Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj

Volkan Konak

Volkan Bey, modayı takip ediyor musunuz?

Yaşam tarzı olarak kendime doğayı ve doğada yaşamı esas aldığım için, doğada modayı takip edebilme gibi bir fonksiyonumuz yok. Modaya çok da yakın hissetmiyorum kendimi açıkçası. Kent yaşantısının da bana uygun olmadığını düşünüyorum.

Damak zevkiniz nasıldır? Evde mutfağa girer yemek yapar mısınız?

Yemek yapmam ama deniz ürünlerini çok severim. Bir de sebze yemeklerini çok severim. Çok da bilinçli beslendiğimi söyleyemem. Yemek saatlerim farklıdır. Günde 2 öğün yemek yerim. Sabah 6'da yatıyoruz biz, gece çalıştığımız için, gündüz 12'de kalkıyoruz. Bir daha gece 12'de yiyoruz. Düzensiz sayılabilecek bir trafiğimiz var anlayacağınız.

Mutfakta denemeleriniz var mı balık üzerine?

Öğrenciyken yapıyordum. Yumurtalı versiyonlar çok vardı. Öğrenci yemekleri bunlar.

En son hangi restaurantta yemek yediniz?

Dragos/Yöroz Restaurant. Havuzbaşında ayıptır söylemesi, kalkan yedim.

Hediye alıp vermeyi sever misiniz? En son kime ne hediye aldınız?

Yapılan bir şeyi söylersen hayır gelmez der atalarımız ama, ben hediyeyi şöyle algılıyorum; daha çok Anadoludaki çeşitli köy okullarına ve yöre spor takımlarına yardım yapmayı seviyorum. Kütüphane, bando takımları, kütüphane ve laboratuvar yapımı için de çeşitli köy okullarına nakit yardımım oldu. Daha çok kötü günlerde insanların yanında olmayı seviyorum. Mesela düğünlere gitmem, hediye de almam, ama hastanede pozitif enerjiye ihtiyaç duyan bir insanın elini sıkmak bana çok daha mantıklı geliyor.

Son zamanlarda sizi en çok etkileyen olayı öğrenebilir miyiz?

Çok duygusal bir insanım. Genel anlamda vefasızlığa çok üzülürüm. Toplumun mutsuzluğu beni çok etkiliyor. Sokakta insanlar artık gülmüyor. Çok bireysel olaylar beni yıkamaz ama, toplumun genelini ilgilendiren sorunlardan ister istemez çok etkileniyorum.

Cilt bakımıyla aranız nasıl? Bakım ürünleri kullanıyor musunuz?

Cilt bakımı yaptırıyorum ve bu konuya önem veriyorum. Bu konuda bayanlar kadar, bayların da aktif olması gerektiğini düşünüyorum. Gece E vitamini kullanırım. Gece ve gündüz kremlerim farklıdır. Parfümde Givenchy diye bir parfüm kullanıyorum. Küçüklüğümden beri bilmiyorum nedense bir cilt merakım olmuştur.

Güzellik denilince aklınıza gelen kıstaslar neler?

Bir kere güzelliği ben natürelllik diye algılıyorum. Soyut bir şey gerçi ama, güzellik sanat gibi, felsefe gibi, insanın ruhunu terbiye eder, rüzgarlar estirir. Naturel ortam bulduğumda da son derece yükseliyor, pozitif enerji alıyorum. Çok yüksek bir plaza bana hiçbir şey vermez ama ahşap bir köy köprüsü bana çok daha fazla heyecan veriyor.

En büyük hayaliniz nedir?


İlkel bir şekilde bir yerlerde yaşamak. Şile yakınlarındaki Cumaköy'de bir çiftlik evi yaptırmaya başladım. Çalışma günlerinin dışında orada bahçemle uğraşmak, yağ pas içerisinde arabanın altına yatıp arabayla uğraşmak, at, güvercin ve köpeği çok seviyorum, onlarla ilgileneceğim bir ortam yaratmak. 60-70 yıl yaşam süremi pozitif bir şekilde geçirmek istiyorum. İnsanların gözlerinin kızarık, ağızları köpürmüş bir vaziyette bulunacağı ortamlar bana göre değil. Ben yapamıyorum. Ben Şark ülkesinde yaşamanın rahatsızlığını hissediyorum. 1400'lerde Avrupa yıldızları incelerken, biz, Yedikule zindanlarında kelle uçurmakla meşguldük. Yani ben bu azgelişmişliği içime sindiremiyorum. Çünkü ben bireyim, omuzlarımın üzerinde baş taşıdığımı düşünüyorum ve çok açık konuşmak gerekirse bu ülkeye fazla olduğumu düşünüyorum. Birey olduğunuz zaman çok sorun yaşarsınız bu ülkede, çünkü bu ülke İslam ülkesi ve Şark kültüründen geliyor.

Sanatçı gözüyle güzel bir konuya gelelim, aşkı tanımlamanızı istesek?

Bir kere aşk vardır önce onu söyleyeyim. Belki sevgiye göre daha kısa ama şiddeti daha yüksektir. Deprem gibidir bir anlamda. Her albümde bir şiir geleneğimiz vardır bizim, Sunay Akın'la başlamıştık 92'de. Son albümde yazdığım şiir benim lise aşkıma yazdığım bir şiirdir. Aşk başka bir şey, nefes almak, sabaha kadar dere boylarında sabahlardım, geceleri su içmeye kalkar kpının arkasında siluetini görürdüm. Sadece saçlarındaki kıl kökleri için dört cilt roman tazabilirim. Aşk benim için budur, doğum sancısıdır. Yaşamasam üretemem. Çünkü sancı olmadan doğum olmuyor. İlla kadın erkek anlamında da söylemiyorum, memleket sevdası da bir aşktır bence.

Şu an aşık mısınız?

Aşk...şöyle...şu an birlikte olduğum insanı seviyorum. Aşık olsam merdivenleri hızlı çıkarım giderken. Zaman zaman o eski aşklarımı hatırlayıp, üretimime katkı sağlıyorum açıkçası. Haftasonu şarkı söylüyorum, şarkıların çoğu, iki kişi vardır hayatımda onlaradır.

Haberleri vardır herhalde?

Zannetmiyorum. Evlenmişlerdir, elbette bir iki defa rastlaştık çok heyecanlandık. Aşkı yaşaman lazım ama var olduğunu da biliyorum.

Aşk konusunda ' onlardı' diyebiliyorsunuz. Zamanında aşklarınız için çaba sarfettiniz mi peki?

Ettim ama bizim yörede bir söz vardır, 'parası olmayan erkekliği olmaz'. Bu gün Türkiye'nin problemi odur. Şu andaki aklım ve konumumda olsam kaçırmam. Çok enterasan bir şey söyleyeyim size, bugün evli olsanız ve evde ekonomik problem olsa, eşiniz size ses tonunu yükseltiyor biliyor musunuz? Bay bayan farketmez. Bu yüzden o dönemde ekonomik durumum iyi değildi koptum. Hayır, hayır, geri çekildim diyelim. 8 sene sonra kavuştuk. 'benim için önemli değildi, bunu biliyorsun' dedi ama öyle değildi işte. O ses tonu yükselir, ben üzülür, ağlarım, dayanamam. Bir kadın yada erkek için evinin perdesinin markası çok önemli olmamalı, ben işte ozaman üzülüyorum. Bir kız arkadaşımla markalı giyinmiyorum diye tartışıp kavga etmiştim, ayrılmıştık. Keçi tüyünden bir yeleğim vardı çıkarmazdım üzerimden, o bana 'sen niye Reebok giymiyorsun, Nike giymiyorsun' demişti.

Albüm satışları nasıl gidiyor?

Mesleki açıdan albümlerimin satması beni çok rahatlatıyor. Başarılı bir şeyler yaptığımı biliyorum ve bu bana huzur veriyor. Biz riskli bir iş yaptık, lokal bir müziği evrensel bir müziğe soktuk. Bunu başardık. Ben yaptığım müziği yöredeki insana bile dinletebiliyorum. Bu çok güzel bir iş.

Röportajımız için size çok teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim. Sizin gibi cici insanlarla sohbet etmek güzeldi.

Röportaj:İlknur Kaya

Mekan: DMC Stüdyoları

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.