|
OTOMATİK
PORTAKAL - A CLOCKWORK ORANGE
Yönetmen: Stanley Kubrick
Senaryo: Stanley Kubrick
Oyuncular: Malcolm McDowel, Michael Bates, Adrienne Corri, Patrick
Magee, Warren Clarke
Görüntü yönetmeni: John Alcott
Müzik: Walter Carlos
Yapım: 1971, İngiltere
Süre: 136 dakika.
"Otomatik Portakal"; hemen herkesin hakkında az çok bilgi sahibi olduğu
bir film, kendi alanında en iyilerden birisi ve efsaneleşmiş bir yapıt.
Filmin yönetmeni, 1999'da "Gözü Tamamen Kapalı - Eyes Wide Shut"ı bitirdikten
hemen sonra aramızdan ayrılan Stanley Kubrick...
Filmdeki olaylar gelecekteki İngiltere'de geçiyor. Umutsuzluk, güvensizlik,
şiddet, kan, hırsızlık alabildiğine yaygın. Filmin ana karakteri Alex
(Malcolm McDowel) suç işlemekten zevk alan genç bir asi. Alex ve çetesi
sırf eğlenmek adına tecavüz, adam dövme, etrafa zarar verme, hırsızlık
gibi fiilleri gerçekleştiriyorlar. Bu olaylardan birinde bir yazarı öldüresiye
dövüyorlar ve karısına da tüm çete birlikte tecavüz ediyorlar. Daha sonra
tecavüz ettikleri bu kadın ölüyor, adam ise deliriyor. Ama bundan sonra
Alex'in hayatında herşey yolunda gitmiyor ve bir sonraki işlerinde arkadaşları
onu ele veriyor. Alex 14 yıl mahkumiyet alarak hapse giriyor. İki yıl
sonra, hapisten çıkabilmek için üzerinde bir deney yapılmasına izin veriyor.
Ve Alex beyni yıkanarak hapisten çıkarılıyor. Alex artık değişiyor; şiddet
ve seks en iğrendiği şeyler oluyor. Ama o hapisteyken geçen iki yıllık
sürede dışarısı daha da beter olmuş ve çıktığında geçmişte zarar verdiği
kişiler ve arkadaşları onun peşindeler...
"Otomatik
Portakal", ABD'de gösterildiği zaman büyük yankı uyandırdı. Birçok eleştiriye
maruz kaldı. Film için "itici, sıkıcı, hastalıklı beyinler için yapılmış"
diyenler oldu. Senaryoda, çekimde, anlatımda, kurguda vs. kusurlar olduğu
söylendi. Filmi bilim-kurgu komedisi, porno olarak nitelendirenler bile
oldu. Bu eleştiri okları sadece filmle kalmadı, Kubrick de kendi şahsına
düşen payı aldı bunlardan. ABD'de Kubrick'in fırsatçı olduğu ve sinemaya
giden genç serseri takımını hedefleyerek prim yapmaya çalıştığı ileri
sürüldü. Filmin ciddi olarak topa tutulduğu bir diğer nokta ise, senaryonun
uyarlandığı Burgess'in kitabındaki Alex ile, okuyucular yakın bağ kuramazken
filmin kahramanı Alex ile izleyicinin özdeşleştiği iddiaları oldu. Ama
filmin geneline baktığımızda, Kubrick kitaba bağlı kalarak çekimlerini
tamamlamıştı.
Tüm bunlara rağmen, "Otomatik Portakal" New York'lu film eleştirmenlerince
yılın en iyi filmi ve Kubrick de en iyi yönetmen seçildi. Film; Oscar'a
en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi kurgu dallarının
hepsinde aday olduğu halde, hiçbir ödül alamadı.
Stanley Kubrick, az konuşurdu ve hayat, toplumdaki adaletsizlikler, insanın
durumu hakkında kötümser düşüncelere sahipti. "Otomatik Portakal" filmi
de kısmen yönetmenin bu düşüncelerini yansıtmaktadır. Ama aslında kendi
ifadesiyle, genel olarak insandan umudunu kesmemiştir.
"Otomatik
Portakal"ı görsel olarak incelediğimizde de parlak bir yapıtla karşılaşırız.
Anarşist sayılan, şiddet içerikli, karmaşa dolu, şüpheci ve cinsellik
boyutu olan bu film, geleceğin sapık olma ihtimali kesin gibi olan yaşantısı
ve bugünün dünyasına da göndermeler yapar ve bu da genel olarak yukarıda
sözü geçen Kubrick felsefesine uyar. Sanatın ve güzelliklerin değerini
yitirdiği, çirkinliklerin son haddine geldiği bir dönem yansıtılmaktadır.
İlginç olan ise, bu çirkinliklerin kötücül bir dille eleştirilmemesi,
sadece olduğu gibi yansıtılmasıdır. Yönetmen bu olanlarla arasına mesafe
koymaz, kendini ayırmaz; bu iğrençleşmiş dünyayı, sadece Kubrick bakışıyla
küçümser.
Kubrick
filmlerinde sıcak ev, aile ortamı yoktur. Ana karakterler sadist, hatta
psikopat olabilir. Stanley Kubrick, kategorilendirme yapıldığında
tüm türlerde film çekmiş ve bunlar her zaman o türün en iyileri arasında
yer almıştır. Kimileri onu, başkalarının fikirlerine önem vermeyen, aşırı
denebilecek kadar titiz, duygusuz, kendini beğenmiş olarak betimlerken,
kimileri de kendine has bir dünya görüşü, farklı bir görsel üslubu, filmlerinde
detaylara önem veren ve bu detayları ince eleyip sık dokuyarak çeken birinci
sınıf bir yönetmen olarak tanımlamışlardır.
"Otomatik Portakal"da Alex ve Kubrick'e yöneltilen eleştiriler aslında
gerçeklerden kaçmaya çalışanların sözleri olarak açıklanabilir. Çünkü
bu filmde toplumun gerçekleri yansıtılmaktadır. Ve toplum kendi bozulmuşluğunun
anlatılmasından, gözler önüne serilmesinden hoşlanmaz.
Otomatik Portakal Afişleri:
Diğer Özel Dosyalar
için tıklayınız ...
|