Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

SAFA YEPREM

Ülkemiz ne cevherlerle dolu. Bu cevherlerle görüşmek, kimi zaman kilometrelerce derinliktekilere ulaşmak gibi zor, kimi zaman da hemen yanıbaşınızda olabiliyor. Bugün sizlere çok renkli bir portreyi tanıtacağız; "Safa Yeprem". O, aslında çok yakınımızda olsa da sessiz sedasız ama etkili çalışmalarıyla ülkemizin adını duyuran bir kültür elçisi, İnternet'i kullanarak eserlerini 5.000 mil ötede bastırmış ve bunu yaparken de ülkeden çıkmamış, verdiği konserler ve akademiş çalışmalarla Türkiye'de "ilk" olmuş ve tüm mütevaziliği ile kültür yaşamımıza katkıları giderek artacak bir "sanatçı" adayı.

Gelin onun "gitar" ile bütünleşen, kimizinin ortaokul veya üniversite arkadaşı, kimimizin öğretmeni, kimimizin konserde "sanatçı" olarak karşılaştığı bu renk dolu portrenin kapılarını birlikte aralayalım.


Safa YepremGitar eğitiminize ne zaman ve nasıl başladınız?

1983 yılında ağaeyim olan Reha Yeprem ile başladım. O dönemde ağabeyim ile İsveç'li bir aile dostumuz olan Alberto Henry'nin çalışmalarını gözlemlemiş ve ilk eğitimlerimi onlardan almıştım.

Safa YepremLisans eğitiminize kadar da bu böyle mi gitti?

Başlangıçta çalışmalarımız onlarla sürdürdüm, daha sonraki dönemlerde ise çalışmalarım daha serbest gelişti. Bu dönemde akustik, elektrik ve bas gitar çalışmaları yaptım. Özellikle Ortaokul ve Lise yıllarında Hard Rock müziği ile iç içeydim. O zamanki çalıştığım gruplarda eletrik gitar çalıyordum. Bir yandan klasik gitar çalışmalarım da devam etmesine rağmen lisans döneminden itibaren bu çalışmalar daha planlı ve programlı olarak gelişti.

Safa YepremKlasik gitar eğitimi aldınız değil mi?

Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü'ne 1991 yılında girdim. Anabilimdalı olarak zaten daha önceden de çalışmış olduğum gitarı seçtim. Ancak okuldaki klasik gitar programının sınırları içinde kalmayıp, "Latin Amerika müziği" ve "Flamenko" üzerinde de yoğunlaşma fırsatı buldum.



Safa Yeprem Lisans eğitiminiz sonrasında başladığınız yüksek lisans teziniz de Flamenko hakkındaydı. Türkiye'deki belki de ilk flamenko hakkında yazılan akademik araştırmalardan birine imzanızı attınız. Neyi araştırdınız?

Evet! Yaptığım çalışma Türkiye'de bu konuda yapılmış olan ilk akademik araştırmaydı. 1991 yılında Flarmoni Derneğinin düzenlediği "Gitar Festivali" kapsamında Paco Pena topluluğunun perfromansını seyrettikten sonra flamenko müziğine yönelmeye kara verdim. O dönemden itibaren edindiğim bütün kaynakların İspanyolca ve İngilizce olmasından dolayı ciddi bir ytabancı dil problemiyle karşı karşıya kaldım.

Safa YepremBu problemi nasıl çözdünüz peki?

Öncelikle bu konuda basılmış en önemli kaynaklara ulaşarak bunları Türkçe'ye çevirdim ve çevirttim. Hazırladığım tez ile bu kaynakların kendi aralarında konuya olan yaklaşımları açısından çelişen kısımlarını dışarıda bırakarak, gitar eğitimine yeni bir soluk getirmeyi hedefledim. Tezimin deneysel kısmı; flamenko gitar tekniklerinin temel gitar eğitimine uyarlanması sonucunda kat edilebilecek pozitif ve negatif etkilerin sınanması idi. Bunu da başardım.


Ülkemizdeki formal müzik ortamlarında bunu nasıl test ettiniz? Flamenko eğitimi veren kurumlar var mı?


Flamenko müziği henüz akademik ortamlarda yeterince çalışılmış ve üzerinden araştırmalar yapılmış bir alan ne yazık ki değil. Ancak tezin yapısı itibarıyle flamenko müzik eğitimi veren bir kurumdan ziyade temel gitar eğitimi verilen okullarda bunun sınanması önemliydi. Araştırma sonucunda kat edilebilecek pozitif etkileri ortaya koyabilirsem belki bundan sonraki aşamalarda, ülkemizdeki gitar eğitimi konusunda alternatif bir yol bulmuş olacaktım. Araştırmalarım sonucunda elle ettiğim verilen gösterdi ki flamenko ile, gitar müziğinin gerek form gerekse teknik anlamda temel gitar eğitimine uyarlanması durumunda pozitif yönde çok ciddi gelişmeler katedilebiliyor.

Safa YepremTezinizi kitap olarak basmayı düşünüyor musunuz?

1998 sonunda bitirdiğim yüksek lisans çalışmamı, bunu takip eden iki yıl içinde yeniden ele alarak "Flamenko Sanatı ve Gitar" adı altında yayınlanmak üzere bir kitap haline getirdim. Bu kitap ile flamenko sanatının yapısından yola çıkarak temel gitar eğitimine daha farklı bir bakış açısı kazandırdığıma inanıyorum. Ayrıca kitapla birlikte verilmesi için bugünlerde hazırlıklarına başladığımız Video CD projesi ile de, görsel boyutunun okuyuculara ulaştırma hazırlığındayım.

Bir de besteci yönünüz var. Ülkemizde tanınmayan ama Türkiye sınırları dışında eserleri çalınan, çağdaş gitarcılardan birisiniz. Bunu nasıl başardınız?

1990'dan bu yana gitar için kompozisyon (beste) çalışmaları yapmaktayım. Ancak şunu üzülerek söylemeliyim ki, bu alanda yaptığım çalışmaların akademik çevrelerce gereken desteği gördüğünü söylemek güç. Üniversite yıllarında düzenlenen konserlede kendi kompozisyonlarımı seslendirme fırsatı buluyordum. Müziğimi insanlara ulaştırabilmek için bundan daha fazlası da elimden gelmiyordu. O yılları (müziğim açısından) daha çok içime kapanarak geçirdiğimi söyleyebilirim.

Bu kapanıklıktan nasıl kurtuldunuz?

Gitar için yazdığım parçaların bırakın yurtdışı şartlarını, kendi aramızda bile sahneye konuması konusunda çektiğimiz sıkıntılar beni bu işten yıldıracağı yerde daha çok kamçıladı. Ta ki, 1997 yılında "Sylvain Lemay" ile tanışana kadar bu böyle gitti. Kendisi "Les Productions d'OZ"un (Kanada'da) sahibi ve baş editörüdür. Çeşitli sebeplerle nota alışverişi yaptığım bu edisyon, gitar müziğimi yayınlayabileceklerini söyledi. Bunun üzerine o döneme kadar yazıp henüz seslendirme fırsatı bile bulamadığım parçalarım çok kısa bir zaman içinde yayınlanarak bütün dünyaya yayılmış oldu.

Eserleriniz baskı aşamasındayken, nasıl bir iletişim kurdunuz?

İnternet'in bu ileşitimin kurulmasındaki rolü çok büyüktür doğrusu. Posta yolu ile 2.5 ayda giden bir paketin dijital ortamda sadece saniyelerle ifade edilen bir sürede ve yerine kusursuz bir şekilde ulaşması teknolojinin bize sunmuş olduğu büyük bir olanaktır. Ben de bu imkanları sonuna kadar kullandım.

Yani ilgili kişiler ile hiç karşılaşmadınız. Öyle mi? Tüm iletişimi İnternet ile yaptınız?

Evet. Ancak şu sizi yanıltmasın; dijital ortamın sunduğu imkanlar söz konusu olduğu zaman (çok uzaklarda olsalar bile) insanların birbirini görmesi ve duyması o kadar da zor değil. Biraz önce de söylediğim gibi dijital teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak en az yüzyüze görüşmek kadar etkili olduğuna inandığım bir iletişim kurmayı başardım. Önemli olan da bu iletişimi kurmak zaten.

Bilindiği gibi yaratılan her eserin (illa sanat eseri olmasına gerek de yok) bir "telif hakkı" durumu var. Eserlerinizin telif haklarını nasıl takip ettiniz?

"Les Productions d'OZ"(Kanada) ile yapılan anlaşma gereği yayınlanan eserlerin bütün hakları "Socan" ve "Sodrac" isimli iki dernek tarafından takip edilmektedir. Bu dernekler dünya üzerinde özellikle de distribütor firmaların olduğu ülkelerde yapılan sanatsal etkinlikleri, televizyon ve radyo programlarını ve yapılan albüm kayıtlarını takip ediyorlar. 6 aylık periyotlarda yayınevi, bu iki derneğin vermiş olduğu raporları bestecilere iletiyor. Bu raporlardan aldığım bilgiler ile kitaplarımın kaç adet basıldığı, hangi ülkelerde satıldığı, hangi sanatçılar tarafından seslendirildiğini ve hangi albümlerde kaydedilerek kullanıldığını öğreniyorum. Keşke böye bir durum ülkemizde de mümkün olsa.

Eserleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

1998 yılında "Suite de la Caloriferre" (Kalorifer Süiti) ve "Midnight" (Gece) isimli eserlerim yayınlandı. Bunu takip eden 6 ay sonunda aldığım telif hakları raporuna göre bu iki kitabım başta Amerika ve İngiltere olmak üzere tüm Avrupa ve uzakdoğu ülkelerinde 600 adet satmıştı. Daha sonra ki 6 aylık dönemde, Kalorifer Süiti'nin Kanadalı bazı gitarcılar tarafından kaydının da yapılmış olduğunu biliyorum.

Safa YepremYayınladığınız eserlerinize gelen tepkiler nasıldı?

Aynı yıl İngiltere'de yayınlanan "Clasical Guitar" dergisinde "Paul Fowles" tarafından yazılan bir eleştiride "Suite de la Caloriferre"in yazım üslubu olarak, ortadoğu renklerinin flamenko müziği ile alternatif bir yolla ifade ettiğimi belirtmiştir. "Midnight" için yayınlanan bir eleştiride ise, çağdaş caz müziğinin klasik gitar üzerinde ustaca kullanıldığı da belirtilmişti. 1998 sonunda "Cafe turc" (Türk Kahvesi) isimli eserim aynı edisyon tarafından yayınlanmıştı. Türk Kahvesi'nin getirdiği ses de diğerlerine oranla çok daha etkiliydi. Bu eseri 4 gitar için yazmıştım. Yayınlandıktan sonraki 15 gün içinde Virginia'lı bir gitar kuarteti olan "Alexsandria Guitar Kuartette" tarafından seslendirilmiş ve konser kaydı da yapılmıştır. Ne kadar acı ki ülkemizde 4 gitarcı bir araya gelip de deşifre etmekten bile uzak kaldığımız bu parçamın bizden önce seslendirilmesi ve kaydının da yapılmış olması beni hem sevindiriyor hem de derin bir düşünceye sevk ediyor doğrusu. Sonradan aldığım raporlara göre diğerleri arasında ticari açısdan daha fazla ses getiren parçam "Cafe turc" olmuştu.

"Guitar Foundation of America"ya üye olduğunuzu biliyoruz. Bu da dünya üzerindeki bir çok gitar ortamının kapılarını açtı herhalde size.

Haklısınız. Dünya üzerindeki en popüler gitar sitelerinden birine sahip olan "Amerikan Gitar Vakfı", hem besteci hem de yorumcu olarak yaptığım bütün çalışmaları desteklemekle kalmayıp bu konuda yapılabilecek diğer çalışmalar hakkında rehberlik de etti.

Ne tip çalışmalar?

Gitar dünyasındaki en son gelişmeler düzenli olarak bu vakıf aracılığıyla takip edilip sunuluyor. Bu kanalla edindiğimi bilgilerle dünyanın diğer ucundaki bir gitar aktivitesi hakkında detaylı bilgi edinirken ülkemizde yapılması muhtemel bir gitar festivali ve organizasyonu hakkında bilgi alış-verişinde bulunabiliyorum.

Kısa vadedeki planlarınız neler?

Çok yakında yurt dışı konserlerim var. Mart sonunda Almanya'da konserler vereceğim. Ayrıca yurt dışında vereceğim konserler benim için daha bir önemli.

Bugüne kadar görüştüğümüz tüm müzisen ve sanatçılara sorduğum bir soru vardı ama bu sefer o sorunun cevabını biliyorum; "İnternet kullanıyorusunuz". İntenet'i bunların dışında (müzik alanında) nasıl kullanıyorsunuz?

İnternet vasıtasıyla dünyanın öbür ucunda yaşayan bir müzisyen ile bağlantı kurup fikir alışverişi yapma imkanına sahibim. Hatta konserlerimden önce eserlerini yorumladığım besteciler ile bağlantı kuruyor, eserlerin seslendirilmesi konusundaki fikirlerini birebir alma fırsatına ulaşıyorum. Dünyanın çeşitli yerlerinde İnternet ile bağlantı kurduğum bir çok müzisyen dostum var.

Takip ettiğiniz İnternet siteleri var mı?

Düzenli olarak takip ettiğim bir müzik sitesi yok. Ancak herhangi bir konuda araştırma yapmam gerektiğinde bu bilgilere nasıl ve nereden ulaşabileceğimi artık biliyorum.

İnterneti alanınızda çok olumlu kullanan biri olarak size gelecek günlerde de başarılar diliyoruz.

Ben de size hazırlamış olduğunuz siteden ve müzik dünyamıza yapmış olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ederim.

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.