|
ZEYNEP
TALU
"...en büyük hayalim bir müzikalin sözlerine imza atmak"
"Müzik" çok geniş bir kavramdır. Çalışanı çok olan bir sanattır.
Her gün arabamızda, evimizde dinlediğimiz ve üzerinde bir kişinin isminin
yazdığı o pop müziği albümlerinin aslında kaç kişi ile yapılmış olduğunu
merak edersek, albüm kapağının içine söyle bir göz atmamız yeterlidir.
Teknik yapımdan kaset dizaynına kadar albümün hazırlanmasında bir çok
kişinin emeği geçiyor. Ama şurası da bir gerçek ki bunca kişi; yapılmış
bir beste ve o besteye yapılmış bir söz olmadıkça (solist dahil) albüm
içine koyacakları şarkılar olmayacağından albüm yapamayacaklardı. İşte
bugün sizlere işin mutfağında olan bir kişiyi yakınlaştırıyoruz; "Zeynep
Talu"
Bakın işin mutfağından bakış açısı nasıl oluyormuş.
İlk
sorum küçüklüğümden beri merak ettiğim bir sorudur; daha ortaokula giderken
rahmetli Barış Manço'ya bir çocuk programında çocuklar soru soruyorlardı
ve ona şarkılarını nasıl yaptığını sordular. Önce sözleri mi yazıyordu
yoksa besteyi mi? O da bazen sözün bazen de bestenin önce hazırlandığını
söyledi. Bu öncelik gerçekten çok değişkendir biliyorum ama bu soruyu
size de sormak istedim; Sözleri nasıl yazıyorsunuz? Besteyi dinledikten
sonra mı? Yoksa daha önceden hazırladığınız sözleri en uygun şarkıya adapte
mi ediyorsunuz?
Bugüne kadar hazırladığım şarkıların %99'u önce besteyi dinleyerek
hazırladığım şarkılar. Beste ve güfteyi beraber yapan insanlar için bu
durum tabii ki değişkendir ve rahmetli Barış Manço da onu belirtmiş zaten.
Kimi zaman söz önce yazılır, kimi zaman da beste ama ben yalnızca söz
yazdığım için besteyi dinleyerek çalışıyorum. Ayrıca şu an pop piyasasında
çalışan bestecilerimiz daha özgür beste yapmayı tercih edip bir söz ile
kısıtlanmak istemiyorlar. Bana gelen çalışmaların %99'u da ses kaydı olarak
geliyor; parçanın armonik yapısının üstüne herhangi bir enstrümanla şan
melodisinin çalınmış halini dinliyor ve sözleri ona göre hazırlıyorum.
Değişik
müzik türlerine şarkı sözü yazıyor musunuz?
Türk Halk müziği veya Türk Sanat müziği için hiç söz yazmadım. Türk
Popüler müziği için söz yazıyorum. Ama "Fantezi" dediğimiz ve pop
müzik ile arabesk müzik arası müzik tarzında da yazdığım sözler oldu.
Peki bu akımları belirleyenler besteciler, söz yazarları veya prodüksiyon
şirketleri mi?
Aslında bunu halk belirliyor. Örneğin son iki üç senedir arabesk
müzik çok öndeydi. Bu sene de geçen senelerin satışları ışığında aynı
şirket ve kişiler aynı tarzda albümler hazırladılar ama satmadı. Halk
aynı tarz müziklerin kendisine çok fazla sunulmuş olmasından sıkılmış
olacak ki artık daha farklı müzikler arıyor ve arabesk müziğe geçen yıllardaki
ilgisini göstermiyor. Tabii ki yeni nesil yabancı pop müziğini çok yakından
takip ettiği için kulakları daha fazla o müziğe alışıyor. Bence bu çok
önemli bir şey. Kulakları alıştıkça Türk müzik piyasasından da aynı kaliteli
bekliyorlar. Ben bu durumu kendi açımdan çok mutlulukla karşılıyorum.
Çünkü bu, benim tarzıma daha yakın.
Geçtiğimiz senelerde pop müziğimizde bir patlama oldu. Bir şarkıyla ünlenen
solistler oldu ve devamlılık gösteremediler. Bunların içinden kalanlar
da oldu mutlaka ki; bugüne gelmelerinde rol oynayan değer özellikleri
oldukları için kalıcı oldular. Bu dönem herkes için bir elek oldu, siz
ne dersiniz?
Evet öyle bir dönem oldu ve yatırımcılar ve sektör bundan çok olumsuz
etkilendi. Yatırımcılar yanlış yerlere yatırım yapıp sonuç alamayınca
bir kriz oluyor ve yatırım duruyor. Bu durum birçok iyi kişiye de şans
verilmesine engel oluyor.
Bir
ezgiyi beden, sözü de iskelet gibi görürsek bir bedene şekil vermek nasıl
bir duygu?
Bu çok ağır bir sorumluluk. Önünüze gelen besteyi "vezir" de
"rezil" de edebilirsiniz. Gerçekten çok iyi besteler çok kötü sözler
yüzünden kaybettiği gibi bunun tam tersi de görülebiliyor. Besteyi getirdiklerinde
"Al bakalım! Parça bu, sanatçı da bu!, sözleri yaz bakalım!" diyorlar.
Ben de söz yazmaya parçanın nakaratından başlıyorum. Her parça
için 8 veya 10 tane nakarat alternatifi bulup içlerinden en uygunlarını
seçiyorum.
Bazı şarkıların şiirden bestelendiğini biliyoruz. Siz böyle bir çalışma
yaptınız mı?
Şiir çok serbest yazılan edebi bir türdür. Şarkı sözlerinin ise daha değişik
bir formu var. Tesadüfen bir ezgiye uyan şiirler olduğu gibi seçilen
bir şiirin bestelenmesi sonucu da güzel bir ürün alına bilinir. Bu tip
çalışmalar da yaptım tabii ki. Ama tahmin edebileceğiniz gibi tüm şiirlerin
bu forma uyması beklenemez.
Pop
müziğimizi yabancı pop ile karşılaştırdığınızda gördüğünüz eksikler neler?
Neden o kaliteyi yakalayamıyoruz? Söz mü, müzik mi, sanatçı mı, prodüksiyon
mu, müzisyenler mi sorun?
Bence müzik sektörünün işleyişinden kaynaklanıyor. Yurt dışındaki sanatçılar
sadece müziğini yapıyor. Ama onun arkasında işlerin yürümesi için çalışan
belki de 50 kişilik bir ekibi var. Bizde bu ekip sistemi henüz oturmadı.
Sanatçılar tüm işlerini kendi çabaları ile yapıyorlar. Bu da verimi düşürüyor.
Diğer yandan bir albüm yapılacağı zaman bir aranjör ile anlaşılıyor ve
adam da albüm içindeki olacak parçaların peşine düşüyor. Aranjörün üstüne
başka görevler yüklendiğinden dolayı verim burada düşmüş oluyor. Bir de
işin teknik kısmı var ki; o ayrı bir durum. En iyi teknolojiyi stüdyolara
yığmakla sorun çözülmüyor. O alet ve yazılımları en iyi şekilde kullanacak
tonmaisterin de yetişmiş ve orada olması gerekiyor. Siz solist olarak
en iyi sonucu çıkarsanız ve değil Türkiye'nin dünyanın en iyi sanatçıları
ile albüm yapsanız, eğer tonmaister iyi değilse albüm de iyi olmuyor.
Yani burada işin içine biraz da eğitim yani yetişmiş eleman giriyor.
Şarkı sözü yazmanın dışında daha geniş projeleriniz var mı? Mesela
bir müzikal sözlerine imza atmak gibi?
O benim en büyük hayalimdir. Bu proje için de öncelikle yatırım
yapabilecek bir prodüktör, müzikalde rol alacak doğru sesler, iyi bir
besteci kısaca biraz önce bahsettiğim işi çok iyi bilen bir ekibin bir
araya gelmesi gerekiyor. Bir gün bu isteğimiz gerçekleştirmeyi umuyorum
ama şimdilik uygun ortam ve zaman için bekliyorum.
Sizin
için özelliği olan bir şarkı sözü var mı? (Kendi yazdığınız veya başkasının
yazdığı) ?
19 yaşındayken Leman Sam için yazdığım "Hey yıllar" isimli parçaydı.
Açıkçası hala o yaşta öyle bir şarkı sözü yazdığım için hayret ediyorum.
Hazırladığınız şarkı sözlerinden ilk kez bir albüm ile seslendirilen şarkınız
hangisi?
Melih Kibar'ın bir bestesiydi o şarkı. İsmi de "Neden sanki neden?"
idi. Bu şarkı da "Erkekler Ağlamaz" adlı albümünde seslendirilmişti.
Kendi özgü stilinizi mi yarattınız yoksa anneniz Çiğdem Talu'dan etkilendiğiniz
oldu mu?
Ben bu işi yapmaya başladığım zaman müzik akımı o kadar değişmişti
ki doğal olarak kendi stilimi yaratmakta zorluk çekmedim. Tabii ki annemden
kalan bir bilinçaltı mutlaka var. Annemde olduğu gibi benim için de içerik
çok önemli. Bu annemden aldığım bir miras. Aramızdaki farkı görmek için
her ikimizin de birer parçasını dinlemeniz yeterli.
Peki şarkı sözü yazmak herkesin harcı mı?
Aslında yeteneği olan kişiler bunu çok iyi beceriyorlar. Hatta bana devamlı
gönderilen ve "Acaba bunların içinde şarkı sözü olacak şiirler
var mı?" diye gönderilen yüzlerce dosya olduğunu söyleyebilirim.
Bazıları da gerçekten çok güzel şiirler ama biraz önce de belirttiğim
gibi "şarkı sözü" ve "şiir"in kendilerine
has formları var. Acıkçası çok da yardımcı olamıyorum o zaman.
Peki o zaman şarkı sözü yazanlara ne yapmalarını önerirsiniz?
"Şarkı sözü" yazmadan önce bir pop albümü alıp şarkı
sözlerini bir incelesinler, sonra şarkı sözü yazıp yazmadıklarını
kendileri tartsınlar. Daha sonra da Şarkı sözlerini bu işten anlayan birilerine
göstersinler.
Tahmin edersiniz ki; kaç kişinin etrafında bir söz yazarı olabilir
ki? Bu konuda TürkiyeOnline kullanıcılarına siz rehberlik etmek ister
misiniz?
Elbette. Elimden geldiğince yardım etmeye çalışırım.
O zaman sizin için "TürkiyeOnline Forum" köşesinde bir "Zeynep
Talu forumu" açalım ve şarkı sözü yazanların oraya şarkı sözlerini
göndermelerini sağlayalım.
Çok sevinirim.
İsteyenler size oradan e-mail yolu ile de ulaşabilirler ayrıca.
Muhteşem!
Zeynep Hanım; TürkiyeOnline olarak bize zaman ayırdığınız için çok
teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.
|