|
Vatel
Tim Roth (Lauzun Markisi)
Sizi
bu projeye çeken neydi?
Sadece
hikayenin çok tatlı olduğunu düşünmem. Vatel ile Anne de Montausier
arasındaki ilişki romantik diye düşündüm. Ayrıca, filmin başrol
oyuncularından çok olayların ardına bakması da olgu olarak hoşuma
gitti.
Dürüst
olalım, Lauzun Markisi öldürücü bir rol.
Bence
o, entrikacı bir hergeleydi. Ama aynı zamanda olağanüstü bir karakterdi;
çok ama çok zeki biri ve bence hayatta kalmak için öyle olmanız
gerekiyordu. 81 ya da 82 yaşına dek yaşadı ve 10 yıl hapis yattı;
yine de, saraya geri dönmeyi başardı. Bence o kendini korumaya çalışıyordu.
Bilirsiniz, böyle birisine güvenirseniz, tehlikeli bir konumdasınız
demektir. O, gerçekten de kendi geleceğini korumaya çalışıyordu.
O
dönemde yaşamak ister miydiniz?
Bence
bu insanlar gerçekten mide bulandırıcı. Bunda ciddiyim. Onları hiç
hoş bulmuyorum... Hiçbirini.
Vatel'i
bile mi?
Vatel
galiba. Bence o rejimin bir parçasıysanız, hem hayatta kalmak, hem
de iyi bir insan olmak çok zor. Bence Vatel iyi bir insan olmaya
çalışıyor.
Bir
oyuncu olarak, kostümlü bir dramada oynamak bazı kısıtlamalar getiriyor
olmalı.
Bu
kostümleri giyer giymez belli bir davranış tarzını benimsemeye eğilim
gösteriyorsunuz ki bu davranış kalıbı daha önce sinemada izlediğiniz
şeyler oluyor. Gerçek mücadele bu tuzağa düşmeme çabası. Bir de
lisan olayı var. Senaryo belli bir tarzda yazılmış, ama siz yine
de bunu şu anki nesil tarafından anlaşılır hâle getirmeniz gerekiyor...
bu da bir meydan okuma.
Roland
Joffé'yle çalışmayı nasıl buldunuz?
Herkes
üstüne düşeni yaptı, çünkü onun işi çok karmaşık. Bu filmdeki pek
çok şey mekanik. Tıpkı çarklı bir makine gibi ve bütün çarkların
çalıştığından emin olmanız gerekiyor. Aslında, o zamanki insanlardan
çok çarklarla ilgili. Sanırım ayaklarımızın üstünde durduktan sonra,
çoğumuz kendini sadece rolüne kaptırdı. Roland bir orada, bir burada,
ama gerçekten çok hassas dengeleri olan roller çıkardı ortaya. Bizi
organize ettikten sonra, bizi kalıplarımıza soktu ve her şey olup
bitti.
Fransa'da
çekim yapmakla ilgili anılarınız neler olacak?
Yemek
(güler). Gerçek yemek. Bu kadar çok yiyen ve yine de Amerika'daki
gibi oburluk (obezite) sorunu olmayan bir ülke daha görmedim. Ve
her gün sete geleceğiniz ve muhteşem bir öğle yemeği yiyeceğiniz
düşüncesi... inanılmaz. Fransa'da çalışmak her yönüyle hoşuma gidiyor.
|