|
"Azınlık
Raporu - Minority Report"
Kaçamazsın...
Koşmalısın...
"Eğer
cinayetlerin işlenmeden engellenmesi mümkün olsaydı? "
"Sanırım
hepimiz köşe başında ya da yarın bizi nelerin beklediğini merak ederiz"
diyor yönetmen Steven Spielberg. "Hayatımızın bir sonraki safhasında
neler olacak, dünya ne gibi değişikliklere gebe? Bu hikaye eğer gelecek
hakkında bir çok şeyi bilseydik , özellikle de yaşam ve ölüm hakkındaki
herşeyi bilseydik neler olurdu sorusunun etrafında dolaşıyor.
Minority
Report, ile Spielberg ve ekibi suçun doğasını, teknolojiyi ve 1940'lı
yılların kaderi tartışan klasik kara filmlerini hatırlatıyorlar. "
Daha önce uğraşmadığım derinlemesine incelemediğim konuları incelemek
istedim." Diye açıklıyor yönetmen. "Hayatımın araştırma ve deneme
dönemini yaşıyorum. Minority Report benim için gerçek bir bilinmez ve
gizem taşıyor. Bu bir kim yaptı ya da kim yapacak hikayesi ama aynı zamandad
oldukça da insacıl... Korkunç bir trajedi yaşayan ve daha sonra da bu
trajedi üzerinde çalışan acı çeken birine ait."
Spielberg
ve Tom Cruise, ilk olarak aktör Risky Business filmini çekerken tanışışmışlar.
O günden sonra her ikisi de birlikte çalışabilecekleri bir projeyi araştırmaya
koyulmuşlar. "Steven Amerikan hikaye anlatıcıları arasında en iyisidir.
Sinemaya gerçek eğlence kavramını yerleştiren yönetmenlerden de biridir.
Onunla çok uzun zamandan beri çalışmak istiyordum.Biliyorum ki her oyuncu
onunla çalışmak isteyecektir. Fakat bu şansı ben yakaldım ve bundan da
çok mutluyum." Diyor Cruise.
Tom
Cruise ; Stanley Kubrick'in son filmi olan Eyes Wide Shut, çekimleri sırasında
yazar Philip K. Dick'in hikayesinden uyarlanan Minority Report senaryosu
eline geçince hemen Spielberg'e gönderiyor. Yönetmenin cevabı hızlı ve
açık "Çok heyecanlandı. İyi bir hikaye olduğunu söyledi . Böyle bir
yönetmenin dikkatini çekmesi bir senaryonun iyi olduğuna işarettir."
Dick'in bu
kısa hikayesi ilk olarak 1956 yılında Fantastic Universe dergisinde yayınlanmış.
Şimdi efsanevi fantastik hikayeler yazarı olarak tanınan Dick 1950 ile
60'lı yıllar arasında yüzlerce kısa hikaye yazmıştı. Fakat bunların hiç
biri çok ünlü olamadı. Yapıtlarından biri olan Blade Runner'ın beyaz perdeye
aktarıldığı sıralarda çekimler bitmeden ölen yazar Amerika ve dünyada
bir çok teknoloji ve futuristik yazar ve yönetmenin ilham kaynağı olmaya
devam edecek. Mission: Impossible 2 filminin çekimlerinin bitmemiş olması
, Spielberg'in A.I. Artificial Intelligence filminden iki yıl önce başlamış
olduğu yarışı geri bırakmıştı. DreamWorks'ten Walter Parkes ve Spielberg
filmin senaryosu için tekrar masa başına oturup karmaşık hikayenin adaptasyonu
ile uğraşmaya başladıklarında yapım şirketi de filmin tüm bu gecikmelere
değeceğine kanaat getirmişti.
Minority
Report aynı zamanda organik ve hatasız görsel efektler konusunda da oldukça
iddialı bir film. Filmde toplam 481 görsel efekt sahne kullanılmış. Bu
sayı Spielberg'in 25 yıllık sinema geçmişinde en fazla görsel efekt kullandığı
film olarak da dikkat çekiyor. Animasyon konusunda dünyada bir numara
olmayı başarmış ILM'in görsel efektleri ve 3D modelleri ve bunları yaratan
ekibin başındaki Scott Farrar, ve özel Lexus dizaynını gerçekleştiren
Harald Belker filmde geleceğin insanını ve yaşadığı dünyayı yeniden yaratmışlar.
Düşünce
Havuzu
Spielberg
henüz filmin yapım aşamasına geçilmeden dizayn konusunda Minority Report'un
görsel dünyasını yaratmak için, geleceği daha inanılır kılmak için işlerinin
en iyisi olan kadın ve erkeklerden kurulu bir yaratıcı ekip kurmaya karar
vermiş. "Bence teknoloji, çevre, suçla savaş, ilaç, sağlık, sosyal
servisler, ulaşım, bilgisayar teknolojisi ve diğer dallarda en iyi olan
bir çok beyini bir araya getirip yarın ne olacak diye tartışmak gerekiyordu."
Diye ekliyor Spielberg .
M.I.T. bilim
adamalarından John Underkoffler'dan tutun da çevre planlamacılara, mimarlara,
mucitlere, yazarlara , ( Generation X'in yazarı Douglas Coupland gibi)bir
çok isim Santa Monica, California'da bir otelde bir araya getirilmiş.
Üç gün boyunca geleceğin detayları iyi ve kötü yönleri ile bir düşünce
havuzu oluşturulmuş. Film yapımcıları bu muhteşem beyinlerden 3, 5, 7,
20 35 yıl sonra insanları neyin beklediğinin detaylarını öğrenirken filmin
senaryo yazarı Scott Frank ve yapım tasarımcısı Alex McDowell ve ekibi
de onlara katılmış.
"George
Orwell'in kehaneti doğruydu.belki 20inci yüzyılda değil ama 21inci yüzyılda
kesinlikle bize ait olan mahremiyetimizi kaybedecektik. Öyle de olmadı
mı. Birileri devamlı bizleri gözetlemiyor mu . Hatta bunu TV programı
olarak bütün dünyaya izlettirmiyor mu? İlerki tarihlerde bundan daha da
ötesi olacak , teknoloji sayesinde insanlar duvarların arkasını, çatıları
ve hatta insanların en mahrem yanlarını görmeyi başaracaklar. Hatta gözlerinizden
alış verişte nerelere dikkatli baktığınızdan ne istediğinizi anlayacak
ve size onu satacaklar ..." Diye açıklıyor yönetmen. Yazar Philippe
K. Dick'i bu kadar önemli kılan onun yazdığı romanlardaki ya da hikayelerdeki
geleceği anlatan teknolojiler değil, sosyal olarak insanlara gelecekte
neler olabileciğini göstermesidir. O kitapları ve insanları ve dolayısı
ile kendisine konu olan geleceği antropolojik açıdan da inceler.
Spielberg'in
de bu konuda benzer amaçları vardır. "İnsanların filmi izlerken gördükleri
gelecek teknolojisini yabancılaşmamaları ve bir kaç yıl sonra aynı şekilde
yaşayabileceklerine inanmaları gerektiğini düşündük. Ancak böyle arkalarına
yaslanıp filmin içindeki gizemi hissedebilirlerdi."
Hikaye
Ve Oyuncular
Minority
Report dedektif John Anderton'ın normal bir günü ile başlıyor. Herşeyini
kaybetmiş bir adam toplumun hastalıklı yönlerini çözümlemeye çalışan bir
organizasyonu yönlendirerek hayatını dengelemeye çalışmaktadır. "Pre-crime
organizasyonu için çalışmasının sebebi oğlunu kaybetmiş olmasıdır ve suçu
bu dünyadan silmeye kararlıdır." Diyor Tom Cruise.
Senarist
Scott Frank'in hikayeye yaklaşımı ise Anderton karakterini çözümlemek
ile başlamıştır. "Ne tür bir adam böyle bir organizasyona hayatını
bağlayabilir. Anderton oğlunu kaybetmiştir ve öldüğünü düşünmektedir.
Altı yıl geçmesine rağmen bu olay onun bilinçaltında bir takıntı haline
gelmiş kendisini suçlu görmüştür. Bu yüzden bu sisteme kesinlikle inanmakta
ve diğer ebeveynlerin aynı acıları çekmesini engellemek istemektedir."
Suç -Öncesi
Bölümünün lideri olarak Pre-Cogs'ların haber verdiği görüntülerden suçluyu
ve kurbanı tespit etmek suçun detayını belirlemek gibi görevler Anderton'ın
sorumluluğundadır. "Bilgi Pre-Cog'lardan bilgisayara gönderilmekte
ve John da bunları analiz etmektedir." Diyor Cruise.
Üç Pre-Cog
- Dashiell, Arthur ve Agatha -- biyolojik bir beslenme sıvısı olan ve
onları dış dünyadan ayıran bir havuzun içinde bulunmaktadırlar. Bu havuz
aynı zamanda filtre görevi görmekte ve Pre-Cog'lar yalnızca cinayeti görmektedirler.
Anderton onların yaşadıkları görüntüler ve kadın olan Pre-Cog ile bağlantı
kurmuştur. Hikayenin bir diğer kilit karakteri olan Agatha...
Samantha
Morton (Sweet and Lowdown) canlandırdığı Agatha'yı şöyle tarif ediyor.
"Henüz çocuk yaşta olmasına rağmen yaşadığı yılların bilgeliğine
sahip. İnsanların duygularını, acılarını onlar kadar iyi hissedebilmekte
ve görmektedir. İşte bu yüzden gerçek onun için çok sert ve acımasızdır."
Morton,
Agatha karakterinin kendisinin canlandırdığı en zor rol olduğunu söylüyor.
Hem canlandırdığı karakterin soyut ve karmaşık iç yapısı ve yoğun duygusallığı
hem de fiziksel olarak oynadığı rolün özellikleri yüzünden zorlanmış.
"Hiç bir oyuncu su içinde rol yapmak için hazırlıklı değildir.Özellikle
su her zaman içinde bulunduğunuz bir materyal değildir. Tamamen farklı
bir vücut dili kullanmanız gerekiyor. Kostüm tasarımcısı Deborah Scott
benim için ıslak bir giysi tasarladı.Bu beni hem devamlı içinde bulunduğun
suyun olumsuz etkilerinden koruyacak hem de canlandırdığım karakterin
bir başka özelliği olacaktı. Rolün bir başka özelliği ise kaşlarımı ve
saçımı traş etmek zorunda oluşumdu. Tamamen saydam bir görüntü sergilemeliydim
fiziksel ve duygusal olarak." Diye anlatıyor oyuncu.
"Tankın
içindeki üç yaratığa insanlarmış gibi davranılmıyordu." Diye açıklıyor
Spielberg. "Devlet çalışanları gibi de değillerdi.Onlar sanki sihirli
bir suyun içinde yaşayan birer bitkiymişçesine ve tek görevleri cinayetleri
önceden haber verip engellemekmişçesine davranılıyorlardı.Anderton için
asıl pre-cog Agatha ile iletişim kurmak belli bir zaman almıştı."diye
ekliyor.
Minority
Report 'un yapımı 22 Mart 2001'de Los Angeles'ta başladı. Ronald Reagan
Federal Binası, Willard Hotel, ve and the Federal Triangle Plaza Washington
D.C. metro bölgesi Güney California ,Vernon'da bir fabrika da filmin çekim
yerlerinden.
Filmin
karmaşık dramatik yapısı ve tamamen geleceğe yönelik düşünülen mekanları
ile tüm departmaların senkronize çalışması gerekmektedir. Işıktan görsel
efektlere ve hatta özel efektlere kadar tüm set ekibi film boyunca birbirlerinden
sorumlu olacaklardır. Alex McDowell'ın sanat departmanının önceden oluşturmuş
oldukları bilgisayar canlandırmalarına dayanılarak hazırlanan milyonlarca
dolar değerindeki setler böylece en doğru şekilde kurulmuştur. Ron Frankel'in
animasyonları Pixel Liberation Front firması tarafından Spielberg ve McDowell'a
3D görüntü yaratarak prodüksiyon masraflarını da azaltmaya yönelik kullanılmıştır.
Görüntü yönetmeni Janusz Kaminski, tüm Spielberg filmlerinde olduğu gibi
bu filmde de yönetmen ile birlikte çalışmıştır. 1993'te Oscar-Ödüllü film
Schindler's List'de olduğu gibi bu filmde de çok geniş açılı çekimler
ve farklı setler kullanılmış. O' da tüm filme yayılmış görsel efektleri
gerçeğe yakın olması için departmanların iletişim içinde olmasına inanıyor.
Spielberg
Minority Report 'u en baştan beri kara ve karanlık bir film olarak görmekteydi."
Janusz'a yaptığım en karanlık film olmasını istediğimi söylemiştim. Ancak
böylece Anderton'ın karanlığını anlatabilecek ve gelecekten olan çekincelerimi
açığa çıkarabilecektim. Kesinlikle AI gibi iyiyi anlatan bir film olmayacaktı.
Gerçeğin sert yüzünü ve keyifsiz, gölgelerle dolu halini göstermek istedik."
Diye açıklıyor Kaminski . "Tehlikelerle dolu br hayat olduğunu vurguladık."
Bu efekte
ulaşabilmek için ödüllü görüntü yönetmeni Kaminski; granlenmiş gökyüzü
görüntülerini daha karanlık gözüken gölgeleri filmin içindeki karanlık
hislerle birleştirmeye çalışmış. "Normalde film banyo edilirken ağartıcı
bir madde kullanılan bir emülsiyondan geçirilir. Bu işlemi atlayarak yaptığınız
banyolarda filmin daha aydınlık olmasını sağlayan bu işlem renkler arasında
ağır bir kontrast yaratacağı gibi gölgedeki ışığı azaltacağından detaylar
gözükmeyecek ve böylece tehlike hissi verecektir." Diye açıklıyor.
Yapım tasarımcısı
Alex McDowell daha önce Fight Club ve Fear and Loathing in Las Vegas filmlerinde
de çalışmıştır, bu kez Minority Report için kolları sıvamıştı. "Steven
filminde ne yapıp ne yapmayacağı konusunda oldukça netti. O her zaman
için klasik olmaktan uzak durmaktan yanaydı.Yapmamızı istediği tek şey
seyircinin gerçekten kendisini gelecekte hissetmesini sağlamaktı."
Set Ve
Aksiyon
Spielberg'in
Minority Report için tasarladığı aksiyon diğer filmlerde görünen uçan
insanların bulundğu sahnelerin dışında görüntülerdi. Tom Cruise bu tip
görüntüleri daha önceki filmlerinde de kullnamış ve hiç zorlanmamıştı.
"Onu ilk kez Mission: Impossible 2'nin setinde izlemiştim. 9 feet
yükseklikten atlıyordu ve altındas herhangi bir koruyucu yoktu. "diyor
Spielberg "ve filmin yönetmeni John Woo'ya sordum. 'Bunu yapmasına
nasıl izin verirsin ? diye John bana baktı ve 'Onu durduramadım 'dedi.
"Ben de işte bu yüzden Tom ile bir anlaşma yaptım. Hangi setleri
senin oynayacağına ve hangilerini oynayamayacağına ben karar vereceğim
dedim. Ama yine de hemen hemen tüm setlerde kendisi oynadı."
Filmin
bir sahnesinde Tom Cruise ekip arkadaşları tarafından arka sokaklarda
kıstırılıp yakalanmaya çalışılır. İşte bu sahnede yalnızca bir değil toplam
6 kişinin de sırtlarındaki hovercraftlarla uçmaası gerekmektedir. Var
olan bir sokakta bu insanların tümünü uçuracak alt yapının sağlanması
çok zordur. Dolayısı ile binaları ve sokakları ile L.A'in arka sokakları
tekrar oluşturulur. Toplam 200 adet gerilmiş çelik halat oyuncuların güvenli
bir şekilde camlardan uçarak girmelerine ve birbirlerini havada takip
etmelerine imkan vermektedir. Buna benzer sahneleri daha önce de diğer
filmlerinde canlandırmış olan Cruise rol arkadaşlarına ve set ekibine
bu konuda çok güvenmektedir ...
"Harika
bir ekibimiz vardı " diyor Cruise. "Fiziksel olarak neler yapabileceğimi
biliyorlardı. Ve herşeyi buna göre planlamışlardı. Oldukça eğlenceli bir
çekimdi. Brian için hep önce güvenlik geliyordu. Yani heyecanlıydı ama
güvenliydi."
"Seyircilerin
daha önce görmüş olduğundan farklı bir görsellik yaratmayı amaçlıyorduk."diyor
Smrz . "Bazı yönetmenler görsel efektler ile işi halletmeyi daha
uygun bulur. Ama Steven ne kadar çok gerçek sahne çekersek o kadar iyi
hissediyordu kendini. İşin komik yanı bu gerçek sahnelerde kullanılan
kabloları ortadan kaldırmak için bir sürü görsel efekt kullanmak zorunda
oluşumuzdu. Ama ne olursas olsun sahneler gerçekti." Filmin tamamında
toplam 481 görsel efekt kullanılmış. Bunlar çoğu Industrial Light &
Magic tarafından gerçekleştirilmiş. Filmde kullanılan tek blue screen
sahnesi Tom Cruise'un manyetik araçla kaçma sahnesi.
Film hakkında
bilgi için tıklayın...
|