|
"Acemi
Prenses: Kraliyet Nişanı - Princess Diaries 2: Royal Engagement"
2001 yılında
gösterime giren "The Princess Diaries - Acemi Prenses"e imzasını
atan film yapımcıları, o filmin gölgesinde kalmayacak bir devam filmini
projelendirirken ilham kaynağını orijinal filmin kendisinden alma yoluna
gittiler.
İlk filmin de yönetmenliğini üstlenen Garry Marshall (Pretty Woman, Runaway
Bride), devam filmine çıkış noktası oluşturan "The Princess Diaries"
için şunları söylüyor: "Her zaman için 'The Princess Diaries' ile
gurur duymuşuzdur. Hem çocukların,hem gençlerin , hem de ve yetişkinlerin
hoşlanabileceği tipte bir komedi çalışmasıydı. O dönemde o tipte bir komedi
yapımına ihtiyaç olduğuna şiddetle inanmıştım. Çocuklara ve gençlere yönelik
bir öykünün içine yetişkinlere özgü mizah unsurlarını katınca ortaya herkesin
hoşlanabileceği türde bir komedi çıktı."
Yapımcı Mario
Iscovich'in bu konudaki düşünceleri ise şöyle: "Bence 'The Princess
Diaries'in elde ettiği başarının sırrı izleyiciyle sağlam bağlar kurmasındaydı.
Peri masalı havasını bir tutam gerçekçilik ile harmanlayan o filmin izleyicideki
fantezi ve eğlence ihtiyacını doyurduğunu düşünüyorum. Şiddet yüklü ,
kanlı ve sert filmlerin kol gezdiği günümüzde insanları sevgiye ve güzel
ahlaki değerlere davet eden bir film olduğu için ilgi gördü."
Filmin
diğer yapımcısı Debra Martin Chase, ilk filmle ilgili olarak şöyle konuşuyor:
"Orijinal filmde bir genç kızın giderek güçlenişinin öyküsü vardı.
Bence o film genç kızlara şu mesajı verdi: Arzu ettiğiniz herşeye ulaşmanız
için ihtiyaç duyduğunuz güç sizin kendi benliğinizdedir. O gücün farkına
varırsanız istediğiniz herşeyi yapabilir, en çılgın düşlerinizi gerçekleştirebilirsiniz."
Film yapımcıları
"The Princess Diaries 2"de ilk filmin mizah unsurunu ve enerjik
yapısını korumaya özen gösterdiler. Ancak bu yapılırken San Francisco'lu
genç kız Mia Thermopolis ile ona özgüven aşılayan kraliçe büyükannesi
Clarisse'nin macerası bir adım daha ileriye götürüldü.
Mia Artık
Ülkesine Gitmeye Hazır
Aradan geçen
yıllar içerisinde Mia artık büyümüş ve kendine güvenli bir genç kadın
olmuştur. Kolejden mezun olan Mia artık kendi ülkesi Genovia'nın tacını
devralmaya hazırdır. Genovia'ya yapacağı bu yolculuk, hayatının en önemli
yolculuğu olacak, o güne kadar sahip olduğu herşeyini geride bırakacaktır.
Kraliçe büyükannesi Clarisse (Julie Andrews) torununun gelişini Genovia'daki
kraliyet sarayında beklemektedir.
Prenses Mia
rolünde ikinci kez kamera karşısına geçen Anne Hathaway, portresini çizdiği
bu karakterin yeni filmde ulaştığı yeni pozisyonu şöyle anlatıyor: "Mia
artık kendisine daha fazla güvenen, daha temkinli bir genç bayandır. Bu
filmde ondan farklı davranış biçimleri beklenmektedir. Örneğin Genovia
Prensesi olacaksa bazı inanç ve değerlerinden feragat etmesi, uzlaşma
zeminine oturması istenir. Kendi limitlerini belirlemeyi öğrenmek zorundadır.
Bu mücadele sırasında herşeyden önce özgüven kazanmayı hedefler. Artık
üniversite mezunu olduğu halde hala öğrenmesi gereken bir sürü şey vardır.
Genovia'nın tarihini, gelenek göreneklerini ve yasalarını öğrenmeye çalışırken
epeyce zorlanırsa da, en sağlam destekçisi konumunda olan kraliçe büyükannesi
Clarisse'nin yardımını alır."
Filmin
yapımcılarından Debra Martin Chase ise, Prenses Mia'nın gelişim sürecinde
vardığı yeni noktayı şu sözlerle değerlendiriyor: "Bu filmde Prenses
Mia'nın genç kızlıktan yetişkinliğe uzanan yolculuğu vardır. Artık bir
ülkeyi yönetmek üzere olduğunu kendi benliğine kazımak zorundadır. Bu
gerçek bir görev ve sorumluluktur. Bir ülkenin tüm halkı ona bağlı olacaktır.
Sadece bu kadarı bile 21 yaşındaki bir genç kadın için ürkütücü bir sorumluluktur."
Debra Martin
Chase sözlerine şöyle devam ediyor: "Filmin başlangıcında Genovia
Parlamentosunda bu konuyla ilgili yapılan bir oturuma tanık oluruz. Parlamento
üyelerinin hepsi, Amerika'da doğup büyümüş bir genç kadının ülkenin başına
geçecek olmasından dolayı oldukça huzursuz ve rahatsızdır. Ancak Mia artık
çok bilgili ve güçlü bir genç kızdır. Zaten eğer bir farklılık yaratmak
istiyorsanız, en güçlü silahınız bilgidir. Mia'nın pozisyonuna bakacak
olursak, Genovia sarayındaki yeni rolünde bilginin ön planda olduğunu,
bilginin kraliyet tacından, en güzel elbiselerden ve saraylardan bile
daha önemli olduğunu görürüz."
Damat
Adayları
"Acemi
Prenses: Kraliyet Nişanı"nda Mia'nın karşısına çıkan en büyük engellerden
birisi, yüzlerce yıllık Genovia yasalarına göre ülkenin kraliçesi olacak
prensesin mutlaka evli olması zorunluluğudur. Kendisine 30 gün içerisinde
bir damat bulmak zorunda olan Mia, dünyanın her köşesinden gelecek damat
adayları arasından seçim yapmak gibi zor bir işle karşı karşıyadır.
Adaylardan
iki tanesi Mia'nın ilgisini çeker. Bunlardan birisi, portresini Callum
Blue'nun çizdiği Andrew, diğeri ise Chris Pine'ın oynadığı Nicholas'tır.
Filmin yönetmeni Garrry Marshall, bu iki damat adayının genel özelliklerini
şu sözlerle yorumluyor: "Mia ile evlenip Genovia kralı olmayı düşleyen
Andrew ile Nicholas arasındaki en belirgin fark, yönetim olgusuna farklı
açılardan bakmalarıdır. Andrew'in amacı Mia ile evlenip ona kraliçelik
yolunu açmak, dolayısıyla Mia'nın ülkeyi yönetmesine yardımcı olmaktır.
Buna karşılık Nicholas'ın niyeti tamamen farklıdır. Kral olduktan sonra
Mia'yı safdışı bırakarak ülkeyi kendisi yönetmek istemektedir. Filmin
öyküsündeki çatışma unsuru bu noktadan kaynaklanır."
Garry Marshall sözlerine şöyle devam ediyor: "Bu filmde çok iyi bir
oyuncu kadrosu ve bol miktarda romantik komedi unsurları var. İnsanlara
yepyeni bir dünya sunmak istedik. Bence Prenses Mia karakteri, özgüvenin,
eğitimli olmanın, kararlılığın, atletik yeteneklerin ve korkusuzluğun
çok iyi bir örneğidir. Unutmamalıyız ki, iyi ve başarılı bir insan olabilmek
için sadece güzel ve çekici olmak yeterli değildir. İnsanın başarılı olabilmesi
için herşeyden önce kendisine inanması büyük önem taşır."
Nerede
Bu Genovia?
Film yapımcılarının
keyifle ilgilendiği konulardan birisi de, filmin öyküsünde sözü edilen
Genovia adlı minik ülkeyi beyazperdede canlandırmak oldu. Avrupa'nın herhangi
bir yerinde mistik bir prenslik olarak sözü edilen Genovia'nın adı ilk
filmde sık sık duyulmuş, ancak hiçbir yerinde görülmemişti.
Yönetmen
Garry Marshall, Genovia'nın ekrana yansıtılmasında uygulanan mantığı şu
sözlerle açıklıyor: "İlk filmi izlemiş olanlar hatırlayacaktır. Prenses
Mia'yı ilk tanıdığımızda henüz lise öğrencisiydi ve aslında bir prenses
olduğunu keşfediyordu. Ancak o filmin öyküsünün tamamı San Francisco kentinde
geçmekteydi. Bu filmde ise Prenses Mia'yı alıp Genovia'ya götürüyoruz.
İlk filmde 'harika plajlara, görkemli dağlara ve tablo güzelliğindeki
küçük kasabalara sahip bir ülke' olarak anlattığımız Genovia'yı görme
ve tanıma fırsatını bu filmde izleyiciye veriyoruz."
Peki, Genovia
denen bu ülke tam olarak nerededir?
Garry
Marshall bu sorunun cevabını şu sözlerle veriyor: "Genovia adlı bu
küçük ülkenin İspanya ile İtalya arasında bir yerlerde olmasına karar
verdik. Dolayısıyla Avrupa kıtasının 'dizkapağı' olarak adlandırabileceğimiz
alt kısmında yer alacaktı. Proje aşamasındayken bu ikinci filmin bir bölümünü
o ülkeyi temsil edecek bir Avrupa ülkesinde çekmeyi düşündük. Ancak sonradan
filmin tamamının Los Angeles bölgesinde çekilmesine karar verdik. İlk
planlamamızda Genovia'nın Çek Cumhuriyeti yakınlarında olmasını düşünmüştük.
Bu yüzden çekimleri Prag'da yapma niyetimiz vardı. Ancak dediğim gibi
sonradan Genovia'nın Los Angeles'ta Burbank'ta kurulmasına karar verdik."
Filmin yapımcılarından
Mario Iscovich, mistik ülke Genovia'nın özelliklerini şu sözlerle tanımlıyor:
"Genovia'yı yaratırken bir çeşit büyülü dünya şeklinde hayal ettik.
Eski tarz Hollywood filmleri geleneğini izleyerek izleyicinin kendisini
tam içinde bulmak isteyeceği türden bir dünya yaratmak istedik. Genovia
için herhangi bir ülkeyi model almadık ama kraliyet geleneklerini taşıyan,
aristokrat zihniyetle yönetilen bir prenslik olmasını hayal ettik. Bu
ülkeye büyülü bir atmosfer vermek için de biraz peri masalı esintileri
katmaya özen gösterdik."
Mario Iscovich
sözlerini şöyle sürdürüyor: "Artistik açıdan hedefimiz, yeşilin ağır
bastığı çok canlı renkler kullanmak suretiyle ilkbahar/yaz duygusunu yakalamak
şeklinde oldu. Böyle bir film için gereken en uygun hava koşullarının
Güney Kaliforniya'da olması nedeniyle çekimlerin orada yapılmasına karar
verdik. Disney arazisinde çok sayıda film seti oluşturduk. Pasadena'da
inanılmaz güzellikte bir malikane bularak sarayın arka bahçesi çekimlerini
orada yaptık. Görkemli nikah sahnesi çekimleri de Pasadena'daki güzel
bir kilisede gerçekleştirildi. Çok sayıda setin aynı anda kurulmasıyla
Genovia'mız çekimlere hazırdı. Bunların yanısıra Malibu'daki Leo Carrillo
Plajı ve Güney Kaliforniya Üniversitesi'nin dış mekanları da kullanıldı."
Güney
Kaliforniya'da Bir Prenslik
Yönetmen
Garry Marshall ve film yapımcıları, Genovia'nın yaratılmasında beş kez
Oscar adayı tecrübeli prodüksiyon tasarımcısı Albert Brenner ile işbirliği
yapma yoluna gitti.
Önceki dört
filminde de Brenner ile çalıştığı için onu yakından tanıdığını belirten
Garry Marshall'in bu işbirliği konusundaki düşünceleri şöyle: "Albert
Brenner aslında kendisini emekliye ayırmıştı. Bu film için Hollywood'a
geri döndü. Genovia sarayını, kasabasını ve kırsal bölgesini tasarlamak
suretiyle ortaya çok güzel bir iş koydu. Üstelik bunların hepsini Los
Angeles bölgesinde yaptı."
Prodüksiyon
tasarımcısı Albert Brenner da, mistik Genovia ülkesini yaratırken Garry
Marshall ile beşinci kez beraber çalışmaktan duyduğu mutluluğu şu sözlerle
ifade ediyor: "Bu filmin her aşamasında büyük keyif alarak çalıştım.
Garry'nin duyduğu inanç sayesinde hayat vizyonumu bu filme taşıma özgürlüğünü
elde ettim. Genovia üzerinde tartışırken bu ülkenin yüzyıllardır varlığını
sürdüren bir monarşi olmasını öngördük. Bir tutam İngiltere, biraz Monaco,
biraz da Lichtenstein birleşimine İtalya ile Fransa'nın klasik mimarisini
ekleyince ortaya mistik bir prenslik çıktı."
Ünlü tasarımcı,
Genovia sarayını nasıl hayal ettiğini ise şöyle açıklıyor: "Genovia
sarayını hayal ederken farklı bir yaklaşımdan yola çıktım. Klasik tarihsel
kökenleri olacaktı ama aynı zamanda modern Kraliçe ve modern Prensesin
ihtiyaçlarına göre güncellenecekti. Görkemli resmi balolara ev sahipliği
yapan, kraliyet ailesinin fonksiyonlarını yerine getirmesine imkan veren,
ama bu arada saraydaki gençlerin partilerine de uygun düzenlenen çok farklı
bir saray tasarımı yaptım."
"Acemi
Prenses: Kraliyet Nişanı"nın birçok önemli sahnesinde arka plan işlevi
gören görkemli saray ve dış mekan setlerinin Disney arazisinde kurulması
yoluna gidildi. Bu setlerde Mia'nın saraya gelişi; damat adaylarından
birisiyle görüştüğü sırada buluşmanın paparazzi flaşlarıyla yarıda kalması;
Mia'nın prenses sıfatıyla ilk kez resmen görünmesi; Mia'nın Genovia muhafız
bölüğünü denetlediği ilk resmi tören ve ata bindiği sahneler gibi çekimler
gerçekleştirildi.
Pasadena'daki görkemli malikanenin çevresindeki geniş topraklar ise, sarayın
arka cephesi ve bahçeleri işlevini gördü. Kraliçenin düzenlediği ve yüzlerce
seçkin davetlinin katıldığı geleneksel çay partisiyle ilgili çekimler,
bu malikanenin geniş arka bahçesinde hayata geçirildi. Ayrıca Mia'nın
Nicholas'la olan talihsiz görüşmesinden ıslak ve perişan halde dönüp Kraliçe
Clarisse'ye öfkelendiği sahne de burada çekildi. Mia'nın Nicholas ile
birlikte romantik havada geçen okçuluk dersleri ve Andrew ile badminton
oynadığı sahneler de bu alanlarda görüntülendi.
Genovia
Sarayının iç mekanlarını hayata geçirmek için de Universal Stüdyolarında
beş tane set kuruldu. Balo salonu, yaşam odaları, taht odası, giriş ve
antreler, koridorlar, mutfak ve parlamento gibi mekanları içeren bölümlerin
tamamı Albert Brenner'in oluşturduğu sanatçılar ekibi tarafından yaratıldı.
Saraydaki taht odasının duvarları, Genovia'yı geçmişte yönetenlerin tablolarıyla
süslendi. Duvarlara asılan bu tabloları portre sanatçısı John Solie hazırladı.
Mia'nın odası
da bir prensesin rüyasının gerçekleşmesi şeklinde düzenlendi. Kraliçe
Clarisse tarafından Mia için özel olarak dekore edilen bu odada çok şık
giysiler, ayakkabılar ve aksesuarlarla tıkabasa dolu geniş ve ferah görünümlü
bir gardrop hazırlandı. Ayrıca İsviçreli mücevher tasarım evi Chopard
tarafından tasarlanan değerli takılarla dolu çekmeceler hazırlandı. Bunların
yanısıra mobilya tasarımında da karma model uygulanarak Drexel Heritage
firmasının hazırladığı klasik mobilyalarla 18. yüzyıldan kalma İtalyan
el yapımı gece lambaları gibi bazı antika mobilyaların aynı ortamda birleştirilmesi
yoluna gidildi.
Disney Stüdyolarının European Street olarak bilinen yeri ise Genovia'nın
başkenti Pyrus'un caddelerine dönüştürüldü. Bu caddede Genovia ülkesinin
bağımsızlık günü geçit töreniyle ilgili çekimler yapıldı. Açık hava mekanı
şeklinde düzenlenen sette Stuart Weitzman, Origins, Vespa, La Perla, Chopard
gibi şirketlere ait 50 civarında mağaza açıldı. Mağazalara konulan ürünler
sayesinde caddenin otantik havası sağlanmış oldu.
Kraliçe Clarisse
rolündeki Julie Andrews'ın film setleriyle ilgili genel düşüncesi şöyle:
"Bu filmin ilkinden bile daha iyi olacağını düşünüyorum. Eminim ki
herkes benim gibi düşünerek bu filmi sevecektir. Herşeyden önce ilkine
kıyasla çok daha fazla aksiyon var. Ayrıca Genovia'da olmak bile başlıbaşına
heyecan verici. Genovia için hazırlanan bütün setler, tüm görkemi ve tatlı
gelenekleriyle çok harika bir mistik krallığa dönüştü. Açıkçası kendimizi
Avrupa'da gibi hissettik."
Müzikler
Walt Disney
Records etiketiyle yayınlanan "The Princess Diaries 2: Royal Engagement"
filminin müziklerinden oluşan soundtrack albümü, kelimenin tam anlamıyla
kraliçelere (veya prenseslere) layık şekilde hazırlandı. Müzikseverlerin
merakla beklediği albümde günümüzün önde gelen pop müzik sanatçılarının
parçalarının yanısıra Julie Andrews'ın yorumladığı şarkılara da yer verildi.
Soundtrack albümün açılışında Kelly Clarkson'un seslendirdiği "Breakaway"
adlı parça yer alıyor. Bu şarkının sözlerinin yazımına günümüzün en ünlü
genç starlarından Avril Lavigne de katkıda bulundu. Albümün diğer şarkılarından
bazılarını ise Grammy ödüllü Norah Jones, Steve Harwell, Pink, Jess McCartney,
Wilson Phillips, Christy Carlson Romano gibi yıldızlar yorumladı. Albümde
ayrıca Avril Lavigne'nin "I Always Get What I Want" adlı şarkısı
da yer aldı.
Filmin ana
karakteri olan Mia Thermopolis'in duygularını yansıtan parçalardan birisi
de, "I Decide" adını taşıyan çok canlı ve neşeli pop şarkısı
oldu. Ünlü besteci Diane Warren'ın hazırladığı bu şarkının seslendirmesini
günümüzün ünlü şarkıcı/film oyuncularından Lindsay Lohan yaptı.
Filmde
yer alan şarkılardan birisi de, Disney Channel'ın starı Raven'in yorumladığı
"This Is My Time" adlı şarkı oldu. Sanatçının sonbaharda yayınlanan
ilk CD'sinde de yer alan bu şarkının yanısıra Julie Andrews'ın seslendirdiği
"Your Crowning Glory" adlı şarkı da dinleyicinin beğenisine
sunuldu.
"The Princess Diaries 2: Royal Engagement"in soundtrack albümündeki
şarkılar şöyle sıralanıyor:
- Breakaway
- Kelly Clarkson
- I Decide
- Lindsay Lohan
- This Is
My Time
- I Always
Get What I Want - Avril Lavigne
- Trouble
- Because
You Live - Jesse McCartney
- Love Me
Tender - Norah Jones
- Fun in
the Sun - Steve Harwell
- Let's
Bounce - Christy Carlson Romano
- Dance,
Dance, Dance
- Fools
- Rachel Stevens
- Love That
Will Last - Reneé Olstead
- Your Crowning
Glory - Julie Andrews
- Miracles
Happen
Film hakkında bilgi için tıklayın...
|