|
The
Strokes
Rock'n
Roll'a yeni bir ilaç olarak sunulan Strokes "Is This It" adlı
ilk albümleriyle listelerde zirveye yol alırken Velvet Underground yakıştırmalarına
direnerek kendi bildikleri yoldan ilerliyorlar. Julian Casablancas, Albert
Hammond Jnr, Fabrizio Moretti, Nick Valensi ve Nikolai Fraiture'dan oluşan
The Strokes'un çarpıcı single'ı "Last Night" radyolarda dönüyor...
Şu günlerde
çok popülersiniz, en çok hangi soruyla karşılaşıyorsunuz?
Julian Casablancas:
Popülerlik ile ilgili sorular. Etrafımızı saran bu popülerlik durumunu
soruyorlar.
Fabrizio Moretti : Müziğimiz hakkında pek soru sormuyorlar. Kişiliklerimiz
ve etkilendiğimiz şeyler müziğimizden daha çok sorgulanıyor.
J.C.:Belki de soracak soru bulmıyorlar. Biz iyi vakit geçirip insanlara
müziğimizi sunmak istiyoruz. Gerisi bizim için önemli değil ama basın
o kısımla daha çok ilgileniyor.
İngiltere'den
sonra Amerika'da da iyi bir çıkış yaptınız?
N.V.: Evet.
New York'ta, ama Amerika çok büyük bir yer herşey beklendiği gibi gitmeyebilir.
Albert Hammond Jr.: Ama herşey İngiltere'de başladı. New York'taki hayranlarımızın
çokluğu da bu şehrin İngiltere ile sıkı bağlantısından kaynaklanıyor.
Velvet
Undergoround, The Stooges gibi gruplardan etkilendiğiniz şeklinde yorumlar
oluyor....
J.C.: Velvet
Underground'ı severim ama biz herhangi bir grubu ya da birşey imodel olarak
almadık kendimize. Bence bu tür yaklaşımlardan dolayı müzik bazen yanlış
değerlendiriliyor.
Müziğiniz
kime hitap ediyor?
Hedeflediğimiz
özel bir kitle yok. İnsanlar bizi dinlemek istediği ve biz müzik yapabildiğimiz
sürece olay tamamdır. Popüler müzikse her nekadar kötü örnekler veriyor
ve çarpıtılmış olsa da doğru bir oluşum. Olabildiğince çok insana ulaşmak
bizim istediğimiz bir şey ve bunu doğru ve kaliteli müzikle yapmaya çalışıyoruz.
Nick Valensi : Biz bir şeyler yapıyoruz ortaya rock çıkıyor. İnsanlar
bunu beğeniyorsa memnun oluruz
Konserler
nasıl?
J.C.:Çılgın
gibi. Her gece yüksek bir noktaya çıkıyor. Geçenlerde Los Angeles'daki
konserinde insanların tepkisi harikaydı. Joe Strumer da oradaydı ve "Yıllardır
yüzümü güldüren ilk grup" demesi harika bir tepkiydi bizim için.
Çok hızlı
gittiğinizi düşünüyor musunuz?
A.H.Jr.:
Spor araba kullanmak gibi diyebiliriz.
J.C.: Evet bu doğru bir benzetme. Arabayı çok hızlı kullanıyormuşuz gibi.
Sanki her an polisler bizi çevirecek ve eğlence bitecek gibi.
N.V.:Polis çevirmesi iyi yine bir yere çarpmayalım da. Hedefimize son
sürat ilerliyoruz.

Olabilecek
en kötü şey ne olabilir sizce?
N.V. Bilindik
şeyler. Grubun dağılması, uyuşturucu kullanmak, iflas etmek ve ikinci
albüme geçememek. Bu hikayelere girmemek için çok uğraşıyoruz. Müzik yapmasaydım
da aynı insanlarla birlikte olurdum ama.
Anlaşamadığınız
noktalar oluyor mu aranızda?
J.C.:Grupta
herkes aynı derecede önemlidir. Davulcusunun adını bildiğiniz kaç grup
var ki? İnsanlar Beatşes'ı bu yüzden seviyorladı.
N.V.:Onlar
birbirinden nefret ederdi, biz birbirimizi seviyoruz.
Müziğinizi
nasıl tanımlıyorsunuz?
J.C.:Gelecekte
de dinlebilecek ama bugünden öncesine ait bir müzik olsun istedim.
F.M.:Bir
gün radyoda Gypsy Kings'ten "La Bamba" çalıyordu. Felaketti.
Julian bizim müziğimizin orijinali gibi olması gerektiğini söyledi. Kaza
geçirip gruptan uzak kaldığımda ne yapmak istediğimi anladım. Cool bir
albüm yapmak istiyordum.
J.C.:Bu albüm
çok çeşit bulunan bir kahvatlı gibi. Her bir parçanın ayrı bir tadı var.
Ama sonuçta ona kahvaltı diyorsunuz.
Albüm
bir çok eklenti ve süslemeden arınmış bir şekilde...
F.M.:50'lerin
60'ların bir prodüksiyon anlayışı bu bizim hoşumuza gidiyor. Mesela 80'ler
çok yapmacık bir sound. Belirli prensipleri koruduğunuz sürece hiç birşey
basite inmekten daha güzel olamaz.
New York'ta
yaşıyorsunuz, bu sizi etkiliyor mu?
J.C.:Mekan
bağlı değiliz. İçimizden gelen müziği yapıyoruz. New York'ta bir dolu
caz, tekno, hip-hop grubu var kendilerine özgü müziklerle ortaya çıkıyorlar.
Biz kendimiz gibi olmaktan mutluyuz.
F.M.: Ama
yine de şehirden etkilendik. İnsan yaşadığı yerden mutlaka etkilenir.
En
büyüklerden olmak ister misiniz?
J.C.:İkinci
albüm bile şu an gözümüze çok önemli gözüküyor. Ayrıca Radiohead gibi
bizden kat kat üstte gruplar var. Gelecek ne gösterir bilemeyiz.
|