Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
   Röportaj

Yaşar

"... ben de biraz şehirleştim."

Akdeniz'in sıcaklığıyla İstanbul'a geldin ve üçüncü albümü sundun bizlere. Bu şehir seni ve dolayısıyla müziğini nasıl etkiledi?

Bir şiir yazmıştım sanırım bu durumu iyi açıklar.

Sabahları işe yetişememe telaşından,
Akşamları eve yetişememe telaşına terfi ettim.
Kutlanırım, şehir mi oluyorum?

Zamanla biraz daha "şehir" olmaya başladığımı düşünüyorum. Aslında orada bırakmadım herşeyi, her özlediğimde veya kendimi şarj etmek istediğimde giderim. Ama hayatımın büyük bir çoğunluğu burada geçtiği ve gündelik hayat daha fazla ilgi istediği için ben de biraz şehirleştim.

Önceki albümlerinde aşk ve ayrılık temaları hakimdi. "Masal" albümünde "ayrılıklara" biraz daha mesafelisin, farklı bir Yaşar mı var bu albümde?

"Masal" albümüyle bundan sonra bazı değişikliklerin olacağının sinyallerini verdik. "Sevda Yükleri" ve "Mazim değil" ve " Beş Dakika Bekle Git" adlı parçalar aşk şarkıları dışında kalıyor. "Mazim Değil", kişinin kendini anlatan, geçen zaman içerisinde neler olduğunu düşünüp, aynaya bakıp kendini sorgulayan bir adamın hikayesi bu şarkı..."Sevda Yükleri" umut dağıtan, günün birinde herkesin aşık olacağını ve "sevda" ile karşılaşacağını söyleyen bir şarkı. "Beş Dakika Bekle Git", Attila İlhan'ın şiirinden olan bu parça da ayrılıktan farklı konuları anlatıyor.

Böylece albümün %30'u farklılaşmış oluyor. Elbetteki daha önceki albümlerde kendimi ispatlamak ve kabul ettirmek durumunda olduğum için şarkı seçiminde belli konuları kullandım ve fazla rahat olamadım şu an daha rahatım. Bir sonraki albümde daha rahat olabilirim. Bir kenarda çekmecede duran daha farklı şarkılarım da var onları kullanabilirim. İnsan kendini rahat ifade edebildikçe bu tür değişiklikler olacak.Tabii ki bunlar yavaş yavaş gerçekleşen küçük değişiklikler olacak.

 

"Benim için "Masal" çok değerli. Çünkü Attila İlhan var içinde."

"Şehirleşme" yeni albümünüze de yansıdı mı?

Hayır, "Masal"daki değişim daha farklı şeyler anlatma isteğimden kaynaklanıyor.

Attila İlhan ile buluşmanız nasıl gerçekleşti?

Bir çok şairin kitaplarını okurum. Ancak hep bahsedilen şiirin içindeki ritmi Attila İlhan'ın şiirlerinde yakaladım. Onun şiirlerini okuduğumda " Evet, şiirdeki ritim bu..." dedim. Sonra o şiirlerin bende oluşturduğu notasal karşılıklardan yola çıkarak bestelemeye koyulmuştum o yıllarda. 10-12 tane bu şekilde beste yapmıştım. Yıllardır hayal ediyordum bir Attila İlhan albümü çıkarmayı...hala da devam ediyor bu hayalim. Bu albümde ilk adımı atmak istedim. Çok heyecanlı geçen bir görüşme sonrasında albüme girdi şarkı. Çok büyük bir gurur kaynağı benim için. Kötü bir çalışma bile olsa ki olsa olsa beste kötü olabilirdi ancak o da sevildi. Olmamış olsa bile benim albümde "şiiri Attila İlhan yazdı" diyebilmem bile büyük bir gurur. Benim için albüm çok değerlendi. Çünkü Attila İlhan var içinde.

Yeni albümleri çıktığı bir dönemde siz de albümünüzü çıkardınız. Yeni albüm çıkarırken müzik piyasasının durumunu düşünür müsünüz?

Hayır ben bu tür şeyler düşünmedim. Albüm için geçtiğimiz Eylül'de başlamıştık çalışmaya, bir yıl oldu. Bir de bahsettiğiniz durumu düşünseydim 6 ay kadar daha beklemem gerekirdi. O zaman şarkılar eskiyecekti. Zaten hiçbir zaman da böyle birşey düşünmedim. Bakarsanız genelde de Eylül aylarında çıkar albümlerim nedense... Yazın tatil yapmak istiyor heralde (gülüyor). Tiraj kaygım oldum ama başkasıyla yarışma kaygım olmadı. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Daha çok satsın istiyorum. Bundan daha doğal bir hakkım da olamaz diye düşünüyorum. "Niye krize denk geldi" gibi konularda insan üzülüyor da " Neden Kenan (Doğulu) ile aynı dönemde çıktı" diye düşünmüyorum. Arkadaşım olduğu için Kenan'ın ismini rahatlıkla anıyorum.

"Kendimi Kayahan ekolünün devamı olarak görüyorum."

Kendinizi ayrı bir kulvar da mı görüyorsunuz?

Böyle bir kulvar var mı bilemiyorum. Ancak şu şekilde olabilir. Türkiye'de bir Kayahan ekolü, Mazhar Alanson ekolü bir de Sezen Aksu Ekolü var diye düşünürsek. Mesela Teoman, Mazhar Alanson'u takip ediyor diyelim. Sezen Aksu ekolünün birçok takipcisi var... Kayahan ekolünde de bir tek kendimi görüyorum. Belki bu ekolün etkisiyle başlayıp sonradan aynı çizgiyi koruyamayanlar var ama bu ekolü devam ettirme çabasında olan başka birilerini göremiyorum. Bu şekilde bir süreklilik de sağlanmış oluyor. Aslında birkaç tane daha ekol var aslında...mesela söz yazarlığı ve beste konusunda Çiğdem Talu ve Melih Kibar'ı sayabiliriz. İlk söylediğim gruptaki ekollerde sanatçılar kendileri yazmış ve söylemiş. Çiğdem Talu ve Melih Kibar'ı dülşünürsek biri sözyazarlığını diğeri de beste kısmını oluşturarak çok kaliteli eserler çıkarmışlar ortaya.

Siz de bu tür projede yer aldınız...

Evet. Bu nedenle belirtmek istedim.

Önümüzdeki günlerde sizi gece mekanlarında dinlememiz münkün olacak mı?

Yılbaşından sonra düşünüyorum. İyi birşeyler yapmak istiyorum. Bilinen formatın dışında bir mekanda sürekli olarak değil de gala şeklinde çalışmayı istiyorum. Şu an piyasadaki gibi çalışmayı düşünmüyorum. Ben bu tarzda yıllarca çok çalıştım çok yorucu oluyor. Gece saat 2'de çıkmak... Şarkı söylemek istiyorsam 12'de çıkıp söyleyebilmem lazım. Gece yarılarına kadar insanların gelip oturmalarını beklememem lazım...Geçenlerde izleyici olarak bu tür bir yere gittim dayanamadım rahatsız oldum. İzleyici olarak dayanamadığım bir yerde, sahnede yer almak daha zor.

"Başkalarının hikayelerini anlatmaktan da hoşlanıyorum."

Şarkılarınız duygu yüklü, aktardığınız herşey birebir yaşadığın duygular mı?

İlk başlarda, 1997'yılına kadar hep yaşadıklarımı yazdım. Son dört yıldır, sizin de yaşayabileceğiniz şeyleri yazıyorum, okuduğum bir kitap, bir film veya hayatın içerisinde gördüğüm bir manzara, bir olayı da kendim yaşamış gibi anlatabiliyorum. Başkalarının hikayelerini anlatmaktan da hoşlanıyorum.

Şiir, Müzik desem...Seni besleyen başka deyişle var eden hangisi...

Şiir demem gerekiyor. Çünkü onunla başladım. Şiirin içindeki ritim yoluyla müziği anladım. Bugün yaptığım müzik de zaten şiire dayalı...bu nedenle şiir öncelikli.

Şiir kitabınız da çıkacak yakında...

Şair olduğum için değil, bugüne kadar yazdıklarımı paylaşmak istediğim için bu kitabı yayınlıyorum. Sıkı bir şiir okuyucusuyum. Şiirden anlarım... Ancak yazdıklarımı okuyucular anlayınca ben de göreceğim. Çünkü bazen "çok güzel oldu" dediğiniz birşeye dinleyici bambaşka bir tepki veriyor. Üç albümdür böyle oluyor hiçbir zaman hangi şarkının tutacağını bilemedim.

Albüme dönüşmüş bestelerini geçmişte kalmış, yaşanmış olarak mı görürsün?

Hiçbir şarkı yoktur ki bir daha geri dönülüp üzerinde oynanmasın, bu her zaman olur.Mesela konserlerde şarkıları birlikte söylerken bile çok farklı daha güzel bir hal alabiliyor parçalar. Ancak albüm çalışması sırasında bir şeyi seçip ortaya koymanız lazım. Konserler farklı oluyor...

"Hiçbir şey konserler kadar keyif vermiyor. Bir orgazm denebilir. Hatta ondan da iyi. "

Albümlerin yanısıra, konserler ve gece programlarında neler hissediyorsunuz?

Konserler büyülü işler...gece programlarına benzemez. Konserlerden yaptığınız şeyin karşılığını çok çabuk görebiliyorsunuz. Konserde mikrofonu uzatıp söylemelerini istediğinizde söylüyorlar ya... onu duyduğunuz zaman işte karşılığı en güzel şekilde almış oluyorsunuz, başka hiçbir şeye de benzemiyor. Hiçbir şey de bunun kadar keyif vermiyor. Bir orgazm denebilir. Hatta ondan da iyi.

İlk kez konserde söylediğiniz bir şarkı oldu mu, tepkiler nasıldı?

Olmadı. Özellikle söylemiyorum. Ben gizeme inanırım. Şarkı gizemli olmalıdır. Dinleyici merak etmeli. Albümün çıkışına kadar gizli kalır, buna annem de dahil. Bir de hırsızlar var, şarkıyı çalabilirler (gülüyor).

"Korsan" satış ile bir mücadeleniz var. Çözüm nasıl olmalı?

Kültür Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı elele verip, zaten nerede yapıldıklarını bildikleri "korsan" fabrikalarını basıp kanunda yazan sürelerde hapse atmadan bu iş çözülmez.

"Korsan" satış yoluyla albümüne ulaşan dinleyenlerini nasıl değerlendiriyorsun?

Bilerek alanlar var. Bilmeden alanlar var. Bilmeden alanlara birşey diyemem. Çünkü çok iyi taklit ediyorlar. Bilerek alanlardan da, parası yetmeyip alan var ona da birşey demiyorum ama "Yaşar'ın albümüne para mı verecem" deyip alana çok kızıyorum.

İnterneti siteniz var mı?

Evet. www.yasar.mu . Siteye girdiğinizde hemen üye olabiliyorsunuz. Bu üyeler ile sıcak bir iletişim halindeyiz. Örneğin bu röportajdan sonra, bu gün ile ilgili bilgiler tüm üyelere bildirilecek, bunun yanında konserler, turne haberleri de anında buradan öğrenilebiliyor. Albüm çıkmadan önce daha yoğun bir şekilde ilgilenebiliyordum. Özellikle mektupları yanıtlıyordum. Çok zevk alıyorum. Albüm ve klip çalışmaları başlayınca biraz zor olmaya başladı. Boş vakitlerim olduğunda bilgisayar olmuyordu. Karar verdim bir tane dizüstü bilgisayar alacağım. Aynı zamanda şiir kitabını hazırlaken de işime yarayacak.

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.