|
"Sweet
Home Alabama - Beni Unutma"
"Sweet
Home Alabama"nın yönetmeni Andy Tennant, "Hoşunuza gitse de
gitmese de sizin için anlam taşıyan bir insan mutlaka vardır" diyor
ve devam ediyor: "Kendi kaderinizi yaratmaya çalışabilirsiniz ama
isteseniz de istemeseniz de aşk bir gün başınıza gelir. Ben burada bir
aşk filmi yapmak istedim. Yakışıklı erkekle doğru erkek arasında karar
verme noktasına gelindiği anın filmini…"
Filmin başrolünde
oynayan Reese Witherspoon ise, "Sweet Home Alabama"nın gündelik
yaşamda sık rastlanan bir olgudan yola çıktığını vurgulayarak şunları
söylüyor: "Herkes yaşamının geri kalan kısmını beraber geçireceği
insanı arıyor, onu bulmaya çalışıyor. Bu hepimiz için hiç bitmeyen bir
tutku. Filmin konusunun özünde bu arayış olgusu var. Ayrıca insanın kendi
kendini keşfetmesi, kendisiyle barışık olmayı öğrenmesi gibi önemli noktalar
da yer alıyor."
Güzel oyuncu
sözlerine şöyle devam ediyor: "Sanıyorum herkeste kabul görmek ya
da uyum sağlamak gibi istekler vardır. Ancak buna kendi benliğinizi inkar
ederek ulaşmaya kalkışırsanız sonuca varamazsınız. Günün birinde kendiniz
olmayı başardığınız anda herşey bambaşka görünür. Bu filmde bu gerçeği
insanlara romantik ve aynı zamanda eğlenceli bir anlatımla sunduk."
"Sweet
Home Alabama"nın yapımcılarından Stokely Chaffin de, filmin ana çıkış
noktası olan büyük kent - küçük kent ikilemini şu sözlerle açıklıyor:
"Üniversiteye başlayana kadar tüm hayatım Alabama'da geçti. Küçük
kasaba yaşamının insanı nasıl çıldırttığını bilirim. Daha sonra evinizi
ziyaret etmek için oraya döndüğünüzde kendinizi herkesten farklı hissedersiniz.
Neyse ki sonradan bazı gerçeklerin farkına vardım ve doğup büyüdüğüm küçük
kasabayı bambaşka bir gözle yeniden sevmeye başlamanın insana nasıl bir
iç huzuru verdiğini keşfettim."
Filmin
diğer yapımcısı Neal Moritz ise bu öykünün sunumunda özgün bir yol bulmaya
kararlı olduklarının altını çizerek bunu şöyle açıklıyor: "Bugünlerde
romantik komedi çekerken en büyük tuzak, izleyicinin tüm bunları daha
önce görmüş olduğu izlenimine kapılmasıdır. Çünkü bilirler ki, filmin
sonunda erkek ve kız birleşecek ve mutlu bir hayat sürecektir. Bu tip
klişelerden kaçınmak için filmin içine izleyicinin daha önce hiç görmediği
türden dönemeç noktaları koyduk. Bu sayede film bitmeden sonunun nasıl
geleceğini tahmin edemeyecekler."
Neal Moritz
ayrıca filmin yönetmeni Tennant'a övgülerini dile getirerek şunları söylüyor:
"Anlaşma yaptığı günden başlayarak kendi vizyonunu filmin başından
sonuna kadar her yerine yerleştirdi. Bir yapımcı olarak topu yönetmene
bırakmayı ve filmin her aşamasını onun götürmesini isterim. Andy bu zor
işi başardı. Kendi bakış açısını ön plana çekmek ve düşüncelerini en gerçekçi
biçimde ifade etmek suretiyle büyük iş çıkardı. Aktörlere karşı da açık
ve netti."
MERHABA
GÜNEY, MERHABA ALABAMA
Filmin oyuncu
kadrosu ve yapımcılarından gelen bir başka gözlem de, "Sweet Home
Alabama"nın senaryosunda yer alan komedi kaynağıyla ilgiliydi. Filmin
yönetmeni Andy Tennant bunu şu sözlerle açıklıyor: "Buradaki mizah
Melanie'nın tam da bu engelleri aşıp New York'ta popüler bir moda tasarımcısı
olmasından sonra yeniden Güney'deki kırsal hayata merhaba demesinde kendini
göstermektedir. Ancak New York'taki yaşamında edindiği yeni davranış biçimleri
var. Örneğin bir napalm bombasından daha sıcak olduğunu düşünüyor. Alabama'ya
dönüp bitiremediği işleriyle ilgilenmeye başladığı zaman oradaki insanların
hepsi birden Melanie'yi diz üstü getirmeye, gerçek kimliğinini hatırlatmaya
çalışıyorlar."
Yönetmen
Andy Tennant filmin oyuncu kadrosundan memnuniyetini dile getirirken özellikle
Reese Witherspoon'a dikkat çekerek, "Reese ile yıllardır tanışırız.
Sürekli bağlantımız vardır. Yıllar önce beraber çalışmıştık. Onun kariyeri
belli bir noktaya oturduktan sonra tekrar birlikte çalışma isteğini hep
duyduk. 'Sweet Home Alabama' en uygun proje olarak karşımıza çıktı."
diyor.
Reese
Witherspoon'un, "Sweet Home Alabama" projesinde yer almaya karar
verirken çok özel bir nedeni vardı. Güzel oyuncu bunu şu sözlerle açıklıyor:
"Bu film bana kendi yaşamımdaki bazı benzer şeyleri anımsatıyor.
Güney eyaletlerinde geçen bir çocukluk yaşamından sonra kente taşındım.
Daha sonra doğup büyüdüğüm yerlere farklı deneyim ve perspektiflerle döndüm.
Andy bu projeyi bana sunduğunda ilk anda çekici bulduğum yönü bu unsur
oldu."
Witherspoon
sözlerine şöyle devam ediyor: "İnsanların doğup büyüdüğü çevreye
paralel olarak farklı davranış kalıpları olduğunu görmek bana her zaman
ilginç gelmiştir. Filmde de göreceğiniz gibi New York'taki davranış biçimleri,
Alabama'dakilerden tamamen farklıdır. Bu yüzden Melanie oraya döndüğünde
yepyeni davranış biçimleri getiriyor. Bu farklı unsurları gündeme getirdiğinde
diğer insanlarla olan karşılıklı iletişimini izlemek eğlenceli olacak."
Filmde Melanie'nin ırkçı kafa yapısına sahip kocası Jake rolünü üstlenen
Josh Lucas, bu rolüne hazırlanırken kendisinin de bir Güneyli olmasından
fazlasıyla yararlandı.
"Arkansas'ta
doğdum. Yaşamımın ilk 13 yılını Güney kentlerini baştan başa dolaşarak
geçirdim" diyen genç aktör, "Sweet Home Alabama" projesiyle
ilgili düşüncelerini şöyle dile getiriyor: "Bu yüzden filmin senaryosunu
ilk okuduğumda inanılmaz bir enerjiyle hemen olumlu yanıt verdim. Güney'in
özünü yakalamasının yanısıra aynı zamanda Güney ile Kuzey arasındaki farklılıkları
da gözler önüne seriyordu. Ayrıca canlandırdığım karakteri de çok sevdim.
Benim şimdiye kadar yaptığım herşeyin antitezi diyebilirim. Yine de bu
karaktere büyük yakınlık hissettim. Senaryonun çok sevdiğim bir başka
yönü de son derece dürüstçe yazılmış olmasıydı. Karakterlerin sergilediği
davranışların hepsi çok insani ve gerçekçi tepkilerden kaynaklanıyordu."
ADETA
DÜŞMAN GİBİ KARI - KOCA
Josh Lucas
filmin iki baş karakteri arasındaki ilişkiyi ise şu sözlerle yorumluyor:
"Melanie ile Jake birbirlerinden kopup ayrı yaşamaya başladığında
bunun Jake üzerinde olumsuz etkileri çıkar. Kendi kişiliğinden bile kuşkulanıp
olağanüstü acılar çektiğini görürüz. Yaşamının sonraki bölümünde artık
kendi kimliğini yeniden yakalamak için bir çare bulmak zorunda. Bunu ayrıca
karısının sevgisini yeniden kazanmak için de yapması gerekiyor. Ancak
bu zor işi başarmak için herşeyden önce özgüvenini
ve gücünü nasıl bulması gerektiğini öğrenmek zorunda… Reese'nin portresini
çizdiği Melanie ile film boyunca süregelen ilginç bir ilişkimiz var. Filmin
hemen hemen tamamında sürekli kavga halindeyiz. İlişkimiz birbirimizi
küçümsemeye dayalı. Birbirine adeta düşman konumda olan iki kişiyi canlandırırken
bunun bir oyun olduğunu bilerek rolümüzü yapmak çok eğlenceliydi."
"Sweet
Home Alabama"da Melanie'nin aşık olduğu New York'lu genç Andrew rolünde
kamera karşısına geçen genç aktör Patrick Dempsey, filmin ana mesajını
şöyle özetliyor: "Filmde insanın ruh yoldaşını, doğru insanı bulması
anlatılır. Olaya Melanie açısından bakarsak seçebileceği iki iyi insan
vardır. Bu yüzden bu filmin hem aşk öyküsü hem de komedidir. Komedinin
kaynağı Kuzey - Güney çelişkisinden gelir. Buna kent ile kırsal kesimin
farkı da diyebiliriz. Ülkenin farklı kesimlerinden gelen insanların karşılıklı
iletişimi ve yanlış anlamalar üzerine kuruludur."
Patrick Dempsey'in
filmdeki rol arkadaşları Reese Witherspoon ve Candice Bergen ile ilgili
düşünceleri ise şöyle: "Reese büyük oyuncu. Özellikle 'Election'ı
izlediğimden beri onun hayranı oldum. Kameralar onu seviyor. Son derece
eğlenceli, yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Birlikte çalışmak
çok keyifliydi. Aynı şekilde Candice ile çalışmak da inanılmaz zevkliydi.
Candice ne yaptığını tam olarak bilen bir oyuncudur. Bu kadar tecrübeli
bir oyuncudan almam gereken çok ders vardı. Filmde onun oğlu rolünde oynamak
gerçekten bir onurdur."
NEW YORK
BELEDİYE BAŞKANI ANNE
Filmde Andrew'in
New York Belediye Başkanı olan annesi Kate rolünde kamera karşısına geçen
Candice Bergen, yönetmen Andy Tennant ile ilk tanışmalarının çekimin başlamasından
altı ay önce gerçekleştiğini belirterek izlenimlerini şu sözlerle anlatıyor:
"Ben o aralar 'Anna and the King'i izlemiş ve etkilenmiştim. Daha
sonra 'Ever After'ı gördüğümde inanılmaz mizah gücüne tanık oldum. Üstelik
çok hızlı değişebilen bir mizah anlayışı vardı. Örneğin Tennant ile ilk
tanıştığımızda benim canlandıracağım Kate karakteri sosyeteden bir kadındı.
Yani New York Belediye Başkanı değildi. Altı ay sonra tekrar görüştüğümüzde
filmi sordum. Beni New York Belediye Başkanlığına getirdiğini ve kadroya
Reese'nin de katıldığını söyledi."
Filmdeki
komedi unsurlarının önemli bir bölümü Kate'nin Melanie'ye verdiği tepkilerden
kaynaklanır. Candice Bergen bu tepkiyi şöyle açıklıyor: "Biricik
oğlunun Melanie gibi bir kızı seçmiş olmasından dolayı Kate'nin tepkili
olduğunu görüyoruz. Çünkü oğluyla kendince bir ittifak kurmuş. Oğlunun
da ileride gerçek bir politikacı olmasını planladığı için Melanie gibi
Güneyli bir kız hiç uygun değil. Oğlunu bu kızdan ayırmak için elinden
geleni yaptığı halde başarısızlığa uğradığı için çaresizliğe düşüyor,
hatta histeri krizlerine kapılıyor. Filmdeki çatışma unsuru sadece Kuzey
ile Güney arasında değil. Aynı zamanda fotomodeller ile tasarımcıların,
moda camiasının çeşitli kesimlerinin çatışmaları da gözler önüne seriliyor.
Tüm zıtlıkların bir arada olması son derece eğlenceliydi."
DİĞER
ROLLERDE KİMLER VAR
"Sweet
Home Alabama"nın kadrosunda Melanie'nin Alabama'daki ailesini canlandıran
dört oyuncu daha var. Melanie'nin babası Earl rolünde Fred Ward; annesi
Pearl rolünde Mary Kay Place; insanlardan uzak duran gay arkadaşı Bobby
Ray rolünde Ethan Embry ve kayınvalidesi Stella Kay rolünde Jean Smart
kamera karşısına geçti.
Filmde Melanie'nin
babasının portresini çizen emektar aktör Fred Ward, canlandırdığı karakterin
özelliklerini şu sözlerle anlatıyor: "Kuzey ve güney olarak iki ayrı
dünyanın çarpışmasından kaynaklanan komedi potansiyelinden etkilendim.
Earl ve Pearl çifti gibi yaşlı insanları güneyde her yerde görebilirsiniz.
Onlar Güneyli işçi sınıfından insanlardır. Boş zamanlarında sürekli İç
Savaş konusunu düşünürler. Kızları Melanie oradan çıkıp New York'un üst
sınıflarına katılmış. Bunun getirdiği çelişkileri yaşamak zorundalar…"
Melanie'nin
annesi Pearl'i canlandıran Mary Kay Place, daha önce de birçok komedi
filminde Güneyli karakterlerin portresini çizmişti. Bu yüzden Pearl karakterinde
fazla zorlanmadı. Hatta bu karakteri kendisine o kadar yakın hissetti
ki, oturup Pearl için bir arka plan öyküsü bile yazdı. Bunu kendisinden
dinleyelim: "Kocası Earl ile nasıl tanıştığını, çocukluğunu, evliliğinin
ilk günlerini yazdım. Önceden de Güneyli kadınları defalarca oynadığım
için son derece rahattımn. Ben Oklahoma'lıyım, ailem ise Texas'lıdır.
Bu yüzden aksan açısından da zorlanmadım."
NEW YORK'TA
ÇOK ÖZEL SAHNELER
Bir filmde
mekan seçimi çok önemlidir. Bu gerçeğin bilincinde olan yapımcı Neal Moritz
ile yönetmen Andy Tennant'ın her ikisi de New York'la ilgili sahnelerin
çekiminde aynı hassasiyeti gösterdiler. Ortak amaçları, New York'un geneli
ile Manhattan'ı tüm görkemi ve büyüleyiciliğiyle izleyiciye göstermekti.
Bu sonuca ulaşmak için başta 5. Cadde, The Village'in NoLiTa kesimi, Washington
Square Park, Lincoln Center'daki plaza gibi çeşitli mekanlarda çekimler
yaptılar.
Ancak New
York'taki mekanlardan bir tanesinin film yapımcıları açısından özel anlamı
vardı. Bunu da yönetmen Tennant'ın kendisinden dinleyelim:
"Sıra evlenme teklifi sahnesine geldiğinde bu sahnenin rekor kitaplarına
geçecek kadar özel olmasını istedik. Bu unutulmaz sahnenin çekimi için
dünyaca ünlü mücevher şirketi Tiffany & Co. yetkililerini kapılarını
bize açmaları için ikna etmeyi başardık. Geçmişte çok az film için bu
izni vermişlerdi. Örneğin 'Breakfast at Tiffany's' filminde kısa bir sahne
için ve 'When Harry Met Sally…' filmi için de mağazanın ana katında bu
izin verilmişti. 'Sweet Home Alabama' sayesinde Tiffany'de filme çekilen
ilk evlenme teklifi sahnesi hayata geçirilmiş oldu."
Tennant
bu sahneyi çekmek için verilen mücadeleyi şöyle anlatıyor: "Tiffany'nin
küçük mavi kutusu, sosyetenin en yüksek düzeyiyle adeta eş anlamlı hale
gelmiştir. Çekimleri Tiffany'de yapmayı düşündüğümüzde izin verilmediği
takdirde yapabileceğimiz bir şey olmadığını biliyorduk. Başlangıçta biraz
duraksadılar. Çünkü onlar kapılarını herkes için kolay kolay açmaz. Ancak
bu sahnenin çok özel ve çok eğlenceli olacağını onlara gösterdiğimiz andan
itibaren bütün kolaylığı gösterdiler. Hatta Tiffany'nin personelinden
bir kısmı da filmde göründü. Sıra o sahnelere geldiğinde perdede göreceğiniz
insanlar aktör değil, Tiffany'nin mücevher uzmanlarıdır."
Tennant'in
bu sahneyle ilgili bir de dipnotu var. "Sweet Home Alabama"da
Tiffany mağazasındaki evlenme teklifi olayı, Tennant'ın yaşamında bir
ilk değilmiş. 'Karım da bir zamanlar orada evlenme teklifi almış"
diyor ünlü yönetmen ve ekliyor: "Neyse ki o teklife 'hayır' demiş".
Film hakkında
bilgi için tıklayın...
|