|
Tori
Amos
Üç çocuklu
son derece dindar metodist bir ailede büyüyen dahi çocuk Tori Amos, iki
buçuk yaşındayken piyano çalmaya başladı. Dört yaşında kilise korosunda
hem piyano hem de çalıyor şarkı söylüyordu. Beş yaşında son derece prestijli
bir kurum olan Baltimore’daki Peabody Konservatuarı’na öğrenci olarak
davet edildi.
Burada klasik
piyano eğitimine devam ederken pop şarkıları yazmaya başladı. Mezuniyet
sınavında kendi bestelerini çalmakta ısrar edince bursu geri alındı. Amos
13 yaşındayken şarkılarını, Washington DC’deki klüplerde babasının gözetiminde
çalıp söylüyordu. 1984’te rock yıldızı olma hayali peşinde Los Angeles’a
taşındı ve ismini Tori olarak değiştirdi. Üç yıl sonra Atlantic plak şirketiyle
anlaştı ve 1988’de kendi kurduğu rock grubu Y Kant Tori Read ile birlikte
kendi adını taşıyan bir albüm yaptı. Grupta, eski Guns n’ Roses davulcusu
Matt Sorum da bulunuyordu. Albümün kapağındaki tehditkar bir tavırla kılıç
sallayan fotoğrafı ve kızıl saçlarıyla Tori, biraz da olsa dikkat çekmeyi
başardı. Albüm başarısızlakla sonuçlandı ve Tori kendi hayatının özel
anlarını anlattığı açık sözlü ve çarpıcı şarkılar yazmaya başladı.
Büyülü
piyanosuyla sözleri birleşince ona ibadet eden hayranları, yerkürenin
her yerinde daha 'kötü' ve daha 'bunalımlı' bir ruh haline bürünüyorlar.
Karmaşık ve gizemli sözlerini çözmek için yüzlerce web sayfası açılıyor
ve Tori hikâyeleri yayınlanıyor. Yapılan yorumlar birçoğunun otobiyografik
olduğu yönünde. Amos da bunlardan bir kısmını kabul ediyor ancak şarkılar
yayınlandıktan sonra basında çıkan haberleri de hiçbir zaman okumuyormuş.
Şarkı sözlerinin nereye vardığını görmek istemiyor. Otobiyografik izler
taşıyan şarkıları arasında kendi kendinden nefret ettiğini anlatan, evliliğinden
izler taşıyan ve babasını bir şeytan olarak gördüğü şarkılar yazıyor.
1992’de
çıkan ilk solo albümü “Little Earthquakes”deki, sanatçının en bilinen
şarkısı haline gelen “Me and a Gun”, bu konuda en çarpıcı örnek. Şarkı,
Tori Amos’un yaşadığı bir tecavüzü anlatıyor. İlk albümden sonra Tori,
plak şirketinin de desteğiyle Londra’ya gitti ve oradaki klüplerde söylemeye
başladı. İngiltere’deki ünü hızla arttı ve “Little Earthquakes” 1992’nin
sonunda İngiltere’de altın plak kazandı. Bir yıl sonra albüm Amerika’da
da aynı başarıyı gösterdi. Çoğunlukla cover’lardan oluşan EP “Cruisify”,
Nirvana’nın “Smells Like Teen Spirit” şarkısını da barındırıyordu. 1994’te
“Under the Pink” albümü geldi. Bu albümünde de Amos kadın dünyasını anlatmaya
devam etti. Bundan sonraki albümler de sanatçının çeşitli müzikal denemeleri
ve özel yaşantısı doğrultusunda sürekli bir evrim sergiliyor.
Sözleriyle
özel bir hayran kitlesini oluşturan Tori Amos cover’lardan oluşan albümü
"Strange Little Girls"'de, onun sesinde iyice yavaşlamış Nirvana'nın
90'lı yıllar marşı 'Smells Like Teen Spirit' ile tekrar dikkatleri üzerinde
çekti. Tori Amos, yeni kelimeleriyle Amerika'yı dolaşmaya başladığı "Scarlet’s
Walk"da Amerika ile ilgili ciddi problemlerini dillendirdi. Skandal
niteliğinde şarkı sözleri ve açıklamalarıyla müzik dünyasının önemli şahsiyetlerinden
sayılan Tori Amos'un "Scarlet’s Walk" albümü ve çağrıştırdıklarına
hakkında söylediklerine kulak verelim...
Yeni albümünüzdeki
karakter "Scarlet" nasıl biri?
"Scarlet's
Walk"un ana karakteri benim. Scarlet benim bir yansımam ve benim
hoşgörüsüz davrandığım pek çok konuda o standart Amerikalılar gibi düşünebiliyor
ve alttan alabiliyor. Amerikalı kadınların bir canlandırması Scarlet.
Amerika'nın diğer ülkelerle ilgili politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Öfke ve
nefret, siyasetin erkek kardeşleri. Amerikalıların 11 Eylül'den sonra
dünya meselelerine daha duyarlı oldukları ve Başkan'ın kararlarını tartışmaya
başladıkları söyleniyor ama ben buna inanmıyorum. Amerikan halkı Irak
konusunda hükümete güvenoyu verdi. Bak, benim üç yaşında bir kızım var.
Kızımla parka gittim diyelim ve orada kızımın akranlarından biri ona saldırıp
suratına bir tokat attı. Gidip ben de o çocuğa tokat atmalı mıyım? Eğer
gidip o çocuğa bir tokat yapıştırırsam benim iyi bir anne olduğum söylenebilir
mi?
İnsanlar?
Ne söylediğimi
anlamıyorlar. Benimle yaptığım müziği, yazdığım şiirleri tartışıyorlar.
Beni kategorize etmeye çalışıyorlar.
Komplo
teorileri, Savaş?
Ters birşeyler
çıkarsa bu kesinlikle Hristiyanların bir yanılgısından doğacak. Tanrı
kelimesini kullandıklarında bu sadece onların Tanrısı oluyor. Dünyanın
geri kalan kısmının neye inandığı hakkında hiçbir fikirleri yok.
|