Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Enrique Iglesias

Seni tanıtan bir önceki albümün "Enrique", yeni albümün "Escape"nin kayıtları sırasında sana ek bir baskı yarattı mı?

Hayır. Zamanım olduğunu biliyordum. Bailamos Part 2 veya Be With You Part 8 gibi şeyler yapmak istemiyordum. Ve bazı şeyler radikal olarak değişti. Eğer bir parça onu gitarla çaldığımda iyi ise, o zaman çıkan işten memnun olurum.

Bir şarkı yaptığın zaman, onu albümünde nasıl etki yaratacağını nasıl biliyorsun? Fikirlerini nasıl test ediyorsun?

Genellikle, gece geç saatlerde beste yapıyorum. Sabah 7'ye doğru yatıyorum ve öğlene doğru da uyanıyorum. Eğer beni sürekli ağlatıyor ya da tüylerimi diken diken ediyorsa, o anda bu parçanın özel olduğunu biliyorum. Kendi kulağına güvenmelisin. Çünkü sahneye çıkacak olan sensin ve kredibiliteni de etkilecek şarkı bu.

Yıllarca sana hayran olan İspanyol fanların ile seni son albümünle tanıyan İngiliz hayranların arasında bir fark görüyor musun?

Amerika'da ingilizceyi ispanyolcadan daha iyi konuşan genç hayranlarım var. İlk günlerimi hatırlıyorum, İspanyol kökenli genç şarkıcılar çok azdı. İspanyol hayranlar, birilerini sonunda bir yere getirdiler. Hayranlarım bana çok yardım etti. İlk zamanlardan beri ben hep İspanyolca söyledim ve Amerika'da albüm çok iyi sattı. Önceden, bir amerikan restaurantındayken, çoğunluğu İspanyol, Meksikalı veya Portorikolu olan komiler veya aşçılar benden imzalı fotoğraf isterlerdi. Ve tüm Amerikalılara minnettarım. İşte benim halkım. O insanların sayesinde ben buralara geldim. İspanyolca söylemekten asla vazgeçmeyeceğim.

İki yıl önce medya, latin müziği patlamasından bahsediyordu. Bunu nasıl değerlendiriyorsun ve kişisel ve profesyonel olarak latin özelliğini koruyacak mısın?

Ben gerçekten gelişmekten yanayım ama ben latin olarak da kalacağım. Kim olduğuma ve nereden geldiğime sadığım. Bu "patlama" kelimesi benim hoşuma gitmiyor çünkü bu sözcük "kısa süreli" gibi bir anlamı da içinde barındıyor sanki. Bu hem sanatçı hem de şarkı için biraz aşağılayacı.

Hero'yu 11 Eylül olaylarından sonra America : A Tribute to Heroes konseri sırasında söyledin. Nasıl geçti o gün?

Çok sinirliydim, ama şarkı söylemek için seçilmekten de çok gurur duydum. Tüm büyük sanatçılarla yanyana gelmeye zaten bayılıyorum. Kendi kendime: Şarkının sözlerini aman unutma, yoksa rezil olursun" dedim.

Bu bir aşk şarkısı ama insanlar farklı farklı da algılayabiliyorlar. Bu şarkının World Trade Center olayları ile özdeşleştirlemesinden rahatsız oldun mu?

Hayır, tam olarak değil. Sözlerini dinler, klibi seyredersen, tamamen farklı bir yöne gidersin. Bu şarkı aşktan bahsettiği için sevildiğini düşünüyorum. Başkan Bush'un sözlerinin altına eklenmesiyle oluşan yeni versiyonunu radyodan dinlediğimi hatırlıyorum. Bu tuhaftı, çünkü bunun için yazdığım bir parça değildi. Ama insanların kendilerini iyi hissetmelerine yardım edebildiyse, bir sorun yok demektir.

Hero'nun klip fikri kime ait?

Joseph Kahn (yönetmen)'a... Beni aradı ve bir senaryo hayal ettiğini ve bunu mini-film halinde çekmek istediğini söyledi bana. Bunu duyduğumda, biraz korktum. Bir hikayeyi anlatmak için dört dakikanız var sadece. Sonuç ya muhteşem ya da bomboş bir şey olacaktı. Ama ben ona inandım. Mickey Rourke ve Jennifer Love Hewitt gibi oyuncuların klipte oynamayı kabul etmelerinin bize yardımı büyük oldu.

Bu albüm sana biraz daha mı uyuyor, ne dersin?

Daha çılgın ve esprili bir albüm olduğu kesin. Daha da agressif hatta. Öylesine farklı farklı insanlarla çalıştım ki bu albümde... Her başlık farklı bir albüm havası taşıyor.

Escape üzerinde çalışırken böylesine tamamen farklı bir yöne gitmen ile birlikte hayranlarını kaybetme korkusuna hiç kapılmadın mı?

Aldırmadım. Bir albüm hazırladığımda, hayranlarımın beğenip beğenmeyeceğini kendime sormayı hiç sevmem. Amacım benim hoşuma gidecek bir albüm yapmak. Eğer benim hoşuma giderse, insanlar da beğenecektir. Bu apaçık.

Bu albümde, ritmler değişmeden kalamıyor. Bir tempodan başka birine atlıyoruz. Bu istenen bir şey mi?

Evet, tamamen. Bunun adı zaten Escape. Ben, dinlerken sana herşeyi unutturacak bir stil albümü yapmak istedim. İstediğim, insanlar albümü arabalarında dinlerken, bir şarkıdan bir diğerine atlamamalarıydı. Ve kendilerinden bir an kaçabilmeleri ve farklı bir dünyada kendilerini hissetmeleri.

Bu albümde tercih ettiğin parçalar hangileri?

Hero, çok özel bir şarkı. Bir saatte yazdım. Bu parça büyük bir doyum sağlıyor. Ayrıca, yüksek tempolu şarkılar var "Don't Turn Off The Lights," "Escape" gibi ya da soul parçalar "Love To See You Cry" gibi... Bu tür şarkıları sahnede seslendirip, izleyenlerin reaksiyonları almak hoşuma gidiyor.

Şarkılarını defalarca dinleyen sanatçılar gibi misin?

Bir kere, şarkının büyüsü işte burada! Ona dokunmamak gerekir. Bu albüm için, gereken zamanım hep vardır. İstediğim kadar defalarca defalarca şarkılarımı dinleyebilirim.

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.