|
Eski
Harem Yeni Sellam
Harem grubunu bilirsiniz, sokakta, evde, mekan neresi olursa olsun bizi
oynattıran grup. İşte o grubun beyni Yaşar Akpençe şimdi Sellam ile yepyeni
bir adım atmış piyasaya. Harem ile yaşadıklarından dolayı bin pişman ve
yaşadıklarını tüm samimiyetiyle bizlere açıkladı...
Birlikte bir albüm yapma fikri ne zaman ortaya çıktı?
Benim zaten 5 sene öncesinden kafamda böyle bir proje vardı. Bünyamin
arkadaşım bana telefon açtı, albüm teklifi yaptı, ben de bunu arkadaşlara
ilettim, birikimimi aktarmak istiyorum artık diye. Olumlu karşıladı arkadaşlar,
beraber yapabilir miyiz dedi. Dedim proje gelirse neden olmasın. Fransa
gezisi dönüşü Mega Müzik sahibi Ethem Bey, Bünyamin arkadaşımıza bir teklifte
bulunuyor ve o teklifi de Bünyamin bana soruyor. Neden olmasın dedim,
sonuçta bir demo yapmak gerekiyordu, önce bir demo yaptım. Ethem dinledi
ve çok beğendi. Tek başıma yapsaydım daha iyi olurdu. Beş kuruş para harcanmadı
o kasete. Benim hatırım için geldi bütün müzisyen arkadaşlar. Cdlerin
bulunması, aranjenin yaptırılması ve bir sürü işi yapan bendim. Harem
böyle piyasaya çıktı. Fakat şunu da söylemek istiyorum, kırgınım...arkadaşlarıma,
Mega Müzik sahibi Ethem Bey'e kırgınım, kendisi "beni sırtımdan vurdun"
diyor ama, ben kimseyi sırtından vurmadım. Çünkü sarfedilen bir emek vardı.
Bütün olay zaten parayla alakalı. Bünyamin arkadaşımız yapsaydı ne derece
yapardı, o da tartışılır.
Siz epey kırılmışsınız...
Ben çok kırıldım, gerçi Harem ile hiçbir alakam kalmadı. Gerçek Harem
kim? Ben bunu pek gündeme getirmedim, çünkü herkes kimin ne olduğunu,
ne kapasitede bir müzisyen olduğumu biliyor, neler yarattığımı biliyor.
Peki
bir şey sormak istiyorum, madem bu kadar sıkıntılısınız, gerek yasal olarak
gerekse farklı şekillerde, sizi sıkıntıya sokan konularda yardım almayı
neden düşünmediniz?
Öyle bir şey düşünmedim. Özveride bulunan bendim, benliğimi ortaya koyan
bendim. Bir kere Harem ismini Ethem Zeytinkaya buldu. Cebine parayı koyan
oydu. Ben bu işten 1 milyar 250 milyon liramı aldım, 800 bin adet kaset
sattı, bu 800 bin dolar demektir, şu zamana kadar belki 1 milyon adet
satmıştır. Bir sürü arkadaşım benim için geldi, Ethem Zeytinkaya'yı nereden
tanıyacaklar. Konuşulmayacak şeyler bunlar ama çok sıkıldım, artık konuşmak
istiyorum, bir solo 300 dolara yapılıyordu, bu iş Ethem Bey'e 3000 dolara
mal oldu, ben şu işi 3 milyara çıkarttım. Müzisyen arkadaşlarıma para
vermedi, normalde bir iş 40-50 bin dolara çıkıyor. E, sen bunu 3 milyara
çıkarıyorsun, arada dağlar kadar fark var, bir de bana 1 milyar 250 milyon
para veriyorsun. Sen beni sevindirmediğin sürece ben senin firmanda nasıl
kalırım ki? O konuda ayrıldık kendisiyle, Kemal'le beraber. Ben senin
işçin olarak beni doyuracaksın ki, ben sana daha çok hizmet vereyim.
Galiba değişiyor insanlar...
Aslında ben sana bir şey söyleyeyim, onun değişmemesi lazım, çünkü o firma
sahibi. Çok büyük paralar kazanmış, nice insan görmüş bir kişi. Ben bunu
hiç bir yerde söylemedim, burda söylüyorum. Gerçi beni de böyle tanımalarını
sitemiyorum. Şu zamana kadar sustum. Harem patenti bizde değil, patent
Mega Müzik sahibinde. Neşe Hanım ile geldik görüştük, farklı bir isimle
çıkarız dedi. Benim içimde hala farklı bir düşünce vardı, acaba yine onlara
mı kazanç sağlarız dedim. Sonradan düşündüm de, ya dedim biz neden farklı
bir isimle çıkmayalım ki. Böyle olursa da sıfırdan başlayacaktık. Bizim
içinde daha iyi olacaktı, Harem'i yaratan Yaşar Akpençe, simaca onu herkes
tanıyor, kasetlerden onu herkes tanıyor, neden çıkmayalım.
Benim değinmek istediğim bir nokta var. Harem'in belki de beklemediği
bir başarıydı bu.
Elbette, kesinlikle.
Ama,
bence bu noktada çok daha fazla düşünmeniz gereken, Avrupa kapıları. Çünkü
gruba bildiğim, Avrupa'dan bir sürü teklif geldiği. Gözlemlediğim kadarıyla
da bu yöndeki projeler artmıştı. Siz bunu nasıl aşmayı düşünüyorsunuz,
siz böyle bir denkleme nasıl gireceksiniz?
Zaten arkadaşlarımı kötülemek istemiyorum ama, 2. albümde yaptıkları,
underground bir parça üzerine düm tek motifleri eklemek oldu, herşeyi
o yabancı arkadaş yapmıştı; Peter. 2. haremi de o yaratmıştı diyebilirim
ama, ne albümde ne kendi aralarında ne bir teşekkür yazısı ne bir minnet,
ne de bir ücret. Dışarıda bırakıldığını söyledi bana, ne bir haberde ne
de albümde isminin geçmemesinden şikayetçiydi. Diyeceğim şu ki emeğe saygısızlık
var. Vefasızlık var. Madem Bünyamin'e yaptıracaktınız neden beni bir anlamda
kullandınız, yapabiliyordunuz neden yapmadınız, yaptınız da neden emeğimin
hakkını vermediniz?
Sellam'dan bahsedelim isterseniz biraz...
Evet Harem'i boşverelim artık. 11 tane aranjörle çalıştık. Albüme epey
bir para harcandı. Kıvır'da çok iddialıyız. Ada Sahillerinin başına bir
intro yazıldı.
Evet o introdan o parçanın geleceğini kimse tahmin etmiyor zaten.
Kıvır'a klip gelecek zaten. Herkes kıvırsın diye yaptık bu parçayı zaten
Aman aman yapmayın
Peki, Türkiye'de Harem grubu ile başlayan ve çığır açan bir tarz oryantal
tarzdaki, ritmik bir albüm. Türkiye'de sizce bu bir eksiklik miydi, Siz
bunu doldurduğunuza inanıyor musunuz?
Şimdi, eksiklik demek istemiyorum da, onların da hakkını yemek istemiyorum.
Yargın grubunu bilirsiniz, onlar yaptı bir şeyler, pek tutuldu veya tutulmadı...Mısırlı
Ahmet biliyorsunuz bir şeyler yaptı. O da çok iyi bir müzisyen kendi çapında.
Ama ben yaptım bir Harem, millet kendini Harem'de buldu diyebilirim. Ben
Harem'i yaptım, Fitaş sinemasını bilirsiniz, içinde bir müzik market var,
bütün gün sabahtan akşama kadar parçalar çalıyordu, bütün cadde oynuyordu,
gözlemliyordum. Diyebilirim ki kitlemiz, Harem ile kendini buldu ve harem
ile darbukayı sevdi.
Belki
albümün çıkış noktası belli bir kitleydi ama, bence bu albümle farklı
kesim ve mekanlar kazanıldı diye düşünüyorum, Laila'dan tutun da Caz klüplerine
kadar elit kesimden herkes bile parçalarınızla neşe buldu.
Şunu söyleyeyim, darbukayı bence insanlar Harem'de tanıdı. Darbukayı tanıdı
ve sevdi. Şöyle söyleyeyim eski Harem yeni Sellam...bu kadar basit.
Albüm satışları nasıl gidiyor? Takip edebiliyor musunuz?
Albüm satışlarının epey iyi gittiği söyleniyor. Ben de müzik marketlere
arada bir uğruyorum, nabız yokluyorum, epey iyi gidiyormuş. Bana bir sürü
teklif var, işte yer açın da biz sizin öğrenciniz olalım, birlikte çalalım
falan. İnşallah o da olacak yakın bir zamanda. İnsanlar bizi Harem olarak
alacaklar belki de. Ben yine üstüne basa basa söylüyorum bizim Harem ile
hiçbir alakamız yok. Biz yolumuza eski Harem yeni Sellam olarak devam
edeceğiz.
Tarzınızı bu şekilde devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?
Kesinlikle.
Eski bir parça olan Ada sahillerine ustaca yer vermişsiniz, bu fikir
nasıl doğdu, özetler misiniz?
Çok geniş bir araştırmaya girdim, evde 500 tane arap kaseti var. Bir yandan
bu albümleri dinlerken bir yandan bu parçaya kilitlendim, enterasan bir
intro vardı başında. İntro bitti, Ada Sahilleri geldi arkasından. Allah
Allah dedim, hemen albüme koydum. Asma davul , bazı yerlerde küp çaldık.
Farklı
bir tarz ve güzel bir yorum yakalanmış parçada, ön plana çıktığını söyleyebilirim.
Klip sıralaması ne olacak?
Eylül'de falan Kıvır'a çekmeyi düşünüyoruz. Herkes kıvıracak anlayacağın.
Siz hangi müzikleri dinlersiniz?
Küçüklüğümden beri Arap Müziği dinlerim. Başarılı olmamın tek nedeni de
bu, oradaki darbukacıları iyi, yakından tanıtım, ritmleri iyi etüd ettim.
Daha sonra Hint Müziği'ne gönül verdim. Oradaki müzikte beni epey okşuyor,
ruhumu dinlendiriyor, keyif alıyorum. Underground parçaların üzerine de
darbuka çalmayı çok seviyorum. Emrah'ı çok severim, tarzını da. Müslüm
Gürses'i de çok beğenirim.
Bundan sonrası için grup müziğine mi ağırlık vereceksiniz yoksa sanatçılara
çalmaya devam edip ikisini bir arada mı götüreceksiniz?
Ben elimden geldiği kadar çok şeyle uğraşmak istiyorum. Bu şekilde devam
ettirmeyi istiyorum.
Röportajımıza katıldığınız için çok teşekkür ederim, içten yanıtlarınız
için teşekkürler...
Ben teşekkür ederim, samimiyetinizden kaynaklanan bir içtenlikti bu, başarılar...
Röportaj: İlknur
Kaya
Mekan: Universal Müzik Stüdyoları
|