Warning: main(/home/sites/home/web/php/FULogin.php) [function.main]: failed to open stream: No such file or directory in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17

Warning: main() [function.include]: Failed opening '/home/sites/home/web/php/FULogin.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/pear') in /home/toladmin/public_html/templates/roportajlar/prepend.php on line 17
TurkiyeOnLine.com - Röportajlar
 
KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

TurkiyeOnline - Röportaj

Müzik, Eğlence, Moda Dünyası
Ünlüler ile moda, müzik, yaşam üzerine...

Sinema
Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ile filmleri üzerine...

Edebiyat
Yazarlar ve şairler ile satıraralarında gezinti..

 
 Röportaj
Nikita Mikhalov


Sibirya Berberi adlı proje uzun süredir aklınızdaymış, yıllar onu nasıl geliştirdi?

Temelde bir değişiklik olmadı. Daha özlü bir hale geldi, gelişti. Başlangıçta 600 sayfalık uzun bir roman gibiydi. Yirmi yıl içinde tüm karakterlerin evrim geçirdiği gerçek ve romantik bir konu. Sonra çeşitli değişikliklerle öykü epey farklı hale geldi.

Çekimlere nasıl hazırlandınız?

Senaryoyla birlikte her sahnedeki tüm karakterlerle ilgili notlar da yazdım. Bu notlarda sahnenin neleri kapsadığı, çekim planları, atmosfer, kostümler, ışık hatta olabilecek hatalar bile vardı. Bu notlarda sanatsal kararlarla ilgili tüm soruların yanıtını bulabilirsiniz. Bana hiç kaç figürana gerek var ? Ya da ne giyecekler? diye sormadılar. Çok aşırı çalışma isteyen bir işti ama sonunda çok işe yaradı. Ekip üyelerine İngilizce ve Fransızca olarak dağıtıldı Herkeste o dosyanın bir kopyası vardı.


Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz en büyük film bu mu oldu?


Şey, ne kadar büyük olduğunu kavramak benim için oldukça zor. Ayrıca ben asla projenin boyutundan aşırı bir biçimde etkilenmedim. Sibirya Berberi, Avrupa'da gerçekleştirilmiş en büyük filmlerden biridir. Filmi etkisi ve kendine özgü çekiciliği nedeniyle keyifli buldum. Bu film bize böylesi büyük bir projeyle özgür biçimde ilgilenme fırsatı verdi.

Daha önce ki çalışmanızda Chekov'a gönderme yapmıştınız; burada da kahramanınızın adı Tolstoy. Neden bu ismi seçtiniz?

Tolstoy'un yazarla uzaktan yakından bir ilgisinin olup olmadığının sorulmasını istedim. Ama yok. Tolstoy'un çok tanınan biri olduğunu bilmeniz gerekir .Ama filmde ki karakter oldukça yoksul ve annesi de son derece gösterişsiz. Jane, ona yazarla bir ilgisi olup olmadığını sorduğu zaman, tepkisinden çocukluğundan bu yana aşağılık kompleksi içinde olduğunu kolayca görebilirsiniz. Çok genç biri ve Leon Tolstoy'la bir ilgisi olmasını çok istiyor. Bu soru ona çok sorulmuş ve bundan çok rahatsız olmuş. Bu kişiliğin ortaya çıkması açısından çok önemli. Karakterinin bir yanını ortaya çıkarıyor. Çok sıradan bir çevrede doğmuş bir aristokratın oğlu olma ve dünyanın tanıdığı bir romancıyla yakınlığının olması fikrinden çok hoşlanıyor.

General rolü size daha çok uyardı. General Radlov yerine neden III. Alexander'ı oynadınız?

Önceleri aklımda General Radlov rolü vardı. Ama aynı zamanda hem yönetmek hem oynamak çok zor olacaktı. Üstelik Radlov rolü gerçekten önemliydi. Burnt by the Sun (Güneş Yanığı) adlı filmde Albay Serguei Petrovich Kotov rolünü oynayarak o zevki tatmıştım. Çünkü kızım Nadia da projenin içindeydi ve filmin çok küçük bir bütçesi vardı. Bu kez benim için böyle bir riske girmek söz konusu bile olamazdı. Bu nedenle küçük bir rol oynamaya karar verdim.

Herkese yukardan baktığınızda bazen gerçek Çar III. Alexander gibi hissettiğiniz oldu mu?

Bir bakıma yönetmen daima bir generaldir. Yönetiminiz altında 5 ya da 120 kişi olduğunda, herkes kendi görevini yapar. İşin kalitesi ve sonucu yönetmenin sorumluluğu altındadır. Elbette ben de omuzlarımda büyük bir yük ve sorumluluk duygusu hissettim. General gibi davranmak benim görevimdi.

Oyuncularla çok yakın bir çalışma içindeydiniz. Sette onlarla çok fazla konuştunuz. Onlara ne diyordunuz?

Provalara bayılırım, fakat sonra süratle çekime geçerim. Özellikle Sibirya Berberi gibi projelerde metni aynı gün okuyup sete gelen olduğunda bu durumdan nefret ederim. Julia Ormond'la çok fazla prova yaptık. Sonunda o fevkalade bir rol arkadaşına ve çok hoş bir genç kadına dönüştü.

Rusya, tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşarken siz Çar Dönemini anlatan Sibirya Berberini çekmeye karar verdiniz. Neden?

Rusya, III. Alexander döneminde dengeli yaşadı ve ekonomik yönden büyüme gösterdi. Savaş yoktu. Ruble son derece güçlü bir paraydı. Mısır üretimi yüksekti ve Rusya özellikle de Ukrayna, Avrupa'nın tahıl ambarı olmuştu. III. Alexander, Büyük Pedro gibi dâhi ya da maceraperest değildi. O sakin bir hükümdardı. Güçlü kişiliğiyle kararlarını eyleme dönüştürürdü. Yani bu Çarlığın şaşalı dönemi değildi. Rusya değişiyor ve insan, bir gün benim filmimde gösterilen değerlerin yeniden geçerli olmasını umuyor. Yirmi yıl önce çektiğim filmler nostaljikti. Çünkü bir gün her şeyin değişeceğini ummanız mümkün değildi.

Rus Edebiyatında hangi türleri tercih ediyorsunuz?

Romantik edebiyatı. Puşkin zamanının en büyük yazarıydı. Aynı zamanda da en büyük romantik Rus yazarı. Ayrıca en sevdiğim şairdir. Aynı dönemden Gogol'ü severim. Onun çalışmalarında da bir nebze olsun romantizm vardır. Elbette Çekov'u da severim.

Yapımcı Michel Seydoux ile yaptığınız işbirliği nasıl bir sonuç doğurdu?

Michel, bana batıyla nasıl iletişim kuracağımı öğretti. Biz ilk kez Dark Eyes-Siyah Gözler sırasında bağlantı kurmuştuk. İşte o zaman ben, biz Rusların batıyla iletişim kurma ve anlaşma hususunda ne kadar yetersiz olduğumuzu anladım. Sovyet vatandaşı için batıya gidebilmek başlı başına büyük bir fırsattı. O zamanlar çok şey öğrendim. Ayrıca yapım yardımcılığı konusuna daha fazla özen göstermeye başladım. Kararlılığın sanatsal düzeyden daha çok işe yaradığını fark ettim. Hollywood'da kalmam için bana bir sözleşme önerildi ama hoşuma gitmedi. Çünkü yalnızca sözleşme imzalamakla ilgiliydi. Michel, filmlerimin yapımcısı olarak kalmak istediğimi anladı. Bu nedenle onunla gayet iyi bir iş ilişkisi kurabildim Ayrıca onda müthiş bir espri anlayışı var.

Filmin çekimi sırasında sizi uğraştıran en büyük zorluk neydi?

Çok tuhaf gelebilir ama en çok hava koşulları ile mücadele etmek zorunda kaldık. Çünkü Şubatın ortasında Moskova'da ısı birden 13 dereceye kadar çıktı. Buz tutmuş gölün üstünde bir panayır seti kurmuştuk. Buz erimeye ve incecik bir tabakaya dönüşmeye başladı. Gerçekten çok tehlikeliydi. Hemen bir çözüm bulmamız gerekiyordu. Ayrıca başka sorunlar da çıkmıştı. Benim hayatımda hiçbir şey basit olmamıştır. Her zaman bir şeyler enerjimden bir parça alıp götürmüştür ama Tanrıya şükür, beyaz perdede siz harcanan gayreti görmüyorsunuz.

Sette dil sorununu nasıl çözdünüz?

En doğal yöntemle. Amerikalılar kendi aralarında ve Ruslarla İngilizce konuştular. Yöneticiler onlara İngilizce yanıt verdiler. Kendi aralarında ise Rusça konuştular. Filmin %70 i İngilizce, %30 u Rusça.

Bu maceranın sonucundan hiç kaygı duydunuz mu?

Bakın, bir dağcı Everest gibi bir dağ görüp tırmanmak zorunda kalırsa, önce bunun imkansızlığını düşünür. Ama tırmanmaya başladığında yalnızca tek bir şey vardır aklında: Başarmak. Adım adım, yavaşça dağa tırmanır. Her adımda zorluklarla tanışır. Sonunda yüksekliğini unutur ve başladığı işi bitirir. Benim için de aynı şey oldu. Parasal konularda, çekimde... sonra filmin basımı sırasında. Adım adım, her gün sorunları çözerek sona ulaştım.

 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
  Copyright © 2000-2002 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.