|
HÜSEYİN
BAŞKADEM
Hani
günler vardır; insanın içine umut veren, yaşadığına sevindiren. İşte
böyle bir günde bir röportajım vardı. Bu güne kadar bir çok röportaj yapmıştım
ama bu seferkinin havası daha bir başkaydı; çünkü görüşeceğim kişinin
(daha irtibat bile kurmadan önce) sanki bir efsane kahramanı veya bir
fantastik karakter olduğunu düşünmüştüm.
"Hüseyin Başkadem" hakkında ilk bilgileri bir tanıdığımdan duymuştum.
"Kültür" içinde yüzen bir ülkede "Sanat" ve "Sanat Organizasyonu"
yoksunu olduğumuz bir gerçekti. Yapılan organizasyonlar da çoğunlukla
mali sıkıntı nedeniyle iptal edilirken ülkenin içinden bir deli (gerçekten
pek de akıllı işi değil), Afyon gibi bir yerde caz festivali düzenlemeye
çalışıyordu.
Bana
önce rüya gibi gelmişti bu haber. Açıkçası sansasyonel bir haber olma
olasılığı kesin gibi görünüyordu. Ama bir yandan da içime doğan beyazlık
ve parlaklık hissi bu haberin doğru olduğunu söylüyordu.
Gerçekten de doğruymuş. Afyon'da "Caz Festivali" hazırlığında olan
bir kişi varmış; "Hüseyin Başkadem". Acaba kimlerle bu organizasyonu
yapıyordu? Kimleri getiriyordu festivale? Ne kadara mal oluyordu bu organizasyon?
Kafamda bir çok soru ile Kadıköy'ün sokaklarında bana verdiği adresi buluyorum.
Gün, aynen insanın içine umut veren "yeşil" bir gün. Beni sakin
tavırlarıyla kapıda karşılıyor. Yorgun ve uykusuz olduğu her halinden
belli. Sohbete başlamadan biraz sıkıldığını hissediyorum. Daha sonra anlıyorum
ki uykusuzluğu da ondanmış yani festivalden...
Önce
salonundaki poster ve afişlere takılıyor gözüm. Odanın her yerinde "Afyon"
için yaptığı etkinliklerin izleri var, kafasında da yenileri...
Sakin ses tonu ile başlıyor konuşmaya ben de dinliyorum. Önce kendini
tanıtmaya başlıyor;
"İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarında Klasik Türk müziği
eğitimi aldım. 1992 yılında okulumu bitirdikten sonra İngiltere'ye gidip
oradaki sanat faaliyetlerini inceledim. Oraları gidip, görüp tekrar Türkiye'ye
dönünce insan uyum problemleri çekiyor. O dönem sonucunda bir evlilik
yaptım ama olmadı."
Yaşam
hikayesini anlatırken bile aklının, anlattıklarında olmadığı belliydi.
Organizasyon ile ilgili bir konu düşündüğünü sanıyordum. Yavaş yavaş konuşsa
da devam ediyor;
"Müzik öğretmenliği yaptığım için bir yandan da Afyon'a giderek
oradaki sanat faaliyetlerine renk katmayı düşünüyordum"
İstanbul'da mı öğretmenlik yapıyorsunuz?
"Evet. Her haftasonu da Afyon'a gidiyordum. Son dört yıldır da bu, hiç
aksamadan böyle süregeldi. Duygusal bir kişiliğim var. Eşimden ayrıldıktan
sonra önce bir kendime geldim. Sonra da yapmak istediklerimi bir gözden
geçirdim."
Neydi yapmak istedikleriniz?
"İnsanlara
bazı konularda rehber olmak, onlara sahip olmadıkları zenginlikleri vermek
istiyordum. Ben de Afyonluyum ve hemşerilerimle beraber şehrimi çok seviyorum.
Ayrıca o verimli topraklar, her karışından ürün fışkıran, anadolu kültürünü
en güzel örneklerinin de barındığı topraklar. Tek eksiğimiz var; kültürel
etkinlikler. Bu eksikliklerin de ancak halka bu etkinliklerin götürülmesiyle
değişebileceği inancındayım."
Kaç senedir bu düşüncelerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz?
"1996 yılında başladım bu çalışmalara, o zaman askerden de yeni gelmiştim.
Afyon'a gittiğim her haftasonu orada bir altyapı çalışması yapmaya başladım.
Müzik dersleri verdiğim Afyonluların müzik ve müzik faaliyetlerinin artması
için konuşma ve sohbetler yaptım. Hatta bazılarına "piyano" aldırdım."
Afyonda gerçekleştirdiğiniz konser organizasyonları ne zaman başladı?
"Tüm bu çalışmaları eş zamanlı yaptım. Bir yandan müzik dersleri verip,
yaptığım sohbetlerle insanları bilinçlendirmeye çalışırken bir yandan
da onlara bahsettiğim güzelliklerin örneklerini vermem gerekliliğini biliyordum
Ayrıca sanatın bir bütünlük olduğunu; müzik, resim, fotoğraf her birinin
ayrı güzellikleri olduğunu anlatmaya çalışıyordum."
Afyon için yaptığınız ilk etkinlik hangisiydi? Bir müzik etkinliği
mi?
"30 Ağustos etkinlikleri çerçevesinde Afyonda fotoğraf makineleri, gramofon
ve resimlerden oluşan bir sergi açtım ve insanların bu sergiye ilgilerinden
de çok hoşlandım. İşte o günlerde kafamdaki diğer düşüncelerin de filizleneceği
ortamların olduğunu hissettim."
İlk müzik etkinliğiniz hangisiydi peki?
"İlk
müzik etkinliğimiz de Sayın Hasan Cihat Örter'in katıldığı gitar resitali
oldu. Sağ olsun iki defa Afyonumuzu şereflendirdi ve bizlere gitarın güzel
tınılarını dinletti. Daha sonra 24 Kasım'da yine Hasan Cihat Örter'i ağırladık.
10 Nisan 1999'da Önder Foçan ve grubu Afyon'da verilen ilk caz konserini
gerçekleştirdiler."
Afyon'un sanattaki "ilk"lerini siz gerçekletirdiniz sanırım. Tüm
"ilk"ler bu kadar mı?
"12 Haziran 1999'da Afyon'un ilk piyano resitalinin gerçekleşmesini de
sağladım. Michael Cumburidze (ki kendisi Gürcistan devlet konservatuarı
dekanıdır) Afyon tarihinin ilk piyano resitaline imzasını attı. Tabii
ki gönül ilk kez verilecek bu resitali bir Türk sanatçının vermesini isterdi
ama olmadı işte."
Bu arada konuşması sırasında sıkça saatine bakıyor ve dalıyor. Aklında
festival olduğu belli.
"Ben bir yandan insanlarla konuşarak sanata olan bakış açılarını değiştirmeye
çalışırken bir yandan da başka sorunlarla da boğuşmak zorunda kalıyordum.
Mesela deprem oldu ve planlar aksadı. Ama kafamdaki caz festivalinin tohumları
çok önce atılmıştı ve bu festivali bir gün gerçekleştirmeyi de kafama
koymuştum."
Kararlılığı ve ciddiyeti ses tonundan hiç beklemediğim bir şekilde
belli olmuştu.
"Sosyal anlamda Afyon için kurtuluşun festivallerden geçtiğine inanıyorum.
İnsan kalitesi de böyle yükseltilebilir. İnsan kalitesinin yükselmesi
ile insanlar "para"dan daha önemli şeylerin farkına varırlar. Bundan dolayı
insanlar parayı düşünmeden çalışacaklar ve insanlar "çıkar" için çalışmayınca
"toplum" için çalışmaya başlayacaklar. Toplum için çalışan insanların
toplumları da kaliteli olacaktır. İşte "sanat" bu zinciri bütünleştiren
en önemli etken."
Karşımdaki kişinin gerçekten masaldan fırlamış bir karakter gibi.
Konuşmaları gittikçe ilgi çekici ve mantıklı.
"Bu konserlerin insanlarda vazgeçilmez olmasının sağlanması gerekiyor
aslında. Çünkü sen insanlara "güzel" bir örnek göstermeye gör; devamını
isterler. Tabii ki kötü örnekleri de hemen benimsemek gibi kötü bir özelliğimiz
de yok değil ama bu isteği olumlu yönde kullanılması toplumun kazancına
olacağı kanaatindeyim"
Peki önümüzdeki 2 Nisan'da başlayacak olan "1.Afyon Caz Festivali"ne gelelim;
nasıl bir ekiple çalıştınız? Nerelerden destek aldınız? Gerekli mali kaynağı
nasıl edindiniz? Bir festival yapmak hiç de kolay bir iş değil?
"Tabii ki kolay bir iş değil. Ben bu proje için tam 8.5 aydır çalışıyorum
ve maddi ve manevi kaynaklarımı da seferber etmiş durumdayım. Bu süre
içinde ben bu festival planları ile uyudum ve kalktım. Afyon'da verdiğim
özel derslerimi kesmem gerekti çünkü planlama ve bağlantıları için bunu
yapmam gerekiyordu. Ayrıca sorduğunuz "nasıl bir ekiple çalıştınız?" sorusuna
kişi isimleri sayamayacağım çünkü tüm organizasyonu tek başıma gerçekleştirdim."
Peki mali destek ve sponsorlar?
"Öncelikle buradan Afyon Valimiz Sayın Ahmet Özyurt'a minnetlerimi sunmak
isterim. Çünkü festivalin gerçekleşmesi için gerekli ana mali kaynağı
kendileri sağladılar. Ayrıca Oruçoğlu Holding, Afyon Mimarlar Odası, Sayın
Mahmut İşisağ, Sayın Mustafa Hancıoğlu, Sayın Baybora Medin ve Sayın Cezir
Medin benden maddi ve manevi desteklerini esirgemediler."
Afyonlular bu festivalde kimleri dinleyecekler peki?
"Neşet
ve Nükhet Ruacan, Selen Gülün ve grubu, Yahya Dai ve grubu, Oğuz Büyükberber
beşlisi ve Velvele, Mehmet Emin Bitmez, Ayşe Tütüncü Piyano ve perküsyon
grubu, Sibel Köse ve Önder Foçan orkestrası ve Ayten Alpman şuanda aklıma
gelenler. Ayrıca dia gösterileri, resim sergileri, söyleşiler ve video
gösterileri ile Afyon'u çok yoğun bir festival haftası bekliyor."
Gerçekten hayal gibi geliyor insana.
"Tabii ki tekrar belirtmeliyim ki Afyon Valimiz Sayın Ahmet Özyurt'un,
bu festivalin gerçekleşmesi için verdiği destek benim için ve Afyonlular
için çok önemliydi. Yaptığı mali destek haricinde manevi destekleri ile
de bize "güç" oldu."
Peki Afyon'da hangi salonda gerçekleştireceksiniz konserleri? Ses
sitemi vb... ayrıntılar?
" Konser
ve etkinliklerin çoğu Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer ve Sayın
Süleyman Demirel ile benim de mezun olduğum "Afyon Lisesi" konser salonunda
gerçekleştirilecek. Ses sistemleri ve akustik ile ilgili iyileştirmeler
de yapıldı ve şu an bir tek festivalin açılış gününü bekliyor."
Öncelikle sizi kutlamak isterim; böyle bir projenin altından mali destek
haricinde tek başınıza kalkmanız ve bu kadar müzisyeni bir araya getirmeniz
muhteşem bir iş.
"Teşekkür ederim ama daha yapacaklarım bitmedi."
Daha neler planlıyorsunuz?
"Öncelikle bu festivalin de İstanbul Müzik Festivali veya Caz Festivali
gibi her sene süre gelen bir sanat etkinliği olmasını istiyorum. Ayrıca
Afyon'da bir sanat vakfının kurulmasını istiyorum. İstedikten sonra oluyor,
yeter ki ne istediğimizi bilelim ve amacımıza giden yolda akıllı bağlantıları
yapalım."
Bu arada hava kararıyor ve karanlık Kadıköy'ün eve dönüş heyecanındaki
sokaklarına yavaşça çökmeye başlıyor. Bu keyifli ve ilginç sohbetin biteceğiniz
biliyorum ama daha kim bilir ne bilinmeyenler vardır diye sorularımı sormaya
devam ediyorum. Gerçekleştirdiğiniz bu festival, medyada da çok ilgi gördü
sanırım.
"Sağ olsunlar, irtibat kurduğum veya tanıdıklarımın kurduğu medya mensupları
benimle röportaj ve görüşmeler yaptılar. Bunlardan biri de Sayın Doğan
Hızlan'dır. Günlük köşesinde hakkımda ve festival hakkında yazdığı yazı
ile bizlere güç verdi."
Son olarak size İnternet ile olan ilginizi sormak istiyorum. İnternet
kullanıyor musunuz?
"İnternet
günlük yaşantımızı kolaylaştıran en önemli iletişim araçlarından biri
olmak üzere bence. Açık konuşmam gerekirse bu festival hazırlığından önce
aram daha iyiydi. Ne yazık ki bu süre içinde hiç ilgilenemez hale geldim.
Çünkü her Cuma günü Afyon'a gidiyorum (ki bu festival hazırlığı döneminde
artık haftada birden fazla gitmeye başladım) inanın kitap okumaya bile
vakit bulamıyorum.
Tabip ettiğiniz siteler ve haber alma kaynaklarınız var mı İnternet'te?
"Açıkçası takip ettiğim bir site var; o da www.afyonum.com isimli ve yeğenimin
hazırladığı site. Bu sitede festival ile ilgili haberleri ve hazırlıklarımızla
ilgili bilgileri yayınlıyoruz. Bu site haricinde zamansızlıktan ilgilenemiyorum.
Sayın Hüseyin Başkadem, Bu keyifli sohbet ve öncelikle Afyon için yaptıklarınız
sonra da sanatımız için verdiğiniz üstün çalışmalarınızdan dolayı TurkiyeOnline
olarak teşekkür ederiz.
"Ben esas çok teşekkür ederim. Buralara kadar gelerek yoruldunuz."
|