|
Nurdan Torun
"Her şeyi
Yüce Tanrım ve dinleyicilerime borçluyum"
18
yıllık sanat yaşamında 2. albümüyle dinleyicilerinin karşısına çıkmanın
biraz hüznünü biraz da sevincini yaşayan Nurdan Torun, Türkiye'de güzel
ve yalnız bir anne olmanın zorluklarına değinmeden geçemiyor. Yaşadığı
zorlukları, insanların beklentilerini ve cevaplarını bu röportajda bulacaksınız.
İkinci solo albüm geldi nihayetinde, hayırlı olsun. Kendi söz ve bestelerinize
albümlerinizde yer vermemeniz sizde olumsuz bir etki yaratıyor mu?
Ben bütün duygularımı, şarkı okurken dinleyicilerime aktarabiliyorum.
Ben bir gönül insanıyım, benim bütün işim duygularla. Duygularımı çok
yoğun yaşadığım zamanlarda çeşitli sözler yazıyorum ama hiç bir zaman
albümlerde değerlendirecek kadar olgunluğa erişemedi. Bakalım kısmetse
ileride. Her an olabilir. Çünkü her an araştırıyorum, gelişmelere açık
bir insanım. Çünkü zaten her an üretmek, gelişmelere açık olmak durumundayız.
Bir tane şarkı ile de kalmak istemiyorum aslında, geldi mi arkası gelmeli...
Sizi tanıyan insanların, bu albümde toplandığını söyleye bilir miyiz?
Aşkın Tuna, Halil Karaduman, Taşkın Sabah...
Herkes bu albüm için canla başla çalıştı. Barlas ilk defa kendi dalının
dışına çıkıp benim için bir şarkı yaptı. Taşkın Sabah özellikle yeni besteleriyle
beni yalnız bırakmadı. Sağolsunlar hepsine çok teşekkürlerimi iletiyorum
buradan tekrar tekrar...
Klipler hangi parçalara gelecek?
1.klibi
çektik biliyorsunuz; "Beni baştan yarat" adlı parçamıza. Yeni şarkının
çok promosyona ihtiyacı var. Yozlaşma ile de karşı karşıya kalsanız, o
yeni şarkınızı yozlaşmış programa sokmak zorundasınız. Kıyamıyorum ben
bu tarz olaylarda, biraz düşünceliyim. Bu nedenle ben seyircimle bir yerlere
geldiğimi düşünüyorum. Ben silahımı seyircim ve Yüce Allah'ın gücüyle
doldurabiliyorum. Ama sanatımı konuşturmam, albüm yapmam gerekiyordu.
Aksi taktirde ortaya çıkamayacaktım. Karşı tarafın bir yığın silahları,
tankları var iken benim silahımın içi boş dolaşmam gibi bir şeydi bu.
Kuma düşmüş balık gibi hissediyordum kendimi. Sürekli çırpınan, bir türlü
seyricime ulaşamayan, sadece radyo ile olmuyordu, radyoda çok öenmli denetimler
var. Ama Albümde her şeyinizi ortaya koyabilirsiniz, denetim mekanızmanız
sadece halktır. Onların oylarıyla bir yerlere gelebiliyorsunuz. Ama radyoda
öyle değil! Bir takım hocalar modunda değildir, senin şarkındaki, udundaki,
kanunundaki yanlış basılan bir perdeye takmıştır. Yani bu zorluklarla
geldim bugünlere. Albümsüz olmanın getirdiği üzüntümü, hevesimi, kırgınlığımı,
hissettirmedim seyircime. Benim albümüm varmış zannettiler. Bu ikinci
albümde de sağolsunlar, bana kollarını açtılar.
Ben seyriciyle aranızda inanılmaz bir bağ gözlemliyorum...
Değil mi? Anneyle çocuk gibi.
Medyada çok da fazla magazinel haberlerle yer almadınız zaten.
Benim
çok fazla sansasyonum olmadığı için çok da fazla bir şey yapamadı zaten.
Fakat albüm olmasa da çeşitli programlarda yer almaya çalıştınız...
Benim seyricimle yıllara dayanan bir bağım var. 18 yıllık bir sanata hayatım
var. Seyirci en son 3 sene evvel bir albüm çıkarttığıma inanamıyor, çok
şaşırdı tabii...medya bana her zaman için çok iyi davranır, çünkü benim
sanatımı gözardı edemez.
Sürekli albüm çıkaramamanızdan dolayı ne kadar etilendiğinizden, ne
kadar üzüntü yaşadığınızdan bahsediyorsunuz. Bu olayın üzerine neden biraz
daha fazla gitmediniz?
Ben bir kere anneyim. Bir Türk kadınıyım. Ve sanatımı çok iyi yaptığıma,
çok sevdiğime inanıyorum. Bir de karşı taraf açısından baktığınızda fiziğiniz
Türkiye'de daima sanatınızın önündedir. Dolayısıyla çoğu zaman karşı taraftan
bazı beklentiler olabilir yalnız bir kadın olarak. Ben hiçbir zaman için
yalnız kadın imajını çizmedim. Onu çizdiğim an, çok daha kötü şeylerle
karşılaşabilirdim.
Güçlü bir kadınsınız...
Güçlü
bir kadın imajı çizmiyorum, güçlü bir kadın olduğuma inanıyorum. Bir kadın
olarak yalnız yaşamanın bedelleri çok ağır. Size bir albüm yapma fikriyle
geliyorlar ama, bunun karşılığında beklentiler de fazlalaşıyor. Geri çevirdiğinizde
birçok teklifi, sizi albümsüzlükle, sizi bir yere getirmemekle cezalandırıyorlar.
Haşa, onların cezalandırması nasıl olur? Cezayı Allah verir ama ben öyle
talihsizliklerle karşı karşıya geldim. Şansımı zorlamadım, eğer şansımı
zorlamış olsaydım kendime karşı saygı kaybedecektim. İyi bir aile kadını
olamayacaktım. Kıyı kıyı ilerledim ve seyircimle bütünleşemedim. Benim
tek üzüldüğüm konu da bu. Allah onun eksikliğini yaşatmasın, Şehrazat
bendeki bu kırgınlığı, isteği öne çıkartmak gerek diye kolumdan tuttu.
Çıplak sesle beni dinledi ve Sezen Aksu'ya dinletti bir anda. Sezen demomu
dinlediğinde tüyleri diken diken olmuş ve beni bir an önce dinlemek istediğini
söyledi. Bir araya geldik. Şehrazat haklı olarak bir Şehrazat prodüksiyonu
adı altında beni değerlendirmek istedi. Bir gün inşallah bu da gerçek
olur, çünkü Şehrazat ile aynı dili konuşuyoruz. Fakat ben Sony Müzik ile
Şehrazat seferberliğinde bir albüm yaptım. İlk albümde yaşadığım bazı
problemleri, bu albümde yaşamadım, her şeye rağmen seyircim bu albümü
de çok sevmişti. Benden bir de Türk Müziği içerikli albüm beklendi. Yıllardan
beri Saadettin Kaynak'lar, Selahattin Pınar'larla ben onlara ulaşmaya
çalıştım. Tabii ki benden böyle bir beklentisi olan Musiki beklentili
seyircimi, dinlayicimi, kendi rotama çekemedim. Haklı olarak biraz da
ticari bakmak gerekiyor. Bunda da tek başıma karar veremiyorum ben. Ama'lar
ve keşke'lerle bu albüm oluştu. O keşkeler de benim mükemmelliyetçi olmamdan
kaynaklanıyordu.
Musiki albüm oluşturma konusunda ne düşünüyorsunuz?
Şimdi
önümüzdeki günlerde genel müdürümle onu konuşacağım, bir ara albüm yapma
fikrindeyim. Sadece Türk Müziği yapmak istiyorum. Eskinin o arabeskini,
eskinin o fantezi Müziği'ni kullanabileceğim bir albüm yapmayı o kadar
çok istiyorum ki. Hayalimde, kafamda tek bu var. Ama tabii biliyorsun
ki bu sadece benim istememle olmuyor, maddiyat o kadar önemli ki. Dinleyicilerime
böyle bir albümü hediye etmeyi çok istiyorum.
"Eyvah" adlı parça da çok çok başarılı...
Bu parça ilgini mi çekti?
Evet...aslında tevazuya hiç gerek yok, klip unsuru olarak birçok sanatçı
arkadaşıma önerdiğim parçaların, başarıya ulaştığını, ilgi gördüğünü gözlemliyorum.
Bence bu parçaya bir an evvel klip gelmeli...
Tebrik
ediyorum seni. Senin gibi ileri görüşlü, bilgiden nasibini almış, genç
arkadaşlarım ile aynı frekansta konuşmak, bir şeyler paylaşmak çok hoş
bir duygu. Tebrik ediyorum seni. Ben o parçayı okurken araya bir sandalye
koydular. Bu parçada ne yok ki...aşk var, özlem var, doğunun o gizemi,
her şey var. Şarkıda yok yok. Benim en çok etkilendiğim parçaların başında
gelir.
Klip çok öenmli bir unsur, bu yüzden şarkıları kliple renklendirmek,
insanlara ulaşmasını sağlayabilmek çok önemli.
Allah insana tüm yetenekleri verebilir İlknur'cuğum ama,duyguyu vermez.
İkisi bir arada olduğu zaman, dinlemeye doyum olamaz. Bazı şarkıcılar
güzel okurlar ama şarkının içindeki o duyguyu veremezler, tıpkı çayın
şekeri gibidir bu. Şekersiz çay içmek gibidir bu. Bu yüzden Allah bana
her gün şükrettiğim böyle bir yetenek vermiş, bunu da dinleyicilerim için
sonuna kadar kullanacağım.
Röportaj: İlknur Kaya
Mekan: Sony Müzik Stüdyoları
|