|
"The
Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk"
"The
Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk" Clare Peploe tarafından yönetilen
dördüncü sinema filmi; başarılı bir romantik dram tarzındaki ilk filmi
"HIGH SEASON"ın ardından, Clare, gerilim türü "SAUCE FOR
THE GOOSE"u ve başrollerini Russell Crowe ve Bridget Fonda'nın paylaştığı
"ROUGH MAGIC"i yönetti. Clare eşi Bernardo Bertolucci'nin yönettiği
pek çok yapımda da çalıştı. "1900", "LA LUNA" ve "BESIEGED"
bunlardan sadece bir kaçı. "The Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk"Bernardo
Bertolucci'nin ilk yapımcılık girişimi olma özelliğini de taşıyor. "The
Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk" aslında 1732'de Fransız oyun ve
roman yazarı Pierre de Marivaux tarafından yazılan bir oyun. Esas olarak
Theatre Français (Fransız Tiyatrosu) ve Theatre Italien (İtalyan Tiyatrosu)
için yazan Marivaux, ince psikolojik öğeleri aşk ve oynaşma üzerine kurulu
esprili ve flörtçü diyaloglarla örerek oluşturduğu kendine özgü tarzıyla
Fransız Tiyatrosu'nda devrim yarattı.
Peploe, "The
Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk"ı ilk olarak Londra'daki Almeida
Tiyatrosu'nda izlemiş ve baş karakter Phocion'un tutkusu üzerine kurulmuş
ayrıntılı ve karmaşık hikayeye hemen vurulmuş.
"[Phocion]
Birkaç saat içerisinde filozofu, filozofun kızkardeşini ve genç prensi
baştan çıkarıyor. Bir bakıma inandırıcı olmamasına rağmen, sel gibi akıp
giden sözcüklerin ve tutku ile kararlılığın üzerimde yarattığı etkiyi
kolayca sezdim" diyor Peploe.
Bertolucci
eşinin coşkusunu paylaştığını şu sözlerle ifade ediyor: Mira Sorvino'nun
canlandırdığı karakter (Phocion) öylesine karmaşık, çağdaş ve zengin ki
her şey onun etrafında dönüyor. Bu genç kadının kurduğu Makyavelli tarzı
olağanüstü plan, bir örümcek ağının karmaşıklığı ve mükemmelliğine sahip.
Aslında bu bir aşk hikayesi, ama müthiş bir mücadele ve enerjiyi içinde
barındırıyor".
Peploe,
270 yıl önce yazılmış bir komediyi çağdaş sinema izleyicisine sunabilme
düşüncesi karşısında aynı heyecanı taşıyor. Marivaux'nun hikayesinde yankılanan
çağdaş özelliklerden çok etkilenir. Bunu şu sözlerle ifade ediyor: "Özellikle
duyguları, stratejileri, politikayı, hayatı ve işi birleştirmesi gereken
Phocion karakteri çok çağdaş bir enerji yayıyor. Tuhaf bir şekilde Phocion'u
çağdaş bir iş kadını olarak düşündüm" diyor Peploe ve devam ediyor:
"Ve aşktaki belirsizliğin bir strateji olarak kullanılmasını çağdaş
bağlamda da çok ilginç buldum. Hikayenin acımasızlığı ile mizahı arasında
çok ince bir çizgi var ki bu da çok heyecan verici".
Bertolucci'nin
gözlemi ise şöyle: "O dönemin büyüsünü, kostümlerini ve 18. Yüzyılın
cazibesini taşıdığı halde günümüze çok güçlü bir bağı olan bir hikaye".
Ne
var ki 18. Yüzyıl tiyatrosunu günümüz beyaz perdesine taşımanın bazı zor
yanları da vardır. "Bu bir tiyatro oyunu olduğu için, çok ama çok
fazla diyalog içeriyor" diyor Clare ve ekliyor: "Ama fazla kesintiye
de gidemiyorssunuz çünkü gerçek zamanlı bir oyun. Ekranda izlediğiniz
süre prensesin cezbetmeye çalıştığı üç karakterle birebir harcanan zaman.
Dolayısıyla, fazla kesinti yapamadım, çünkü yapsaydım, genç kadının üç
karakteri bu kadar hızlı bir şekilde cezbetmesi pek inandırıcı olmazdı.
Aynı zamanda, bunun bir film olmasını istedim; bu yüzden de izleyicinin
bunun bir oyun olduğunu unutup, filmde kendisini kaybetmesi gerekiyordu".
Bu
denli karakter merkezli bir hikayede, doğal olarak, oyuncu seçimi çok
önemliydi. Peploe bir kadını baştan çıkaracak erkek rolünü üstlenecek
bir kadın karakter gerektiği için bu sürecin oldukça zor olduğunu ifade
ediyor. "Mira Sorvino'yla Paris'te tanıştım ve ben de Phocion etkisi
bıraktı; beni cezbetti. Rolü de çok güzel canlandırdı; maço tarzı konuşma
ve yürüme alıştırmaları yaptı. Kendisi Leontine'i baştan çıkarırken adeta
"DANGEROUS LIAISONS"daki John Malkovich gibiydi. Ayrıca kendisinde
ekrana da yansıyan inanılmaz bir tatlılık var" diyor yönetmen.
Peploe, diğer
karakterlerle ilgili seçimini de şöyle anlatıyor: "Genç prens için
hem çok yakışıklı, hem de biraz yalnız ve melankolik birini istedim. Jay
Rodan'la Londra'da karşılaştım ve onunla tanışır tanışmaz bu rol için
mükemmel olduğunu anladım. Ve Ben Kingsley'nin de Hermocrates rolü için
mükemmel olduğunu hissettim. Sert, otoriter ve oldukça ürkütücü olmasının
yanı sıra zaman zaman da duygusal biri. Fiona Shaw, benim favori aktrislerimden
biri. Kendisi Leontine rolünde tutkulu, zeki ve masum bir portre çizmeyi
başardı".
"Clare
oyuncu seçiminde çok başarılı" diyor Bertolucci ve devam ediyor:
"Bu konuda muazzam bir doğal yeteneği var. Yaklaşık 15 yıl önce "HIGH
SEASON"da o zamanlar tanınmayan, ama sonradan büyük bir isim hâline
gelen Kenneth Branagh'yla çalıştı. Bundan 3-4 yıl önce de "ROUGH
MAGIC"te Avustralya'lı yeni bir oyuncuya rol verdi. Bu oyuncu Russell
Crowe'du. Mira Sorvino'ya "The Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk"ın
hayatının en zor rolü olduğunu, çünkü dört ayrı karakteri canlandırdığını
söyledim. Bu çok muhteşem bir 'güç değişimiydi'".
Tuscany ve
civarındaki nefes kesici İtalyan bahçelerinde çekilen "The Triumph
of Love - Bir Çılgın Aşk" 18. yüzyılın romantik ruhunu gerçekten
yakalıyor. Villa Reale'nin bahçesinin açık tiyatro görüntüsünde, Phocion
(Mira Sorvino) önce Leontine'i (Fiona Shaw) baştan çıkarır. Peploe bu
bahçeyi ve bahçenin kanatlarını Phocion'un ürkek Leontine'i takip ettiği
bir labirent gibi kullanır. Bu sahne bir an için de olsa seyirciye hikayenin
tiyatro kökenini hatırlatmakta.
Peploe
"The Triumph of Love - Bir Çılgın Aşk"ın verdiği tatmini, kararlı
bir genç olan Phocion'un acımasızlık ve aldatışına tanık olmanın verdiği
sadistçe duyguya bağlıyor. Ama izleyicinin genç kadının ulvî bir amacı
olduğunu bildiği için sonuçta yaptıklarını haklı gördüğünü düşünüyor.
Bertolucci'ye göre ise, filmin dayanılmazlığının nedeni, aşk için her
şeyi göze almaya hazır birinin olması ve bu kişinin amacına müthiş başarılı
bir şekilde ulaşması.
Film hakkında
bilgi için tıklayın...
|