Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Behzat ve Süheyl Uygur

Güldürürken düşündüren kaç tiyatrocu var?

Nejat Uygur dendiğinde bu ismi tanımayan kimse yoktur sanırız. Böyle başarılı bir tiyatrocunun iki başarılı tiyatro ve televizyon sanatçısı oğlu Behzat ve Süheyl Uygur kardeşlerle röportaj yaptık. Öyle eğlenceli bir sohbetti ki, gülmekten her tarafımıza ağrılar girdi. Neşeli sohbetimizin düşündüren yanları da vardı elbet, ama her şeye rağmen sohbetimizin eğlenceli tarafları çok fazlaydı. Sonuç olarak güldük, düşündük ve eğlendik... Okuduğunuzda siz de hak vereceksiniz...

Modayı takip eder misiniz?


S.Uygur- Valla, modayı takip etmek olsun diye değilde, bir şeylerin gerisinde kalmamak için, takip ediyoruz evet. Ama, en önemlisi tabii ki, birebir üzerimize yakışması ve bizim beğenmemiz.

B.Uygur- Ben takip ediyorum ve beni sponsor giydiriyor. Beni Cacharel giydiriyor. Bu markayla benim zevkim birebir örtüşüyor. Hem klasik hem spor tarzdaki kıyafetlerinden çok hoşlanıyorum. Ama benim de şunu yapayım illa gibi bir takıntım da yok.

S.Uygur- Bir de şöyle bir şey var tabii, bazı elbise ve kıyafetler başka bir insana yakışabiliyor, ama ben giydiğim zaman, sonuç tam bir hayal kırıklığı olabiliyor. Örneğin benim televizyon show'undaki kıyafetler moda oldu. Diğer kanallardaki bazı arkadaşlarda çok beğenip uyguluyorlar. Bakıyorum benim gibi giyinmeye başladılar. Almanya'da show'a başlayacak bir adam geçen gün telefon açmış, nerden giyiniyor o çocuk demiş. İMÇ'den alıyorum, her hafta perdelik kumaşları, eşim dikiyor :))) yalana bak!

B.Uygur- Süheyl, sen bir defile yaptırsana, Türkiye'nin en büyük mankenleri katılsın. Olay yaratır valla...:)

Damak zevkiniz nasıldır? Evde mutfağa girer yemek yapar mısınız?

S.Uygur- Behzat'ın çok fazladır o zevki. Benim hiç yoktur. Ben bunu burnumun koku almamasına bağlıyorum. Boğa burcu olduğu için Behzat, midesi de epey hürmet istiyor bu konuda. O, restorana gider illaki Uludağ gazoz içer. Ben değilimdir, ne olsa yerim.

En son nerede yemek yediniz?

B.Uygur- Nerede yedik biz ya? Mesela benim şurada bir balıkçım var, sokak balıkçısı, çekerler Tezgahta yaparlar, Beykoz'da. Sarıkanat yedim şurda. Öyle bir güzel oluyor ki...hele bir ithal uskumruları var, ithal deyip geçme, öyle bir güzel oluyor ki.

S.Uygur- Aaa, ben de Kenan Doğulu'yu seyretmeye gitmiştim, orada yemiştim.

Hediye vermeyi sever misiniz? En son kime ne hediye aldınız?

B.Uygur-
Bayılırım hediye almaya...

Ne aldınız?

B.Uygur-
Hatırlamıyorum.

S.Uygur- Hatırlamaz çünkü çocuktu.:) Ben en son Burçin'e bir çiçek yaptırdım, doğumgünüydü. Şirkete telefon açtım, dedim böyle böyle Burçin'in doğumgünü, sipariş verilmiş. Burçin'in burcu balık, fanus ile birlikte 2 tane balık da gelmiş.

B.Uygur- Balıklan çiçeğin ne alakası var? Burcu Balık kızın ya..burcu boğa olsaydı ne olacaktı? Boğa gelecekti herhalde.

Son zamanlarda sizi en çok etkileyen olay nedir?

S.Uygur- Ben depremden çok etkilendim, hala da çok korkuyorum.

B.Uygur- O kadar çok şeyden etkilenmeye başladık ki, gazetelere, televizyona baktığınızda her gün bir şeylerden etkileniyorsunuz.En büyük etkilendiğimiz şey, hepimiz için herhalde, ekonomik kriz oldu. Küçücük kızlara yapılan iğrenç tacizler, öldürülen insanlar, hiç uğruna öldürülen insanlar...bütün bunlara baktığınızda o kadar sık olmaya başladı ki, haliyle etkileniyorsunuz. Ama son zamanlarda biraz duyarsız olmaya başladık galiba. Ne bileyim, önceden duyar, bir hafta üzerinde konuşurduk. Şimdi, bu olayların sıkça olmasından dolayı mıdır nedir, pek umursamıyoruz. Alışkanlık hali yapıyor insanda. Bu yüzden etkilendiğim o kadar çok şey var ki...

Bakım ürünleriyle aranız nasıl? Sever misiniz bakım yaptırmayı...

S.Uygur- Ben traş olup çıkıyorum. Tırnaklarımı cilalıyorum. Saçımı kestirdim, son zamanlarda o kadar...

B.Uygur- Ben daha çok meraklıyım. Gözaltı kremi falan sürerim ben.:) Geçen gün traştan sonra krem aradım, bulamadım. Çiğdem'in kremini buldum, saçmalama dedi, o bilmemne serteleştirici krem mi dedi, ne dedi. Yani öylesine ilgiliyim. En fazla traştan sonra bir krem sürerim o kadar. Bol su içerim.

En sevdiğiniz yemek nedir?

B.Uygur- Kurufasulye pilav. Köfte, bayılırım köfteye, hep ben ısmarlarım zaten turnedeyken.

S.Uygur-
Omlet, yumurta.

Güzellik denince aklınıza hangi kıstaslar gelmekte?

B.Uygur-
Güzellik çok değişiktir. Geçen gün bir güzellik kraliçesi seçildi, kız estetikliymiş. Böyle saçma şey olur mu? İyi o zaman bende estetik olayım, oramı buramı değiştireyim, ben de güzellik kraliçesi seçilebilirim. Doktoru da jürideymiş bir de...bence güzellik, sade, aalhtan nasıl dünyaya geldiyse odur.

S.Uygur-
Ama yolda güzel bir insana rastlamak da hoşuma gidiyor. :))

Alışverişlerinizde özel tercihleriniz var mı? Marka ya da mekan olarak.

S.Uygur-
Ben marka meraklısı değilim, olmadım da. Geçen sene bol miktarda Akmerkez'deydim örneğin. Çarşı Pazar gezerim.

B.Uygur-
Ben Cacharel'den giyiniyorum.

Her ikiniz de evlisiniz, yoğun iş yaşamını bir arada yürütüyorsunuz. Bunun sırları neler?

B.Uygur- Hiç bir sırrı yok bunun çok açık söylüyorum. Eğer biz memur olsaydık '150 milyon maaşla evlilik ve geçim nasıl gidiyor? Nedir bunun sırrı' demek sanırım daha kolay olurdu ama ben tiyatrocuyum, sanatçıyım, evliyim de bunun sırrı yok, gerçekten.

S.Uygur- Zaten eşlerimizde bizim mesleğimizi biliyorlar.

B.Uygur- İşimiz bu çünkü. Uzun turnelerde bizimle birlikte geliyorlar.

S.Uygur-
Yani, ister istemez o bir seviyeye oturuyor, rayına oturuyor. Bir de 15-20 gün görmeyince özlem oluyor ve daha iyi oluyor. Monotonluktan kurtuluyor, bu çok önemli.

Ekran karşısına geçtiğiniz anda neler hissediyorsunuz?

S.Uygur-
Hiç bir şey hissetmiyorum, eğlenceden başka. Ne pot kıracağım endişesi, ne yanlışlık olacak endişesi, son derece eğleniyorum. Bitsin istemiyorum programın. Tiyatroda da aynı, sahnede olamdığımızda inanılmaz bir boşluk hissediyoruz.

B.Uygur- Türkiye'de de bir rekorun sahibiyiz biz. Kesintisiz 7 saat canlı yayın yaptık. Sayım günüydü. Bu tür eğlence programlarında başka yok. Bizim gibi 7 saat sürebilecek bir programı yapabilmek; imkanı yok siz de eğlenmiyorsanız bu iş olmaz.

Programın içeriğine bakıldığında ikinizin de farklı karakterleri yansıttığını görüyoruz. Bu günlük hayatta da böyle mi? Ortak yönleriniz var mı?

S.Uygur- Bazen oluyor tabii.

B.Uygur- Ama bunun temeli, başarısı da burada zaten, zıtlıklarda. Hayatın içinde de zaman zaman bu zıtlıkları oynuyoruz. Hiç kimsenin anlamadığı bir şeye gülebiliyoruz.

S.Uygur- İşte bazen soruyorlar en çok neye gülersiniz diye, tarifi yok ki bunun. Adana turnesine giderken, her iki tarafımız orman. Yol çok sıcak, karşıdan karşıya yılan hızla geçti, sıcaktan. Bakın karşıdaki gençlere orada bir çocukcağız var dikkat ediyorum 2 saattir pas alamadı. :))

B.Uygur- Geçen gün Yalçın Gülhan'ın bir filmine çok güldük. Allah rahmet eylesin Ayhan Işık'ın oğlunu oynuyor. Babası olduğunu vurulmuşken anlıyor, ben senin babanım diyor Ayhan Işık, ve Yalçın Gülhan-tabi bunu yazarak anlatamazsınız ama- baba, baba diyerek neredeyse adamın kolunu ısırıyor. Biz Süheyl'le öldük gülmekten.

Sohbeti bölen bir misafir, Uygur Kardeşler'e ve bizlere hoşgeldiniz deyip başladı konuşmaya. Süheyl Uygur göz kırparak ' bak gördünmü biz bir de böyle şeyler güleriz, gel de tutu kendini, röportaj yaptığımızın farkında bile değil' demez mi, başladık gülmeye. Devam ediyoruz... :))

B.Uygur- Böyle İlknur. Mesela biz bir de başka ünlülerle çok karıştırılıyoruz. Geçen gün adamın biri beni Rüstem Batum'la karıştırdı. Real Madrid-Galatasaray maçı için kuyruktayız, adamın biri yaklaştı döndü bana 'abi ya, seni bir yerden geçireceğim ama nereden' demez mi, yerlere yattık.:))))Buna nasıl gülmezsin ki, bir yerden çıkaracağımı bulamadı orada, bir yerden geçireceğim dedi.

Aşkı tanımlamanızı istesem?

B.Uygur- Ben onu klasik olarak Love Story filminden esinlenerek, hiç bir zaman pişman olmamaktır, diyorum.

S.Uygur-
Ben Burçin Orhon diyorum.

B.Uygur- Sıkıysa başka bir isim söyle.:))

S.Uygur- Söyleyemem ki, karımı seviyorum, bu çok güzel bir şey.

Tiyatro ve Türkiye için elinizde sihirli bir değnek olsaydı neleri değiştirirdiniz?

B.Uygur- Valla Türkiye için ekonomik koşullar, sosyal hayat derdim. Tiyatro için ise Türkiye'nin her tarafına bir tiyatro salaonu yaptırtırdım. Böylece spor salonlarında oyun oynamak zorunda kalmazdık. Türkiye'de ödül dağıtma mantığını değiştirirdim. Çünkü o kadar saçma ödül dağıtılıyor ki, öyle kişilerin tekelinde ki ödül dağıtmak, bunları toptan değiştirirdim.

Röportaj:İlknur Kaya

Mekan: Beykoz Spor Salonu

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.