Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj
SİBEL TÜZÜN

O da Türk Popunun patlama döneminde piyasaya çıkan sanatçılardan biriydi. O günden bir çoğu kayboldu ama o, müziğk anlayışı, sesi ve şarkılarıyla yaşıyor ve daha da yaşayacak. Sibel Tüzün ile son albümü hakkında sizler için görüştük. Albümünün promosyonunun neden etkilendiği, çocukluk döneminden itibaren hangi müzik ortamlarına girdiği, İngiltere'de sergilenen Les Miserables'da neden koroda görev yapamadığını sizler için açıkladı...

Öncelikle sizinle ortak bir geçmişim var; ben de (9 sene kadar) TRT İstanbul Gençlik Koro'sunda görev yaptım. Koro Şefi Gökçen Koray devamlı korodan çıkan sanatçılardan bahsedip dururdu bizlere. Bunlardan biri de sizdiniz. Koro'nun müzik yaşamınıza katkısı nasıl oldu?

Koro yaşantıma TRT Çocuk korosunda başladım. Küçük olduğumdan dolayı annemlerin yönlendirmesiyle koro yaşantım başlamış oldu. Benimle birlikte yaklaşık 80 çocuk koro bünyesinde bulunduğundan ve bir de bu faaliyeti haftasonu yaptığımdan çok büyük keyif alıyordum. Tavşanlar, kaplumbağalar ile notaları öğretiyorlar, oyunlarla müzik yapıyorduk.

Gençlik Koro'suna geçişiniz de yaş nedeniyle oldu o zaman;

Evet; Çocuk Korosundan sonra TRT İstanbul Gençlik Korosu'na geçtim. O zaman Ergun Bey de vardı. Daha sonra konservatuar'a girdim. Konservatuara girdikten sonra ise yaşadığım koro tecrübesinin ne kadar olumlu olduğunu gözlemledim. Koro, bana çok güzel şeyler katmıştı.

Peki korodan neden ayrıldınız?

Gençlik korosu dönemimde de reklam müziği çalışmalarım başlamıştı. Ayrıca konservatuar'da da eğitimim devam ediyordu. Grup çalışmalarına da başlamıştım o dönemde ve bunların sonucunda korodan ayrıldım.

Koronun müziğinize etkisi oldu mu sizce?

Olmuştur tabii ki. Bir kere koroda büyük bir düzen vardır. Müzikte herşeyin tam zamanında ve büyük bir ahenk içinde yapılması gerekir. Daha 7 yaşından itibaren koro içinde bulunduğum ve eğitim aldığım için bu öğretiyi koroda kazandığıma inanıyorum.

Daha Lise yıllarınızda Rock ve Pop müziğe ilginiz varmış. Katıldığınız yarışmalar ve aldığınız ödüller de gelecekteki müzik yaşamınızın kapılarını aralamış; fakat müzik platformuna ilk çıkışınız pop müzik ile olmuş. Bu bir seçim miydi?

Yapıldığına göre bir seçim oluyor aslında. O dönemde daha değişik müziksel düşüncelerim vardı. Mesela "temiz şarkı" söylemek gibi. Şimdi öyle düşünmüyorum ama o dönemde konservatuarda olsun, dinlediğim müziklerde olsun edindiğim öğreti bunun sonucuydu. Müzik tarzları arasında da "iyi" veya "kötü"nün olduğuna inanmıyorum. Rock'ı da kötü yaparsan kötüdür, popu da kötü yaparsan kötü...

Koro'da şarkı söylemeniz ve solistlik sizi "müzikal"in ışıltılı havasına çekmedi mi?

Tabii ki çekti. Müzikal parçalarını yapmaya başladığım dönem çok da keyifliydi. Hatta ilk albümümü çıkarttıktan sonra ben İngiltereye gidip orada hem müzik ortamlarını görmek hem de müzik eğitimi almak için yurtdışına çıktım. Orada çalıştığım kişi bir singercoach idi. Beni Andrew Lloyd Weber'in Les Miserables'ının solist ve koristlerini çalıştırıyordu. Beni Les Miserables'ın korosuna aldırmak da istemişti hatta. Ama ne yazık ki o zaman ki müzik şirketim olan "Es Müzik" ile aramda olanlar buna olanak vermedi.

İstanbul Gelişim Orkestrasıyla da çalıştığınız dönemler olmuştu değil mi?

Evet. Vokal ihtiyaçları olan sanatçılar vardı; örneğin Nükhet Duru, Ajda Pekkan gibi isimlerle çalıştık o dönem. Daha sonra İstanbul'da Siyah ve Gümüş isimli bir klüp açılmıştı. Orada ingilizce bir repertuarla müzikallerlerden oluşan bir program hazırlandı. Tüm bu çalışmalar da ilgi çekti tabii ki. İşte bu çalışmaların sonucunda da Raks firmasında kaset teklifi geldi.

O dönem Raks müzik şirketinin de kuruluş dönemiydi sanırım.

Zaten o yüzden yeni bir anlayış ve çalışma gücüyle girişmişlerdi piyasaya. Çok da idealist yaklaşıyorlardı. Unkapanı gerçeğini artık değiştireceğiz, müzik şirketleri plazalara taşınmalı, biz de Korukent'te villada hizmetlerimizi sürdüreceğiz diyerek işe başladılar. Ben bu teklif karşısında çok heyecanlandım ve kendimi özel hissettim. Halbuki bilsem ki bir yarışma programı sonucunda da albüm yapılabiliyor hiç o kadar heyecanlanmazdım.

Albüm hazırlıkları nasıl gitti peki?

Albüm hazırlığı ile birlikte İskender Paydaş'la çalışmaya başladık. Ayrıca Ozan Doğulu ve Ümit Kuzer'in de katkıları oldu albüme. Aslında biz parçaları seçmiyoruz. Parçalar seçili geliyor, biz onların üzerinde çalışıyoruz. Albüme konan parçalar içinde bir tane de Ajda Pekkan'a götürülen ama söylemek istemediği için bana getirilmiş arapça bir parça daha var. Buna türkçe söz yazıp albüme koymaya kararverdik. Daha sonra ismi "Şamata" oldu. Sözleri de o zamanki menajerin yazdı. Bir de Şehrazattan bir şarkı aldık; "Beni Bağlamaz". Bu iki parça çıktı albümden.

1992'den itibaren müzikal çizginize bakıldığında Pop'tan neredeyse Hard Rock'a kayan bir geçiş görülüyor. Bunun sebebi nedir?

Yaptığım müzik için kesinlikle Hard Rock veya Rock demek yanlış olur. Ama şurası kesin ki değişik bir soluk.

Tüm bunları göz önüne alırsak gelecekte Sibel Tüzün "müzik türü" açısından nerede olacak?

Gelecekteki "Sibel Tüzün"ün nerede olacağını bilemiyorum ama şunu biliyorum ki güzel bir yerde olacak. Bugüne kadar da böyle geldi zaten.

Raks'ta başlayan sonra da Bay Müzik'te devam eden bir müzik yaşamınız var. Raks'tayken pop, Bay Müzikteyken ise Rock. Anladığımız kadarıyla siz Rock yapmak istiyorsunuz. Raks'tan da ayrılma sebebiniz de acaba böyle bir durumdan dolayı mı oldu? Raks'tan ayrılmam tamamen şirketin dağılmasından dolayı olmuştu.

Beni "Es Müzik" bünyesine katmışlar. İşte bu yüzden de İngiltere'den hüngür şakır dönüp yeni şirketime katılmıştım. Sözleşmemde yaklaşık 300.000$'lık bir tazminat durumu olduğu için elime geçen müzikal fırsatlarını değerlendirememiştim. Bunun dışında başka bir ayrılma nedenim yoktu açıkçası.

Son albümünüz "Yine Yalnızım :)"geçtiğimiz günlerde çıktı. Hemen ardından çok önemli bir promosyon sorunu yaşadınız; malum geçtiğimiz günlerde mecliste kabul edilen telif hakları kanunu. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?

Tam bir felaket oldu aslında bizim için. Albüm promosyonunun başlamasında neredeyse 10 gün geçmişti ki bu sorun ortaya çıktı ve albüm çıkardığım neredeyse unutuldu.

Peki bu kanunun çıkması sizi nasıl etkiledi?

Açıkçası uygulanırsa müzisyen açısından da müzik şirketleri açısından da çok olumlu bir kanun. Biz, biraz kanunun ilk çıkma zamanlarından dolayı bu kadar etkilendik. Promosyonum yarım kaldı çünkü albümü çalacak televizyon ve radyo bulamadık. Müyap kesinlikle geri adım atmıyor; "Hepsi bu kanuna uymak zorundalar. En sonunda kabul edecekler ve telif haklarını ödeyecekler" diyor. Böyle bir sürüncemede kaldık işte.

"Yine Yalnızım"a dönersek, bir önceki albümünüze göre beklenen bir tarz ama iki albüm arasında müzikal açıdan büyük farklar da var. Albümünüzdeki şarkı sözlerinin çoğunluğunu da siz yazmışsınız.

Sibel Tüzün son albümünü  sizin için imzaladı. Tıklayın...Evet. Albümdeki parçaları yine Levent (Candaş) ile (çoğunu) yaptık. Bunun yanında Hakan Caneroğlu, Nail Bayşu, Mansur Ark ve Gökalp Ergen'in parçalarını da kullandık.

İnternet kullanıyor musunuz?

Evet. Kullanıyorum. Hatta kendime ait bir sitem de var ama uzun zamandır güncelleyemedik. İnternet günümüzün en güncel haber ve araştırma yolu bence.

Kendinize ait bir web siteniz var. İçerik olarak sayfanızda yapmayı düşündüğünüz projeler var mı?

Açıkçası sitemde hemen hemen hiç bilgi yok. O sayfada yapılabilecek çok güzel şeyler de var ama uğraşmak gerekiyor. Bu çabanın da benim tarafımdan gösterilmesi gerekiyor ama şu an ona verebileceğim bir zaman ve gücüm yok. Umarım en kısa sürede sitemi istediğim kıvama getirebilirim.

Sibel Hanım; bu keyifli röportaj için çok teşekkür ederiz.

Ben de teşekkür ederim.

Kısa kısa Sibel TÜZÜN
Burcunuz Terazi
Doğum tarihiniz 29 Eylül 1971
Size verilebilecek en iyi hediye nedir Alan kişinin beni düşünerek aldığı her hangi bir hediye.
En son izlediğiniz film Pearl Horbour
En sevdiğiniz yemek Herşey :o))
Vaz geçemeyeceğiniz bir sey... Bir şeyden vazgeçememe duygusunu sevmiyorum.

Tolga GÜLEN
 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.