Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

HÜSEYİN BAŞKADEM

İngiltere yıllarıHani günler vardır; insanın içine umut veren, yaşadığına sevindiren. İşte böyle bir günde bir röportajım vardı. Bu güne kadar bir çok röportaj yapmıştım ama bu seferkinin havası daha bir başkaydı; çünkü görüşeceğim kişinin (daha irtibat bile kurmadan önce) sanki bir efsane kahramanı veya bir fantastik karakter olduğunu düşünmüştüm.

"Hüseyin Başkadem" hakkında ilk bilgileri bir tanıdığımdan duymuştum. "Kültür" içinde yüzen bir ülkede "Sanat" ve "Sanat Organizasyonu" yoksunu olduğumuz bir gerçekti. Yapılan organizasyonlar da çoğunlukla mali sıkıntı nedeniyle iptal edilirken ülkenin içinden bir deli (gerçekten pek de akıllı işi değil), Afyon gibi bir yerde caz festivali düzenlemeye çalışıyordu.

Hüseyin BaşkademBana önce rüya gibi gelmişti bu haber. Açıkçası sansasyonel bir haber olma olasılığı kesin gibi görünüyordu. Ama bir yandan da içime doğan beyazlık ve parlaklık hissi bu haberin doğru olduğunu söylüyordu.

Gerçekten de doğruymuş. Afyon'da "Caz Festivali" hazırlığında olan bir kişi varmış; "Hüseyin Başkadem". Acaba kimlerle bu organizasyonu yapıyordu? Kimleri getiriyordu festivale? Ne kadara mal oluyordu bu organizasyon?

Kafamda bir çok soru ile Kadıköy'ün sokaklarında bana verdiği adresi buluyorum. Gün, aynen insanın içine umut veren "yeşil" bir gün. Beni sakin tavırlarıyla kapıda karşılıyor. Yorgun ve uykusuz olduğu her halinden belli. Sohbete başlamadan biraz sıkıldığını hissediyorum. Daha sonra anlıyorum ki uykusuzluğu da ondanmış yani festivalden...

Önce salonundaki poster ve afişlere takılıyor gözüm. Odanın her yerinde "Afyon" için yaptığı etkinliklerin izleri var, kafasında da yenileri...

Sakin ses tonu ile başlıyor konuşmaya ben de dinliyorum. Önce kendini tanıtmaya başlıyor;

"İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarında Klasik Türk müziği eğitimi aldım. 1992 yılında okulumu bitirdikten sonra İngiltere'ye gidip oradaki sanat faaliyetlerini inceledim. Oraları gidip, görüp tekrar Türkiye'ye dönünce insan uyum problemleri çekiyor. O dönem sonucunda bir evlilik yaptım ama olmadı."

Yaşam hikayesini anlatırken bile aklının, anlattıklarında olmadığı belliydi. Organizasyon ile ilgili bir konu düşündüğünü sanıyordum. Yavaş yavaş konuşsa da devam ediyor;

"Müzik öğretmenliği yaptığım için bir yandan da Afyon'a giderek oradaki sanat faaliyetlerine renk katmayı düşünüyordum"

İstanbul'da mı öğretmenlik yapıyorsunuz?

"Evet. Her haftasonu da Afyon'a gidiyordum. Son dört yıldır da bu, hiç aksamadan böyle süregeldi. Duygusal bir kişiliğim var. Eşimden ayrıldıktan sonra önce bir kendime geldim. Sonra da yapmak istediklerimi bir gözden geçirdim."

Neydi yapmak istedikleriniz?

"İnsanlara bazı konularda rehber olmak, onlara sahip olmadıkları zenginlikleri vermek istiyordum. Ben de Afyonluyum ve hemşerilerimle beraber şehrimi çok seviyorum. Ayrıca o verimli topraklar, her karışından ürün fışkıran, anadolu kültürünü en güzel örneklerinin de barındığı topraklar. Tek eksiğimiz var; kültürel etkinlikler. Bu eksikliklerin de ancak halka bu etkinliklerin götürülmesiyle değişebileceği inancındayım."

Kaç senedir bu düşüncelerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz?

"1996 yılında başladım bu çalışmalara, o zaman askerden de yeni gelmiştim. Afyon'a gittiğim her haftasonu orada bir altyapı çalışması yapmaya başladım. Müzik dersleri verdiğim Afyonluların müzik ve müzik faaliyetlerinin artması için konuşma ve sohbetler yaptım. Hatta bazılarına "piyano" aldırdım."

Afyonda gerçekleştirdiğiniz konser organizasyonları ne zaman başladı?

"Tüm bu çalışmaları eş zamanlı yaptım. Bir yandan müzik dersleri verip, yaptığım sohbetlerle insanları bilinçlendirmeye çalışırken bir yandan da onlara bahsettiğim güzelliklerin örneklerini vermem gerekliliğini biliyordum Ayrıca sanatın bir bütünlük olduğunu; müzik, resim, fotoğraf her birinin ayrı güzellikleri olduğunu anlatmaya çalışıyordum."

Afyon için yaptığınız ilk etkinlik hangisiydi? Bir müzik etkinliği mi?

"30 Ağustos etkinlikleri çerçevesinde Afyonda fotoğraf makineleri, gramofon ve resimlerden oluşan bir sergi açtım ve insanların bu sergiye ilgilerinden de çok hoşlandım. İşte o günlerde kafamdaki diğer düşüncelerin de filizleneceği ortamların olduğunu hissettim."


İlk müzik etkinliğiniz hangisiydi peki?

"İlk müzik etkinliğimiz de Sayın Hasan Cihat Örter'in katıldığı gitar resitali oldu. Sağ olsun iki defa Afyonumuzu şereflendirdi ve bizlere gitarın güzel tınılarını dinletti. Daha sonra 24 Kasım'da yine Hasan Cihat Örter'i ağırladık. 10 Nisan 1999'da Önder Foçan ve grubu Afyon'da verilen ilk caz konserini gerçekleştirdiler."


Afyon'un sanattaki "ilk"lerini siz gerçekletirdiniz sanırım. Tüm "ilk"ler bu kadar mı?

"12 Haziran 1999'da Afyon'un ilk piyano resitalinin gerçekleşmesini de sağladım. Michael Cumburidze (ki kendisi Gürcistan devlet konservatuarı dekanıdır) Afyon tarihinin ilk piyano resitaline imzasını attı. Tabii ki gönül ilk kez verilecek bu resitali bir Türk sanatçının vermesini isterdi ama olmadı işte."

Bu arada konuşması sırasında sıkça saatine bakıyor ve dalıyor. Aklında festival olduğu belli.

"Ben bir yandan insanlarla konuşarak sanata olan bakış açılarını değiştirmeye çalışırken bir yandan da başka sorunlarla da boğuşmak zorunda kalıyordum. Mesela deprem oldu ve planlar aksadı. Ama kafamdaki caz festivalinin tohumları çok önce atılmıştı ve bu festivali bir gün gerçekleştirmeyi de kafama koymuştum."

Kararlılığı ve ciddiyeti ses tonundan hiç beklemediğim bir şekilde belli olmuştu.

"Sosyal anlamda Afyon için kurtuluşun festivallerden geçtiğine inanıyorum. İnsan kalitesi de böyle yükseltilebilir. İnsan kalitesinin yükselmesi ile insanlar "para"dan daha önemli şeylerin farkına varırlar. Bundan dolayı insanlar parayı düşünmeden çalışacaklar ve insanlar "çıkar" için çalışmayınca "toplum" için çalışmaya başlayacaklar. Toplum için çalışan insanların toplumları da kaliteli olacaktır. İşte "sanat" bu zinciri bütünleştiren en önemli etken."

Karşımdaki kişinin gerçekten masaldan fırlamış bir karakter gibi. Konuşmaları gittikçe ilgi çekici ve mantıklı.

"Bu konserlerin insanlarda vazgeçilmez olmasının sağlanması gerekiyor aslında. Çünkü sen insanlara "güzel" bir örnek göstermeye gör; devamını isterler. Tabii ki kötü örnekleri de hemen benimsemek gibi kötü bir özelliğimiz de yok değil ama bu isteği olumlu yönde kullanılması toplumun kazancına olacağı kanaatindeyim"

Peki önümüzdeki 2 Nisan'da başlayacak olan "1.Afyon Caz Festivali"ne gelelim; nasıl bir ekiple çalıştınız? Nerelerden destek aldınız? Gerekli mali kaynağı nasıl edindiniz? Bir festival yapmak hiç de kolay bir iş değil?

"Tabii ki kolay bir iş değil. Ben bu proje için tam 8.5 aydır çalışıyorum ve maddi ve manevi kaynaklarımı da seferber etmiş durumdayım. Bu süre içinde ben bu festival planları ile uyudum ve kalktım. Afyon'da verdiğim özel derslerimi kesmem gerekti çünkü planlama ve bağlantıları için bunu yapmam gerekiyordu. Ayrıca sorduğunuz "nasıl bir ekiple çalıştınız?" sorusuna kişi isimleri sayamayacağım çünkü tüm organizasyonu tek başıma gerçekleştirdim."


Peki mali destek ve sponsorlar?

"Öncelikle buradan Afyon Valimiz Sayın Ahmet Özyurt'a minnetlerimi sunmak isterim. Çünkü festivalin gerçekleşmesi için gerekli ana mali kaynağı kendileri sağladılar. Ayrıca Oruçoğlu Holding, Afyon Mimarlar Odası, Sayın Mahmut İşisağ, Sayın Mustafa Hancıoğlu, Sayın Baybora Medin ve Sayın Cezir Medin benden maddi ve manevi desteklerini esirgemediler."


Afyonlular bu festivalde kimleri dinleyecekler peki?

"Neşet ve Nükhet Ruacan, Selen Gülün ve grubu, Yahya Dai ve grubu, Oğuz Büyükberber beşlisi ve Velvele, Mehmet Emin Bitmez, Ayşe Tütüncü Piyano ve perküsyon grubu, Sibel Köse ve Önder Foçan orkestrası ve Ayten Alpman şuanda aklıma gelenler. Ayrıca dia gösterileri, resim sergileri, söyleşiler ve video gösterileri ile Afyon'u çok yoğun bir festival haftası bekliyor."

Gerçekten hayal gibi geliyor insana.

"Tabii ki tekrar belirtmeliyim ki Afyon Valimiz Sayın Ahmet Özyurt'un, bu festivalin gerçekleşmesi için verdiği destek benim için ve Afyonlular için çok önemliydi. Yaptığı mali destek haricinde manevi destekleri ile de bize "güç" oldu."

Peki Afyon'da hangi salonda gerçekleştireceksiniz konserleri? Ses sitemi vb... ayrıntılar?

"Konser ve etkinliklerin çoğu Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer ve Sayın Süleyman Demirel ile benim de mezun olduğum "Afyon Lisesi" konser salonunda gerçekleştirilecek. Ses sistemleri ve akustik ile ilgili iyileştirmeler de yapıldı ve şu an bir tek festivalin açılış gününü bekliyor."


Öncelikle sizi kutlamak isterim; böyle bir projenin altından mali destek haricinde tek başınıza kalkmanız ve bu kadar müzisyeni bir araya getirmeniz muhteşem bir iş.

"Teşekkür ederim ama daha yapacaklarım bitmedi."

Daha neler planlıyorsunuz?

"Öncelikle bu festivalin de İstanbul Müzik Festivali veya Caz Festivali gibi her sene süre gelen bir sanat etkinliği olmasını istiyorum. Ayrıca Afyon'da bir sanat vakfının kurulmasını istiyorum. İstedikten sonra oluyor, yeter ki ne istediğimizi bilelim ve amacımıza giden yolda akıllı bağlantıları yapalım."

Bu arada hava kararıyor ve karanlık Kadıköy'ün eve dönüş heyecanındaki sokaklarına yavaşça çökmeye başlıyor. Bu keyifli ve ilginç sohbetin biteceğiniz biliyorum ama daha kim bilir ne bilinmeyenler vardır diye sorularımı sormaya devam ediyorum. Gerçekleştirdiğiniz bu festival, medyada da çok ilgi gördü sanırım.

"Sağ olsunlar, irtibat kurduğum veya tanıdıklarımın kurduğu medya mensupları benimle röportaj ve görüşmeler yaptılar. Bunlardan biri de Sayın Doğan Hızlan'dır. Günlük köşesinde hakkımda ve festival hakkında yazdığı yazı ile bizlere güç verdi."

Son olarak size İnternet ile olan ilginizi sormak istiyorum. İnternet kullanıyor musunuz?

"İnternet günlük yaşantımızı kolaylaştıran en önemli iletişim araçlarından biri olmak üzere bence. Açık konuşmam gerekirse bu festival hazırlığından önce aram daha iyiydi. Ne yazık ki bu süre içinde hiç ilgilenemez hale geldim. Çünkü her Cuma günü Afyon'a gidiyorum (ki bu festival hazırlığı döneminde artık haftada birden fazla gitmeye başladım) inanın kitap okumaya bile vakit bulamıyorum.

Tabip ettiğiniz siteler ve haber alma kaynaklarınız var mı İnternet'te?

"Açıkçası takip ettiğim bir site var; o da www.afyonum.com isimli ve yeğenimin hazırladığı site. Bu sitede festival ile ilgili haberleri ve hazırlıklarımızla ilgili bilgileri yayınlıyoruz. Bu site haricinde zamansızlıktan ilgilenemiyorum.

Sayın Hüseyin Başkadem, Bu keyifli sohbet ve öncelikle Afyon için yaptıklarınız sonra da sanatımız için verdiğiniz üstün çalışmalarınızdan dolayı TurkiyeOnline olarak teşekkür ederiz.

"Ben esas çok teşekkür ederim. Buralara kadar gelerek yoruldunuz."

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.