Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Neşe Erberk

"Ne yapıyorsam onların iyiliği için..."

Çok genç yaşlardan itibaren piyasada kendine önemli bir yer ve ünvan edinen Neşe Erberk, her şeyin bu kadar çabuk ilerleyebileceğini tahmin bile edememiş. O günlerden bugüne birçok başarılı konuya imza atan Erberk, her şeyden önce başarılı bir iş kadını ve iyi bir anne...

Ben çok çok öncelere dönmek istiyorum, 1984 yılıydı, ilk güzellik kraliçesi seçildiğiniz zaman...O günden bugüne Neşe Erberk cephesinde neler değişti?

Aslında ben yarışmalardan çok şey beklemiyordum. Hatta ilk dönemler epey bir şaşkınlık ve rahatsızlık da yaşadım. Çünkü ben neturelliği seven bir insanım. O zamanlar da üniversite öğrencisiydim, Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünde. Ben öğrenci vasfımla anılmak ve mankenlik, fodomodelliği de hobi olarak devam ettirebilmeyi düşünürken, birden kendimi çok hareketli bir sürecin tam ortasında buldum. Bazıları bundan çok keyif alır, ben rahatsız oldum.Bluejeanimi giyip, alışveriş yapmak için dışarı çıktığımda insanlar bana tuhaf tuhaf bakıp "Ayy, güzellik kraliçesi bu mu?"diyorlardı.Bu yüzden artı bir efor sergilemek zorundaydım.

Bir de çok gençtiniz...

Tabii, ama öte yandan yoğunluk da çok hoşuma gidiyordu. Yurtiçi-yurtdışı defileleri, koşturmaca. En çok işin bu yanından keyif alıyordum. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak çok zevkliydi. Bir de işin magazincilik yönü vardı ki sormayın, mesela abimle bir yere gidiyordum ertesi gün manşetlerde "sevgilisi" diye hemen yakıştırma yapıyorlardı.

Aslında o günden bu yana çok şey değişmedi galiba.

Magazin olarak itiraf etmeliyim ki daha da kötüleşti. Çünkü benim zamanımda bir iki magazin gazetesi vardı, tek bir televizyon kanalı vardı. Şimdi o kadar çok ulusal kanalımız, magazin gazete ve dergilerimiz var ki, onlarda profesyonelce malzeme ihtiyacından dolayı, herkesin özel hayatını deşmek zorunda kalıyorlar, bir şeyler yaratmalılar.

Bir de magazin içeriğinin dışındaki bazı içerikler de buna odaklanmaya başlandı, haber bültenleri vs. Ama bizlerde bunu ne kadar inkar etsek de magazinsiz de olamıyoruz sanırım.


Çok doğru söylediniz, çok meraklı bir toplumuz. Kim nerede ne yapıyor. Erkekler de çok meraklı buna. Bir de şu da var, son ekonomik krizden, ortamın herkesi mutsuz etmesinden dolayı kolay haberler, eğlendirici haberler, fazla kafa yormayan haberler revaçta olmaya başladı. Televizyoncular, dergi ya da yayıncılar da bu tiyoyu yakaladıkları için, bunun üzerine gidiyorlar. Bir de bu haberlerin maliyetleri de çok daha düşük maliyetler.

Güzellik kraliçesi seçilmenizden bu yana sizde yerleşen güzellik anlayışı ne oldu?

Bir kere manken ya da fotomodelin güzel olması şart değil. Fotojenik olması, podyumda giysiyi çok iyi taşıması ve kendini iyi ifade etmesi en önemli şeyler. Bebek gibi güzel olması gerekmiyor bir mankenin. O yüzden mankenlik konseptiyle, güzellik konsepti illa yan yana değil. Belki çok çirkin denilen bir tip, bir fotomodel olarak çok çekici olabilir. Genel anlamda güzellik ise bambaşka bir şey. Cildinden tutun bakışına, vücudundan davranışına kadar her şey etkileyebiliyor. Her şeyinle bir bütünlük içinde güzel olması önemli olan. Kendine bakmaktır, kendine saygı göstermektir, çevresine saygı göstermektir. Bunların hepsi o güzelliği bütünleyici şeyler.

Ajanstaki mankenlerle aranız nasıl? Onlarla bir aray gelip sık sık öğütler verdiğiniz olur mu?

Sürekli, sürekli: ) Ama bu "Hımm, bunu niye şöyle yaptın, niye böyle yaptın" anlamında değil, daha iyi olabilmeleri için verdiğim öğütler. Benim ismimi taşıyorlar, Neşe Erberk manken ajansının mankenleri diye. O yüzden de gördüğüm olumlu ve olumsuz olayların da altını çizmek isterim ki, olumsuz olanları değiştirsin, olumlu yönlerinin üzerine gitsin diye. Ajans olarak zaten bizim amacımız çok medyatik isimleri, çok top modelleri barındırmak değil, yeni yetenekler de yol açmak. Bu yüzden yenilerle bu tür görüşmeleri daha sık yapıyoruz. Biz öğretmezsek nereden öğrenecekler? Bu yüzden en iyi eğitim aracı biziz. Makyajından saçına, bir müşteriyle görüşmeye gittiğinde neler yapabileceğinden nasıl konuşacağına kadar her detayıyla ilgilenmek zorundayız. Bunun faydalarını da görüyorum aslında. Birinin ilk geldiği gün ile, 3-5 ay sonraki hali o kadar farkediyor ki. Hele hele olumlu sonuçlarını alınca mutlu oluyoruz. Tabii ki olumsuz sonuçlarını da alıyoruz, bunlar da olmuyor değil, iyi niyetimiz suistimal ediliyor, nankörlük ediliyor ama, biz bunları da örnek göstererek yol göstermeye çalışıyoruz.

Annelik yönünüze gelmek istiyorum ben. Nasıl gidiyor?

Doğdukları gün gelecekleriyle ilgili kaygılarım başladı. Önce sağlıkları...sağlıklı olacaklar mı, ilerideki sağlık problemlerini çözebilecek miyim, doğar doğmaz başlıyor zaten bu kaygılar. Gelecekte ne olsun heyecanları da başlıyor. 3'ü de 1, 5 yaşındalar. Hele hele o ayaklar ve bacaklar benim en sevdiğim tarafları, her gün ısırıyorum, öpüyorum. Bir kere çok komikler. Bana soruyorlar "Güzel mi bebeklerin?" diye. Ben de "Vallahi bilmiyorum, benim gözümde çok şekerler" diyorum. Üçü de çok farklı, hiç birbirlerine benzemiyorlar. Alin ile Selin biraz benziyor, ikisi de kıvırcık. Lara hiç benzemiyor ikisine,mavi gözlü, diğer ikisi kahverengi gözlü. Karakterleri de hiç benzemiyor birbirlerine. Alin mesela biz profesör diyoruz ona, gelir, önce inceler sonra ne yapacaksa yapar. Selin çok sosyal, inanılmaz sosyal,her yabancıyı böyle bir sıcakkanlılıkla karşılar,hemen yaklaşır, ilişki kurar. Lara biraz korkak ve ürkektir, ama hepsi gerçekten de çok komikler.

Hediye alıp vermeyi sever misiniz? Sizi en çok mutlu eden hediyeler neler oluyor?

Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Verirken, o paketi verirken gözlerindeki ifade çok hoşuma gider. Kendime alıyor gibi araştırırken de çok keyif alırım. Sürpriz hediye olmasını tercih ederim.

Yemek yapmayı sever misiniz? Mutfak tarafında nasılsınızdır?


Çok severim ama çok az vakit ayırırım. Ancak benim eşim çok iyi yemek yapar. Onu neden engelleyeyim: )) O kadar güzel yemek yapıyor ki...onun getirdiği bir rahatlık aslına bakacak olursan. Çok taktir ediyorum: )Çoğu zaman ona yamaklık yaparım. Ben de yaptığım zaman ımmmmm, nefis olur hani.

En son nerde yemek yediniz?


Büyükada'da, klüpte. Cücelerimizi de aldık yanımıza.

Ufaklıkların manken olabilmesine nasıl bakıyorsunuz?

O konuda bir beklentim yok açıkçası. Benim kızlarım yarışmaya girsin, manken olsun gibi hırs ya da beklenti içerisinde değilim. Onlara her meslekle ilgili doğru ve yanlışları göstermek istiyorum. Ben çok rahatsız oluyorum, anne babaların çocuklar üzerinde baskıcı bir tutum izlemelerinden. Bunlar bence çocuk üzerinde oldukça negatif etki yaratıyor. Bu yüzden burdan anne babalara diyorum ki; bırakın çocuğunuz dilediği mesleği yapsın...


Sosyal hayatınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız?


Biz eşimle açıkçası şöyle bir karar aldık; bebekler bizim hayatımızı etkilememeli, renk katmalı ama birçok ailenin düştüğü yanlışa düşmemeliyiz. Sadece onların hayatını yaşayıp kendi yaşamımızı bir köşeye atmamalıyız. Bizim evimize gelip giden çoktur. Evde misafir ağırlamaya bayılırız. Onun dışında son zamanlarda tüple dalışa merak saldım. Önce iki gün ofiste eğitim aldık. 1 gün havuza girdik, bu böyle 3 defa tekrarlanacak, sonra da Bodrum'da dalacağız.

Bu kadar yoğun tempoyu nasıl devam ettiriyorsunuz?


Bu bir ekip çalışması. Belki seneler önce tek başıma yola çıktım ama, zamanla ekip çalışmasının önemini öğrendim. Çünkü hiç kimse tek başına her şeye yetişemez. Ülkemizde de öyle bir nokta var ki, illa patronu görmek istiyorlar. Bu benim gururumu okşuyor bir yerde ama, her şeye yetişmem mümkün olamayacağı için, asistanlarım, ortağım ve tüm çalışma arkadaşlarım ve mankenlerimin desteğiyle işlerin çarkı dönüyor. Biz her işi önce masa başında bitiririz. Programını yapar, kimlerin hangi konulardan sorumlu olduğunu belirleriz. Herkes kendi işlerinde bir kola ayrılır ve onu yapmaya başlar. Sonra kim ne yaptı, eksik ne kaldı onun bir analizi yapılır. Sonuç olarak işimin her zaman için başında dururum. Böyle bir ekip çalışması olduğu için şanslıyım. Evde de 3 tane yardımcım var. Onlar başarılı olamazlarsa ben bebeklerime bakamam. Herkes yöneticilik yapamaz, ama başarılı bir yönetici de önce kendi içinde planlayan, programlayan ve yanındakilere de güven duyan insandır. Siz onlara güven duyarsanız ve bunu hissettirirseniz, onlarda işlerinde daha da azimli çalışırlar.


Başarıyla biten defilelerin ardından neler hissediyorsunuz? Mankenlerle iletişiminiz nasıl oluyor?

İzlerken çocuğumu izler gibi hissediyorum. Duruşuna bakışına her şeyine önem veriyor, takip ediyorum. Hem başarılı olduğu noktaları hem de yetersiz olduğu noktalarını inceleyici bir gözle bakıyorum. Son Yıldırım Mayruk defilesinden sonra ki iki mankenim vardı orada hem Buket hem Öznur, ikisinle de ayrı ayrı konuştum. Özellikle Buket'in kıyafetleri ayrı bir iddialı olduğu için, biz Buket'i haftalar öncesinden bu güne hazırlamaya başladık. O yüzden bunları biliyor, ve nasıl davranacağını çalışarak çıkmıştı. Artı ve eksileri konuşup onun da onayını aldıktan sonra biz bu defileye hazırlandık. Çünkü biz hiç bir zaman kimseyi zorlamayız. Yani yine masa başında bitti iş, ondan sonra defile.

Turkiyeonline takipçilerine böyle güzel bir sohbeti armağan ettiğiniz için çok teşekkür edirim. Umarım bu başarılı kimliğiniz daha uzun yıllar devam eder.

Ben teşekkür ederim, sizi tanımak zevkti.

Röportaj:İlknur Kaya
Mekan: Neşe Erberk Model ajansı/Akatlar

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.