|
ANDREI TARKOVSKY
Andrei Tarkovsky, 1932 yılında Moskova'da büyük Rus Şairi Arseniy Tarkovsky'nin
oğlu olarak doğdu. Tarkovsky filmleri otobiyografik özellikleriyle büyük
zenginlik içerirler. Bunda babasının şair olmasının ve 7 yaşından itibaren
müzik eğitimi almasının önemi büyüktür.
Tarkovsky
sinema eğitimini Moskova'da Devlet Sinema Okulunda aldı. "Yol Silindiri
ve Keman", 1960 yılında Sinema Okulu için yaptığı diploma filmi aynı zamanda
ilk filmi ve tamamen Sovyet topraklarında geçen tek filmidir Tarkovsky'nin.
Moskova'da çekilen filmin, harici mekanlarında bina imgelerinin ağır bastığı
görülmektedir. Film, erkek bir müzisyen ile silindir şoförünün karşılaşma
hikayesini anlatır. İşleyiş tarzı olarak duygusal görünen film, Tarkovsky'nin
renkli olarak çektiği tek filmidir. İlk konulu uzun filmine "İvan'ın
İhtirasları" adıyla başlayan yönetmen, filmi 1961 yılında "İvan'ın Çocukluğu"
ismiyle bitirmiştir.
'Andrei Tarkovsky'
adını uluslararası arenada duyuran ilk film "İvan'ın Çocukluğu"dur. Öksüz
bir çocuğun İkinci Dünya Savaşı sırasında başından geçenleri anlatan film,
Venedik Film Festivalinde, Altın Arslan Ödülünü başka bir filmle paylaşır.
"Yol Silindiri
ve Keman"daki görsel zaaflar "İvan'ın Çocukluğu"ndan itibaren düşünceli
peyzajlarla yerini sınırsız bir doğaya sahip görselliğe bırakır.
1966'da
"Andrei Rublev"i çeken Tarkovsky, bu filmiyle komünist yönetimin tepkisini
çekti. Filmin SSCB'de gösterimine, 1967 Cannes Film Festivali'nde ödül
kazandıktan 1 yıl sonra izin verildi. Andrei Rublev, Eisenstein'in ölümünden
beri durgun olan Sovyet sinemasında bomba etkisi yarattı. Ama şunu da
belirtmek gerekir ki, bu filmin dönemin gözde akımlarıyla bir ilgisi yoktu.
Tarkovsky,
1972'de Stonislov Lem'in eserinden uyarlayarak çektiği ve kendi ifadesi
ile bilim-düşlem olan "Solaris"adlı filminde hayatın anlamını araştıran
yolculuğuna çıktı. Bu film, ünlü yönetmen Stanley Kubrick'in bilim kurgu
filmi "2001 Uzay Yolu Macerası"na doğulu bir cevap olarak nitelendirilir.
Tarkovsky diğer filmlerinde olduğu gibi bu filminde de şiirsel öğelere
yer vermişti ve Solaris gezegeninin sonsuz koridorlarında, sonluluk -
sonsuzluk, varlık - yokluk gibi insanın varoluşsal gayelerine ilişkin
sorularına cevaplar arıyordu.
Tarkovsky,
1975'te yönettiği "Ayna"da yansıma ve hafıza olgularını çıkış noktası
yaparak, çocukluk ve ilk gençlik yıllarına, bilinç altı derinliklerine,
düşlerine ışık tuttu. Filmde Tarkovsky'nin kahramanları, dünyayı kişisel
kökenlerinde öğrenmeye başlıyorlar. Çocuklukları hatırlayamayacakları
kadar sönük bir neşeyle geçmiş ve bu onları yetişkinliklerinde duygusal
açıdan yetim bırakmış.
Tarkovsky'nin
1979'da çektiği "Stalker - İz Sürücü" adlı filmi, meteor düşen
yasak bir bölgeye keşif yapan bir kılavuz, bir ressam ve bir edebiyatçının
yolculuğunu konu ediyor.Tarkovsky'nin kahramanı ruhani bir yolculuğun
içindedir. Kavrayışa, iletişime ulaşmak için yapılan bu yolculuklar zaman
ve mekan içinde yapılır. Ayrıca bu yolculuklar Tarkovsky'nin iç alemine
yaptığı yolculuklardır ve sürgünde geçirdiği yılları da hatırlatır. Yolculuğun
sonunda doğru yoldan ulaşılmayan bölgenin merkezinde gerçek arzularımızın
açığa çıkacağı ve gerçekleşeceği esrarengiz bir oda bulunur.
Tarkovsky 1982'de, kendine has sinema anlayışının doruklarından biri
olarak görülen "Nostaljiya" filmini çekti. Son filmi "Kurban"ı, 1986'da
İsveç'te çekti. "Kurban" teknolojik burjuva uygarlığına ve trajik dünya
görüşüne yönelttiği destansı bir eleştiri niteliğindedir. Tarkovsky bu
filmde bireyin kendi hayatıyla hesaplaşmasını anlatır. "Kurban" şahsi
ve tarihi perspektiflerden dünyaya dair zihni ve manevi yansıtmalar dahil,
Tarkovsky'nin film kariyerinde ele aldığı tüm konuların, temaların çoğunu
topladığı 'son' filmidir. Gerçeklik ve düşlerin çatışmasıyla birleşen
görsel imgeler çerçevesinde insanın mevcudiyeti üzerinde, kişinin kendisiyle,
başkalarıyla ve dünyayla ilişkisinde insan ruhu üzerinde odaklaşarak felsefe
yaptığı "Kurban" filmi "Stalker" ve "Nostaljiya" ile başlayan görsel geleneğin
bir uzantısıdır.
Andrei
Tarkovsky 29 Aralık 1986'da öldü. Ölümünün üzerinden geçen bu süre zarfında
klasik satatüsünü elde etti. "Andrei Rublev" 1995 BBC 100'de yer alan
tek Rus filmiydi. Dünyadaki en iyi eleştirmenlerin hazırladığı listede
"Andrei Rublev" birinci sıradaydı. Sinema eleştirisi açısından hazırlanan
listelerin ilk onunda ise hem "Andrei Rublev" hem de "Ayna" vardı. Umarız
artık bilinçli seyirciler, Tarkovsky gibi zirveye çıkmış sinemacılara
hakettiği ilgiyi gösterirler.
Bu konuda görüş bildirmek isterseniz lütfen hemen
tıklayın.
|