|
Nelly
Furtado
İlk
albümününü yapmadan önce, 1999 yılında Lilith Fair'e katılarak, Sheryl
Crow ve Sarah McLachlan ile çalışması için çağrıldı. Ve pop- rock tarzı
"Hey, Man" ve Brezilya'nın tekno tarzı tonundaki "Baby
Girl" şarkıları ile beğenilmeye başlarken, Portekiz tarzındaki stili
ve Amerikan tonları ile değişikliği temsil ediyordu. Onun bu karışık tarzı
hayranları tarafından beğenilmeye başladı.
Müzik
kariyerine nasıl başladın?
Çocukluğumdan
beri diyebilirim. İlk defa dört yaşımdayken, annemle Portekizce bir düet
yaptım, yani İngilizce'den önce Portekizce şarkı söylüyordum. 12 yaşındayken,
şarkı yazmaya başladım. Kent müziğine deli oluyordum. Bu konu hakkında
kitaplar okuyordum. Odamın duvarları WordUp! ve Rap Pages magazinleriyle
kaplıydı. İlk tanıştığım kişiler hip-hop müzisyenleriydi.
Amerika'dan birkaç çocukla tanıştım, Victoria'da (Kanada) bir okula gidiyorlardı.
Bir tanesi bir hip-hop grubundaydı ve Toronto'da bir prodüktör tanıyordu.
Bir yaz tatili sırasında onlarla temas kurdum ve daha 16 yaşındayken onların
vokalistliğini yaptım. Bu bir yıl kadar sürdü hatta bir klip bile çektik.
Fakat 18 yaşına geldiğimde, müzikle profesyonel olarak uğraşmaya karar
verdim. O sıralar henüz gitarla beste yapmıyordum. Tam olarak şarkıcı
ya da şarkı stilinde parçalarda yazmıyordum. Victoria'ya okul için döndüğümde,
yazmaya başladım, gitar çalmayı öğrendim ve şarkı sözleri yazmaya başladım.
Tarzını
anlatabilir misin?
Ben bu albümün
pop tarzı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu şarkıları yazdığım sırada böyle
olduğunu düşünüyordum. Gitar çalmaya başladığımda, daha geleneksel pop
tarzı şarkılar yazmaya başladım. Whoa, Nelly! pop şemsiyesinin altında
ortaya çıktı fakat Portekiz ve Brezilya mirasından izler taşıyor.
Victoria'da
büyümek seni nasıl etkiledi?
Ailem, Portekiz'deki
Azor adasından. Kanada'da ilk kuşak olarak büyümek zordu. Çünkü evde İngilizce
konuşurken, akşamları Portekizce kursuna gidiyordum. Bizim kilisemizde,
değişik festivaller var, bu nedenle siz de bu gelenekleri, halk danslarını
öğreniyorsunuz. İyi bir külterel eğitim aldım. Bir hafta Doğu Hindistan'ın
Banghla dansını öğrenirken, diğer hafta Latin dansını öğreniyordum.
Bazı şarkların
ilişkilerle bağlantılı, bu sözleri nelerden etkilenerek yazdın?
Ben, iki
farklı şekilde yazıyorum. Birinci türde bilinç akımından etkilenerek olanlar.
Beat'in şiirlerinden esinleniyorum. 14 yaşımdayken, Jim Carroll'ın "The
Basketball Diaries" adlı romanını okumuştum. Benim için çok erken
olmasına rağmen, okuduğumda "sokak biliminden ve sokak enerjisinden
bahsediyor" diye düşündüm. "Party," "I Will Make U
Cry" ve"Trynna Find a Way" şarkılarımda bu romandan etkilendiğimi
söyleyebilirim.
Seni
hangi müzisyenler etkiliyor?
Modern Brezilyalı
sanatçılardan çok etkileniyorum, Caetano Veloso ve Tom Ze, yani genel
olarak tüm Brezilya müziğinden. Enstrümanlar çok farklı, albümde etkilerini
görebilirsiniz, çünkü hiç bir kural yok. Doğu Hindistan müziğini pop şemsiyesi
altında toplayan ve politik bir mesaj içeren Jeff Buckley'nin albümde
büyük etkisi var. Benim çok sevdiğim fakat albümümde duyamadığımız bir
tarz. O, sesini bir enstrüman gibi kullanabiliyor. Tüm hayatım boyunca
inançlı olarak Mary J. Blige dinledim. 12-13 yaşlarındayken Mariah Carey
de çok dinledim çünkü o çok iyi bir şarkıcı. Ders ya da başka birşey almadan,
sadece müziği açar ve onun gibi şarkı söylemeye çalışırdım.
Portishead'den de çok etkilendim. 17 yaşındayken, Victoria'ya taşındığımızda,
Portishead ergenlik çağındaki sinirimin bir tamamlayıcısı oldu.
Yaptığın
müzik türünü diğer radyoda dinlediğin diğer genç pop şarkıcılarıyla karşılaştırdığında
nasıl buluyorsun?
Albümümün
diğer pop albümlerinde duymadığınız tarzdaki şarkılardan oluştuğunu düşünüyorum.
İçinde birçok kültürün birleşimi var. Hip-hop tarzıyla büyümeyen çocukların
bu albümü anlayabileceklerini düşünüyorum.
"I'm
Like a Bird"'ün vermek istediği mesaj nedir?
"I'm
like a Bird, özümün nerde olduğunu bilmiyorum, evimin nerde olduğunu bilmiyorum"
demek. Bu, hala nerde olduğunu bilmemek anlamına geliyor. İlk bakışta
bir aşk şarkısı gibi görünüyor fakat bana biri gelip " bu klipte
evsiz kişileri oynatmalısınız" dediğinde, insanların anlatmak istediğimi
anladığını gördüm.
|