|
Mutfakla
aranız nasıl?
Ah keşke iyi olmasaydı ama maalesef Çok
fazla yemek yiyorum. Çok iştahlıyım.
Ne güzel kilo olarak yansımamış?
Yansıyor, yansıyor...şöyle yansıyor.Sürekli kilo alıp veriyorum. Sonra
düşünüyorum, böyle olursa ileriki yıllarda vücudum nasıl olacak? Onun
için de çok sıkı spor yapmak lazım. Bir ara yapıyordum, çok eski bir sporcuydum,
bıraktım. Çok iyi de forma girmiştim aslında şimdi işlerden güçlerden
yapamıyorum. Şimdi koşturmacamız yok o zamanlar nasıldı, haftada üç gün
dört gün çalışıyordum. Gece programı yapıyordum.
Gece çalışması planınız var mı?
Var, yılbaşından sonra. Nerede, nasıl olacağı hiç belli değil. Bir yerde
sürekli değil de gala şeklinde çalışmayı düşünüyorum. Şimdi şu andaki
piyasa şartlarına göre çalışmayı düşünmüyorum. Ben saat 12'de çıkıp şarkı
söylemek istiyorsam çıkıp söyleyebilmeliyim. 2'yi beklememliyim yani.
Geçen gün gittim çok rahatsız oldum. İzleyici olarak dayanamadığım bir
yerde herhalde şarkıcı olarak yer almam, ölüm olurdu. Bunu yapan bir kesim
var öyle eğlenen, onu onlara bırakmak lazım.
Moda
ile aranız nasıl?
Moda ile aram çok iyi. Beğendiğim markalar var. İtalyan markalarının
çoğunu kendime yakıştırıyorum. İzliyorum da yani modayı bir şekilde. İlla
markalı da olması geremiyor ama, kaliteli şeyler giymeyi severim. Ev içindeki
kıyafetlerim çok sade ama dışarı çıktığımda taşıdığım kıyafetlere dikkat
ediyorum.
Kendinizi beğeniyor musunuz?
Kendimi beğenmiyorum aslında. Çok kusurlu bulurum kendimi. Kendimle
barışığım ama, kendimi beğenmiyorum. Beni de o kadar beğenmelerine çok
şaşıyorum Bazı
şeylerimi çok beğeniyorum. Bazı açılardan kendimi çok beğeniyorum. Bazı
kliplerimdeki görüntülerimi çok beğeniyorum.
Gardırobunuzda olmazsa olmaz dediğiniz şeyler var mı?
Jeanlerim var. Siyah ağırlıkta olmasına rağmen ayakkabılarım var.
Genelde
bayanların bu yöndeki tutkusundan bahsedilir hep ...
Kadınların birçoğunun bu tutkusu bir alem zaten. Ama siyah tutkum bambaşka.
Sahnede ilk üç renk derseniz birinci renk siyahtır. Sahneye, ışığa çok
yakışıyor, her türlü rengi de alabiliyor. Çünkü her mekanın kendine has
bir ışık sistemi var ve ne ile karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Işık
çok önemli.
Formunuzu nasıl koruyorsunuz? Özel bir rejim uyguluyor musunuz?
Bir ara Haluk Saçaklı'ya gittim. Bir çok kişiyi dal gibi yaptı. Beni
de çok zayıflatmıştı zaten.
Kuşlar klibinde çok zayıf hatırlıyorum sizi...
Biraz ışıklarla oynayınca yine çok zayıf olabiliyor insan. Zaten bu
röportajı da okur sayın Saçaklı...şimdi kızacak bana Yaşar niye gelmiyorsun
diye. Benim normalde ona kontrole gitmem gerekiyordu, utancımdan gidemiyorum.
Sizin yazınızı okursa ve görüşme imkanınız olursa zaten size "Bana gelsin
çabuk"diyecektir.
Bundan
sonrası için aklınızda yapmayı istediğiniz değişik çalışmalar, başka projeler
var mı?
Şiir kitabım çıkacak 2002'de. Çıkmasını çok uzun zamandır istiyordum.
Prodüktörlük belki de...
Olabilir tabii ki, bana çok "bestem var dinler misin" diye gelen arkadaşlar
oluyor. Bir gün bir bakarım onların içinde kendime çok benzeyen biriyle
karşılaşırsam, benim çektiğim zorlukları ona yaşatmadan daha ileriye götüreceğim
projelere imza atmayı tabii ki düşünebilirim. Yoksa para kazanayım falan
diye değil. Çünkü bu işlerden pek de para kazanılmıyor. Bir yıl boyunca
sürekli para yatırıyorsunuz. Bir yıl sonunda azar azar karşılığını almaya
başlıyorsunuz o da albüm tuttu ise. Ancak bir şey ortaya çıkarma zevki
bambaşka bir şey.
En büyük korkunuz?
Genel anlamda şu aralar başarısızlık korkum var. Çünkü elimden o da
alınacak olursa sevgi de gidiyor, saygı da gidiyor. Deprem korkum gelişti.
Kapalı yerde kalma korkum gelişti. Tüpten korkarım, evimde hiç tüplü madde
yoktur. O da bir zamanlar tüp ile ilgili patlama ve zehirlenmeler çok
fazlaydı hatırlarsanız, o yüzden epey korkmuştum hala da öyleyim. Ben
korkularımın beni çok yönlendirdiğini de düşünüyorum. Düşünüyorum zaman
zaman acaba tüm bunları o korkuları yenebilmek için mi yapıyorum. İşte
insanlara korkularımı insanlara söylememliyim onlara güçlü görünmeliyim
gibi.
İnternetle
aranız nasıl? Kendi web sayfanız var mı? Mail cevaplar mısınız?
www.yasar.mu
diye bir sitemiz var. Aynı zamanda www.yasargunacgun.com'la
da linkli ama dünyada artık mu uzantısı kullanıldığı için daha iyi. Sitede
benimle ilgili en son haberler, program görüntüleri vb güncel şeylerin
ağırlıkta olduğu bir site. Gayet de güzel. Üye oluyorsunuz, benimle ilgili
en güncel haberler mail adresinize ulaşıyor. Klipten evvel mail olsun
mektup okuma olsun daha çok zaman ayırabiliyordum. Klip yayınlandıktan
sonra daha da yoğunlaştım. Düşündüm baktım, bir çekimden bir çekime giderken
ya da yolllarda inanılmaz zaman harcıyoruz. Laptop aldım. Şimdi heryerden
internete bağlanıp, zamanı en iyi şekilde değerlendirebiliyorum, mail
de atıyorum.
Bizde hayranlarınıza duyuralım o zaman; Yaşar hayranları...Yaşar maillerinizi
daha da çok bekliyor
Öyle deme. Her anlamda gerekiyormuş gerçekten, şiir kitabına başladık,
bir editörüm var. Düzeltmeleri var mesela onu bekliyorum. Ben kendi bilgisayarımda
onu düzeltirim. Diğer işler tasarım düzenleme falan ona kalır, zaman kaybı
olmaz. Konserde oteldesiniz mesela tv yok tak DVD'yi seyret. Yani epey
kolaylık.
Röportajımız için size çok teşekkür ediyorum.
Ben teşekkür ederim.
Röportaj:İlknur
Kaya
Mekan: Topkapı Müzik stüdyoları
|