|
"Herkesin
konuştuğu bir filmin starı olmak nasıl bir duygu?"
"Heyecan verici! Ben de dahil henüz hiç kimse filmi görmedi.
Ama gittiğim her yerde insanlar dikkatle bana bakıyorlar ve o filmde
The Rock ile birlikte oynadığımı biliyorlar. The Rock şu aralar
dünyanın en ünlü insanı diyebilirim."
"The
Rock iki yıl önce 'The Mummy Returns' adlı filmde büyük beğeni toplamıştı.
'The Scorpion King' o filmin devamı mı?"
"Hayır. Aslında bu filmi nasıl tanımlamak gerektiğini bilemiyorum.
Geri dönüş mü desek? Bildiğiniz gibi The Rock o filmde Akrep Kral
adlı bir karakteri canlandırmıştı. Bu yeni filmde o karakterin doğuşunun
öyküsü anlatılıyor. İki filmin ortak yönünün aksiyon, komedi ve
görkemli dövüş sahneleri olduğunu söyleyebilirim. Bir de tabii The
Rock var her ikisinde de..."
"Filmde
bir büyücüyü canlandırıyorsunuz, değil mi?"
"Evet.
Şeytani emelleri olan bir savaş tanrısı tarafından ele geçirilmiş
olan Cassandra adlı bir büyücüyü oynadım. Bedenimin her yanını altın
rengi boyayla kapladılar. Uzun yeşil tırnaklarım var. Doğrusunu
söylemek gerekirse filmin büyük çoğunluğunda yarı çıplak dolaşıyorum.
Sonra The Rock beni rehin alıyor ve aramızda o ilişki başlıyor."
"Bu
durumda The Rock'ı öpen siz oluyorsunuz? Milyonlarca insan bu konuyla
ilgili ayrıntıları bilmek istiyor..."
"Evet.
Bir öpüşme sahnesi çektik. Size o sahnenin sırrını vereyim. The
Rock sinema endüstrisinde yeni sayılır. Bu yüzden ilk öpüşme sahnesiydi
ve kazayla dilini de kullandı. Filmlerde bunun yapılmaması gerektiğinin
farkında değildi elbette. Aslında onu suçlayamam. Hiç kimse söylemediyse
o ne yapabilir ki? Neyse, bu konu hakkında daha fazla konuşmayayım."
"Peki,
The Rock'ı öpen kız rolünü nasıl aldınız? Ajansınızdan telefon mu
geldi?"
"Keşke
o kadar kolay olsaydı. Binlerce kızla birlikte seçmelere girmek
zorunda kaldım. İlk provaları casting yönetmeni yaptı. Sonra filmin
yönetmeni ve The Rock ile tanıştım. Ardından yönetmenle iki kez
daha konuştum. Daha sonra da ekran testleri yapıldı. Bu rol için
gerçekten sıkı çalıştım."
"Rolü
aldığınızda heyecanlanmış olmalısınız...
"Benim
açımdan gerçekten büyük bir işti. Daha önce bu türden büyük bir
filmde büyük bir rol hiç oynamamıştım. Rolün bana verdiği haberini
telefonla aldığım anda odanın içinde sevinçle bağırıp çağırmaya
ve koşmaya başladım."
"Bize
filmin çekimini anlatır mısınız? Zorluklarla karşılaştınız mı?"
"Filmin
çekimlerini Los Angeles yakınındaki çölde ve Arizona'da yaptık.
Rekor derecede hava sıcaklığı vardı. O sıcakta kumlar üzerinde yürümek
zorundaydım. Ayaklarım yandı resmen. Ayrıca yılanlarla da uğraşmak
zorundaydım ki, buna hiç istekli değildim. İçinde ölü bir insanın
külleri olan kaseye uzandığım bir sahne var. O sahnede bir kobra
yılanını tutuyordum ama şükürler olsun, bilgisayarlar tarafından
yaratılan bir yılandı. Ama sette gerçek yılanlarla da oynadık. Kobralar
tabii ki zehirli değildi
ama onların yakınından geçerken bile dikkatli olmak zorundaydık.
Hayli sinir bozucu bir durumdu. İnsanlara dokunduklarını gözlerimle
gördüm."
"The
Rock da sizin gibi Hawaii'li, değil mi?"
"Evet. Orada 10 yıl yaşamış ve liseyi Hawaii'de bitirmiş. Benim
de tüm çocukluğum orada geçti. Hawaii'de insanlar böylesine büyük
bir filmin birinci ve ikinci oyuncusunun kendi ülkesinden olmasına
çok sevindiler. Sanırım böyle bir şey daha önce hiç olmamıştı."
"Hawaii'deki
yıllarınızda bile oyuncu olmayı hep istemiş miydiniz?"
"Çocukken
'Jaws'ın dışında çok fazla film seyretmedim ama sanatın herhangi
bir dalında boy göstermeyi istediğimi biliyordum. Küçükken insanlara
balerin olmak istediğimi söylerdim. Sonra bir gün annem balerinlerin
ne kadar sıkı çalıştığını ve kariyerlerinin kısa olduğunu, dolayısıyla
para kazanamadıklarını anlattı. Çenem kuvvetli olduğu için avukat
olmam konusunda beni ikna etmeyi başardı. Bana avukatlıktan başka
hiçbir mesleğin yakışmayacağını söyleyip duruyordu. Ben de insanlara
full-time avukat ve part-time balerin olacağımı söylemeye başladım."
"Peki
avukatlık kariyerinize ne oldu?"
"Hiç başlamadı. Çünkü bir şekilde sahnelerde olmak istiyordum.
Akrobasi, dans, jazz, ne olursa... Konuşmayı sevdiğim doğruydu ama
avukatlığın çene kuvvetinden başka özellikler de gerektirdiğini
keşfetmiştim."
"Sonra
bir güzellik yarışmasını kazandınız. Bunun oyunculuk kariyerinize
yararı oldu mu?"
"Direkt olarak değil... Yarışmaya katıldım, çünkü Japonya'da
fotomodel olmak istiyordum. Bağlı olduğum ajansın yetkilileri, böyle
bir yarışmada unvan aldığım takdirde tanıtımımı daha iyi yapabileceklerini
söylemişlerdi. O günlerde Miss Hawaii Teen USA yarışmasını duydum.
Sadece Hawaii güzeli olma hayaliyle katılmaya karar verdim. Ulusal
televizyondan naklen yayınlanacağını duyunca çok heyecanlanmıştım.
İnsanlar beni fark edebileceklerdi. Ama tacı giyeceğimi hiç düşünmemiştim.
Annem, Amerika'nın henüz Asyalı bir güzelin birinci olmasına hazır
olmadığını söylemişti. Buna rağmen kazandım. Ancak benim için bir
yararı olmadı diyebilirim. Çünkü yarışma koşullarına göre kazananın
bir yıl boyunca modellik yapmasına izin verilmiyordu."
"Oyunculuk
alanında büyük patlamayı nasıl yaptınız?"
"Yoluma devam etmeme yardımcı olan küçük bazı şeyler oldu.
Henüz Hawaii'de yaşıyordum ve lisedeki son senemdi. 'Growing Pains'
adlı dizide bir rol kapmayı başardım ve Hawaii'li bir tur rehberini
canlandırdım. Çekimlerin ardından o bölüm henüz yayına girmeden
Los Angeles'a taşınmaya karar verdim.
"Gerisi
kolay geldi mi peki?"
"Kesinlikle hayır! O kadar uzun süreler işsiz kaldım ki, bir
daha hiç çalışamayacağımı düşündüğüm anlar oldu. 'Scorpion King'den
önce bir yıl boyunca çalışamadım. Hatta benim için uygun kariyerin
oyunculuk olup olmadığı üzerinde ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Başka ne iş yapabileceğimden de emin değildim. Çünkü başka işler
için eğitim almamıştım. Klavye bile kullanamıyordum."
"Peki,
'The Scorpion King'den sonra sizi neler bekliyor? Planlarınız var
mı?"
"Şu aralar Jet Li ile birlikte 'Cradle To The Grave' adlı bir
filmde oynuyorum. Sonrasını bilemem. Bugünlerde 'The Scorpion King'in
galasının heyecanı sardı beni. Ailem bu gala için Hawaii'den gelecek.
Onlar için büyük bir olay bu... Benimle birlikte limuzinde oturacaklarına
inanamıyorlar. Annem gidip yeni giysiler almış. Babamın da smokin
aldığını duydum. Hawaii'de hiç kimse smokin giymediği için bunun
büyük olay yaratacağından eminim."
|