|
Wyclef
Jean
Öncelikle
"The Ecleftic" albümüyle başlayalım. Nasıl gerçekleşti.
Uzun
süredir kayıt yapıyordum. Yaklaşık 70 beste vardı bu kuşağı etkileyecek
en iyi 14 tanesini seçtim. Bu süre içinde müzikten uzak kaldım sıkılmıştım.
Şu anda baktığımda ise değişen hiç birşey yok. Şimdi de "The Ecleftic"in
doğru albüm olduğunu düşünüyorum. Parçaların ilk bestelendikleri gün kadar
tazeler bence...
İlk albümün
"Carnival"ın fanatikleri için bu albüm çok şaşırtıcı değil mi?
Yok hayır.
Bu albüm bir öncekinden bir adım yukarıda bir albüm Ancak bu şaşırtıcı
olabilir. Bu albümde daha yetişkin ve gelişimiş bir Wyclef Jean var. Sadece
bir seviye üstü. Zaten devamlı olarak bunu yapmaya çalışıyorum.
"Ecleftic"
adına nasıl karar verdin?
Kelime
"Eclectic"den geliyor. Değişik türlerdeki müziklerin eklektik
olarak bağlanmasından. Ben "Ecleftic"im çünkü her tür müziği
dinlerim. Ama her tür müziğin genel olarak tabanı Hip-Hop'tır. Ben de
hip-hop'ı her tür müzikle birlikte harmanlarım. Örneğin Wyclef Jean'ın
Pink Floyd hakkında hiçbir şey bilmediği düşünülür. Ama ben bir Pink Floyd
parçasıyla çıktığımda insanların gözleri açılıyor. Beni ve geldiğim dünyayı
daha da kabulleniyorlar, beni hissetmeye başlıyorlar.
Evet,
bunu gibi senin müziğinin en ilgi çekici yanı diğer türleri kendine çekmesi,
Whitney Houston ve The Rock yanında country şarkıcısı Kenny Rogers da
var albümde. Nasıl oldu bu?
Biz gençken
annem country müziği çok dinlerdi. Bir gün Kenny'i aradım ve bana bir
iyilik yapmasını istedim. Bana dediği şu oldu. "Wyclef, ne yapmak
istediğini tam olarak bilmiyorum ama sana güveniyorum."
Albümde
bir de Mary J. Blige yaptığın "911" var. Sen mi aradın Mary
J. Blige'i yoksa o mu albümle ilgili bir şeyler yapmak istediğini söyledi?
Mary J.Blige
gerçek bir getto divası. Onu aradım ve "911" da söylemesini
istedim. Onun sesine hayranım. İnsan onu dinlerken sadece derin duyguları
hissediyor.
Şarkı
sözlerinde hem isyan hem de barış var. Bu ikli bağdaşabilir mi?
Bizim istediğimiz
ne pahasınaolursa olsun barış değil. Eşit haklar ve adalet. Bütün kalbimle
barış çağrısında bulunabilirim ama eşitlik olmadan barış gelmeyecektir.
İnsanın prensiplerine bağlı kalması gittikçe zorlaşıyor. Prensiplerine
bağlı kalıyorsun sonra bir bakıyorsun sana saldırmaya başlıyorlar.
Sence
müzik ile tensel haz arasında bir paralellik var mı?
Beste
yapmayı bıraktığım zaman, artık orgazm da olmayacağım kesin. Soul ve funk
bu açıdan beni çok eğitti. Ben de disco dinledim. Ama o tamamen bir boşalmaydı.
Kafanı boşaltan biraz bayağı müzik. Pekala bu da kötü birşey değil.
Soul senin
sesin içinde uygun bir müzik…
Marvin Gaye'i
ya da Donny Hathaway'i keşfetmek, hayatında ilk defa Billie Holiday dinlemek
gibidir. Daha sen müziğin gücünü kavrayamadan, sesler seni duvara yapıştırır.
Soul müzik sayesinde siyah halkın acısını da anladım, köleciliği hissettim,
pamuk toplayıcılarının yakarışlarını işittim. Soul'un gücü bunu şenliğe,
eğlenceye, rahatlamaya ya da sefahate davet ederek ortaya koymayı bilmesinden
kaynaklanıyor. Kökeninde rap de böyle bir işlev görüyor.
Hip
hop bütün müzik akımlarını bir araya getiren bir tür heralde…
Hip hop'ta
bizi çeken şey yasağın kokusuydu. Anne ve babalarımız sürekli " Şu
yozlamış şeyleri dinlemeyi kesin" deyip dururlardı. Öyle olunca da
kulaklarımız dikilirdi…Haiti'yle Brooklyn arasındaki büyük fark, Haiti'de
bir şekilde grubun alet edavatını denkleştirirsin. Müzikal etkileşimler
ve kesişmeler kendiliğinden geldi. Bu mekanizmanın bilincinde değildim.
Bugünkü çocuklarda bu eksik, müziğin nereden geldiğini bilmiyorlar.
"İyi
müzik iyi bir groove'un üzerine oturur" diyorsun. Tüm tarzlar için
böyle mi düşünürsün.
Her şeyin
esası davuldur. Benim müzikle ilgili ilk anım tamamen ritm kavramına bağlı.
Hala o anki halim gözümün önüme geliyor. Beş yaşlarındaydım, annemlerin
evinin önüne oturmuştum bir elimde kaşık diğerinde Coca Cola şişesi vuruyorum…sonra
bir rara (Haiti kavalı) grubu geçiyordu sokaktan, beni öyle büyülemişti
ki hiç düşünmeden takıldım peşlerine. Beni ancak altı saat sonra akşam
olunca bulabilmişlerç O gün ritm gücünü keşfetmiştim.
|