|
'Mean
Girls - Kötü Kızlar'
Amerikan
televizyonlarının gözde eğlence programı "Saturday Night Live"in
baş yazarı Tina Fey, kızların dünyasında var olduğu bilinen sosyal dinamiklere
uzun süredir ilgi duyuyordu. Konuyu derinlemesine araştırabilmek için,
ergenlik çağındaki kız ve erkeklerin şiddete başvurmasını durdurma amacına
yönelik hizmet veren ve kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan Güçlendirme
Programı'nın kurucusu Rosalind Wiseman ile bağlantıya geçti. Rosalind
Wiseman'ın yazmış olduğu "Kraliçe Arılar ve İşçi Arılar: Okullardaki
Çeteler, Dedikodular, Erkek Arkadaşlar ve Ergenliğin Diğer Gerçekleri
Karşısında Kızınızın Hazırlıklı Olmasına Yardım Edin" başlıklı kitap,
Lisa Fey'i fazlasıyla etkilemişti. Ergenliğe özgü hiyerarşi zincirleri
içinde kızların nasıl hareket ettiğini anlatan bu kitabın, çok eğlenceli
bir film için yeterli kıvılcım taşıdığına inanıyordu.
Lisa Fey
kitabın kendisinde uyandırdığı izlenimleri şu sözlerle özetliyor: "Ergenlik
çağındaki kızlarla erkekler arasında çok önemli farklar var. O yaştaki
kızlar özellikle hemcinslerine karşı son derece acımasız olurlar. Birbirlerini
en acımasız ve incitici yöntemlerle sabote edecek yöntemleri bulma konusunda
çok beceriklidirler. Kitabın en çarpıcı yanlarından birisi de, kızlarla
yapılmış söyleşilere yer verilmesiydi. Rosalind o kitabı yazarken ciddi
biçimde ele almıştı. Oysa ben olaya esprili açıdan yaklaşarak, kızların
birbirinin başına bela olma yöntemlerini son derece zekice buldum."
Lisa Fey'in
ortaya attığı kitabı filme dönüştürme fikrini Saturday Night Live'in yaratıcısı
Lorne Michaels da çok beğendi. Ünlü yapımcı bu projeye neden sıcak baktığını
şu sözlerle açıklıyor: "Ortada çok zengin içerikli bir konu vardı.
Günümüzde yaşanan problemlerle de yakından ilgiliydi. Tina'nın böyle bir
konuya zekice yaklaşacağını biliyordum. Zaten o ele aldığı her konuya
dikkatle yaklaşan bir yazardır. Bu yüzden kitabı iyi bir filme dönüştürme
yeteneğine güven duyuyordum."
Projenin
kabul edilmesinden sonra senaryoyu yazmaya başlayan Lisa Fey'i, belgesel
nitelikli bir kitabın içeriğini kurgusal özellikler taşıyan senaryoya
dönüştürmek gibi zor bir görev bekliyordu. Bu zor işi başarmak için Wiseman'ın
kitabındaki konsept ve anektodları temel çıkış noktası olarak alma yoluna
gitti. Genç kızlarla yapılmış olan söyleşilerden gerekli materyali çıkarttıktan
sonra lise yıllarında yaşadığı kendi deneyimlerinden de yararlanarak senaryosunu
hazırladı.
Senaryonun
ortaya çıkmasından sonra sıra "Mean Girls - Kötü Kızlar"ın yönetmenini
belirlemeye geldi. Filmin yapımcıları, yönetmenlik koltuğunu geçtiğimiz
yaz sezonunun hit komedisi "Freaky Friday - Çılgın Cuma"nın
genç yönetmeni Mark Waters'a teslim etmeye karar verdiler. Mark Waters
bu görevi neden kabul ettiğini şu sözlerle açıklıyor: "Lisa Fey'in
senaryosunu okuduğumda yıllardır okuduğum en iyi senaryolardan birisi
olduğu kanısına vardım. Olağanüstü eğlenceli ve espri yüklü bir çalışmaydı.
Ancak eğlenceli hale getirilirken hümanizm boyutu da ihmal edilmemişti.
Kısacası benzerlerine çok rastlanan liseli öğrenci komedilerinden birisi
değildi. Lisa birbirinden ilginç karakterler aracılığıyla öylesine güçlü
bir evren yaratmıştı ki, senaryoyu okuduğum anda böyle bir yapımda görev
almam gerektiğini düşündüm."
Kötü Kızlar
Aranıyor
Yönetmenliğe
Waters'ın getirilmesinden sonra filmin en önemli karakteri olan Cady rolü
için doğru oyuncunun bulunması hayati önem taşıyordu. Yapımcılar bu karakterin
portresini, günümüzün en yetenekli genç oyuncularından Lindsay Lohan'ın
çizmesine karar verdiler.
Oyunculuğa
1998 yılında "The Parent Trap" ile başlayan 17 yaşındaki Lindsay
Lohan, "Mean Girls - Kötü Kızlar" gibi bir filmde yer alma şansını
kaçırmak istemediğini belirterek şunları söylüyor: "Mark Waters ile
daha önce 'Freaky Friday' adlı filmde birlikte çalıştığım için yönetmenlik
anlayışını yakından tanıyordum. Ancak tek sebebi onun varlığı değildi.
Senaryodaki mizah unsurunu, karakterleri ve stili de çok beğendim. Tina
bütün baş rolleri kızlara vererek büyük iş yapmış. Bence liselerdeki kızlar
arası rekabet ortamını çok iyi anlatan gerçekçi bir senaryoydu."
Lise öğrencilerinin
kendisini buluncaya kadar çeşitli aşamalardan geçtiğini belirten Lindsay
Lohan, bu konudaki düşüncelerini Cady örneğinden yola çıkarak şu sözlerle
dile getiriyor: "İster kız ister erkek olsun tüm liseliler buna benzer
durumları yaşıyorlar. Cady de aynı ikilemin içinde. Afrika'da geçen çocukluğundan
sonra lisede iki farklı yoldan birisini seçmek zorunda. Bir tarafta iyi
ve başarılı öğrenci olmanın kabul gördüğü Kariyer Dünyası, öbür tarafta
karşı cins tarafından beğenilmenin herşeyden önemli olduğu Plastik Dünya
var. Bence şu an lisede okuyan veya bu aralar liseye başlayacak her genç
kız bu iki farklı dünyanın bilincinde..."
Filmin
yönetmeni Mark Waters ise, Lindsay Lohan'ın bu tanımlamasına eklemede
bulunarak şunları söylüyor: "Uygar dünyadan tamamen izole edilmiş
yabancı bir ülkede büyümüş olan Cady'nin, günümüzün modern kültürel ortamında
yaşama konusunda herhangi bir fikri olmadığını görüyoruz. Amerika'ya geldiği
anda kendisini lisenin vahşi ortamının tam göbeğinde bulur. Okuldaki çeşitli
gruplar onu sahiplenmek ve kendi aralarına almak istemektedir. Zor günler
yaşamaya başlayan Cady, sonunda o güne kadar hiç farkına varmadığı kendi
benliğinin 'karanlık yönünü' keşfedecek ve ancak bu yönünü kullanarak
yaşadığı zorlukların üstesinden gelecektir."
Böyle bir
rol için Lindsay Lohan'ın çok iyi bir seçim olduğunun altını çizen Mark
Waters, genç oyunun filme katkıları konusundaki düşüncelerini şu sözlerle
açıklıyor: "Lindsay'in son derece güçlü bir kişilik yapısı var. Bu
özelliğini Cady rolüne tam anlamıyla yansıttığını düşünüyorum. Filmin
başlangıcında çok masum bir kız olan Cady'nin zamanla acımasız olmayı
öğrendiğini, gerçek olgunluğa ve hümanizme bu yolla ulaştığını görürüz.
Lindsay bu zor rolün üstesinden başarıyla geldi. Başlangıçta oldukça pasif
bir genç kız portresi çizdiği halde, sonrasında bir şiddet potansiyeli
taşıdığına izleyiciyi inandırmayı başardı."
Filmin ikinci
önemli karakteri, North Shore Lisesinin üç kızdan oluşan The Plastics
adlı çetesinin Kraliçe Arı'sı Regina George karakteriydi. Yapımcılar bu
önemli rolde "The Hot Chick" adlı filmden tanıdığımız Rachel
McAdams'ın oynamasına karar verdiler.
Lise
yıllarında herhangi bir gruba dahil olmadığı halde Regina karakterinin
portresini çizebilmek için elinden geleni yaptığını belirten Rachel McAdams,
bu karakteri şu sözlerle tanımlıyor: "Regina her zaman zirvede olmaya
alışmış bir genç kız... Okuldaki popülaritesi her zaman en üst düzeyde
olmuş. Çetesindeki diğer iki kız arkadaşıyla birlikte okuldaki tüm öğrencileri
yönetmeye -yönlendirmeye başlamışlar. Öylesine güçlü konumdalar ki, neyin
gündemde olacağını onlar dikte ediyorlar. Hatta öğrencilerin ne giymesi
ve nasıl davranması gerektiğini bile onlar belirliyorlar."
Rachel McAdams
sözlerine şöyle devam ediyor: "Regina karakterini incelediğimizde
çetesindeki diğer kızlarla yakın ilişkiler içinde olduğunu görüyoruz.
Ancak bunu yaparken düşmanlarıyla da yakın bağ kurmayı ihmal etmiyor.
Bu yaklaşımını çok iyi anlayabiliyorum. Çünkü Regina çok zeki bir kız.
Cady ile tanıştığı ilk anda bile onun kendi egemenlik alanı için tehdit
oluşturduğunu hisseder. Cady'nin hem çok güzel, hem de akıllı olduğunun
farkındadır. Eğer Cady okulda yeterli popülerliğe ulaşırsa kendi tahtının
sallanacağını biliyor. Bu yüzden de Cady'i kendi kanatları altına alarak
gözünü sürekli üzerinde tutma yoluna gittiğini görürüz. Düşmanına yakın
durma stratejisini olumlu buldum."
"Mean
Girls - Kötü Kızlar"ın diğer önemli rolleri arasında Janis, Damian,
Gretchen, Karen ve Aaron karakterleri önemli yer tutuyordu. Bunların hepsinin,
Cady'nin lisedeki ilk yılında yaşadığı iniş çıkışlarda önemli katkısı
vardı. Film yapımcıları bu rollerde oynayacak oyuncuları belirlemek için
New York, Los Angeles, Toronto, Vancouver ve Chicago'da kapsamlı bir arama
çalışmasına girerek yaşları 15 ile 25 arasında değişen genç oyuncuları
inceleme yoluna gittiler.
Regina'nın
sürekli yanında duran ve onun hem en iyi arkadaşı, hem de sadık müridi
konumunda olan iki kız arkadaşı vardır. Gretchen ve Karen adındaki bu
kızlarla kurduğu The Plastics çetesi sayesinde okulun en korkutucu ve
gündemdeki grubu varlık bulur. Regina'yla ortak hareket eden Gretchen
ve Karen'in portresini sırasıyla Lacey Chabert ve Amanda Seyfried çizdiler.
Filmde Gretchen
rolünde oynayan Lacey Chabert, bu karakterin özelliklerini şöyle anlatıyor:
"Bu kız için Regina'nın en yakın işbirlikçisi olduğu söylenebilir.
İnsanların en gizli sırlarını ortaya döktüğü için başı sık sık derde girer.
Babasının çok zengin olması nedeniyle bol parası vardır. Zengin bir kız
olduğunu diğer insanlara hatırlatmaya bayılır. Aynı zamanda son derece
kendisine güvensiz bir kızdır. Günün birinde Regina'nın kendisinden sıkılacağından
ve The Plastics çetesinin dışına atacağından endişe duyar. Buna rağmen
Regina'yı idolleştirmeye devam eder. Bir gün sınırı aşacağını, bu yüzden
Regina ile karşı karşıya geleceğini ve gruptan atılacağını bildiği halde
onunla arkadaşlığına devam eder."
Regina'nın
kızlar çetesinin üçüncü elemanı ise "grubun beyinsizi" olarak
nitelenebilecek Karen'dir. Bu rolde kamera karşısına geçen Amanda Seyfried,
"beyinsiz" bir kızın portresini çizmekten rahatsız olmadığını
söyleyerek bu karakteri, "eğlenceyi seven çok enerjik bir kız"
olarak tanımlıyor.
The Plastics
çetesine dahil olan üç kız, North Shore lisesinin krema tabakasını oluştururken
erkek öğrenciler arasında en popüler çocuk Aaron Samuels'tir. Cady'nin
lise hayatındaki ilk flörtünün objesi olan Aaron'un bir özelliği de, Regina'nın
eski erkek arkadaşı olmasıdır.
Aaron
Samuels rolünü üstlenen genç aktör Jonathan Bennett, bu karakterin kişilik
yapısını şu sözlerle açıklıyor: "Aaron oldukça cool ve tembellik
düzeyinde rahat bir çocuktur. Spor çalışmalarında gayet iyidir ve matematikte
berbattır. Hiçbir gruba dahil olmadığı için okulda herkesin sevdiği sıcakkanlı
bir dosttur. Aaron'u çok iyi anlayabiliyorum. Ben de lisede okurken hiçbir
gruba girmek istemediğim zamanlarda aynen onun gibi davranırdım."
Filmin diğer
iki önemli karakteri olan Janis ve Damian rollerinde Lizzy Caplan ile
Daniel Franzese kamera karşısına geçti. Janis ve Damian'ın özelliği, Cady
okula başladığında Regina George'tan da önce onunla ilk arkadaşlık kuran
iki genç olmalarıdır. İkisinin de amacı Regina'yı tahtından indirmek olduğu
için Cady'i de planlarına ortak etmek isterler.
Lizzy Caplan
bu iki karakterin kişilik yapısını şu sözlerle özetliyor: "Her lisede
Janis ve Damian gibi gençler vardır. Öğrencilerin geneli tarafından dışlanan
bu tip gençler, bu etiketi bile bile kabul eder ve ses çıkarmazlar. Çünkü
okuldaki herkesten daha zeki olduklarının bilincindedirler. Okulda yaşanan
her türlü ihanetin aslında aptalca olduğunu görebilirler. Bu ikisinin
farkında olduğu bir başka gerçek de, lise hayatının aslında herşey olmadığını
ve okul sonrasında farklı bir hayatın olduğudur. Kısacası ikisi de lise
döneminde edinilmiş olan statüye yaslanmanın saçma olduğunu bilirler."
"Mean
Girls - Kötü Kızlar"da liseli gençlerin karşılaştığı sorunların anlatılması
nedeniyle oyuncu kadrosunun büyük bölümü genç aktörlerden oluşması kaçınılmazdı.
Ancak bu gençlerin öğretmenleri ve anne-babalarının portresini çizecek
orta yaşlı aktörlere de gerek vardı. Bu rollerde "Saturday Night
Live" programının yeni ve eski oyuncuları kamera karşısına geçtiler.
Filmin senaryo
yazarı Tina Fey, Cady'nin matematik öğretmeni Bayan Norbury rolünü üstlenirken
okul müdürü Duvall rolünde Tim Meadows oynadı. Cady'nin annesi Betsy Heron
rolünde Ana Gasteyer; babası Chip rolünde Neil Flynn kamera karşısına
geçtiler. Regina George'un annesi Bayan George rolünü ise Amy Poehler
üstlendi.
Kötü Kızların
İçyüzü
Başka birilerinin
duygularını incitmeden lisede öğrenim görebilmek büyük başarıdır. Bunu
ancak Janis ve Damian gibi zaten dışlanmış gençler başarabilirler. Hiçbir
gruba dahil olmadıklarını gururla ilan ederek öğrenci çetelerinin kurduğu
düzene muhalefet etmesini bilirler.
Ancak,
liseli gençlerin büyük kısmı, Rosalind Wiseman'ın "Queen Bees and
Wannabes" adlı kitabında işaret ettiği ve Tina Fey'in de "Mean
Girls"te portresini çizdiği gibi, bu gruplara dahil olurlar. Onlar
artık isteseler de istemeseler de Kraliçe Arı'nın kaprislerine boyun eğmek
zorundadırlar.
Amerikan
liselerindeki gruplaşmaların meydana getirdiği ortam, Rosalind Wiseman
kitabında şu cümlelerle ifade edilir: "Beğendikleri erkekleri elde
etmeyi kafalarına koymuş ergenlik çağındaki kızlar , kendilerini amaçlarına
ve iktidara götürecek toplumsal entrikaları tasarlamakta ve uygulamakta
öylesine ustalar ki ,günümüzün en kaşarlanmış , en deneyimli politikacıları
ve diplomatları bile entrika çevirmek konusunda onlarla boy ölçüşemez."
Kitapta da belirtildiği gibi, kızların dünyasındaki hiyerarşi son derece
keskin ve karmaşık yapıdadır. Bu hiyerarşiyi anlatan aşağıdaki küçük rehber,
bugünün lise hayatı konusunda size ipucu verebilir.
Kraliçe Arı:
"Alice Harikalar Ülkesinde"nin Kalpler Kraliçesi ile Barbie'nin
kombinasyonudur. Karizma, güç, para, güzellik, iktidar, güçlü irade ve
manipülasyonun karışımıdır. Çete içinde en yüksek konumdadır. Sadece sert
bir bakışıyla bile okuldaki kızların ve erkeklerin sessizliğini sağlayabilir.
Okuldaki popülaritesi tamamen korkutmaya ve kontrole dayalıdır.
Yandaş: Kraliçe Arı'ya hizmet etme isteğiyle dopdoludur. Yapmasını istediği
herşeyi hiç sesini çıkarmadan yapar. Kendisini Kraliçe Arı'nın en iyi
arkadaşı gibi görmesine rağmen gruptaki monarşik düzen yüzünden daima
alt konumdadır. Yine de kraliçesini idolleştirir.
Bilgi
Toplayıcı: Dolandırıcı ve ihbarcı-ispiyoncu-muhbir karışımı olan bilgi
toplayıcı, okuldaki kızların arasına sızarak onların güvenini kazanır.
Bu kızların kendileri hakkında bilgi vermesini sağlayıp bu bilgileri tıpkı
bir banker gibi biriktirir. Kimi zaman da grubun çıkarları doğrultusunda
ortaya döker. Manipülatif yetenekler bakımından en az Kraliçe Arı kadar
güçlüdür. Dedikodu toplama konusundaki becerisi ne kadar yüksek ise, grup
içindeki statüsü de o kadar sağlamlaşır. Bu kızlara güvenmek kadar büyük
talihsizlik yoktur.
İşçi Arı:
Tek hedefi, Kraliçe Arı'yı hoşnut etmektir. Onun takdirini kazanmak adına
yapmayacağı kötülük ve entrika yoktur. Ancak çok sıkı çalışması gerekir.
Çünkü "hayır" sözüne yer olmayan kızların dünyasında acınacak
duruma düşmesi çok kolaydır. Başka birisinin hayatını mahvedecek notların
gerekli yerlere ulaştırılması gibi en pis-kirli işlerini Kraliçe Arı bunlara
yaptırır. Kraliçe Arı pis işlerinin yapılması için gereken süre boyunca
onu kanatları altına almış gibi davranır. İş tamamlandıktan sonra onu
tanımaz!
Zavallı
Hedef: Hedef kişinin durumu işçi arıdan da beterdir. Kraliçe Arı ve popüler
çetesinin kurbanıdır. Aşağılanmaya, dalga geçilmeye ve mekanlardan kovulmaya
layıktır. Bunlar genellikle bir zamanlar Kraliçe Arı'nın iktidarına savaş
açmış talihsiz öğrencilerdir. Bu yüzden de totem direğinin dibine bağlanıp
tekmelenmeye ve her türlü aşağılanmaya layık görülürler. Tek suçları ise
o direğe tırmanmak istemiş olmalarıdır.
İki Arada
Bir Deredekiler: Kraliçe Arı ile sürekli bir çatışma içindedir. Onun yanlış
yaptığını bilir ama direnecek gücü de yoktur. Hedef olmayı istemediği
için emirleri isteksiz de olsa yerine getirir.
Kraliçe Arı'nın
buyurduğu bir işi yaptığı zaman kendisini lanetlenmiş hisseder. Yapmadığı
takdirde Kraliçe Arı tarafından lanetlenir. Çaresizlik içinde herkesi
memnun etmeye çalışırken kendisine güveni oluşamadığı için aslında ne
istediğini bilemez hale gelir. Kendisiyle başbaşa kaldığında "Yapmak
istediğim aslında bu mudur?" sorusunu sora sora darmadağın olur.
Yüzer-Geçerler:
Başkalarının ne düşündüğünü umursamayan az sayıdaki kızlardır. Kendisine
güveni oldukça fazladır. Bu yüzden kendisini hiçbir çeteye ait görmez.
Rahat tipte kızlardır. Bütün gruplar tarafından sıcak karşılanır. Kendisini
kabul etmeyen gruplarla işbirliği yapmaz. Kraliçe Arı'nın köşeye sıkışması
halinde onun yerine tırmanmaya isteklidir. Bunlar yeteri kadar gücü olmakla
birikte öğrenciler üzerindeki etkisi Kraliçe Arı'nınkiyle aynı boyutta
değildir. Çünkü onlar iktidara tapınmaktan çok arkadaşlık olgusuyla ilgilenirler.
Kısacası kızların dünyasının üzerini kaplamış siyah bulutlar üzerindeki
gümüş rengi çizgiler gibidir.
Trendy
Kızlar
Ergenlik
çağınındaki gençlerin yaşamının en önemli bölümlerinden birisini hiç kuşkusuz
moda ve giyim kuşam olgusu oluşturur. "Mean Girls - Kötü Kızlar"da
gençlerin yaşamı anlatıldığına göre giysilere önem verilmesi son derece
doğaldı. Filmde yer alan her karakterin belirli kişilik yapılarını yansıtması
gibi çok önemli bir görevi filmin kostüm tasarımcısı Mary Jane Fort üstlendi.
Cady
karakterinin film boyunca 40'tan fazla değişik kostüm giydiği; The Plastic
grubundaki diğer üç kızın her birinin giydiği elbiselerin toplamının 30'u
aştığı göz önüne alınınca, hepsi için farklı görünüm sağlamaya çalışan
Mary Jane Fort'un görevinin ne kadar zor olduğu ortaya çıkar.
Ayrıca senaryo
gereği The Plastics grubunun üyelerinin giyim-kuşam konusundaki kendi
kurallarının olmasını da -örneğin her Çarşamba sadece pembe renk giymeleri
gibi- düşününce "Mean Girls" gibi bir filmde normal moda olgusunun
bir adım ilerisine geçme gereği kaçınılmaz oldu.
Kostüm tasarımcısı
Mary Jane Fort bu konuda nasıl bir yaklaşım getirdiğini şu sözlerle anlatıyor:
"Bu genç kızları en son trendlere uygun olarak giydirirken eğlenceli
bir iş ortaya koymak zorundaydım. Kızların üzerindeki her kıyafet son
derece göz alıcı ve şık oldu. Çünkü bunlar zengin kızlar oldukları için
moda dergilerinde gördükleri herşeyi alabiliyorlardı. Önümde böyle bir
fırsat varken kendimi olabildiğince özgür bıraktım."
Müzikler...
"Mean
Girls - Kötü Kızlar"ın müzik altyapısında çok çeşitli sanatçılardan
derlenen şarkılara yer verildi. Bunlar arasında günümüzün yeni seslerinden
Katy Rose ve hit şarkısı "Overdrive"dan, Grammy adayı efsanevi
şarkıcı Blondie ve klasik rock çalışması "One Way Or Another"a
kadar çok farklı tarzlardan örnekler vardı.
Blender
ve Spin gibi dergiler tarafından günümüzün en iyi rock şarkıcılarından
birisi olarak nitelenen Katy Rose'un "Because I Can" adını taşıyan
ilk albümü eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Katy Rose'un filmde seslendirdiği
"Overdrive" adlı şarkısının "Mean Girls"ten sahneler
de içeren video klibi şu sıralarda MTV ve diğer müzik kanallarında sık
sık gösteriliyor.
Filmde ayrıca
şarkıcı/besteci Taryn Manning'in liderliğini yaptığı elektronik hip hop
rock grubu Boomkat'in yeniden yorumladığı eski Blondie şarkısı "Rip
Her to Shreds"e de yer verildi. Erkek kardeşi Kellin ile birlikte
müzik yapan Taryn Manning, daha önce de Paramount'un hit filmi "The
Italian Job - İtalyan İşi"nde "The Reckoning" adlı şarkısını
yorumlamıştı. Ayrıca Eminem'in başrolünde oynadığı "8 Mile"
adlı filmde oyuncu olarak da görünen Manning'in "Wastin' My Time"
adını taşıyan şarkısı o filmin soundtrack albümünde yer almıştı.
"Mean
Girls"ün müzikal altyapısını Alexander Payne'in "About Schmidt"
ve Mark Waters'ın "Freaky Friday" filmlerindeki besteleriyle
adını duyuran Rolfe Kent hazırladı.
Film hakkında
bilgi için tıklayın...
|