Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Noir Desir

Noir Desir, ham maddeleri elektronik buhar ile erittiği, buram buram özgürlük kokan ve radyolarda uzun bir süredir çalan "Le vent nous portera" (Rüzgar bizi götürecek) isimli parçaları ile tanınıyor. Marakes, Nimes, Lion ve New York’daki çeşitli konserlerde kaydı tamamlanan albüm, geçmiş çalışmalarından çok uzak bir çizgide sürdürülen keşif yolculuğu ve yeni deneyleri içeriyor.

Halen Fransa'da en parlak günlerini yaşayan dörtlü Noir Desir, "Victoires de la Musique'te bu yıl, en iyi albüm, en iyi klip ödüllerini aldı.

Tutku ve içgüdüyle yoğurulan ilk dört albümleri “Veuillez render l’ame A qui elle appartient”, “Du ciment sous les plaines, “Tostaky” ve “666.667 Club” ile Fransız rock’ının rotasını değiştiren Noir Desir, yenilikçi ve anlam yüklü şarkı sözleri, rezonansla tınlayan ses yapısı ve zorlama, doğruluk ve vahşet konularındaki ödünsüz, yepyeni yaklaşımları ile müziğini zenginleştirdi. Noir Desir, bir sonraki albümü “one trip, one noise” ile yepyeni bir remix”macerasına atılmış, müzik geçmişlerinin elektronik ortamda yeniden şekillenmesine izin vererek rock sınırlarını aştı.

"Des Visages Des Figures" ile önceki albümünüz arasında beş yıl var. Albüm yapmamak, konsere çıkmamak bir eksiklik yaratıyor mu sizde?

Bertrand Cantat: Dışarıya yansısın ya da yansımasın, kendimizi zenginleştiren pek çok deneyim yaşadık bu arada, solo çalışmalarımız oldu. Bu deneyimler bana başka şeyleirn ne kadar eksikliğini duyduğumuzu gösterdi. Gruptan ayrı olunca insan çıplak hale geliyor. Ayrıca bizim birlikte gerçekleştirdiğimiz şeyi başkası bizim adımıza yapamaz.

"Des Visages Des Figures" ile bazı hayranlarınızı kaybedebileceğinizi düşündünüz mü?

Serge Teyssot-Gay: Bunu bayağı bir tartışdık. Şarkınının gidişine göre durum değişiyor. Dinleyicimizin beklentisini hor görmüyoruz. Ama ona göre davranmaya da hakkımız yok.

Bertrand: Dinleyicinin beklentisiyle önceki albümde başa çıkmak daha zordu. Hollwood'un film yaptığı gibi ya da televizyon kanallarının program akışlarını belirlediği gibi albüm yapılmaz. Dinleyicimizi pohpohlamak korkunç olurdu. Ayrıca turneler sonrasında gördük ki, dinleyicimizin tam olarak kim olduğunu da bilmiyoruz.

Parçlarınızın dinleyiciler tarafından nasıl anlaşıldığını düşünüyorsunuz?

Bertrand: Müziğimiz rock sound'unda ama biz ambiyansı öne çıkarmaya çalışıyoruz. Her dinleyenin yorumuna pay bırakmaya çalışıyoruz.İnsanların aynı şeyleri bu kadar farklı farklı görmesi şaşırtıcı. Bazen de bizim şarkıyı yaparken düşündüğümüzle aynı şey söyleniyor bu da hoşumuza gidiyor.

Bu albümde ilginç kişilerle çalışmışsınız, Akosh Szelevenyi ile birlikteliğiniz önceden de var ama Manu Chao, Brigitte Fontaine...

Bertrand: Bu albümdeki buluşmalar çok farklı düzeylerde oldu. Akosh'la olan daha sürekli. Brigitte Fontaine'e gelince, Avrupa hakkında bu kadar mesafeli konuşabilecek ondan başka birisi yoktur diye düşünüyorduk. Sanatsal açıdan o parçada onun sesini duymayı arzu ettik. O da bizden kendi albümüne katılmamızı istemişti ilginç bir çaprazlama oldu. Tam biz "Le Vent nous portera"nın miksini yapıyorduk. Manu stüdyonun kapısını açıverdi. Parça aslında bitmişti, son anda büyük bir akışkanlıkla onun parçaya katılması harika oldu. Özgürce kendi hikayesini parçaya kattı.

Hayranlarının arasında çok genç olanlar da var...

Serge: Akranımız olanlar "merhaba n'aber" diye hitap ediyor, veletlerse "merhaba efendim nasılsınız?" diyorlar. Son konserlerimizde ise farklı kuşakların karışımını gördük.

Bordeaux'da yaşamanızın nedeni birlikte olma arzusundan dolayı mı?

Tamamen. Bir koruma aracı, Paris'le, modanın çalkantılarıyla, sonu gelmez ve bomboş, hiç bir yere varmayan tartışmalarla aramıza mesafe koymanın bir yolu bu.Eğer Paris'e taşınmış olsaydık, yaptıklarımızı kesinlikle yapamazdık. İlk albümden ve onu izleyen kimlik krizlerinin ardından grubun biraradalığını bu şekilde koruyabilidik. Kim söylemişti hatırlamıyorum ama, ilk albümü çıkarmak 20-25 yıl alıyor, ikincisine bir iki yıl yetiyor. Bizim yaşadığımızda tam böyle oldu.

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.