|
Lars
Von Trier
Ayrıksı Bir Danimarkalı...
1956'da Danimarka'da doğan Lars Von Trier, Danimarka Sinema Enstitüsü'nü
bitirdikten sonra, reklam dünyasında çalışmaya başladı. 40'ın üzerinde
reklam filmine imza attıkten sonra 1984 yapımı ilk filmi "Element Of
Crime - Suç Unsuru" ile dikkatleri üstüne çekti. Cannes, Chicago ve
Mannheim'da ödüller kazanan filmde Trier, kara filmle Alman Ekspresyonizmini
harmanlıyor, Orson Welles, Andrei Tarkovski ve Danimarka Sineması'nın
en ünlü isimlerinden Carl Dreyer'e göndermeler yapıyordu.
"Suç
Unsuru"nu "Epidemic - Salgın" adlı gerilim izledi. 1991'de "Europa
- Avrupa"yla beğeni topladı, Cannes'da Jüri ödülünün sahibi oldu.
2. Dünya Savaşı sonrasında Neo-Nazileri öykülediği "Avrupa" farklı ve
etkileyici görselliği ve hipnoz seansını andıran yapısıyla heyecan uyandırıyordu.
Bu üç filmde Trier, teknik üstünlüğe öncelik veriyor; görselliği karakter
gelişiminden daha çok önemsiyordu.
Carl
Theodor Dreyer'dan beri Danimarka'dan çıkan en ünlü yönetmen olma özelliğini
kazanan Lars Von Trier, 1994'te televizyon için yaptığı "Riget - Krallık"
adlı sürrealist - hastane dramı ülkesinde büyük ilgi görünce, dizinin
280 dakikalık sinema versiyonu çeşitli ülkelerde vizyona girecekti...
1995'te Thomas Vinterberg, Kristian Levring ve Søren Kragh Jacobsen
ile birlikte "Dogme 95" manifestosuna imza attı. Buna göre Dogme şartnamesine
uyacak filmlerde tek amaç, karakterleri öne çıkarmak, her tür estetik
ve sanatsal kaygıdan uzak durmaktı. Dogme 95 manifestosu şu maddelerden
oluşuyordu:
1 - Çekimler, olayın geçtiği yerde yapılmalı. Set veya dekor kullanılmamalı.
Eğer dekor gerekliliği söz konusu olursa, çekim için dekor gerekmeyecek
bir yer seçilmeli...
2 - Görüntünün çıkardığı ses dışında ses kullanılmamalı. Çekilen sahne
sırasında müzik çalması hali dışında dışardan müzik eklenmemeli...
3
- Kamera elde taşınmalı. Film kameranın durduğu yere göre çekilmemeli,
film nerde geçiyorsa kamera oraya götürülmeli...
4 - Film renkli olmalı, özel aydınlatma kullanılmamalı. Eğer ışık çok
az ise çekim kesilmeli ya da kameraya bir ampul eklenmeli...
5 - Optik işlemler ve filtreler kullanılmamalı...
6 - Cinayetler ya da silahlar filmde yer almamalı...
7 - Yer ve zaman farklılıkları kullanılamamalı, film günümüzde ve burda
geçmeli...
8 - Tür filmi yapılmamalı...
9 - Filmlerde 35 mm. kullanılmalı...
10 - Yönetmenin adı geçmemeli...
90'ların
ikinci yarısında görselliği bir kenara bırakarak "kadın" öyküleri anlatmaya
başlayan Trier, tümüyle el kameralarıyla çekilen ve kocası bir kaza
sonucu felç olan genç Bess'in öyküsünü anlattığı "Breaking The Waves -
Dalgaları Aşmak" ile Cannes'da Jüri Büyük ödülünü, en iyi yabancı film
Cesar ve en iyi Avrupa Filmi ödüllerini alacaktı. 1997'de "Krallık"ın
devamını çeken Trier, 1998'de "Dogme" akımının manifestosuna uygun "The
Idiots - Gerizekalılar"la şaşırtıcı bir esere daha imzasını atacaktı.
Lars Von Trier, 2000'de müzikal bir film yapmaya soyundu ve "Dancer
In The Dark - Karanlıkta Dans" ile Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye
ödülünü aldı. Ayrıksı projelerin yaratıcısı Trier'in ilginç projelerinden
biri de 1991'den beri her yıl 3'er dakikasını çektiği ve 33 yılda tamamlanacak
olan "Dimension". Film için her yıl biraraya gelen Udo Kier, Katrin Kartlidge
ve Stellan Skaarsgard'ın filmle ilgili konuşmaları ise yasak...
Filmografisi
Dancer
In The Dark - Karanlıkta Dans (2000)
Idioterne - Gerizekalılar (1998)
Riget 2 - Krallık 2 (1997)
Breaking The Waves - Dalgaları Aşmak (1996)
Riget - Krallık (1994)
Europa - Avrupa (1991)
Epidemic - Salgın (1988)
Element Of Crime - Suç Unsuru (1984)
Diğer yönetmenler için tıklayınız...
|