Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Eski Harem Yeni Sellam

Harem grubunu bilirsiniz, sokakta, evde, mekan neresi olursa olsun bizi oynattıran grup. İşte o grubun beyni Yaşar Akpençe şimdi Sellam ile yepyeni bir adım atmış piyasaya. Harem ile yaşadıklarından dolayı bin pişman ve yaşadıklarını tüm samimiyetiyle bizlere açıkladı...

Birlikte bir albüm yapma fikri ne zaman ortaya çıktı?

Benim zaten 5 sene öncesinden kafamda böyle bir proje vardı. Bünyamin arkadaşım bana telefon açtı, albüm teklifi yaptı, ben de bunu arkadaşlara ilettim, birikimimi aktarmak istiyorum artık diye. Olumlu karşıladı arkadaşlar, beraber yapabilir miyiz dedi. Dedim proje gelirse neden olmasın. Fransa gezisi dönüşü Mega Müzik sahibi Ethem Bey, Bünyamin arkadaşımıza bir teklifte bulunuyor ve o teklifi de Bünyamin bana soruyor. Neden olmasın dedim, sonuçta bir demo yapmak gerekiyordu, önce bir demo yaptım. Ethem dinledi ve çok beğendi. Tek başıma yapsaydım daha iyi olurdu. Beş kuruş para harcanmadı o kasete. Benim hatırım için geldi bütün müzisyen arkadaşlar. Cdlerin bulunması, aranjenin yaptırılması ve bir sürü işi yapan bendim. Harem böyle piyasaya çıktı. Fakat şunu da söylemek istiyorum, kırgınım...arkadaşlarıma, Mega Müzik sahibi Ethem Bey'e kırgınım, kendisi "beni sırtımdan vurdun" diyor ama, ben kimseyi sırtından vurmadım. Çünkü sarfedilen bir emek vardı. Bütün olay zaten parayla alakalı. Bünyamin arkadaşımız yapsaydı ne derece yapardı, o da tartışılır.

Siz epey kırılmışsınız...

Ben çok kırıldım, gerçi Harem ile hiçbir alakam kalmadı. Gerçek Harem kim? Ben bunu pek gündeme getirmedim, çünkü herkes kimin ne olduğunu, ne kapasitede bir müzisyen olduğumu biliyor, neler yarattığımı biliyor.

Peki bir şey sormak istiyorum, madem bu kadar sıkıntılısınız, gerek yasal olarak gerekse farklı şekillerde, sizi sıkıntıya sokan konularda yardım almayı neden düşünmediniz?

Öyle bir şey düşünmedim. Özveride bulunan bendim, benliğimi ortaya koyan bendim. Bir kere Harem ismini Ethem Zeytinkaya buldu. Cebine parayı koyan oydu. Ben bu işten 1 milyar 250 milyon liramı aldım, 800 bin adet kaset sattı, bu 800 bin dolar demektir, şu zamana kadar belki 1 milyon adet satmıştır. Bir sürü arkadaşım benim için geldi, Ethem Zeytinkaya'yı nereden tanıyacaklar. Konuşulmayacak şeyler bunlar ama çok sıkıldım, artık konuşmak istiyorum, bir solo 300 dolara yapılıyordu, bu iş Ethem Bey'e 3000 dolara mal oldu, ben şu işi 3 milyara çıkarttım. Müzisyen arkadaşlarıma para vermedi, normalde bir iş 40-50 bin dolara çıkıyor. E, sen bunu 3 milyara çıkarıyorsun, arada dağlar kadar fark var, bir de bana 1 milyar 250 milyon para veriyorsun. Sen beni sevindirmediğin sürece ben senin firmanda nasıl kalırım ki? O konuda ayrıldık kendisiyle, Kemal'le beraber. Ben senin işçin olarak beni doyuracaksın ki, ben sana daha çok hizmet vereyim.

Galiba değişiyor insanlar...

Aslında ben sana bir şey söyleyeyim, onun değişmemesi lazım, çünkü o firma sahibi. Çok büyük paralar kazanmış, nice insan görmüş bir kişi. Ben bunu hiç bir yerde söylemedim, burda söylüyorum. Gerçi beni de böyle tanımalarını sitemiyorum. Şu zamana kadar sustum. Harem patenti bizde değil, patent Mega Müzik sahibinde. Neşe Hanım ile geldik görüştük, farklı bir isimle çıkarız dedi. Benim içimde hala farklı bir düşünce vardı, acaba yine onlara mı kazanç sağlarız dedim. Sonradan düşündüm de, ya dedim biz neden farklı bir isimle çıkmayalım ki. Böyle olursa da sıfırdan başlayacaktık. Bizim içinde daha iyi olacaktı, Harem'i yaratan Yaşar Akpençe, simaca onu herkes tanıyor, kasetlerden onu herkes tanıyor, neden çıkmayalım.

Benim değinmek istediğim bir nokta var. Harem'in belki de beklemediği bir başarıydı bu.

Elbette, kesinlikle.

Ama, bence bu noktada çok daha fazla düşünmeniz gereken, Avrupa kapıları. Çünkü gruba bildiğim, Avrupa'dan bir sürü teklif geldiği. Gözlemlediğim kadarıyla da bu yöndeki projeler artmıştı. Siz bunu nasıl aşmayı düşünüyorsunuz, siz böyle bir denkleme nasıl gireceksiniz?

Zaten arkadaşlarımı kötülemek istemiyorum ama, 2. albümde yaptıkları, underground bir parça üzerine düm tek motifleri eklemek oldu, herşeyi o yabancı arkadaş yapmıştı; Peter. 2. haremi de o yaratmıştı diyebilirim ama, ne albümde ne kendi aralarında ne bir teşekkür yazısı ne bir minnet, ne de bir ücret. Dışarıda bırakıldığını söyledi bana, ne bir haberde ne de albümde isminin geçmemesinden şikayetçiydi. Diyeceğim şu ki emeğe saygısızlık var. Vefasızlık var. Madem Bünyamin'e yaptıracaktınız neden beni bir anlamda kullandınız, yapabiliyordunuz neden yapmadınız, yaptınız da neden emeğimin hakkını vermediniz?

Sellam'dan bahsedelim isterseniz biraz...

Evet Harem'i boşverelim artık. 11 tane aranjörle çalıştık. Albüme epey bir para harcandı. Kıvır'da çok iddialıyız. Ada Sahillerinin başına bir intro yazıldı.

Evet o introdan o parçanın geleceğini kimse tahmin etmiyor zaten.

Kıvır'a klip gelecek zaten. Herkes kıvırsın diye yaptık bu parçayı zaten

Aman aman yapmayın Peki, Türkiye'de Harem grubu ile başlayan ve çığır açan bir tarz oryantal tarzdaki, ritmik bir albüm. Türkiye'de sizce bu bir eksiklik miydi, Siz bunu doldurduğunuza inanıyor musunuz?

Şimdi, eksiklik demek istemiyorum da, onların da hakkını yemek istemiyorum. Yargın grubunu bilirsiniz, onlar yaptı bir şeyler, pek tutuldu veya tutulmadı...Mısırlı Ahmet biliyorsunuz bir şeyler yaptı. O da çok iyi bir müzisyen kendi çapında. Ama ben yaptım bir Harem, millet kendini Harem'de buldu diyebilirim. Ben Harem'i yaptım, Fitaş sinemasını bilirsiniz, içinde bir müzik market var, bütün gün sabahtan akşama kadar parçalar çalıyordu, bütün cadde oynuyordu, gözlemliyordum. Diyebilirim ki kitlemiz, Harem ile kendini buldu ve harem ile darbukayı sevdi.

Belki albümün çıkış noktası belli bir kitleydi ama, bence bu albümle farklı kesim ve mekanlar kazanıldı diye düşünüyorum, Laila'dan tutun da Caz klüplerine kadar elit kesimden herkes bile parçalarınızla neşe buldu.


Şunu söyleyeyim, darbukayı bence insanlar Harem'de tanıdı. Darbukayı tanıdı ve sevdi. Şöyle söyleyeyim eski Harem yeni Sellam...bu kadar basit.

Albüm satışları nasıl gidiyor? Takip edebiliyor musunuz?

Albüm satışlarının epey iyi gittiği söyleniyor. Ben de müzik marketlere arada bir uğruyorum, nabız yokluyorum, epey iyi gidiyormuş. Bana bir sürü teklif var, işte yer açın da biz sizin öğrenciniz olalım, birlikte çalalım falan. İnşallah o da olacak yakın bir zamanda. İnsanlar bizi Harem olarak alacaklar belki de. Ben yine üstüne basa basa söylüyorum bizim Harem ile hiçbir alakamız yok. Biz yolumuza eski Harem yeni Sellam olarak devam edeceğiz.

Tarzınızı bu şekilde devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?

Kesinlikle.

Eski bir parça olan Ada sahillerine ustaca yer vermişsiniz, bu fikir nasıl doğdu, özetler misiniz?

Çok geniş bir araştırmaya girdim, evde 500 tane arap kaseti var. Bir yandan bu albümleri dinlerken bir yandan bu parçaya kilitlendim, enterasan bir intro vardı başında. İntro bitti, Ada Sahilleri geldi arkasından. Allah Allah dedim, hemen albüme koydum. Asma davul , bazı yerlerde küp çaldık.

Farklı bir tarz ve güzel bir yorum yakalanmış parçada, ön plana çıktığını söyleyebilirim. Klip sıralaması ne olacak?

Eylül'de falan Kıvır'a çekmeyi düşünüyoruz. Herkes kıvıracak anlayacağın.

Siz hangi müzikleri dinlersiniz?

Küçüklüğümden beri Arap Müziği dinlerim. Başarılı olmamın tek nedeni de bu, oradaki darbukacıları iyi, yakından tanıtım, ritmleri iyi etüd ettim. Daha sonra Hint Müziği'ne gönül verdim. Oradaki müzikte beni epey okşuyor, ruhumu dinlendiriyor, keyif alıyorum. Underground parçaların üzerine de darbuka çalmayı çok seviyorum. Emrah'ı çok severim, tarzını da. Müslüm Gürses'i de çok beğenirim.

Bundan sonrası için grup müziğine mi ağırlık vereceksiniz yoksa sanatçılara çalmaya devam edip ikisini bir arada mı götüreceksiniz?

Ben elimden geldiği kadar çok şeyle uğraşmak istiyorum. Bu şekilde devam ettirmeyi istiyorum.

Röportajımıza katıldığınız için çok teşekkür ederim, içten yanıtlarınız için teşekkürler...

Ben teşekkür ederim, samimiyetinizden kaynaklanan bir içtenlikti bu, başarılar...

Röportaj:
İlknur Kaya
Mekan: Universal Müzik Stüdyoları

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.