|
Yaşar
"...
ben de biraz şehirleştim."
Akdeniz'in
sıcaklığıyla İstanbul'a geldin ve üçüncü albümü sundun bizlere. Bu şehir
seni ve dolayısıyla müziğini nasıl etkiledi?
Bir şiir
yazmıştım sanırım bu durumu iyi açıklar.
Sabahları
işe yetişememe telaşından,
Akşamları eve yetişememe telaşına terfi ettim.
Kutlanırım, şehir mi oluyorum?
Zamanla
biraz daha "şehir" olmaya başladığımı düşünüyorum. Aslında orada
bırakmadım herşeyi, her özlediğimde veya kendimi şarj etmek istediğimde
giderim. Ama hayatımın büyük bir çoğunluğu burada geçtiği ve gündelik
hayat daha fazla ilgi istediği için ben de biraz şehirleştim.
Önceki
albümlerinde aşk ve ayrılık temaları hakimdi. "Masal" albümünde
"ayrılıklara" biraz daha mesafelisin, farklı bir Yaşar mı var
bu albümde?
"Masal"
albümüyle bundan sonra bazı değişikliklerin olacağının sinyallerini verdik.
"Sevda Yükleri" ve "Mazim değil" ve " Beş Dakika
Bekle Git" adlı parçalar aşk şarkıları dışında kalıyor. "Mazim
Değil", kişinin kendini anlatan, geçen zaman içerisinde neler olduğunu
düşünüp, aynaya bakıp kendini sorgulayan bir adamın hikayesi bu şarkı..."Sevda
Yükleri" umut dağıtan, günün birinde herkesin aşık olacağını ve "sevda"
ile karşılaşacağını söyleyen bir şarkı. "Beş Dakika Bekle Git",
Attila İlhan'ın şiirinden olan bu parça da ayrılıktan farklı konuları
anlatıyor.
Böylece
albümün %30'u farklılaşmış oluyor. Elbetteki
daha önceki albümlerde kendimi ispatlamak ve kabul ettirmek durumunda
olduğum için şarkı seçiminde belli konuları kullandım ve fazla rahat olamadım
şu an daha rahatım. Bir sonraki albümde daha rahat olabilirim. Bir kenarda
çekmecede duran daha farklı şarkılarım da var onları kullanabilirim. İnsan
kendini rahat ifade edebildikçe bu tür değişiklikler olacak.Tabii
ki bunlar yavaş yavaş gerçekleşen küçük değişiklikler olacak.
"Benim
için "Masal" çok değerli. Çünkü Attila İlhan var içinde."
"Şehirleşme"
yeni albümünüze de yansıdı mı?
Hayır, "Masal"daki
değişim daha farklı şeyler anlatma isteğimden kaynaklanıyor.
Attila
İlhan ile buluşmanız nasıl gerçekleşti?
Bir çok şairin
kitaplarını okurum. Ancak hep bahsedilen şiirin içindeki ritmi Attila
İlhan'ın şiirlerinde yakaladım. Onun şiirlerini okuduğumda " Evet,
şiirdeki ritim bu..." dedim. Sonra o şiirlerin bende oluşturduğu
notasal karşılıklardan yola çıkarak bestelemeye koyulmuştum o yıllarda.
10-12 tane bu şekilde beste yapmıştım. Yıllardır hayal ediyordum bir Attila
İlhan albümü çıkarmayı...hala da devam ediyor bu hayalim. Bu albümde ilk
adımı atmak istedim. Çok heyecanlı geçen bir görüşme sonrasında albüme
girdi şarkı. Çok büyük bir gurur kaynağı benim için. Kötü bir çalışma
bile olsa ki olsa olsa beste kötü olabilirdi ancak o da sevildi. Olmamış
olsa bile benim albümde "şiiri Attila İlhan yazdı" diyebilmem
bile büyük bir gurur. Benim için albüm çok değerlendi. Çünkü Attila İlhan
var içinde.
Yeni albümleri
çıktığı bir dönemde siz de albümünüzü çıkardınız. Yeni albüm çıkarırken
müzik piyasasının durumunu düşünür müsünüz?
Hayır
ben bu tür şeyler düşünmedim. Albüm için geçtiğimiz Eylül'de başlamıştık
çalışmaya, bir yıl oldu. Bir de bahsettiğiniz durumu düşünseydim 6 ay
kadar daha beklemem gerekirdi. O zaman şarkılar eskiyecekti. Zaten hiçbir
zaman da böyle birşey düşünmedim. Bakarsanız genelde de Eylül aylarında
çıkar albümlerim nedense... Yazın tatil yapmak istiyor heralde (gülüyor).
Tiraj kaygım oldum ama başkasıyla yarışma kaygım olmadı. Bunu hepimiz
yaşıyoruz. Daha çok satsın istiyorum. Bundan daha doğal bir hakkım da
olamaz diye düşünüyorum. "Niye krize denk geldi" gibi konularda
insan üzülüyor da " Neden Kenan (Doğulu) ile aynı dönemde çıktı"
diye düşünmüyorum. Arkadaşım olduğu için Kenan'ın ismini rahatlıkla anıyorum.
"Kendimi Kayahan ekolünün devamı olarak
görüyorum."
Kendinizi
ayrı bir kulvar da mı görüyorsunuz?
Böyle bir
kulvar var mı bilemiyorum. Ancak şu şekilde olabilir. Türkiye'de bir Kayahan
ekolü, Mazhar Alanson ekolü bir de Sezen Aksu Ekolü var diye düşünürsek.
Mesela Teoman, Mazhar Alanson'u takip ediyor diyelim. Sezen Aksu ekolünün
birçok takipcisi var... Kayahan ekolünde de bir tek kendimi görüyorum.
Belki bu ekolün etkisiyle başlayıp sonradan aynı çizgiyi koruyamayanlar
var ama bu ekolü devam ettirme çabasında olan başka birilerini göremiyorum.
Bu şekilde bir süreklilik de sağlanmış oluyor. Aslında birkaç tane daha
ekol var aslında...mesela söz yazarlığı ve beste konusunda Çiğdem Talu
ve Melih Kibar'ı sayabiliriz. İlk söylediğim gruptaki ekollerde sanatçılar
kendileri yazmış ve söylemiş. Çiğdem Talu ve Melih Kibar'ı dülşünürsek
biri sözyazarlığını diğeri de beste kısmını oluşturarak çok kaliteli eserler
çıkarmışlar ortaya.
Siz de
bu tür projede yer aldınız...
Evet. Bu
nedenle belirtmek istedim.
Önümüzdeki
günlerde sizi gece mekanlarında dinlememiz münkün olacak mı?
Yılbaşından
sonra düşünüyorum. İyi birşeyler yapmak istiyorum. Bilinen formatın dışında
bir mekanda sürekli olarak değil de gala şeklinde çalışmayı istiyorum.
Şu an piyasadaki gibi çalışmayı düşünmüyorum. Ben bu tarzda yıllarca çok
çalıştım çok yorucu oluyor. Gece saat 2'de çıkmak... Şarkı söylemek istiyorsam
12'de çıkıp söyleyebilmem lazım. Gece yarılarına kadar insanların gelip
oturmalarını beklememem lazım...Geçenlerde izleyici olarak bu tür bir
yere gittim dayanamadım rahatsız oldum. İzleyici olarak dayanamadığım
bir yerde, sahnede yer almak daha zor.
"Başkalarının
hikayelerini anlatmaktan da hoşlanıyorum."
Şarkılarınız
duygu yüklü, aktardığınız herşey birebir yaşadığın duygular mı?
İlk başlarda,
1997'yılına kadar hep yaşadıklarımı yazdım. Son dört yıldır, sizin de
yaşayabileceğiniz şeyleri yazıyorum, okuduğum bir kitap, bir film veya
hayatın içerisinde gördüğüm bir manzara, bir olayı da kendim yaşamış gibi
anlatabiliyorum. Başkalarının hikayelerini anlatmaktan da hoşlanıyorum.
Şiir,
Müzik desem...Seni besleyen başka deyişle var eden hangisi...
Şiir demem
gerekiyor. Çünkü onunla başladım. Şiirin içindeki ritim yoluyla müziği
anladım. Bugün yaptığım müzik de zaten şiire dayalı...bu nedenle şiir
öncelikli.
Şiir kitabınız
da çıkacak yakında...
Şair
olduğum için değil, bugüne kadar yazdıklarımı paylaşmak istediğim için
bu kitabı yayınlıyorum. Sıkı bir şiir okuyucusuyum. Şiirden anlarım...
Ancak yazdıklarımı okuyucular anlayınca ben de göreceğim. Çünkü bazen
"çok güzel oldu" dediğiniz birşeye dinleyici bambaşka bir tepki
veriyor. Üç albümdür böyle oluyor hiçbir zaman hangi şarkının tutacağını
bilemedim.
Albüme
dönüşmüş bestelerini geçmişte kalmış, yaşanmış olarak mı görürsün?
Hiçbir şarkı
yoktur ki bir daha geri dönülüp üzerinde oynanmasın, bu her zaman olur.Mesela
konserlerde şarkıları birlikte söylerken bile çok farklı daha güzel bir
hal alabiliyor parçalar. Ancak albüm çalışması sırasında bir şeyi seçip
ortaya koymanız lazım. Konserler farklı oluyor...
"Hiçbir
şey konserler kadar keyif vermiyor. Bir orgazm denebilir. Hatta ondan
da iyi. "
Albümlerin
yanısıra, konserler ve gece programlarında neler hissediyorsunuz?
Konserler
büyülü işler...gece programlarına benzemez. Konserlerden yaptığınız şeyin
karşılığını çok çabuk görebiliyorsunuz. Konserde mikrofonu uzatıp söylemelerini
istediğinizde söylüyorlar ya... onu duyduğunuz zaman işte karşılığı en
güzel şekilde almış oluyorsunuz, başka hiçbir şeye de benzemiyor. Hiçbir
şey de bunun kadar keyif vermiyor. Bir orgazm denebilir. Hatta ondan da
iyi.
İlk kez
konserde söylediğiniz bir şarkı oldu mu, tepkiler nasıldı?
Olmadı. Özellikle
söylemiyorum. Ben gizeme inanırım. Şarkı gizemli olmalıdır. Dinleyici
merak etmeli. Albümün çıkışına kadar gizli kalır, buna annem de dahil.
Bir de hırsızlar var, şarkıyı çalabilirler (gülüyor).
"Korsan"
satış ile bir mücadeleniz var. Çözüm nasıl olmalı?
Kültür Bakanlığı
ile İçişleri Bakanlığı elele verip, zaten nerede yapıldıklarını bildikleri
"korsan" fabrikalarını basıp kanunda yazan sürelerde hapse atmadan
bu iş çözülmez.
"Korsan"
satış yoluyla albümüne ulaşan dinleyenlerini nasıl değerlendiriyorsun?
Bilerek alanlar
var. Bilmeden alanlar var. Bilmeden alanlara birşey diyemem. Çünkü çok
iyi taklit ediyorlar. Bilerek alanlardan da, parası yetmeyip alan var
ona da birşey demiyorum ama "Yaşar'ın albümüne para mı verecem"
deyip alana çok kızıyorum.
İnterneti
siteniz var mı?
Evet. www.yasar.mu
. Siteye girdiğinizde hemen üye olabiliyorsunuz. Bu üyeler ile sıcak
bir iletişim halindeyiz. Örneğin bu röportajdan sonra, bu gün ile ilgili
bilgiler tüm üyelere bildirilecek, bunun yanında konserler, turne haberleri
de anında buradan öğrenilebiliyor. Albüm çıkmadan önce daha yoğun bir
şekilde ilgilenebiliyordum. Özellikle mektupları yanıtlıyordum. Çok zevk
alıyorum. Albüm ve klip çalışmaları başlayınca biraz zor olmaya başladı.
Boş vakitlerim olduğunda bilgisayar olmuyordu. Karar verdim bir tane dizüstü
bilgisayar alacağım. Aynı zamanda şiir kitabını hazırlaken de işime yarayacak.
|