|
Bu
bizler için güzel bir haber.
Onu
çıkaracağız. Ama hiç bir zaman da; "Aman her sene bir albüm yapayım da
insanların gözünden kaybolmayayım" veya "basın ve medya beni unutmasın"
gibi bir düşüncem olmadı. Gerçekten de hepsi çok tesadüfi oldu.
Türkiye'de ve yurtdışında albüm satışlarınız nasıl?
Universal ile bir anlaşmamız var. "Laid Back" ve "Novermber in St Petersburg"
Universal'den çıktı. Amacımız zaten yurtdışına açılmak. Şimdi yurtdışındaki
network'e girmek için bekliyoruz. Ama albümlerimin Türkiye'deki satışlarından
çok memnunum. Çünkü gençlik albümlerimi almaya başladı ve bu da beni çok
mutlu ediyor.
Hatta kendinizi Türkiye'de cazı tanıtan bir misyoner olarak görüyorsunuz.
Tabii ki. Cazın Türkiye'de tanınması için kendimi bir nefer olarak görüyorum.
Yaptığım bir çok faaliyetle de bunu gerçekleştirdiğime inanıyorum.
Cazı yaygınlaştırmak için ne tür faaliyetler yapıyorsunuz?
TV8'de
Cumartesi geceleri saat 22:00'de yayınlanan bir programı hazırlıyorum.
Konserler veriyoruz. Geçen hafta, Isparta'da Süleyman Demirel Üniversitesine
gittik ve öğrenci konseri verdik. Klüpte (Kerem Görsev Jazz Bar'da) öğrencileri
daha çok caz ortamına çekebilmek için bir takım promosyonlar yapıyoruz
ve Perşembe akşamları onlarda giriş ücreti almıyoruz. Çünkü caz ne kadar
yayılırsa, Türkiye'de caza verilen emek de o kadar çok olacağı inancındayım.
Ayrıca da bu bir virüstür; siz bir albümü alırsınız ve bir arkadaşınıza
tavsiye edersiniz, öteki size dinlediği albümü tavsiye eder ve bu bir
tür örgütlenme gibidir. Özetle, Türkiye'deki caz seviyesinin bir şekilde
daha yukarılara çekilmesi gerekiyor, çünkü Türkiye'deki caz faaliyetleri
bence çok az ve yetersiz.
Albüm kayıtlarınız sırasında da zorluklarlar karşılaşıyorsunuz sanırım.
Türkiye'de
sanatla ilgili bir faaliyet yapmak zaten çok zor, meseleye sadece caz
olarak da bakmamak gerek. Ne yazık ki Türkiye'de sanatın her dalında çalışmalarda
bulunmak zor. Mesela Kuzey Avrupa ülkelerine baktığınız zaman İsveç, Danimarka,
Norveç gibi ülkelerde insanlar kişisel olarak da sanat yapmak için devletten
büyük yardımlar alıyorlar. Ressamlara, tiyatrolara devlet destek oluyor.
Türkiye'de ise böyle bir şey yok. Gerçi bizde de özel tiyatrolara yapılan
yardımlar var ama çok yetersiz.
Açıkçası, ben bir sorunun cevabını çok merak ediyorum; insanlar Kerem
Görsev dinliyor ama Kerem Görsev kimleri dinliyor?
Kerem Görsev çok dinliyor; biraz önce arabada gelirken Oscar Peterson
dinliyordum. Çok geniş bir müzik arşivim var ve eski piyanistleri
çok dinlerim. Bill Evans, Tommy Framigan, McCoy Tyner, Red Garland, W.
Kelly, ve tabii ki ilham kaynağım Bill Evans. Bi de orta yaş piyanistler
var; Kenny Barron, Marcus Miller gibi. Genç nesil piyanistlerden de
dinliyorum. Çok dinliyorum, ciddi bir müzik dinleyicisiyim.
Siz akustik enstrüman kullanıyorsunuz; piyano. Synthetiser veya başka
bir dijital enstrüman kullanmıyorsunuz.
En son 1985-86 yıllarında kullanmıştım. Piyano beni daha rahat anlattıran
bir enstrüman. Kafamdaki hikayeleri piyanoyla daha net verebiliyorum.
Peki teknolojinin müziğe bu kadar girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok
güzel bir soru bu. Teknoloji tembel müzisyen yetiştiriyor, yaratıcılığı
kısıtlıyor çünkü imkanlar bol. Bir parça yapıp diskete yazıyorsunuz sonra
bunu aranje edin diyorsunuz. Bilgisayar bunu yapıyor; aranje ediyor. Ama
o zaman piyanistin yorumculuğu nerede kalıyor? Yorumculuk kalmıyor, sadece
makinalar çalıyor. Ayrıca, teknoloji o kadar çabuk ilerliyor ki her sene
değişik değişik soundlar çıkıyor. Bu soundlar da insaları yeni müzik tarzlarına
itiyor, insanlar tatminsizliğe doğru çekiliyor. Bu sefer ne oluyor? Piyano
"out" oluyor. Neden? Çünkü gençler teknoloji ile ilgileniyor. İnsanlar,
bu müzik tarz ve soundları arasında kaliteden uzaklaşmaya başlıyorlar.
Ama bilinçli olanlar hiç bir zaman uzaklaşmıyor. Bence tüm bunlar
gelip geçici beğeniler ve insanların da bunlara erkenden uyanıp gerçeğin
peşinden koşmaları daha mantıklı. Piyano 1800'lerden beri dünyamızda var
olan ve üretimi hiç değişmemiş bir enstrüman. Yeni teknolojiyle başka
şeyler çıktı diye bu enstrümanı hemen silebilir misiniz? Olmaz! Silemezsiniz,
afaroz olursunuz dünyadan. Şu enstrüman üstünde tembellik yapılmadan çalınacak
bir takım müzikler var ama bilgisayar işin içine girince bir değişik oluyor,
hakikaten bir zevksizlik var. Geçicilik var, bitiyor. Tabii ki tüm bunlar
kişisel fikirlerim.
Ben biraz da konu değiştirmek istiyorum; İntenet kullanıyor musunuz?
İnternet
kullanmıyorum ama eşim Turk.Net'in kurucu ortaklarından ve yönetim kurulu
üyelerinden biri. Açıkçası İnternete onun vasıtasıyla giriyorum. Açıp
kapamayı dahi bilmiyorum İnterneti. Bana gelen e-mailleri de eşim cevaplıyor.
Eşim bana maillerimi print edip veriyor ben de arkasına elimle cevabını
yazıp karşılığını gönderiyorum. İnternete kanalize olamadım desem daha
iyi. Ben biraz bu olayda geri kaldım ve İnternet de bu arada oldukça ilerledi.
Şimdi onunla uğraşacağıma projelerimle uğraşıyorum, daha iyi. Ekranın
karşısında dört beş saat kalıp, İnternette gezinen arkadaşlarım var. Bunun
yanında, eşimle birlikte İnternete giriyoruz, müzik sitelerinde CD alışverişi
yapıyoruz. Bill Evans'ın sitesine giriyorum, bu tip keyifleri de var.
Herhalde müdavimi olduğunuz siteler de vardır.
Açıkçası yok çünkü benim İnternetle aram yok denecek kadar az, ancak evimizin
içinde devamlı kullanıldığından ben de girip bakıyorum.
İnternetten müzik ve kültür konusunda nasıl faydalanılabilir?
Yabancı sitelerde var; mesela bir parça istiyorsunuz, size print edilecek
halini veriyorlar, ses kaydını satın alıyorsunuz. Yani İnternet çok faydalı
bir şey. Sadece müzik konusunda değil, tabii ki her konuda yararlınılacak
ve bilgiye ulaşılacak çok fazla site var. Bence iyi kullanılmalı.
İnternetle aranız iyi değil, akustik enstrüman kullanıyorsunuz bunları
birleştirebilir miyiz?
Esasında teknolojiyle de aram iyi değil. Benim bir özelliğim daha var;
bazen yeni çıkan şeyleri protesto ederim, sevmem. Fakat sonradan rahatlığını
görünce de yaşamıma katarım. Mesela bugün dijital yayınları izlemek için
evimize ekipman taktılar, ben istemediğimi söyledim. Kablolu yayından
memnundum çünkü.
Neden sevmiyorsunuz
yenilikleri?
Onun bir takım ayarları var, uğraşmak gerekiyor, bu da zamanımı alıyor.
Sonra adam bana öğretti biraz, şimdi rahatlığını yaşıyorum. Kısaca teknolojinin
beni zorlamasından hiç hoşlanmıyorum. Hemen protesto ediyorum.
Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz Kerem Bey.
Ben teşekkür ederim.
Tolga
Gülen
|