun geçiyor.

En rahat ettiğiniz mekan neresidir?

Evimi seviyorum; huzurlu ve rahatım. Huzurlu ortam evimdir.

Tatil için tercihiniz?

Bodrum diyebilirim. Yurtdışına sık sık çıkıyorum. Orada sorunsuz hareket edebiliyorum.

Bu güzel röpotaj için size teşekkür ederim.

Mekan: Mehmet Özdilek'in ofisi
Röportaj : Fulya Öztürk

Tarih :OCAK 2002

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.