|
"
21 Grams - 21 Gram"
21 gram öldüğümüzde
kaybettiğimiz ağırlıktır diyorlar. 5 tane nikelin ağırlığı, saksağan kuşunun
ağırlığı, çikolatanın ağırlığı ve ayrıca belkide insan ruhunun ağırlığı.
21 Gram Akademi
Ödülüne Aday gösterilmiş olan yönetmen Amores perros, Alejandro Gonzalez
Inarritu'nun yeni filmidir. Inarritu'nun bundan önceki filminde olduğu
gibi, zaman öykü yapısında sapmalara uğrar. Hikaye anlatışı geçmiş ve
şimdiki zaman arasında akışkan bir şekilde hareket eder fakat her zaman
yol gelecekte verdiği sözü tutmaya gider. İlk çerçeveden itibaren izleyiciler
aktif katılımcıdır. Produktör Robert Salerno " Seyirci, neler oluyor
ve nasıl bunlar biraraya gelecek diyerek kafalarında şekillendiriyorlar"
diyor.
Amores Perros
senaryo yazarı Guillermo Arriaga ile Inarritu; ilk defa çekinmeyen, cesur
realizm ile yaşam olasılıkları içinde tamamlanmış inancı tekrar biraraya
getirip, birleştirmiştir.
21
Gram senaryosu, orjinalinde İspanyolca olarak düşünüldü ve yazıldı ve
ilk olarak göz önüne getirildi fakat Mexico City düzenine göre yazılmadı.
düzinelerce çıkarılan taslaklar Middle American düzenine çevrildi ki böylece
evrensel gerçekleri kapsayacaktı. Inarritu'nun " Asla önyargılı bir
düşünce yoktu.Ben hikayeyi yapabileceğim en iyi şekilde yazmak istedim.
Neredeyse üç yıl gibi uzun bir zaman Guillermo ve ben, Amores Perros'daki
gibi ". Amores perros'daki gibi, başlıbaşına üç insan bir kaza ile
bağlanmış durumda ve öykü farklı mekanlardan bu insanların iç ve dış gelişimlerine
doğru hareket eder.
Prodüksiyon
dizaynından sorumlu Brigitte Broch ve besteci Gustavo Santaollalla gibi
Amores perros'da yönetmenle çalışmış birçok kimse, yeni filmin başlangıcından
itibaren vardı.Inarritu düşünceye dalar " kendimi adeta Rock'n Roll
bantındaymış gibi hissettim, United States den başlayan tur ve evrensel
bir parçayı çalıyoruz"
Filmyapımı
ekibinden diğer geri dönen üye, sinema fotoğrafçısı Rodrigo Prieto. Prieto
21 Grams'i, "doğum, yaşam ve ölüm"ü kendi tanımladığı anlamda
"tamamiyle realistik" stiline yakışır şekilde çekmiştir.
21
Grams'da neredeyse her çekim el kamerasıyla yapılmıştır, bunun sonucu
olarak yükseltilen tansiyon hissini görebiliriz ki bu seyirci tarafından
derinden hissedilecektir. Prieto, filmde kendi kamerasıyla çekim yapar
ve el kamerasını tercih eder çünkü bununla " yakın olarak 'herşey
olabilir' duygusu vardır. Ben aktörlerin yaptığı şeye göre tepki verebilirim
- genelde neler olacağını bilirim fakat bunu unutmaya çalışırım ve sadece
o anı hissederim. Aktörlerin hislerine karşı, empatik ( kendini karşındakinin
yerine koyabilme) olmaya çalışırım. DP olarak, aktörün belirili konsantrasyonunu
ve modunu yanlarından pozmetre ile yürüyerek ve komutlar vererek riske
atıyorsunuz. Mümkün olabildiğimce duyarlı olmaya çalışırım. Ayrıca kamera,
karakterlere neler oluyor anlayabilmemiz için tanıktır. Camera çekmeye
başladığında, tam orda dururum ve yaklaşırım, yakın olurum ve aktörler
böylece daha rahat hissedecektir.
21
Grams'da sahip olduğumuz aktörlerin yetenekleri ile, performanslarını
seyretmek ve bunları yaparken yanlarında olmak inanılmazdı. Bazı sahnelerden
ve heyecalanlardan gerçekten çok etkilendim ve bir yada iki kere ağladım.
Innaritu ekler, " Yeniden el kamerası kullandık ( Amores Perros'daki
gibi) fakat bu sefer farklı bir yönde kullandık.Bu bize öyküde ve filmin
stilinde daha esnek olabilmemiz için özgürlük verdi Bazen kamera sadece
gözlemcidir, sahne ile nefes almak ve çok passive olmak; diğer zamanlar,
resmedici ve çok aktif olabilir. Ben kameramı bir ressamın fırçasını kullanışı
gibi kullanmaya çalıştım.
Prieto 21 Grams'a dair şunu ekler; " film görsel olarak temsil edilmiş
değildir. Heüz filmdeki tüm karakterler ölüme yakındır, veya insanlar
kendilerini ölüme yaklaştırmıştır. Bu ölüm bazı şeyleri onların hayatlarına
sevk eder. Ölümle beraber, yaşamı keşfederler.
"Öykünün
kendisi şok edici. Filme tam olarak bakarsak filmin belirli bir yapısı,
bünyesi var ki bu realizm fakat keskinlikle. Hoyrat bile olsa yaşam güzelliğe
sahip."
Salerno :
" Alejandro ile iş arkadaşı olmak, ortak olmak yüksek enerji anlamına
gelir. O DP'si, kostüm tasarımcısı, prodüksiyon tasarımcısı herkes tarafından
duymaktan hoşlanır ve sonra parçaları birleştirir. O filme ve senaryoya
giden herşey tutkulu, ihtiraslıdır. Bu enerji ve ihtiras tüm ekibe ve
aktörlere yayılır.
Prodüksiyona
başlamadan bir kaç hafta provalar yapıldı ve tüm karakter yapısının oturtulması
ve prodüksiyon önceside anahtar elementler için kapsamlı bir araştırma
yapıldı. Arka plan araştırması her meslek için gerekliyidi ki bu senaryoda
ortaya çıktı. Böylece yüzlerce saat doktorlarla, profesörlerle ve bakanlarla
görüşülerek geçirildi. Ekstra bazı şeyler de vardı, herkes aslında göründüğüydü,
kardiyalog cardiyalogu oynadı, hemşireler zaten hemşirelerdi. Restorant
patronu bile sıradan bir yemek yerinden alındı. Havuz ve komite merkezi
sahnelerinde istekli çalışanlar ortaya çıktı.
Başlangıçta,
Del Toro 21 Grams'ın senaryosunu " mükemmeldi. Birçok ruh vardı.
Drama gibi derinlere iniyor ve bu tam anlamıyla gerçek üç insanın hikayesi"
şeklinde yorumluyor. Birkeresinde sette, Del Toro yönetmeni cesaretlendirirken
buldu. Sanki ailemizin babası gibiydi-iyi bir baba. O herkesi biraraya
getirirdi.Birşeylerden konuşurdu ve anlamadığı birşey olursa sorardı.
Aktör arkadaşları içinDel Toro şöyle der, " Sean Penn ve Naomi Watts
gibi aktörlerle çalıştığınız zaman, bu işinizi daha da kolaylaştırıyor.
Sean ve Naomi sahnedeyken, ben kamera önünde değilken, mükemmel şovu ön
sıradan görüyordum."
Del Toro
bundan önce iki filmde Penn ile çalışmış fakat sahnede değil, Penn tarafından
yönetilen iki filmde oynamıştır.Del Toro şöyle der, " Sean yönetmen
olarak ve aktör olarak işinde mükemmeldir Sadece kendi karakterini değil
tüm karakterleri anlar. Ve Naomi ile, sözler olmadan iletişim kurmak gibiydi.Biz
hepimiz hislerimizi keşfetmeyi öğrendik."
Aktör
kendi karakterini şöyle tanımlıyor " iyi ruh kaderini bazı yönlerde
güvene almak için inancına döner. Bazı insanlar alkole, bazı insanlar
uyuşturucuya döner; Jack jordan dinine döner. Herkesin yaşantısında, keşke
silebilseydim diyeceğiniz anlar vardır ve 21 Grams'da Jack böyle bir ana
sahiptir. Sonra inancını sorgulamaya başlar ve nereye dönerse dönsün doğru
cevabı bulamaz. İnandığı herşeyi yeniden değerlendirmeye almak zorundadır."
"Aktörler
için en önemli şeylerin başında gelen şey iç yaşamlarıdır ve Benicio derin
bir iç yaşama sahip.Kamerayı yüzene tuttuğunuz zaman, onun içinde olan
birçok şeyi görebilirsiniz.
Filmin ana
kadın karakteri, Naomi Watts Cristina'dır, geçmişte uyuşturucu bağımlılığı
olan fakat harap olan şimdiki anıyla ve belli olmayan geleceğiyle yüzyüze
gelmiş, iyi bir eş ve annedir.
Birçokları
gibi, Naomi'nin de "Amores perros"u seyrettikten sonra nefesi
kesilmiş. Şöyle söyler " Alejandro çok ilgi çekiciydi.O ve Guillermo
ben "The Ring" in çekimlerindeyken beni görmeye geldiler. 21
Grams'ın senaryosu zaten iş yapmaya başlamıştı fakat ben şöyle dedim "görmemiş
farzedin, bunu şimdi yapacağım. Beni de orada sayın"
" Daha
sonra senaryoyu aldığımda , okudum ve düşündüm ' bu, Mulholand Drive'dan
sonra benim hayatım için ikinci parlak rol'. Bu karakterlerin gidiyor
olduğu zorlu bir yolculuk, acı çekmek var fakat aynı zamanda hayatlarımız
nekadar değerli bunun farkına varıyoruz; biz şu anda sadece bir tane hayata
sahibiz. Cristina bir sürü duygudan duyguya geçiyor. Onun doğru yönünü
sevdim, güzel bir ruha sahip."
Watts aniden
Inarritu tarafından orjinallik, araştırma ve hazırlık mandası altına alınır.
"Alejandro'ya güvendim. O mümkün olanı görmek istedi. Hergün meydan
okuma durumu vardı, duygusal destek çok yüksekti, gerçek karakter kuvveti
ile, karakter yaratmak istedim. Cristina'yı kendi araştırmalarımla, prova
periyodunda gitgide geliştirdim."
Çocuklarını
kaybetmiş ebeveynlerin grup terapisi buluşmalarında, kendi yolumu tam
olarak buldum. Oraya bir kadınla içten bir şekilde bağlandım. Kendi geçmişime
yakın bir hale geldiğimi hissettim fakat hatırlattıkları düşünülemeyecek
bir acı ortaya çıkartıyor."
"Bu
sanki açık bir kalple çalışmak gibiydi. Naomi çekimler sırasında iki kere
sesini kaybetti. Her çekimde kendini tamamiyle verdi. İnanılmaz bir başarıya
sahip ve materyalleri ustaca kullanarak doğaçlama yapabilen biri."
Watts diğer
akrör arkadaşlarıyla işk defa bu sette çalışmış ve şöyle diyor, "
Mükemmel bir prova periyodu geçirdik. Benicio fantastik ve işine saygı
duyan biri. Hepimiz birbirimizin yöntemini anladık; karakterleri anlamdırırken,
çok fazla beraber takılmadık."
"Sean'ın
işini 20 senedir takdir etmişimdir..Onun rolü benimkinden daha duyarlı,
ve böylece kuvvetli bir dinamik vardı. Birlikte çalışmak, ona güvendiğimi
hissettim."
Penn Paul
Rivers'ı oynar, evliliğine yakalanmış bir matematikçi ve ölümlüğü, hayatla
yapmış olduğu yeni kontrattan itibaren radikal bir şekilde kendi önceliklerine
doğru yön değiştirir.
Inarritu
hayran bir şekilde anlatır, " Sean Penn ile çalışmak David Beckham
ile futbol oynamak ya da Lance Armstrong ile bisiklete binmek gibi birşey-
oyunun seviyesi biranda yükselebilir ya da biranda tahminlerin altına
düşebilir. O akla uygun hale getirilemez, o sadece sezgi ve saf duygudan
ibarettir.Okuduk, tartıştık ve 2 kere prova yaptık ve o herşeyi halletti,
işini bitirdi.
O hayatı
gözlerinizin önüne serer, tıpkı bir büyücü gibi. O biricik, tek, sessiz
ve kendine has bir yönteme sahiptir. Başlangıçta prova yapmayı veya çok
fazla düşünmeyi sevmez. O tanıdığım en hassas, zeki, kendine has ve cömert
erkektir. Böyle bir bütünlüğün böyle bir işte bulunması çok garip.
Onu 21 Gram'a
sürükleyenin ne olduğu sorulduğunda Penn şöyle cevap verir, " Çok
basit: macera dolu bir hikaye, gerçekten insana benzeyen karakterler ve
yönetmen ki o ilk filmiyle benimle çok ciddi bağlar kurdu. Alejandro'nun
agresif yönetmenliği olaylarla insanları bir harmoni içine sokuyor ve
bu da beni gerçekten çok etkiliyor.
Daha
önce yönetmenliğini yaptığı oyuncu Benicio Del Toro hakkında şunları ekliyor
: "Benicio, bugün, çalışan favori aktörlerimden biri. Kamera karşısına
ağırlığını ve ruhunu koyuyor. O bitmeyen bir buluş, bir mücevher gibi".
Watts ile ilgili, beraber ikinci filmlerini bitirmiş olarak, Penn şunları
söyledi : " Naomi ile çalışmayı seviyorum. Seviyorum. Seviyorum.
Seviyorum. O parmakla gösterilen biri, akıllı, fazlasıyla yetenekli ve
tamamiyle işine bağlı. O çizgiyi üste çeken bir insan."
21 Grams'ın,
Aralık 2002'de 11 haftalık çekimlerine başlandı. Çekimler genel olarak,
Memphis ve Tenessee'de yapıldı. Buna rağmen filmin sonunda ya da son görüntülerinde
herhangi bir şehirden bahsedilmedi. Prieto bunu şöyle açıklıyor : "
Biz bunun, Memphis ya da Tenessee filmi olmasını istemedik. Amerika'da
ya da dünyanın herhangi bir yerinde geçiyor olsun istedik. Senaryo, karakterlerle
ve neler yaşadıklarıyla ilgilidir.
Son
iki haftanın çekimleri Albuquerque, New Mexico yakınlarında çekildi. Bütün
bir hafta Grants'daki bir motelin etrafında çekildi. Dar ve bir sokaklık
bir yerleşimdi. Başka bir Albuquerque bölgesi Zia Pueblo'daydı. Çalılarla,
dikenli otlarla dolu bir çöplük gibiydi fakat şaşırtıcı bir şekilde görkemliydi.
Salerno'nun dediğine göre " New Mexico'nun arazisi gerçek bir çöl
gibiydi ve bu da Memphis'ten ayrılan en büyük özellikti. Hikayenin o noktasında
da buna ihtiyacımız vardı."
Broch'un
belirttiğine göre, " Alejandro ve benim aramda tam anlamıyla bir
güven vardı. Eğer herhangi bir karakterin geçmişi yoksa, kendim yaratırdım.
Biliyorum method aktörleri aynı şekilde çalışır.
Her setin
dizaynı, mobilyaları ve set malzemelerinin orada olma sebepleri var. Bu
sebepler de orayı işgal edecek insanların gerçekliğini yansıtır. Alejandro,
Rodrigo ve ben beraber çalışırız. Ben bir sunum hazırlarım, üçümüz beraber
materyalleri ayarlarız. Renkler hakkında konuşuruz, modlar ve yapılar
hakkında konuşuruz. Bizimki; fikirleri birbirine tamamen uyan bir bakışla
,projenin sonunun nasıl olacağını görmek isteyen üç kişinin çalışması."
Prieto
ekler; " Brigitte set dizaynına uygun renkleri bulur. Görseller,
her hikayeye ve karaktere göre değişiklik gösterir.Bu bize hikayenin neresinde
olduğumuz konusunda yardımcı olur. Hikayeyi renklerine göre üçe böldük,
çünkü filmin yapısı böyleydi. İzleyici bilmeli ki; Paul'ün dünyası açık
mavi, Jack'in dünyası sarımsı kırmızı, Cristina'nın ki kırmızı ve altın
fakat Paul'ün mavisiyle karışmış durumda."
Kostüm tasarımcısı
Marlene Stewart :" 21 Grams bazı özel renk ayarlamalarını gerektiriyordu.
Bu benim seçimlerimde öncelikli yer aldı. Çekimlerde büyük zıtlıklar vardı,
buna göre orta koyulukta renkler kullanmak gerekiyordu, tıpkı siyah beyaz
filmler gibi."
Stewart karakterlerin
değişimlerinde rol oynuyordu. Kostüm seçimleri önceden yapılmak yerine,
çekimler sırasında yapıldı. Stewart " eğer masaya önceden ayarlanmış
fikirlerle gelirsen hayal kırıklığına uğrarsın, gerekli renkler, prodüksiyon
tasarımcısı ve sinematografın ışığında yönetmen ve aktörlerle tartışmak
gerekiyor. Yaratıcılık herkesin içinde olduğu bir süreç."
Gösterilmemesine
rağmen bütün film belirli bölgelerde ve yerlerde çekildi. Memphis çekimleri
filmde Grace St olarak kullanıldı. Lukes Episcopal Scholls Gymasium (yüzme
havuzu bölümleri), Windyke Country Club, North End Restaurant ve The Upscale
Chickasow Gardens komşu yerlerde çekildi. Gerçek hayat ve kış koşulları
çalışmaya başladıkları ilk andan itibaren aktörleri etkiledi. Del Toro
gülerek, " oraya geldiğimde soğuk olmaya başlamıştı. Fakat Naomi
ve Sean hikayeyi oynamaya başlayınca gerçekten çok soğuk oldu.
Filmde Orta
Amerika havası yaratılırken, "Memphis insanların değişiminde ve 21
Grams'ın renginin her karesinde rol aldı. Inarritu'ya göre, " Amerika'da
ziyaret ettiğim ve bildiğim tüm şehirlerden farklı ve eşsiz bir şehir,
bana Latin Amerika şehirlerini hatırlatıyor. Memphis'in güçlü bir kişiliği
ve yere güçlü basab insanları var. Nostaljik bir üzüntüyle birlikte Amerika'nın
kalbi, havada maviyi ve Mississippi Nehri'nin gücünü duyarsınız.
Prieto'nun
notlarında : " film, şehrin atmosferini ve yapısını yansıtıyor. Biz
şehrin karakterini gösterdik. Bu şehre aşık oldum, muteşem görselleri
ve insanları.... Tüm sosyal sınıflar Memphis'te ve filmde var. Günümüz
binalarına sahip yinede eski bir şehir gibi hissettiriyor.
Senarist
Arirago William Faulkner'in öncü bir ilhama sahip olduğunu belirtiyor.
Memphis'e geldiklerinde Arriago ünlü yazarın Oxford Mississippi'deki evine
gitme fırsatı yaklaladı. Daha önce Amore perros'da çalışan ve 21 Gram'ın
yaratıcı takımına katılan yapım sorumlusu Brigitte Broch'a göre, "
Memphis tarihsel, otantik ve ruh dolu bir şehir. İçten gelen hislerle
Alejandro, Rodrigo ve ben Memphis'şi seçtik. Birçok değişik mimari ve
yapı ve olanak vardı. Evler sıradan değildi. Her sosyal sınıftan vardı.
Ve biz herbir karakterişn onlar için konuşmasını istedik. Memphis'te istediğimiz
vardı. 21 Grams insanların köküne inip, acı çekmeyi ve yeniden doğmöayı
buluyor. Sahneler çok hassas ve Memphis bize bunu veriyor."
Alejandro
karakterlerin görünüşlerini insanları rahatsız etmeyecek şekilde vurgular.
Böylece seyirciler karakterler konusunda çabuk sonuçlara varamazlar.Bu
da hikayenin herkes tarafından kabul edilebilir bir hale sokar".
Stewart, karakterlere her yeni dramatic yapıya ulaştıklarında,farklı giysiler
uyarlamaya çalışır bu şekilde geçmişlerinin üzerinde bi tat verirler.
Bu kronolojik çekim planinin başka bir yararıdır. Oyuncular ve yapımcılar
beraber yaratır,başlar ve büyürler.
Stewart :
" Bu film,bana göre başka katagoride bir film bir çoğu son dakikada
gelir,ben hemen orda birşey yaratırım. Yönetmen ve ben hep aktörlerin
rahat etmesini sağlarız. Bu 21 Gram da çok işe yaradı. Öyleki herkes önerilerde
bulundu beraber çalıştı"
Salermo:
" Çekimler sırasında, Alejandro aktörlerle çalışmaya devam etti bir
çok şey kazandı. Beraberce,istediği her fikri uyguladılar. Aktörlerde,
ekip de normalde yapacakları herşeyin fazlasını yaptılar. Bütün aktörler
dinamikti ben bunları onları izlerken öncelik olarak görüyorum"
Prieto,çekimlerde
sonraki izlenimlere göre, aktörlerin rollerine olan saygılı yaklaşımları
hiç bir zaman mükemmelliğin altına inmedi. " Sean her zaman kamera
ile ilgilendi. Karakteriyle ve o dakikayla ilgili sessiz ve tam konsantrasyona
ihtiyacı var. O , muhteşem ve herkese karşı çok cömert"
Watts ın yorumuna göre " rodrigo nun kamerası 21 gram da bir karakter
gibi kamerayı durmadan hareket ettirir ve bu da aktörlerin dikkat işaretlerine
konsantre olmamasına yarayan inanılmaz bir özgürlüktür"
Prieto "
Naomi çok tatlı ve kamera ile ilgili hiç bir şikayeti olmadı. Nasıl yaptı
bilmioyurm ama onu çalışırken göremezsiniz. O karakter haline gelir, kameranın
önüne adım attığı anda; O , artık Naomi değil, Cristina dır. Yaptıkları
inanılmaz, filmi zorluyor "
Prieto nun
Del Toro ile ilgili yorumlarına gelince : " Yazılmayan şeyleri arayan
ve keşveden biri. O çok kurnaz. Oynadığı karakterlere hayat veriyor. Onun
gözlerine bakmak müthiş. Gözlerini parlatmak yapmaktan çok eğlendiğim
birşey. Ve ne zaman gözlerine o parıltıyı koyabilirsek, o yansımadan inanılmaz
şeyler çıkıyor. Benicio yansıtmayı biliyor. Kamera uzaktayken de dengeyi
iyi ayarloıyor ama ne zaman yakına gelseniz uzaktan anlayamayacağınız
bir çekicilikle karşılaşıyorsunuz"
21 gramin
editörü, prodiksiyon boyunca gözlemci olarak tanımlanan Stephen Mirrione'
ydi. "Traffic" filmi ile oscar kazanan mirrione, Benicio Del
Toro ile merkezi karakterlerden birini en uygun halde çizebildiler. Ama
Mirrione 'nin dediği gibi " 21 gram duygusal akışlı bir film , hırsları-duyguları,
çizilmiş duragan ilerleyen bir film değil"
"Ben
bu tarz bir anlatımla rahat hissediyorum ; bu anlatım bana özgürlük tanıyor.
Tema nın kölesi olmaktan kurtarıyor. Böylece bir sahnedeki bir duyguya
odaklanip onu yakalayabiliyorum. Kendi kafamı karakterlerin kafasına koyuyorum.
Bir editör olarak bunu yapmak entresan oluyor. Günde mi takip ediyorum
ki bazı şeyleri unutmayayım. Alejandro hiçbir dakikanın harcanmasını istemiyor,
bana sürekli ne istediğini nereye doğru gittiğini ne aradığını açıklıyor.
Herşeyin içine Kendini koyuyor. Sahneler hayal edebileceğiniz her türlü
mekan (kurgu) içinde çekildi,bu şekilde bir sürü opsiyonumuz oldu. Aktörlerin
ve kameranın yaptığı herşeyden bir ip ucu aldım. Rodrigo da kendinden
çok şey kattı tabii."
Film hakkında
bilgi için tıklayın...
|