KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

Vizyon Programı
Gelecek filmlerin vizyon tarihleri...

Film Arşivi

Haberler
Sinema dünyasında neler oluyor?

Kamera Arkası
Yapım aşamalarına ait ilginç ayrıntılar...

Kameranın Arkasındakiler
Yönetmenler hakkında bilmek istedikleriniz.

Tanıdık yüzler
Sinema oyuncularını yakından tanıyın...

Foto-klik

Gereksiz Bilgiler

Replik

Özel Dosya

Söyleşi

Sektör

 
   Kamera Arkası

"Ateşli Piliç - Hot Chick"

Rob Schneider'ı bugüne kadar değişik karakterlerde izledik. "Deuce Bigalow: Male Gigolo" filminde jigolo oldu. "Animal"da ise hayvan kılığına büründü. Yeni filmi "The Hot Chick"te ünlü komedyeni şimdiye kadar hiç olmadığı bir kimlikte izleyeceğiz. O artık bir kadın olacak.

Jessica Spencer çevresindeki tüm kızların kıskandığı, oldukça popüler bir genç kızdır. Okuduğu lisenin ponpon kızlar ekibinin kaptanıdır ve okulun Amerikan futbolu takımının en iyi oyuncusuyla flört etmektedir. Hayatında herşey yolunda giderken tüm planları birdenbire fantastik bir şekilde alt üst olur. Bir gün uyandığında kendisini 30 yaşında bir erkek olarak bulunca neye uğradığını şaşırır.

Jessica'nın geleceğe yönelik tüm planları bir anda altüst olmuştur O artık sürekli traş olması gereken bir genç kızdır. Bu şekilde yaşamanın hiç de kolay olmadığını fark eder. Kendi bedenine nasıl geri dönebileceğini keşfetmeye çalışırken bir yandan da ponpon kızlar yarışmasını kazanmanın yolunu bulmak; bu da yetmezmiş gibi erkek arkadaşını elde tutmak zorundadır. Yaşadığı bu deneyimin olumlu yönü ise, aslında ne kadar sığ ve acımasız bir kız olduğunu keşfetmesi olacaktır.

Rob Schneider ile birlikte "The Animal - Hayvan"ın senaryosunu yazmış olan Tom Brady, "The Hot Chick" projesinin çıkış noktasının ne olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "Bir fotoğraf çekimi sırasında Schneider'ın eski bir kız arkadaşını taklit etmesine tanık olmuştum. Çıkardığı kadınsı sesi duyduğumda kendi kendime 'İşte bundan sonraki filmimizin konusu budur' diye düşündüm. Rob o filmde kusursuz bir hayvan olmuştu ama eminim ki, henüz hayat hakkında çok az şey bilen 18 yaşındaki bir kızı canlandıracağı bu filminde daha iyisini yapacak."

Tom Brady sözlerine şöyle devam ediyor: "Touchstone Pictures'ın yeni komedisi "The Hot Chick"in çıkış noktasını oluşturan bu fikir, hem Rob Schneider için hem de yapımcı ortağı kardeşi John Schneider'a son derece çekici geldi. Rob ile ikimiz böyle bir öykünün ilgi göreceğini biliyorduk. Rob'u böyle bir dünyanın ortasına bıraktık. Böylelikle erkek bedeni içindeki Jessica, hayata yeni bir bakış açısıyla bakma fırsatını bulurken bu beden içinde yaşayan erkekleri de takdir etmeye başladı."

Rob Schneider ise bu konuda şunları söylüyor: "Doğrusunu söylemek gerekirse 18 yaşındaki bir genç kızı canlandırma fikri oldukça ürkütücüydü. Herşeyden önce inandırıcı bir karakter olmalıydı. Bu karakterin komik olmasını hedeflerken kadınlarla alay etme gibi bir yanlışa düşmemeliydim. Üstelik önümde izleyebileceğim bir yol haritası da yoktu. Bu zorluğu aşmanın çaresini klişelerden uzak durarak kendi duygularıma güvenmekte buldum."

İlk yönetmenlik sınavını "The Hot Chick" ile veren Tom Brady, önüne çıkan bu fırsatı değerlendirmek için çok iyi hazırlık yaptı. Rob Schneider'ın komedi anlayışını yıllardır incelediğini belirten Tom Brady, "En tatsız durumlarda komik olabilme konusunda ondan iyisi yoktur. Bu yüzden onu en tatsız durumlara sokmaktan çekinmedim" diyor ve devam ediyor: "Rob ile birlikte senaryo yazmak da, film çekmek de çok keyifliydi. Onu kimi zaman sağa sola espriler fışkırtan 70 yaşında Afrika kökenli bir sauna görevlisi olarak görüyorduk. Hemen ardından Meksikalı bir bahçıvan olup çıkıyordu. Tüm bu karakterleri beyninde yaratıyor, sonra da kolayca istediği kılığa bürünebiliyordu."

Rob Schneider elbette rollerin hepsini birden oynayamazdı. Ancak rahatlıkla oynayabileceği bir rol vardı ki, o da kendisini ansızın bir suçlunun bedeninde bulan liseli genç kız rolüydü. Bu rol onun için biçilmiş kaftandı. Schneider'da doğuştan var olan kadınsı özellikleri yakalama özelliği, yönetmen Tom Brady'nin deyimiyle "Kızlar üzerinde çalışma yapma hobisininin" ayrılmaz bir parçasıydı.

Kızlar vücut dilini nasıl kullanır

Filmde Schneider'ın ikinci kimliğinin (Günün birinde cani ruhlu bir erkek olarak uzanan liseli kız) portresini çizen Rachel McAdams, çekimlerin başlamasından önce bir süre çalışma yaptıklarını belirterek, "Birbirimizi daha yakından tanıdıkça karşıt cinsi oynama konusunda bazı ipuçları elde ettik. Çekimler başladıktan sonra ise bir kızın nasıl göz teması kurduğu, vücut dilini nasıl kullandığı gibi alt başlıklar üzerinde yoğunlaşma yoluna gittik" diyor.

Senaryoda sözü edilen Jessica karakterine nasıl hayat vereceği konusunda epeyce kafa yorduğunu belirten Rob Schneider ise, "Aşırı kadınsı şekilde davranarak oynamak istemedim. Özellikle kadın izleyicilerin kendilerini aşağılanmış bulmalarından çekindim" şeklinde konuşuyor.

Filmde Jessica'nın en iyi arkadaşı April rolünde Anna Farris kamera karşısına geçti. Farris'in Rob Schneider ile ilgili düşünceleri de şöyle: "Bir genç kızı canlandırırken kalıplaşmış davranışlardan uzak durdu. Bu rolü en kusursuz şekilde yapmak istedi. Diyalogların yanısıra vücut hareketleri ile mimikleri de en ince ayrıntısına kadar deneyimledi. Kısacası tam anlamıyla genç kız olup çıktı."

Rob'un kardeşi John Schneider ise sete gelirken çocuklarının favori CD'lerinden Michelle Branch'in CD'sini getirdi. Yapımcı Carr D'Angelo bunun sağladığı yararları şöyle anlatıyor: "Rob sette o CD'yi hiç aralıksız çaldı durdu. Ergenlik çağındaki yeğenleriyle gezip tozarak genç kızların neler yaptığını yakından izledi. Nasıl alışveriş yaptıklarına baktı. Kızların kendi arasında nasıl konuştuğunu gördü. Genç kızların dünyasına girebilmek için ne gerekiyorsa yaptı. Bu yaklaşımının izlerini filmde fazlasıyla göreceksiniz."

Filmde ABD'de oldukça yaygın olan "ponpon kızlar" olgusunun da önemli payı var. Bu yüzden filmdeki diğer kadın oyuncularla birlikte Rob Schneider da "ponpon kızlar"ı ele alan bazı filmleri izledi. Filmde başrolü Rob Schneider ile paylaşan Rachel McAdams bu konuda şunları söylüyor: "Hepimizi ponpon kızlara eğitim verilen bir kampa yolladılar. Çok yoğun bir çalışma yaptık. Ancak ben fiziksel harekete dayalı çalışmaları sevdiğim için çok memnun kaldım. Ponpon kız olmak bence müthiş bir olay. Daha önce hiç yapmamıştım ama günün birinde yapmayı istiyordum. Orayı gördükten sonra ponpon kızlara gerçekten saygı duydum."

Diğer oyuncu kadrosu belirlenirken Rob Schneider'ın ikinci kimliğini; Clive adlı cani ruhlu birisiyle yer değişen lise öğrencisi Jessica'yı kimin oynayacağının iyi seçilmesi gerekiyordu. Yapımcılardan Carr D'Angelo bu rol için seçilen Rachel McAdams'ı şu sözlerle tanımlıyor: "Touchstone Pictures'ın casting bölüm başkanı Marcia Ross'un hakkını teslim etmek gerekir. Bizlere Rachel McAdams gibi genç ve yetenekli bir oyuncu kazandırdı. Los Angeles'ta biraz dolaşılsa bu tip bir filmin başrolünde oynayacak 18 yaşında bir genç kız bulmanın kolay olduğunu düşünenler olabilir. Oysa hem Jessica'yı hem de kadın kimliğindeki Clive'ı oynayabilecek masumiyet ve oyun yeteneğinin doğru kombinasyonuna sahip genç kız bulmak kolay değildir. Rachel bu konuda mükemmel bir dengeye sahipti. Bu yüzden rolünün üstesinden başarıyla geldi."

Jessica karakterini Rachel McAdams'ın canlandıracığının belli olmasından sonra sıra diğer rollere geldi. Bunların başında Jessica'nın okul arkadaşı April karakteri vardı. Bu rolde de genç oyuncu Anna Farina'nın kamera karşısına geçmesine karar verildi.

Yönetmen Tom Brady'nin Anna Farina ile ilgili gözlemleri şöyle: "Anna muhteşemdi. Herkes gibi ben de onu ilk kez 'Scary Movie' ve devamında izlemiştim. Her ikisine de belli miktarda insancıllık katmakla kalmayıp sağlam bir oyun çıkartmıştı. Bu filmde de öylesine kırılgan bir görüntüsü var ki, portresini çizdiği karakterin kimliğine kolaylıkla büründü. Tek yanlış bile yapmadı. Filmin bütün sahnelerine adeta dişiyle tırnağıyla sarıldı diyebilirim."

Yapımcı Carr D'Angelo ise Anna Farris'in oyunculuğu konusunda şunları söylüyor: "En başından beri aklımızda onun ismi vardı. Anna canlandırdığı karaktere gerçek anlamda hayat kattı. İzleyicilerin bu filmdeki büyüleyici ortama inanç duyacağına inanıyorum. Çünkü Anna herşeyi gerçekten inanarak yaptı. Diyebilirim ki, o günümüzün Goldie Hawn'ıdır."

Rob Schneider'ın filmdeki diğer oyuncularla ilgili değerlendirmesi ise şöyle: "Şimdiye kadar karşılaştığım en yetenekli aktörlerle bir araya geldim. Hepsi de senaryo sayfalarından çok daha fazlasını verdi. Matthew Lawrence mükemmeldi. Eric Christian Olsen, Michael O'Keefe ve Jodi Long da en iyi performanslarını sundular. Alexandra Holden, Maritza Murray ve Megan Kuhlmann için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Hepsi çok iyi oyun ortaya koydu."

Filmde ayrıca ünlü bireysel haklar eylemcisi / komedyen Dick Gregory de konuk sanatçı olarak kamera karşısına geçti. Stand-up komedinin büyük ustalarından olan Dick Gregory'nin yanısıra günümüzün genç komedyenlerinden Adam Sandler da konuk sanatçılar arasında yer aldı.

Film hakkında bilgi için tıklayın...

 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2003 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.