KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

Vizyon Programı
Gelecek filmlerin vizyon tarihleri...

Film Arşivi

Haberler
Sinema dünyasında neler oluyor?

Kamera Arkası
Yapım aşamalarına ait ilginç ayrıntılar...

Kameranın Arkasındakiler
Yönetmenler hakkında bilmek istedikleriniz.

Tanıdık yüzler
Sinema oyuncularını yakından tanıyın...

Foto-klik

Gereksiz Bilgiler

Replik

Özel Dosya

Söyleşi

Sektör

 
   Kamera Arkası

"Once Upon a Time in Mexico - Bir Zamanlar Meksika'da"

Efsane devam ediyor

"Once Upon a Time in Mexico", Robert Rodriguez'in çektiği "El Mariachi" efsanesinin üçüncü bölümü. Robert Rodriguez'in yönetmenliğe ilgi duymasının temelinde Sergio Leone'nin "The Good, the Bad and the Ugly" ve "A Fistful of Dollars" gibi spagetti westernlerinin ve George Miller'ın klasik macera filmi "The Road Warrior"un çok önemli payı vardı. "Once Upon a Time in Mexico"nun bir özelliği de, bu filmin her iki usta yönetmene ithaf edilmiş olması...

El Mariachi efsanesinin öylesine ilginç ve özgün bir hikayesi vardır ki, bu hikayenin gelişim süreci Robert Rodriguez'in kendisini bile şaşırtacak düzeydedir. Serinin ilk filmi olan "El Mariachi"de "Mad Max" serisinin ilk filmi "The Road Warrior"dan ilham almıştı. "Tıpkı 'Road Warrior'da olduğu gibi sıradışı ve eğlenceli bir fikirle ortaya çıkmak istedim. Bu yüzden de filmimin kahramanını El Mariachi'nin gitarinin kasasında çeşit çeşit silahlar olan bir gitarist olmasını düşündüm" diyor.

Rodriguez'in "El Mariachi" adını verdiği ilk filmi, birçok film için kahve bütçesi sayılan 7.000 dolarlık bütçeyle çekilmişti. Ancak genç film yapımcısının bir anda öne çıkması ve Sundance Film Festivalinde izleyici ödülünü kazanması için yeterli oldu.

İkinci film olan "Desperado" ise, aslında ilk filmin daha büyük bütçeli devamı şeklinde başlamıştı. Daha geniş bütçeyle çekilmesi sayesinde Rodriguez ilk filmde yapamadığı seçkin aksiyon sahnelerini hayata geçirme fırsatını buldu. Ayrıca o filmin başrollerinde Antonio Banderas ve Salma Hayek gibi iki uluslararası star kamera karşısına geçti.

Henüz "Desperado"yu çektiği günlerde yakın dostları Rodriguez'e üçüncü bir filme daha ihtiyaç duyacağını söylemeye başladılar. Bunlardan birisi de Quentin Tarantino'ydu. İkisi arasında o günlerde geçen diyaloğu Rodriguez şu sözlerle hatırlıyor: "Bir gün 'Desperado'nun setine bir gün Quentin Tarantino geldi ve, 'Bu senin 'dolar' üçlemen olmalı' dedi. 'Sen neden söz ediyorsun?' diye sordum. Tarantino bu sözleriyle İtalyan yönetmen Sergio Leone'nin 'A Fistful of Dollars', 'For a Few Dollars More' ve 'The Good, the Bad and the Ugly' adlı western üçlemesini kastediyordu. Kimilerince 'İsimsiz Kahraman' serisi olarak da bilinen bu serinin üç filminde de kahramanı Clint Eastwood oynamıştı ve kahramanın belli bir ismi yoktu. Bu düşünceden yola çıkarak, 'Mariachi senin 'Fistfull of Dollars'ındır. 'Desperado' ise 'For a Few Dollars More'un olacak. Bu durumda seriyi tamamlaman gerekir. Ve çekeceğin üçüncü filme, 'Once Upon a Time in Mexico' adını koyacaksın' dedi."

Rodriguez gerisini şöyle anlatıyor: "Quentin'e verdiğim cevapta, 'Hele şunu bir bitirelim, bu dediğini düşüneceğim' dedim. Aradan bir süre geçti. Columbia Pictures'tan Amy Pascal aradı. 'Desperado'nun aksiyon tutkunları arasında kült statüsüne ulaştığını söyleyerek devamını yapmamı istedi. İşte o anda Quentin'in söyledikleri aklıma geldi. 'Tamam yaparım ama filmin ismi kesinlikle 'Desperado 2' olmayacak. Daha epik bir film düşünüyorum. İsmini de 'Once Upon a Time in Mexico' koyacağız' dedim. Kabul etti ve böylelikle çalışmalara başladık."

Karakterler

Rodriguez vakit geçirmeden çeşitli fikirler geliştirmeye başladı. İlk aklına gelen karakter ise yozlaşmış CIA ajanı karakteri oldu. Bir süre sonra bu rolde Johnny Depp'in oynamasına karar verildi. Ardından diğer karakterleri ve El Mariachi karakteri çevresinde gelişecek epik öyküyü oluşturan Rodriguez, bu konuda nasıl bir çalışma yaptığını şu sözlerle anlatıyor: "Senaryonun temelinde FBI'da çalışan amcamdan duymuş olduğum çeşitli öyküler var. Bunların bir kısmı gerçek, bir kısmı ise hayaliydi. Filmde amcamı Ruben Blades canlandırıyor. Karakterler arasındaki bağlantıları sağlamak için amcamın anlattığı öykülerden bazılarını kullandım. Böylelikle gerçek ile fantezinin birleşimi ortaya çıktı. Aslında bugüne kadar yaptığım filmlerin hepsi fanteziydi. Dolayısıyla 'Once Upon a Time in Mexico'nun da istisna olması beklenemez."

Ancak "Once Upon a Time in Mexico"nun sözlük anlamında tam bir devam filmi olduğu söylenemez. El Mariachi (Antonio Banderas) ve sevgilisi Carolina (Salma Hayek) geri dönüş yaparlar ama ikisi arasındaki öykü bu kez beklenmedik bir şekilde gelişir. "Desperado"da yer alan Danny Trejo ve Cheech Marin gibi aktörler de geri dönüş yapmakla birlikte farklı karakterleri canlandırırlar. Bu açıdan da Leone filmleriyle benzerlik sözkonusudur. Çünkü Leone de bazı karakterleri öldürmesiyle tanınır. Ancak o karakterleri canlandıran aktörlerin yeni filmde farklı rollerde ortaya çıktığı görülür.

"Once Upon a Time in Mexico"da yeni karakterler de var. Bunların hepsinin El Mariachi çevresinde gezinen farklı öykü çizgileri sözkonusu... Bu yeni karakterleri Johnny Depp, Willem Dafoe, Eva Mendes, Mickey Rourke ve Enrique Iglesias canlandırdı. Bu filmle ilk kez sinemaya adım atan Enrique Iglesias, El Mariachi'nin arkadaşlarından birisinin portresini çizdi. Enrique Iglesias gibi çok ünlü bir pop starının yer almasıyla bir başka filme daha ithaf yapılmış oldu. Howard Hawks'ın çektiği "Rio Bravo" adlı western filminde o dönemin genç müzikal yıldızı Ricky Nelson oynamıştı.

Robert Rodriguez'in "Once Upon a Time in Mexico" ile ilgili ilginç bir iddiası daha var. "Bu filmde El Mariachi hikayesinin üçüncü bölümü olmaktan daha fazlası yer alıyor. Aslında öykünün dördüncü bölümü diyebiliriz. Başka bir deyişle, aslında var olmayan üçüncü bölümün devamı demek daha doğru. İzleyicinin geçmiş bölümleri hatırlaması için çok sayıda flashback sahnesi koyduk. Bunların bir bölümü, Antonio ile Salma'nın önceden görülmemiş maceralarından sahneler içeriyor ve henüz çekilmemiş 'hayalet' filme göndermeler yapıyor. Bu da filme daha epik bir hava kattı."

İzleyiciler, 'hayalet' filmin flashbacklerinde El Mariachi ile Carolina'nın birbirlerine nasıl aşık olduğunu, nasıl evlendiklerini ve bir çocukları olduğunu öğrenir. Ayrıca El Mariachi'nin neden inzivaya çekildiğini açıklayan bir dizi aksiyon sahnesi vardır. "Once Upon a Time in Mexico"nun başlangıcında onu inzivada gördüğümüz için bu durumun neden kaynaklandığını öğrenmiş oluruz. Filmdeki flashback sahnelerinin bir yararı da, önceki iki filmi görmüş olanları bugüne taşıması; görmemiş olanlar için de El Mariachi ile Carolina ilişkisinin gelişiminde neler yattığını öğrenmesi oldu.

Banderas ve Hayek

Rodriguez'in önceki filmlerinde görev yapan insanlar, ünlü yönetmenin kahramanlık ve cesaret serisinin en yeni bölümü için de sözleşme imzalamakta tereddüt etmediler. Bunların başında El Mariachi'nin kendisi Antonio Banderas yer alıyordu.

Gitarını tekrar eline alma kararını bir an bile duraksamadan veren Antonio Banderas, "Gerekirse Robert ile cehenneme de giderim" diyor ve bunun sebebini şöyle açıklıyor: "Bugüne kadar 60 tane film yaptım. Bunlar arasında sadece Robert'in filmleri devam filmi niteliğindeydi. Onunla birlikte altı film yaptık, hepsi de mükemmel bir deneyim oldu. Robert ile paylaştığımız dilde, benzerini Pedro Almodovar ile paylaştığım çok iyi bir akıcılık var."

Banderas ile Rodriguez'in bu derece sıklıkla beraber çalışmalarının sebebi aslında basit. "Antonio herşeyi yapabilir" diyor Rodriguez, "Aksiyon yapabilir. Şarkı söyleyebilir. Komedi yeteneği vardır. Her filminde farklıdır. 'Once Upon a Time in Mexico'nun setine geldiği ik günde, 'Desperado'dan bu yana hiç yaşlanmış görünmüyordu. Zaten tanıdığı karakterin havasına çabuk girdi."

Rodriguez ile bir kez daha birlikte çalışmanın dayanılmaz cazibesini hissedenlerden birisi de Salma Hayek oldu. Yeni filmde yer almak için o kadar istekliydi ki, "Once Upon a Time in Mexico"nun çekim planının "Frida"yı bitirebileceği şekilde yeniden düzenlenmesinden mutluluk duydu.

"Robert'in filmleri her zaman heyecanlı ve eğlencelidir" diyor Salma Hayek, "Onun filmlerinde oynamak hiç de kolay olmadığı ve fiziksel mücadele gerektirdiği için adrenalin düzeyinin hesaba katılması gerekir. Bazı şeyleri başarabilmem için Robert'in beni zorlamasını çok severim. Asla geri çekilmeyeceğimi ve onun dediklerini yapmaktan mutlu olacağımı çok iyi bilir."
"Once Upon a Time in Mexico"da oynamak için koşul ileri süren tek oyuncu Cheech Marin oldu. Genç aktör bu koşulunun ne olduğunu şu sözlerle açıklıyor: "Robert beni her zaman çok öldürür. Hiç olmazsa biraz daha geç öldürmesini istedim. Dediğimi yaparak soğukkanlı bir şekilde öldürdü. Robert zaten beni her zaman ilginç şekillerde öldürmeyi başarır."

Aralarında Johnny Depp'in de bulunduğu yeni katılan oyuncular da, Robert Rodriguez ile günün birinde mutlaka çalışma arzusunu taşıyorlardı. Ancak karşılarına bu fırsat çıkmamıştı. Johnny Depp bu fırsatı, ahlaksız CIA ajanı Sands rolüyle yakaladı.

"CIA ajanlarında görmeye alışmadığımız özellikler taşıyan bir adamı oynama şansı vardı" diyor Depp, "Önceden de gördüğümüz izlenimini verecek klişe bir tip değildi. CIA bünyesinde yer aldığı halde kurum içinde bile hiç kimse tarafından sevilmeyen bir ajan yaratma fikri ilginç geldi. Sands insan hayatına saygı duymayan bir adam. Nerden bakarsanız bakın, onun iyi bir insan olduğu söylenemez. Böyle bir karakteri daha önce hiç canlandırmamıştım."

Sands gibi yozlaşmış ve ahlaksız bir CIA ajanını oynama cesaretini gösterebilecek çok az aktör vardır. Onlardan birisinin Johnny Depp olduğunu belirten Robert Rodriguez, "Johnny'nin portresini çizeceği karakter oldukça sinir bozucu bir karakterdi. Böyle bir rolü oynamaya istek duyacak aktör bulmak kolay değildir. Çünkü oyuncuların çoğu bu şekilde sevimsiz görünmeyi istemez. Johnny'nin farklı bir yanı vardır. Karakter ilginç olduğu sürece bunları umursamaz. Ayrıca Johnny'nin inanılmaz bir sevimliliği var. Bu yüzden karakter herşeye rağmen sempatik olabildi. Ne kadar yozlaşmış olursa olsun Johnny Depp'in portresini çizdiği karakterden nefret edilebileceğini sanmıyorum" diyor.

Rodriguez sözlerine şöyle devam ediyor: "Sands karakterinin benim için ayrı bir anlamı daha var. Senaryodaki favori karakterim oydu. Bu filmi geliştirmeye başladığımda yarattığım ilk karakterdi. Filmde anlatılan suikast planını hazırlayan ve yöneten odur. Johnny bu rolü kabul ettikten sonra bütünüyle bambaşka düzeylere çekerek inanılmaz bir iş ortaya koydu."

"Once Upon a Time in Mexico"da şeytan ruhlu kartel kralı Barrillo rolünde tecrübeli aktör Willem Dafoe kamera karşısına geçti. Bu rol için saçlarını siyaha boyatan ve ayrıca kapsamlı bir fiziksel dönüşüm geçiren Willem Dafoe, filmin setlerinde yaşadığı deneyimi şöyle anlatıyor: "Robert bir öykünün nasıl anlatılması gerektiğini çok iyi biliyor. Serinin ilk filmi olan 'El Mariachi'yi izlediğim günden beri onunla birlikte çalışmaya kararlıydım. 'Once Upon a Time in Mexico'ya bakacak olursak, canlandırdığım karakter için söyleyebileceğim fazla bir şey yok. Ancak projenin tamamı benim için büyük anlam taşıyor. Bu deneyimin bir parçası olmak istedim."

"Once Upon a Time in Mexico"nun starlardan oluşan kadrosunda El Mariachi'nin arkadaşı rolünde günümüzün ünlü müzik yıldızı Enrique Iglesias oynadı. Sinemaya bu filmle başlangıç yapan genç şarkıcı, Rodriguez'in kurduğu büyüleyici kadronun getirdiği rahatlığı hissetti. Antonio Banderas, Willem Dafoe ve Johnny Depp gibi tecrübeli aktörlerle çalışmanın güvenini her aşamada duydu.

Filmde Ajedrez rolünü üstlenen Eva Mendes de, Rodriguez'in öngördüğü karakterin doğasını iyi özümseyen oyunculardan birisi oldu. Ajedrez karakteri son derece soğukkanlı ve tehlikeli bir genç kızdı. Eva Mendes bu zor rolün üstesinden başarıyla gelmesini bildi.

"Once Upon a Time in Mexico"nun çekim süreci, sadece yeni aktörler için değil, daha önceden Rodriguez ile birlikte çalışmış diğer oyuncular için de olağanüstü bir öğrenim deneyimi oldu.

"Desperado'nun üzerinden yedi yıl geçtikten sonra Robert daha da olgunlaşmış" diyor Salma Hayek, "Çok farklı yönetim tarzı gerektiren bir aksiyon filmini ele aldı. Olağanüstü akıcı hayal gücünü sonuna kadar çalıştırıp yeni fikirlerden kaçmadan imzasını bu filmine de başarıyla attı."

Antonio Banderas devreye girerek şunları söylüyor: "Robert bu filmde en özgün aksiyona ulaşmak için gereken herşeyi yaptı. Örneğin benim canlandırdığım El Mariachi karakteri, diyaloglardan çok hareket ve davranışlarıyla hayat buldu. Bu açıdan bakınca klasik kahraman diyebiliriz. Çok az konuşur, boğa güreşçisi veya flamenko dansçısı gibi hareket eder. Silahla ateş ederken sanki gitar çalıyor gibidir. Gitar ile silah onun gözünde aynı şeydir. Arka planda aynı müzik vardır. Baştan sona rock'n'roll çalınır. Şiddet unsuru koreografi yoluyla verilir."

Willem Dafoe ise, Barrillo karakterini yorumlama biçiminde Rodriguez'in stilize yaklaşımının önemli payı olduğunun altını çizerek şunları söylüyor: "Filmdeki aksiyon unsuru çok güçlü ama aksiyonun önemi belli bir noktaya kadardır. Filmin en büyük yıldızının anlatılan öykü olduğunu düşünüyorum. Bizim görevimiz öyküye yardımcı olmaktır. Oyunculuk gerektiren uzun sahneler yok. Ancak böyle olması, filmin oyunculuk boyutunun daha az ilginç olduğu anlamına gelmiyor. Filmde birçok öykünün aynı noktada kesişmesiyle yeterince ilginç durumlar ortaya çıkıyor. Bu nedenle son derece direkt bir deneyim yaşadık."

Yeni teknolojiler

Robert Rodriguez'e göre, kendisini bu filmi çekmeye motive eden sebeplerin başında Sony'nin yeni ürettiği saniyede 24 kare çekim yapan ileri teknolojiye sahip kameraların kullanılacak olması geliyordu. George Lucas'ın son dönem "Star Wars" filmlerinde sergilediği bu teknoloji karşısında büyük heyecan duyduğunu belirten Rodriguez, "Yıllar önce ilk 'El Mariachi'yi çektiğim günlerdekine benzer bir heyecana kapıldım" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Bu kameralarla farklı birşeyler yapabileceğimi hissettim. 'Once Upon a Time in Mexico'nun epik boyutu güçlü bir film olması nedeniyle birçok problem yaşanabilirdi. Bunların başında da ağır kamera ekipmanının Meksika'ya taşınması geliyordu. Bu da oldukça yorucu olacaktı. 'El Mariachi'yi heyecanlı bir film yapan enerjinin bu şekilde yok olmasını hiç iyi olmayacaktı. Başka bir deyişle, serinin yeni bölümlerinin eski bölümlerdeki kökenlerinden çok fazla uzak düşmesini istemiyordum."

Sadece yedi haftadan oluşan sıkışık prodüksiyon sürecinde yüksek çözünürlüklü kameraların büyük yardımı oldu. "El Mariachi"de yaptığı gibi küçük bir çekim ekibini yanına alan Rodriguez, "Once Upon a Time in Mexico" ile ilgili çekim sorumluluklarının büyük kısmını kendi üzerine aldı. Filmin senaryosunu yazıp yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlenmekle yetinmeyip; ayrıca görüntü yönetmenliğini, prodüksiyon tasarımlarını, kurgusunu ve müzik kompozisyonlarını da kendisi yaptı.

Robert Rodriguez böyle bir çalışma yöntemini seçmesinin sebeplerini şöyle açıklıyor: "Aynı anda birçok işi üstlenmemin sebebi, bir film ne kadar büyük boyutlu olursa olsun yine de kişisel olabileceğini göstermektir. İnsanlara neler yapmaları gerektiğini söylemekten hoşlanmam. Onları çeşitli örnekler vererek yönetmek daha çok hoşuma gider. Ekipteki herkes dönüşümlü olarak birçok işi birden yapar. Eğer siz aynı anda hem kamerayı kullanıyor, hem müzikleri yazıyor, hem de aktörlerle yakından ilgileniyorsanız, bunun insanlar üzerindeki olumlu etkisi hızla büyüyecektir. Ekiplerin boyutu sayıca azalması, aktörlerin enerji düzeyinin artması sonucunu getirir. Bu tipte yaratıcı çevre içinde kalan aktörler, yeni fikirleri ortaya koymaktan çekinmezler."

Rodriguez bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle noktalıyor: "Ortalıkta çok fazla insan dolaştığında yönetmenlik engellerle dolu bir iş haline gelir. Bazı işler öylesine bölünür ki, zamanınızın büyük bölümünü yaratmaktan çok insanların peşinde koşturmaya harcarsınız. Sette yaşanan bu karmaşa, çekim programının uzamasına ve bütçenin kabarmasına yol açar. Sonuçta yönetmenliğin özünden hızla uzaklaştığınızı görürsünüz. Ben yeni teknolojiyi özgürleşmek amacıyla kullanmayı istedim. İnsanları davet ettim ve sadece rolünüzü oynayın dedim. Aktörlerin kaldığı karavanlarda onları koordine etmek için peşinden koşan birileri yoktu. Böylece setteki herkes ışık hızıyla düşünmek zorunda kaldı. Yaratıcı bir insanda aradığım da zaten buydu."

Rodriguez'in kurduğu setlerin Latin havası taşıması için Salma Hayek ile Eva Mendes sıkı bir rekabete girdiler. "Robert her zaman seçme insanlardan oluşan kadro kurar. Bu kez de eski yüzlerin yanısıra Enrique Iglesias gibi yeni yüzler de vardı. Setteki Latin duygusu sürekli oldu. Hem de çok seksi bir biçimde" diyor Salma Hayek...

Eva Mendes ilave ediyor: "Ekipte çok sayıda Latin vardı. Ben de Kübalı olduğum için kendimi evimde gibi hissettim. Görevimizi en kusursuz şekilde yapmaya çalışırken birbirimize sarılarak, öpüşerek ve 'memleket yemekleri' yiyerek eğlenmemize bakıyorduk. Sonuçta eğlenmeyeceksek bu işi niye yapıyoruz, öyle değil mi?"

Motor!....

Once Upon a Time in Mexico"nun çekimleri, San Miguel De Allende adını taşıyan eski bir sömürge kasabasında gerçekleştirildi. Rodriguez bu tercihin sebebini şu sözlerle açıklıyor: "Bu kasaba, Meksika denildiğinde insanın aklına gelen özelliklerin hepsine sahipti. Her tarafında en zengin Meksika renklerinin hakim olduğu bir ortam vardı. Gördüğüm herşeyi olduğu gibi çekmeyi istedim. Çevre çok zengin olduğu için hiçbir şeyin eklenmesine gerek kalmadı."

"Once Upon a Time in Mexico"nun drama boyutunun oldukça karmaşık olduğu bilinen bir gerçek... Tıpkı drama boyutu gibi aksiyon sahneleri de epik boyut verilmek suretiyle karmaşık hale getirildi. Başta Antonio Banderas olmak üzere tüm oyuncular, önceki iki filmde yapmadıkları kadar çok sayida tehlikeli sahnelerde yer almak zorunda kaldılar.

Filmin akrobatik hareketler koordinatörlüğünü üstlenen Jeff Dashnaw, Banderas'ın aksiyon sahnelerindeki cesaretini överek, "Antonio motosikletli sahnelerde kendisi oynamak için ısrar etti. Son derece iyiydi. Eğer o bir aktör olmasaydı hemen yarın dublör olarak anlaşma yapardım" diyor.

Dashnaw ayrıca Salma Hayek'in cesaretini de överek, "Salma gerçekten erkek gibi bir kız. Bütün dövüş sahnelerinde kendisi oynadı" şeklinde konuşuyor. Filmin en zor ve en başarılı sahneleri arasında Banderas ile Hayek'in bir otel odasının penceresinden aşağıya sarktığı, bir otobüsün üstüne atladığı ve otobüs tam patlamak üzereyken oradan sıçradığı sahne vardı. Bu sahnenin çekimini zorlaştıran unsurlardan birisi de, San Miguel De Allende kasabası yetkililerinin bina yüzeylerine zarar vereceği gerekçesiyle sınırlama getirmesi oldu. Dashnaw bu sorunun nasıl çözüldüğünü şöyle anlatıyor: "Kullandığımız binalara dokunamazdık. Bu yüzden o sahneyi vinç kullanmak suretiyle halletme yoluna gittik. Pencerelerin dış kısımlarına birtakım eklemeler yaptık. Bunlar hepimiz için gerçek bir zorluk oluşturdu. Ancak şunu da söylemeliyim ki, Meksika'da bulduğumuz gerçek mekanlar kadar iyisini set ortamında yaratmayı başaramazdık. Böyle birşeye kalkışmak milyonlarca dolarlık et bütçe gerektirirdi."

Otobüsün patlaması sahnesi de gerçek zamanlı olarak çekildi. Çekimin sonunda bilgisayar ortamında herhangi bir ekleme yapılmadı. Bu sahnede filmin iki başrol oyuncusu Antonio Banderas ile Salma Hayek'in kendilerinin oynaması gerekiyordu. Üstelik bu sahne çekilirken Antonio Banderas'ın bütün ailesiyle Salma Hayek'in annesi de çekimi izleyenler arasındaydı.

Benzer şekilde bir hazırlık da, Antonio Banderas'ın motosiklet kullandığı "Mad Max" stili motosiklet takip sahnesi için yapıldı. Dashnaw bu sahnenin nasıl çekildiğini şöyle anlatıyor: "Motosiklet çarpışma sahnesini film hilesi şeklinde yapmanın yolu yoktu. O sahnede 25 tane enkaz saydım. Sonra zaten saymayı bıraktım. Herkesin orasında burasında sıyrıklar vardı ama hepsi emniyet altındaydı. Setteki herkesin güvenliğine bu derece önem veren başka bir yönetmen tanımıyorum. Robert'ın akrobatik hareketler konusunda öylesine derin bilgisi var ki, akrobatik hareketler koordinatörü olduğunu bile sanabilirsiniz."

Rodriguez'in gururla çektiği bir başka aksiyon sahnesi ise, kilisede geçen 'sessiz' savaş sahnesi oldu. Dashnaw bu sahneyi de şu sözlerle anlatıyor:
"Kilisede büyük bir silahlı kavga olur. Ancak tüm silahlarda susturucu vardır. Bu yüzden insanların sessiz bir ortamda adeta ekin gibi biçildiğini görürsünüz. Sonra El Mariachi silahını çıkarır. Onun silahında susturucu olmadığı için şiddetli bir ses tüm kilisede yankılanır."

Müzikleri de kendisi hazırladı

"Once Upon a Time in Mexico"nun senaryosundan önce müziklerini yazmaya başladığını belirten Robert Rodriguez, filmin müziklerini hazırlarken hangi yaklaşımdan yola çıktığını şöyle anlatıyor: "Bu filmde El Mariachi'nin epik öyküsünü anlatacağım için müziğin de daha görkemli olması gerekiyordu. Daha önceki filmlerin hepsinden iyi olmalıydı. Farklı karakterlerin yolculuklarının yanısıra Meksika'yı da temsil edecek şekilde Latin orkestrası soundu istedim. Bu orkestranın içine İspanyol gitar ve ritmleri de eklendi."

Rodriguez sözlerini şöyle noktalıyor: "Filmin müziklerinin bence heyecan verici yanlarından birisine ulaşmak için oyunculardan bir ricada bulundum. Oynadıkları karakterleri en iyi şekilde temsil edecek müzikal fikirler vermelerini istedim. Ruben Blades kendi karakteriyle ilgili olarak bas sesli küçük bir müzik sağladı. Antonio Banderas bir Mariachi şarkısı yazarak seslendirdi. Ayrıca kendi karakterinin ana temasını da süsleme yoluna gitti. Johnny Depp oynayacağı karakter için bir beste yazdı. O besteyi filmde kullandım. Ayrıca o karakterin ekranda göründüğü her sahne için yeni orkestral versiyonlarını hazırladım. Son olarak da filmin kapanışındaki şarkıyı Salma Hayek söyledi. Salma'nın sesinin hayranıyımdır. Birlikte çalıştığımız çeşitli filmler sırasında çekimlere ara verildiğinde onu şarkı söylerken duyardım. Bu yüzdendir ki, filmin kapanış şarkısını Salma'nın seslendirmesini istedim."

Film hakkında bilgi için tıklayın...

 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2003 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.