Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj

Yönetmen Lukas Moodysson’la “Daima Lilya” Üzerine....

İsveç sinemasının önde gelen isimlerinden Moodysson ilk iki filmi Fuckin Amal ve Together’la ticaret ve sanat arasındaki aşılması zor boşluğu kapattı. Dünya çapında izleyiciler ve eleştirmenler tarafından övgüye boğulan yönetmenin ilk filmi için yönetmen Ingmar Bergman “Genç bir ustanın ilk başyapıtı” dedi. Fakat tüm bu övgü seli Moodysson’un kendisini ileriye götürmesini engellemedi. Moodysson, Daima Lilya’da izleyicisini 70’ler İsveç’inin politik ve kişisel sorunlarından çok uzağa, eski Sovyetler Birliğinin katı gerçekliğine doğru çok farklı bir yolculuğa götürüyor.

“Bu fikrin aklıma ne zaman geldiğini söylemek çok güç. Tilsammans-Birlikte”den sonra bildiğim tek şey bir sonraki filmimde daha derinlere inmek istediğimdi. Aklımızda parlak fikirlerin belirdiği hayatımızdaki anları sonradan tanımlamak çok güç. Ne zaman olduğunu biliyorum, o zaman ne tür müzik dinlediğimi de biliyorum ama bunları kendime saklamak istiyorum. Yine de bunlar ne zamandır aklımda depolanmışlardı bilmiyorum”.

Lilya eskiden Sovyetler Birliği’nde bulunan isimsiz bir şehrinde yaşayan 16 yaşında bir kız. Yaşıtlarının pek çoğu gibi (ve Fucking Amal’daki kızlar gibi) en büyük hayali yaşadığı yerden uzaklara gitmek.

“Hikayeyle ilgili fikir aklıma geldiği anda, hikayenin içinde geçtiği evreni biliyordum. Hikaye hem Lilya’nın kişisel trajedisini hem de daha büyük bir politik gerçeği içinde barındırıyordu. Sanki zaten orada olan bir hikaye gibiydi. Bazı araştırmalara yaptım ama hikaye bana neredeyse bitmiş bir şekilde geldi.”

Yapımcı Lars Jönsson 3 milyon dolarlık filme bütçe sağlarken, Moodysson’da kasting üzerinde çalıştı ve filmin iki ana karakteri için 1000’in üzerinde çocukla görüştü. 4 aydan fazla bir süre içersinde ekip Moskova’ya, St. Petersburg’a ve Tallin’e gitti ve sonunda Rus oyuncular Oksana Akinshina (Lilya) ve Artiom Bogucharskij (Volodya)’da karar kılındı.

“Yerin isimsiz olmasına da karar vermemiştim ama ırzına geçilmiş bir toplum, çökmüş bir imparatorluk bulmam gerektiğini biliyordum.”

Ana karakterler Lilya ve Volodya’nın yaşadıkları mekan olarak kullanılacak olan tasfiye edilmiş bir yerleşim bölgesi Estonya’nın dışında, Rusça konuşulan bir bölge olan ve terkedilmiş eski Sovyet Denizaltı Üssü’nün yakınlarında bulunan Paldiski’de bulundu. Moodysson “Burası eskiden bir güç merkeziymiş ama şimdi boş” diyor.

“Yine de tek bir ülkenin bu durumun yegane suçlusuymuş gibi görünmesini istemedim. Hikaye her ne kadar karakterler üzerinde odaklansada onları çevreleyen toplum da çok önemli. Olaylar Meksika’da da geçebilirdi çünkü orada da zengin ve fakir arasında büyük bir fark var.”

“Her şeyi satın alabileceğimiz bir kültürde yaşıyoruz. İnsanların iş güçlerini yada bağırsaklarını –ya da Türkiye’den veya Hindistan’dan bir böbrek- satın alabiliyoruz. Benim filmim işte bu dünya hakkında. Ben fakir ülkeleri suçlamıyorum, tersine onları istismar eden zengin ülkeleri suçluyorum. Bugün, globalleşen dünyada İsveç şirketleri fabrikalarını fakir ülkelere taşıyıp, işçilik maliyetini neredeyse ortadan kaldırıyorlar ve bu da zaten hiç bir şeyleri olmayan insanların daha da mahvolmasına sebep oluyor.”

“Neden Lilya gibi pek çoğunun buradan kurtulmayı hayal ettiğini anlamak güç değil. Örneğin Avrupa’nın en fakir ülkesi olan Moldovya’da yaşayan gençlerin %99’unun kendi ülkelerinde bir gelecek göremediklerinden eminim. Hepsi gitmek istiyor. Ayrıca fahişelik yapan kadınların toplam nüfusa oranı korkunç derecede yüksek. Bu korkunç bir gerçek, ama Moldovya’nın suçu değil. Bu hem kapitalist, hem de komunist bir ırza geçme. Bir filmi yapmanızı sağlayan şey politik bir seçimse, bu anlamda benim filmin politik bir bildiri.”

Plan, karakterler ve diyaloglar Moodysson filmlerinin anahtarı. O kendi öykülerini yöneten bir yazar ve Fucking Amal ve Together’da gerçekçi ve keskin diyalogları öne çıkıyor. Fakat Daima Lilya’da bütün diyaloglar Rusça!

“Kendinizi zorlamanız gerek, aynı futbolda olduğu gibi. Eğer rakibiniz şampiyon takımsa daha iyi oynarsınız.” Peki ama aynı dili konuşmadığı oyuncularla çalışmayı nasıl başardı? “Kastingde çok dikkatli olmanız ve çok iyi oyuncular seçmeniz gerekli. Bir kere onları bulduktan sonra onlara sonsuz inanç duymam gerek, onların da bana. Bundan sonra herşey çok temel. Sadece çocuklar için değil bütün çekimler için çok huzurlu ve rahat bir atmosfer oluşturmanız gerekli. Yani korkmadan denemeli ve hata yapabilmeliler. Bu çok önemli. Bundan sonrası sezgilere kalıyor. Elbette her şeyi kontrol altında tutuyorum ama küçük ayrıntılara dokunmuyorum. Dinlediğiniz zaman doğru mu yanlış mı anlayabiliyorsunuz. Ayrıca çevirmenlerim de var. Bunlardan biri de Alexandra Dahlstrom (Fuckin Amal’da Elin’i canlandıran genç oyuncu). Benim için etrafımda tanıdığım insanların olması çok önemli ve bu yüzden hep aynı görüntü yönetmeni, aynı yönetmen yardımcısıyla, kurgucu ve yapımcıyla çalışıyorum.

Yapımcı Lars Jönsson Moodysson’un bütün filmlerinin yapımcılığını üstlenmiş ve onun için o kadar önemli bir hale gelmiş ki, Moodysson o olmadan bir film yapmayı düşünemiyor bile.

“Tanıştığınız için çok şanslı olduğunuz ve hayatınızda büyük etkileri olacak insanlar vardır. Bu insanlar bir kere hayatınıza girdikten sonra onların fikirlerine sizinkine ters olsalar bile güvenmek zorunda kalırsınız. Lars benim ne olursa olsun güvendiğim bir kaç kişiden biri. Onunla çok atışıyoruz. Beni tam olarak denetleyebilicek kadar eleştirisel olabiliyor. Bu inanılmaz bir şey, bana sonsuz özgürlük sağlıyor ama aynı zamanda dürüst olduğunu da biliyorum ki bu benim için çok önemli. Yaratıcılığıma çok katkısı var.”

Moodysson’un Together’ın başarısından sonra Amerika’dan bazı teklifler aldığı sır değil ama henüz hiç birini kabul etmiş değil.

“Hiç bir zaman oraya geçmek gibi bir hırsım olmadı ama bu günün birinde Amerika’da bir film yapmayacağım demek değil. Orada da çok ilginç fikirler var. İngilizce bir film yapmak isterdim ama gelen konular ilgi çekici değildi. Ben sinemaya aşığım ve acı olan sinema endüstrisinde en gelişmiş ülke artık sinemayla ilgilenmiyor, sadece parayla ilgileniyor. Kendilerini dünyanın merkezinde görüyorlar ama öyle değiller. Sanki bu tek başına yeterli bir hedefmişcesine bütün yönetmenlerin bir gün Hollywood’a gelmeyi hayal ettiğine dair yanlış bir inanışları var. Bu nasıl bir kibir?! Yine de eğer oraya gidecek olursam benim için kilit noktadaki insanları da beraberimde götürürüm. Ben ekip çalışmasından yanayım ve Amerika’ya gitmem ekibimden vazgeçmem anlamına geliyorsa Avrupalı bir yönetmen olarak bunu yapmak isteyeceğimi sanmıyorum.”

“Ben hep eskiden kimseniz hala o olduğunuza inanırım. Herkez bir zamanlar çocuktu ve bir çocuk bakış açısına sahipti. Onlar en güçsüzlerimiz ve hiyerarşide en alt noktadalar. Onlarla ve onların bakış açılarıyla özdeşleşebiliyorum. Bu filmimde önceki filmlerimdekilerin devamı niteliğinde olan öğeler var. Filmleri birbirlerinden farklı parçalar gibi değil de, onları ben yazdığım ve onlarla birlikte geliştiğim için bir sürecin parçalarıymış gibi görüyorum. Tek bir filmde bitiremeyeceğiniz meseleler var ve ben bu yüzden bir filmin sonrakiyle harmanlandığını düşünüyorum”

Daima Lilya’da olan ve Fucking Amal’ın kilit sahnesi olan otoyolun üzerindeki köprü gibi mekanlar ve olaylar tekrarlanıyor.

“Evet köprünün benim için özel bir anlamı var ama nedenini anlatmak güç. Fakat sonraki filmimde tekrar karşınıza çıkacağını biliyorum. Bunun pek çok açıklaması olabilir fakat bunlardan en muhtemeli bir köprünün yakınlarında büyümüş olmam. Geceleri evden sıvışır ve o köprünün üzerinde buluşurduk.”

“Bir şeyin neden işe yaradığını söylemek zor. Kurgucum ve ben bir sürü şey dinledik ve bazıları da işe yaradı. Neredeyse Metafiziksel bir durum: bir sahnenin ona mükemmel olarak uyan bir parçayla aynı uzunlunkta çıkması harika. Seçtiğim her müzik bizim zamanımız hakkında bir şeyler anlatıyor. Bu insanların yaşadıkları mekanlarda öyle –klasik müzik bile sahnelerdeki insancıllığı ve duyguları taşıyor. Müziğin her şey, daha üst bir seviyeye, evrensel bir seviyeye yükseltmesi beni büyülüyor. Müziği çok sevsem de, belirli bir sahnede hangi müziği kullanmak istediğime dair kesin bir fikre sahip olmak tehlikeli çünkü herşey ters düşebiliyor bu isteğe. Bu film için çekimleri yaptığımız yerlerde popüler olan müzikleri tercih ettim. Rammstein da bunlardan biri. O ve Prodigy gibi grupların isimlerini duvarlarda görebilirsiniz. Orada bulabileceğiniz enerji, güç ve yıkıcılığa dair – hem iyi hem de kötü anlamda çok şey anlatıyorlar.”

 

Film hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız...
 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.