|
Marc
Anthony
20 yüzyılın
önemli pop figürlerinden Marc Anthony, dünyada en çok albümü satılan salsa
şarkıcısı, Broadway'de Paul Simon'ın "The Capeman" müzikali
ile başladı profesyonel müzik hayatına, birkaç önemli rolden sonra Scorsese'nin
"Bringing Out the Dead" filminde oynadı ve Madison Square Garden'da
5 kez apalı gişe konser verdi. Şarkı söylemek, Latin Amerika erkekleri
ve son albümüyle ilgili aktardıkları…
Şarkı
söyleyebileceğini ne zaman keşfettin?
Babam puerto
Rico'ludur...Bir müzisyen...50'lerde New York'a gelmiş. Çocukluğumdan
beri müziğin içindeyim. Hatırlarım beş veya altı yaşımdayken babam bana
bir şarkı öğretmişti. Şarkıyı söylemem için beni masaya oturttu arkada
duran üvey kızkardeşim ben şarkı söylemeye başlayınca o da ağlamaya başladı.
Bir an yanlış birşey yaptığımı başımın derde gireceğini düşündüm ve "Bir
daha şarkı söylemeyeceğim" demiştim. Çünkü kimsenin ağlamasını istemiyordum.
Hatırlarım, lise çağlarında Ralphie diye bir arkadaşım vardı, ikimiz de
ikinci katta oturan Sandra isimli bir kıza aşıktık. "Grease"
müzikalinden etkilenerek "Sandy" parçasıyla seranatlar yapardık
geceleri. Sonradan ben çıkmaya başladım o kızla. Bu dönemlerde benim için
en kolay ifade şekliydi şarkı söylemek.
"O
günden sonra artık salsa yapmadan duramaz oldum. "
Salsa
ile nasıl ilgilenmeye başladın?
Dans müziğiyle
tanıştım ilk olarak. Sa-fire için geri vokal yapıyordum. Latin Dj'lerden
Todd Terry ve Little Louie Vega için vokal sample'ları yapıyordum. Sonraları
menejerim "Salsa yapar mısın? diye sordu. "Salsa mı?" dedim.
Sanki "Polka söyler misin? der gibi sormuştu. Ertesi gün Juan Gabriel'in
bir kasetini dinletti. O günden sonra artık salsa yapmadan duramaz oldum.
Fakat
senin yaklaşımın eski salsa tarzlarından örneğin Juan Gabriel'den farklı.
Sen düzenlemelerinle ve tarzınla salsanın kalçasındaki seksiliği daha
yumuşak ve nazik bir ön sevişmeye dönüştürüyorsun ve dinleyici bunu sahipleniyor.
Menejerim
müziği ve tarihini öğrenmemi istedi. Ben dedim ki "Bak, benim kendi
bir söyleyiş tarzım var. Bırak gözlerimi kapayıp sadece söyleyeyim, hissetmeme
izin ver." Hislerimle ayakta durmaya işte o gün başladım.
"The
Substitute"da olumsuz bir latin sterotipini, bir gangsteri oynadın.
O rol, bir
aktor olarak da kendimi gösterebileceğim bir fırsattı. O zaman küçüktüm
ve Tom Berenger gibi bir adama korku duygusunu sığdırabileceğime inanmış
olmalılar ki bu rolu verdiler. Ancak çok kötü bir karakterdi. Çok acı
verici şekilde bir kızı dövüyordu. Bana "Böyle bir rolde nasıl oynarsın"
diyenler bile oldu. Çocuk aklı işte… Para alacağı yolu seçer kim olduğu
önemli değildir.
Örnek
aldığın bir erkek var mı?
Çocukluğumda
Steve Perry'I taklit ederdim avazım çıktığı kadar bağırarak "Faithfully'i
söylerdim. Çok cool'du. Beni etkilemiştir bu.
Latin
erkeği biraz maçodur. Son otuz yılda birşeyler değişti mi?
Benim kuşağımda
değişen şey, duyarlı olmayı biraz daha kolay kabul etmeleridir.
"Duygularımı
göstermekten hiç çekinmedim."
Yani,
saf ve duygusal bir şeyler duysan ağlamaktan çekinir misin?
Duygularımı
göstermekten hiç çekinmedim.
Birlikte
büyüdüğün ve halen görüştüğün Latin amerikalı erkekler maço şeyler yapıyor
mu?
Benim kuşağımdan
bahsediyorsanız. Arkadaşlarımın 99%'nun çocukları var. Karıları işteyken
önlüklerini çıkarırlar. İspanyol soap operalarında maço şeyler görürsünüz
ve bunların içinde bir doğruluk payı vardır. Ancak benim hayatımla hiç
bir ilgisi yok bunların .
Latin
Amerika'da kadınların öne çıkmasını engelleyici şeylerin olduğunu hissediyor
musunuz?
Evet. Şunu
anlamalısınız ki, bu ülkelerde erkek evi geçindirendir. Çocuklarınının
karnını doyuran onlardan sorumlu olan kişidir. Eğer bunu beceremiyorsa
kendini yenik sayar. Bir erkek için, çalışmayıp karısının işe giderek
evi geçindirmesi kabul edilmesi zor bir şeydir.
"Sonuçta
Latin ve Amerikalı olmanın gururunu insanlara hatırlatmak lazım. "
Yeni albümün
"Libre" hakkında söyleyebilirsin?
Bu albüm için çok yoğun bir şekilde çalıştım. En iyi albümüm oldu diyebilirim.
Bir olgunluk dönemi albümü. Albümde aranjmandan besteye her türlü aşamada
bulundum. Evde kaydettim albümü rahat bir ortamda.
Amerika'daki
son gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Müzisyenler
için çok zor günler bunlar. Irkçılığa karşı yapılan eylemlere katılmaya
çalışıyorum. Sonuçta Latin ve Amerikalı olmanın gururunu insanlara hatırlatmak
lazım.
|