|
Demir
Demirkan
Bir
genç düşünün ki, aktif, neşeli, yakışıklı, zeki, tecrübeli ve yaratıcı.
Bugün Turkiyeonline.com sayfalarına, yıldızı geçtiğimiz yıllarda parlayan
ve gelecekte de çok sıkı çalışmalara imza atacak olan bir sanatçıyı konuk
ediyoruz; "Demir Demirkan".
Demir
Demirkan ile yaşamı, planları ve çalışmaları hakkında söyleştik...
Bir çok sanatçının albümünde prodüktör, aranjör ya da besteci olarak
görev yaptınız. Daha sonra kendi albümünüzü çıkardınız. Albüm sonrası
yine yapımcılığa döndünüz. Hangisini tercih ediyorsunuz? Müzisyenlik mi?
Albüm mutfağı mı?
Bu soruyu 2 ay önce sorsaydın cevabım kesinlikle "sahne" olurdu.
Ama geçtiğimiz ay fikrim değişti.
Fikrinizi ne değiştirdi?
Çünkü
elimdeki gücün farkına vardım. Gerçekten müthiş bir güç var elimde;
beste yapıyorum, aranjörlük ve prodüktörlük de yapıyorum. Eğer hepsini
kullanmazsam bir şeylerin yitip gittiğini hissediyorum. Tabii ki iki işi
yaparken biraz koşturuyorum ama olsun, başarıyorum da. Bugüne kadar planlama
açısından biraz güçlük çekiyor, bazı işleri yetiştirememe riskiyle karşı
karşıya kalıyordum ama şimdi artık planlama konusunda da zorluk çekmiyorum.
Yorumcu olarak kendinizi nasıl buluyorsunuz?
Ben bazı mesajları dolaylı değil de direkt anlatmayı çok seviyorum.
Birşeyleri dolandırarak yapmayı sevmiyorum. MFÖ'nün sözleri gibi veya
Sezen Aksu gibi doğrudan anlatmayı yeğliyorum. Eğer gerçekten sanat yapacağım
diyorsan bunun ne kadarının karşıya geçtiği önemli. Ben de mesajlarımın
karşıya net ve kısa yoldan gittiğini düşünüyorum.
Yeni
bir albüm hazırlığınız olacak mı?
Geçmişe göre bazı yeni şartlarım var; mesela artık stüdyom var. Açıkçası
eskisi gibi kendimi sıkmaya gerek duymayacağım. İhtiyaç duyduğum zaman
stüdyom zaten elimin altında. İstediğim parçanın kayıtlarını yapabilirim.
Şu an Sertap'ın albümü üzerinde çalışıyorum ve Mart sonu gibi de çıkartmayı
düşünüyoruz. Sertap'ın albümü bittiğinde kendi albümüme de başlayacağım.
Yazın kayıtları biterse... demek ki Ekim gibi de albümümü çıkarabileceğim.
Türkiye'de son yıllarda yaşanan müzik patlaması Türk rocker'ları nasıl
etkiledi?
Bana
şöyle geliyor; hiçbir zaman "ortada bir pasta var ve biz de bu
pastayı bölüşüyoruz" gibi hissetmiyorum. İnsanlar müzik yaptıkça
piyasadaki dinleyici sayısı da artıyor. Ayrıca herkes de aynı müziği yapmıyor.
Rock dinlemeyen biri bile kulağına öyle ya da böyle gelen bir şarkı ile
rock'ta bir şeyler buluyor ve seviyorsa bu, çok güzel ve başarılı bir
çalışmadır. Hatta belki de rock müzik dinleyicisi oluyordur, bilinmez.
Ne yazık ki rock'ın imaj olarak ülkemizde biraz korkutucu bir yanı da
var. Bence Türkiye'deki rock'ın bir stili yok çünkü stil olabilmesi
için takipçilerinin olması gerekir. Mesela bir Teoman veya Şebnem Ferah.
Takipçileri, yani onların stilinde müzik yapanlar, yok... Bunun için de
zamana ihtiyacımız var.
Çok eğlenceli bir mizacınız var. Nasıl eğleniyorsunuz?
Çalıştığım
zaman işi eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum. Ama çalışmadığım zaman
bir sürü arkadaşım var. O dönemlerde de arkadaşlarıma takılıyorum birlikte
eğleniyoruz.
Çok aktif bir kişisiniz. Bu kadar koşuşturma içindeyken bunca enerjiyi
nereden buluyorsunuz?
Ben de kendime aynı soruyu sordum. Ne oldu biliyor musun? İki gündür uyumuyordum
sonunda dün gece uyudum. O yorgunluk öncesinde de 7 şarkının keman kayıtlarını
yaptım. Ardından Ece Erken'in radyo programına gittim. Stüdyoma dönüp
yaptığım kayıtların editlerini de bitirdim. 3 saat uyku ile de kalkıp
şimdi buraya geldim. Ama kendimi acayip enerjik hissediyorum. Bir kitap
okumuştum. Kitapta yaratıcı kişilerin enerjilerinin hiç tükenmediğini
yazıyordu. Müzik ve yaratıcılık bana yakıt gibi geliyor.
Müzik
alanında gerçekleştirmek istediğiniz en büyük idealiniz ne?
Geçtiğimiz gün şöyle bir hata yaptım ve bir yere attığım tarihi yanlışlıkla
"2009" diye attım. Ve ardından da hemen düşündüm. Kendi kendime,
"O gün de bir gün gelecek ve ben şu an olduğum noktada olmak istemiyorum"
dedim ve oturup bir plan yaptım. Tabii geleceğimizi ne kadar planlayabiliriz
ki? Ama aklımda "olmak istediğim bir nokta" var... Aslında
yapmam gereken o noktaya giden yolu iyi çizebilmek. Elimde bulunan imkanları
da tüm sınırlarına kadar zorlamak istiyorum. Düşündüm de, şimdi yapmazsam
bunu ne zaman yapacağım?
Amerika'da barda müzisyenlik yapmış ve o ortamın havasını koklamış
biri olarak Türkiye'deki eğlence ortamları ile Amerika'dakileri karşılaştırdığınızda
ne tip farklılıklar var?
Açıkçası
Los Angeles'taki bir çok yerden daha güzel ve kaliteli eğlence ortamlarımız
var. Duruma müzisyen olarak bakarsam orada para kazanamıyorsun. Burada
en azından biliyorsun ki programın sonunda paranı alacaksın. Amerika'da
program yapacağın yerde satılacak tüm biletleri önce alıyorsun. Bu biletleri
sattığın zaman paranı geri alıyorsun. Satamazsan kendine çalıyorsun.
Genç müzisyenlere veya yeni başlayanlara önerileriniz ne olabilir?
Ben size kendi yolumdan bahsedebilirim. Ama herkes de kendi yolunu
çizmeli. Ben riskleri göze aldım ve Amerika'ya gittim. Kimseye de
"git" diyemem çünkü yaptıkları sonucunda sonuçlarına katlanacak
olan yine kendileri. Bence herkesin içinden gelen sesi dinlemesi lazım.
Eğer o sesi dinler ve yaparsa hiçbir zaman "pişman" olmaz.
İnsanlarda annenin, babanın veya yakın çevrenin müziğini yapma isteği
vardır. Ben bunu anlayamıyorum. Müzisyen benim-- isteyen dinler, istemeyen
dinlemez.
İnternet kullanıyor musunuz?
Evet kullanıyorum.
Peki ziyaret ettiğiniz veya sevdiğiniz siteler hangileri?
Açıkçası saatlerce sörf yapacak, chat yapacak zamanım yok. Ancak Internet'i
ben de bir çok kişi gibi araştırma amaçlı kullanıyorum. Stüdyomda kullandığım
ses kartları veya çıkan yeni teknolojiler hakkında bilgi alıyorum.
Napster hakkında ne düşünüyorsunuz?
Açıkçası bence güzel bir şey.
Destekliyor musunuz yani?
Benim amacım müziğimi insanlara yayabilmek. Baktım ki, daha albümümün
çıkmasının haftasında Napster'da tamamen yer almış. Ayrıca adam bunun
için para talebinde de bulunmuyor.
Sayın Demir Demirkan, bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
|
DEMİR
DEMİRKAN FOTOĞRAF ALBÜMÜ
|
| Burcunuz |
Aslan |
| Doğum
tarihiniz |
12 Ağustos
1972 |
| En son
gittiğiniz konser |
Erdal
Kızılçay, Volkan Öktem, Aşkın Arsuman, Yahya Dai ve Bora grubunun
Eylül Bar'daki performları |
| En sevdiğiniz
(örnek aldığınız) sanatçı |
MFÖ,
Sezen Aksu, Sertap Erener, Sting, Peter Gabriel, Tarkan Gözübüyük |
| Size
verilebilecek en güzel hediye |
Boş
vakit |
| En son
okuduğunuz kitap |
Yoga
kitabı |
| En son
seyrettiğiniz film |
The
Kid |
| En sevdiğiniz
yemek |
Pizza,
Sushi, Süt |
| Batıl
inançlarınız var mı? |
Yok |
|